Gâzî Seydî Ahmed Paşa sene-i mezbûrun ol şiddet-i şitâsında on iki bin
salt ve
sebükbâr asker ile Erdel Demirkapu'sundan içeri girüp Haçek sahrâsında Kolçvar …
Gâzî Seydî Ahmed Paşa sene-i mezbûrun ol şiddet-i şitâsında on iki bin salt ve sebükbâr asker ile Erdel Demirkapu'sundan içeri girüp Haçek sahrâsında Kolçvar kal‘asına arka vermiş Rafokçı la‘înin yüz bin askerine on iki bin nâmdâr asker ile ceng edüp aç kurd koyuna sarılır gibi Tımışvar vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Hüseyin Paşa küffârın böğründen girüp ân-ı sâ‘atde cümle küffârı beyâz kar üzre beyâz 84b tenli küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp kar suyu gibi eritdiler. Cümlesinin kelleleri ve kapudanları ve hınto arabaları ve cebehâneleri cümle alay-ı azîm ile Der-i devlete gönderilüp bu Seydî gazâsı aslâ minnete geçmeyüp mukâbelesinde bârekallâh bile demediler. Ammâ fâtih-i Eğre Mehemmed Hân'ın gazâsına mu‘âdil bir gazâdır. Ammâ Seydî askeri on iki binden ziyâde değil idi. Ammâ küffâr-ı dûzah-karâr yüz altmış bine yetmiş idi. Rakofçi la‘în bu arbededen halâs olup Kolojvar kal‘asına firâr edüp karâr etdi ve yine asker cem‘ etmeğe şurû‘ eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 84a–84b ·
metinde göster ·
… de Erdel memleketi içre Demirkapu'dan içeri girüp ol şiddet-i şitâda on iki bin
salt ve
sebük-bâr yiğitler ile Hacek sahrâsı nâm mahalde kar üzre Rakofçi Kral'ın sekse …
Andan üçüncü gazâmız sene (---) târîhinde Erdel memleketi içre Demirkapu'dan içeri girüp ol şiddet-i şitâda on iki bin salt ve sebük-bâr yiğitler ile Hacek sahrâsı nâm mahalde kar üzre Rakofçi Kral'ın seksen yedi bin aded cünûd-ı cünübiyle dokuşup hamd-i Hudâ küffâr-ı hâksâr münhezim olup cümle on altı bin kelle ve yigirmi üç bin esîr-i bend-i zincir alınup Rakofçi Kral-ı dâl mecrûhen firâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 187b ·
metinde göster ·
… p niçesin Tatar atlarına bindirüp koyunları bırağup cümle sığırları sürüp birez
salt ve
sebükvâr olup tekrâr ol Şiçe deresi içre nîm sâ‘at gidüp kıble tarafına bir yal …
"Lâkin ol benim götürecek yolumdan bu arabalar gitmez, ammâ pek yakın götürürüm" dedikde yemîn edüp kulağız edüp fi'l-hâl on altı arabaların içlerinde olan mâl-ı ganâ’imleri ve kızları ve oğlanları arabaların atlarına tahmîl edüp niçesin Tatar atlarına bindirüp koyunları bırağup cümle sığırları sürüp birez salt ve sebükvâr olup tekrâr ol Şiçe deresi içre nîm sâ‘at gidüp kıble tarafına bir yalçın kayaya çıkup üstü sarp ağaçlık, ol gece nısfında gide gide bir azîm âteş gördük,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
… b-misâl şitâb ederek elli bin aded "Benem, diğer nîst!" diyen asâkir-i İslâm'ın
salt ve
sebükbâr güzîdesiyle bu ceng-âşûb üzre gelüp cümle dal sâtûr-ı Muhammedî olup k …
Hikmet-i Cenâb-ı Bârî yârî kılup bu bezm [ü] rezm esnâsında Hazret-i Hilâfet-me’âb âfitâb-ı âlem-tâb-misâl şitâb ederek elli bin aded "Benem, diğer nîst!" diyen asâkir-i İslâm'ın salt ve sebükbâr güzîdesiyle bu ceng-âşûb üzre gelüp cümle dal sâtûr-ı Muhammedî olup küffâr-ı murdârı ortaya alup eyle kılıç-ı Süleymânî ururlar kim küffârda tâb u tüvân ve eli dutar bir bî-îmân kalmayup meterislerine firâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77a ·
metinde göster ·
… karındaşlığımız olan 100a Ciğerdelen dizdârına Allâh emâneti koyup çadırımda
salt ve
sebükbâr kalup tecessüs-i ahvâl etmeğe mukayyed olup her bâr atlara binüp her c …
Ol ân iki sepet esbâbım ve iki re’s yeni ihsân olunan Macar kölelerimi ve niçe bâr-ı sakîllerimi karındaşlığımız olan 100a Ciğerdelen dizdârına Allâh emâneti koyup çadırımda salt ve sebükbâr kalup tecessüs-i ahvâl etmeğe mukayyed olup her bâr atlara binüp her cânibi beşer ve altışar sâ‘at bir sayd [u] şikâr tarîkıyla geşt [ü] güzâr edüp ekseriyyâ Tuna sâhillerinde gezüp Tuna içre olan cezîrelere im‘ân-ı nazar ile nazar edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99b–100a ·
metinde göster ·
… cağının erbâb-ı tîmârları ve erbâb-ı zu‘amâları el-hâsıl cümle tokuz bin güzîde
salt ve
sebükbâr piyâde ve atlı asker-i İslâm ile cânib-i şarka (---) sâ‘at seğirdüp kâ …
Evvelâ Bism-i İlâh ile Bileyke nâhiyesinden tarfetü'l-ayn içre Sührâb Paşa'nın üç bin asker ve emr-i şerîf götürüp yeni yazdığımız üç bin piyâde pandur yiğitleriyle Pıraçalı Mustafâ Paşa ve Dobra-Venedik'den gelen elçinin üç yüz tüfeng-endâzı ve cümle Hersek sancağının erbâb-ı tîmârları ve erbâb-ı zu‘amâları el-hâsıl cümle tokuz bin güzîde salt ve sebükbâr piyâde ve atlı asker-i İslâm ile cânib-i şarka (---) sâ‘at seğirdüp kâfirin Kotur kal‘ası kurbunda deryâ kenârındaki sarp taşlıklar içre üç bin kadar asâkir-i İslâmı ol kayalar ve ol dereler arasına pusuya koduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156b ·
metinde göster ·
… sîrleri ve cemî‘i kâfir kellelerin piyâde pandurlara verüp Sührâb Mehemmed Paşa
salt ve
sebükbâr olup esîr olan keferelerden on iki esîr kulağızlar alup kâfirin Perast …
Ba‘dehu gerüden yayan(?) olan askerlerimiz dahi gelüp yetişdiklerinde anlara cümle mâl-ı ganâ’imi ve cümle esîrleri ve cemî‘i kâfir kellelerin piyâde pandurlara verüp Sührâb Mehemmed Paşa salt ve sebükbâr olup esîr olan keferelerden on iki esîr kulağızlar alup kâfirin Perast kal‘asına ve Kotur kal‘asına firâr eden küffârları kovarak ve kırarak tâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157a ·
metinde göster ·
… şer bindirüp beş yüz aded arabaları yine âteşe yakup yine hamd-i Hudâ bir hayli
salt ve
sebük-bâr olup bir gece nehr-i Morava kenârında ve bir gece nehr-i Raba kenârın …
Hamd-i Hudâ bu gazâ-yı zafer-me’serde üç bin yedi yüz altmış katana esîr pâ-beste ve dil-haste bend-i zencîr olup onar onar Tatar tarzı bunları tuşaklayup ve cümle atlara avretleri ve gulâmları ikişer ikişer bindirüp beş yüz aded arabaları yine âteşe yakup yine hamd-i Hudâ bir hayli salt ve sebük-bâr olup bir gece nehr-i Morava kenârında ve bir gece nehr-i Raba kenârında yatup ertesi nehr-i Raba'yı ubûr etdik, ammâ bir ta‘b 6a çekmeden bir âsân yol bulup karşu tarafda ibtidâ kulağızımız olan bir hâ’in kâfiri katl edüp birin dahi âzâd edüp öbirlerine "Siz dahi bizi selâmete çıkarın, sizi dahi âzâd ederiz" dedikde "Cân baş üzre" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5b–6a ·
metinde göster ·
Hakkâ ki bî-rahm kavmdir, ammâ min-indillâh Âl-i Osmân önüne sedd olup her bâr küffâr ile ceng-i cidâl ve harb-i kıtâl ederler. Ve gâyet salt ve sebük-bâr askerdir, zîrâ kavm-i Noğay Tatarlarının yanlarında hall [u] hurmetden bir şey bilmezler bir alay mübâhî kavimdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107b ·
metinde göster ·
Kamusu seksen yedi bin askerdir, ammâ hemân ashâb-ı güzîn berisinde gûyâ Tatarşa pür-silâh askerdir. Ol [ka]dar bâr [u] büngâhları yokdur. Salt ve sebükbâr askerîsi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·