… i haberin istimâ‘ etdikde 'henim heft iklîme şâh oldum' demişdir. Biz senden ne
saklayalı
, İpşir'in katliyçün diyâr-ı Acem'de bir gün bir gice şâdumânlar ve çerâğânlar i …
Hoca Bahtiyâr-ı ihtiyâr eydür: "Evliyâ akay, eyle ise Âl-i Osmân İpşir'in katliyle İrân-zemîne yahşı hörmet edipdir. Biz İpşir havfından hânemizde râhat yatabilmezdik. Şâh-ı İrân, İpşir'in katli haberin istimâ‘ etdikde 'henim heft iklîme şâh oldum' demişdir. Biz senden ne saklayalı, İpşir'in katliyçün diyâr-ı Acem'de bir gün bir gice şâdumânlar ve çerâğânlar ile sürûr u şâdumânlar etmişiz ve biz İpşir'in diyâr-ı Acem'e gelmesin çokdan istimâ‘ etmişih. Ammâ senden kasd ile su‘âl etmişih. Hakkâ ki sika kelâmların vardır kim me’âl-i kelâm dükeli sendedir." deyü ta‘accüb etdiler. Bu kelâm-ı hakîkatlerimden hân hazz edüp hakîre gitdikçe muhabbet edüp ihsân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 293b ·
metinde göster ·
… uzları dörd beş çatal olur (ve)396a ve beş altı çatal boynuzlu koyunu evinde
saklayanın
hânesine ecinne girmez ve her giz masrû‘ âdem çatal boynuzlu kurbân eti yese ol …
Der-beyân-ı rivâyet-i uhrâ-yı müfessirîn: Niçe kütüb-i mu‘teberelerde tahrîr olunmuşdur. Bi-emrillahi Ta‘âlâ yer yüzünde Hazret-i Muhammedü'l-Mustafâ'nın du‘âsı berekâtıyla cümle kurd ve koyun ve deve ve sığır ve kelb cümle ecinneye hasımdır. Hattâ Hazret-i Mûsâ aleyhi's-selâm çoban iken Rummâ'sında olan Şu‘ayb Nebî koyunlarıyla kelimât edüp ganemler eyle derlermiş kim "Yâ Mûsâ! Eğer dağlarda sâkin olan kurdlardan havf etmesek cümle dağları çobansız gezüp ecinneden bir cân komayup cümlesin alef gibi yer idik. Zîrâ ömründe bir kerre ecinne yeyen koyunun boynuzları dörd beş çatal olur (ve)396a ve beş altı çatal boynuzlu koyunu evinde saklayanın hânesine ecinne girmez ve her giz masrû‘ âdem çatal boynuzlu kurbân eti yese ol âdemi dutarık dutmaya." deyü koyunlar Hazret-i Mûsâ'ya havâss-ı kebs-i sâhib-i kurbânânı bildirirlerdi. Hattâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395b–396a ·
metinde göster ·
… ni derk-i esfele ermiş çâh-ı gayyâdan nişân verir gâr-ı yetîmânlardır kim Allâh
saklaya
. Esîr olan ümmet-i Muhammed'i bu tuz ma‘denine korlar, aslâ halâs olmak yokdur. …
Erdel kralına tâbi‘dir, ammâ başka emânetdir kim bir Mısır hazînesi hâsıl olur. Cümle serhadlere ve gayrı vilâyetlere tuz bu şehirden gider. Cümle kefereleri tuzculardır. Ve bunda tuz çıkan mağâraları görmeyen dünyâda bir şey-i ibret-nümâ görmüş değildir, zîrâ gâyet mahûf u muhâtara ka‘r-ı zemîne varmış her bir ma‘deni derk-i esfele ermiş çâh-ı gayyâdan nişân verir gâr-ı yetîmânlardır kim Allâh saklaya. Esîr olan ümmet-i Muhammed'i bu tuz ma‘denine korlar, aslâ halâs olmak yokdur. Ve bu mahalde tuz kayaları dağlar gibi yığılmış idi. Cümle askerin atları ve katır ve develeri ve sığır ve koyunları bu tuzları yeyüp yalayup safâlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5b ·
metinde göster ·
, zîrâ bunları ne Abaza ve ne Çerkez ve ne Noğay Tatarı aslâ incitmezler. Anıniç …
Bu kavim dahi Mekke'den firâr eden Serâkeys Arabı'nın zürriyetindendir. Bunlar cemî‘i zamânda askerî kavmi değillerdir, ammâ cümle sekiz bin kadar kavimdirler. Bunlarda çokluk âlet-i silâh yokdur, meğer dağlarında sayd [ü] şikâr içün silâh saklayalar, zîrâ bunları ne Abaza ve ne Çerkez ve ne Noğay Tatarı aslâ incitmezler. Anıniçün bunlar dahi kimseye incinmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·