… ed kurşumlu mahzenler ve dîvânhâne-i cedîd cümle Süleymân Hân'ın hayrâtıdır. Ve
San
Pavla zindânı ve Cirid meydânı kasrı ve Şâhkulukapusu ve Meyyit iskelesikapusu …
Evsâf-ı Tershâne-i Âmire: (---) göz Süleymân Hân binâsıdır. Bârûdhâne {kullesi ve yetmiş kapudan mahzenleri} ve kürekhâne ve yedi aded kurşumlu mahzenler ve dîvânhâne-i cedîd cümle Süleymân Hân'ın hayrâtıdır. Ve San Pavla zindânı ve Cirid meydânı kasrı ve Şâhkulukapusu ve Meyyit iskelesikapusu cümle Süleymân Hân'ındır. Ve Kapudan Paşa'ya on iki bin azebistân askeri ve yüz elli kapudan-ı enderûn ve yüz elli kapudan-ı bîrûn cezîrelerde ve yetmiş alem ve tuğ sâhibi azebistân ağası ve kırk sancak yerde re‘âyâ ve berâyâdan kürek-keşân azebistân gelmek kânûn-ı Süleymânî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
… her birinin tâkları tâk-ı kehkeşândan nişân verüp her bir göze birer dîdebân ve
San
Pavla zindânına üç yüz azebistân nevbetci her şeb ta‘yîn edüp tershâne kapudanl …
Ve (---) aded tershâne gözlerin eyle ma‘mûr edüp her birinin tâkları tâk-ı kehkeşândan nişân verüp her bir göze birer dîdebân ve San Pavla zindânına üç yüz azebistân nevbetci her şeb ta‘yîn edüp tershâne kapudanlarının otuz beşi tershâne gözlerinde sabâha dek kol dolaşalar ve otuz beş kapudanı askerleriyle şehirde kol dolaşalar. Zîrâ Süleymân Hân asrında Galata Kullesi ve Tershâne zindânlarında otuz bir bin ecnâs-ı mahlûkât kefere-i fecereden esîr var idi {kim dâ’imâ pây-beste ve dil-haste esîrlerdir, dîdebânları ve vardiyanları destinde girîbânları beste ve giryân ve hayrân ü nâlân esîrlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
Pavla zindânı bir tarh üzre binâ olunmuşdur kim bir vech ile andan benî âdem re …
Ve mahpûshâneleri olan San Pavla zindânı bir tarh üzre binâ olunmuşdur kim bir vech ile andan benî âdem rehâ bulmak mümkün değildir. Ve murg-ı zeyrek dahi bu kafese girse pervâz urmak muhâldir. Zîrâ ka‘r-ı zemîni bile kat-ender-kat azîm mermerler döşenmişdir kim lağım dahi mümkün değildir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
… kıymetlerin bilmeyüp Bâbulluk'da ve Kalatyonoz'da ve Finde'de ve Kumkapu'da ve
San
Pavlo'da ve Meydâncık'da ve Kiliseardı'nda ve Tatavla'da ve gûnâ-gûn meskeş yer …
Esnâf-ı hîzân-ı dilberân: Nefer 500, bunlar bir alay hâne-berdûş hîzân-ı ulefeciyân-ı mepşûtânlardır kim kadr [u] kıymetlerin bilmeyüp Bâbulluk'da ve Kalatyonoz'da ve Finde'de ve Kumkapu'da ve San Pavlo'da ve Meydâncık'da ve Kiliseardı'nda ve Tatavla'da ve gûnâ-gûn meskeş yerlerinde sürü sürü gezüp boğazı tokluğuna sayd olunurken subaşı damına sayd olunup âhir defterli olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a ·
metinde göster ·
… lur her kûşe anda sebzezârı / Bütün güller olur bülbül karârı / Anın her kûşesi
san
bâğ-ı cennet / Hayat bulur kılanlar anda sohbet
Mülûk-ı Kayserîden bir melik-zâdHikem ilminde idi kâmil üstâdEkilürdü vilâyetde ad ileOlup meşhûr o adl ile dâd ileEreğli oldu adı şimdi meşhûrZiyâret eyleyenler oldu mesrûrNice medh olmaya bu âb-ı seyyârKi sun‘ ile yaratmış anı SettârKi üç yüz altmış altı Hırk suyuAceb taksîm etmiş bunca suyuAkar Hırkî-misâl mâ-i CeyhûnGider sahrâlara gûyâ ki mecnûnOlur her kûşe anda sebzezârıBütün güller olur bülbül karârıAnın her kûşesi san bâğ-ı cennetHayat bulur kılanlar anda sohbet
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18a ·
metinde göster ·
… fedâ olsun. Ammâ pâdişâhım Kıbrıs gazâsından sana üç bin kîse Venedik kralının
San
Marka mühriyle bundukanî mümessek altun hedâyâ getirdim. Pâdişâhım! Dahi onları …
İhvân-ı vefâya hafî olmaya kim bu câmi‘-i Selîm Hân niçün şehr-i İslâmbol'da binâ olunmadı, denirse bir gice Selîm-i Sânî İslâmbol'da Üsküdar tarafında Fenerbâğçesi nâm mahalde hâb-âlûd iken bî'z-zât Hazret-i Fahru'l-âlemîn'i menâmında görüp ol Mefhar-i Mevcûdât eydür: "Yâ Selîm, Allah ile ahd [u] mîsâk etmiş idin kim ‘Eğer fâtih-i cezîre-i Kıbrıs olursam, gazâ mâlından bir câmi‘ binâ edeyim’ demiş, idin. Cenâb-ı Bârî sana Kıbrıs adasının yedi yüz yetmiş mil arzında yüz yetmiş pâre kal‘a ihsân etdi. Niçün ahde vefâ edüp bakıyye-i ömrünü hayrât [u] hasenât yolunda geçirmezsin. Tiz Kıbrıs'da Magosa kal‘asında alınan mâl-ı ganâ’imi vezîr-i müdebbirin Kara Mustafâ Paşa'dan taleb edüp benim himâyemde olan Sedd-i İslâm Edirne'mde bir câmi‘ inşâ edüp alemim dibine gel!" dedikde hemân Selîm Hân hâbdan bîdâr olup "Tiz vezîri kığırın!" dedikde vezîr-i Âsaf-dilîr geldikde "Tiz Lala! Sende olan Kıbrıs ganâ’imi mâlından bana mâl verüp cânın halâs eyle!" deyince vezîr-i hüsn-tedbîr eydür "Sadaktü yâ Resalullah" dedi. Selîm Hân eydür: "Neden sadaktü yâ Resûlallah dedin" deyü su‘âl etdikde "Pâdişâhım, ahşâm Resûl-i Kibriyâ'yı vâkı‘amda gördüm. Yâ Mustafâ, Selîm'e tenbîh etdim. Sendeki mâl-ı ganâ’imi Selîm'e verip Edirne'ye bile gidüp bir câmi‘-i latîf ve bir ma‘bedgâh-ı nazîf inşâ edin, dedi. İşte pâdişâhım gazâ mâlından on bir bin kîse gurûş cem‘ etdim ve baban Süleymân asrında üç bin kîse hâsıl etdim. Ol dahi efendim Risâlet-penâhın uğuruna fedâ olsun. Ammâ pâdişâhım Kıbrıs gazâsından sana üç bin kîse Venedik kralının San Marka mühriyle bundukanî mümessek altun hedâyâ getirdim. Pâdişâhım! Dahi onları Edirne'ye götürüp masrûf edesiz" deyü feth-i kelâm edüp vezîr-i pür-tedbîr cümle 154b mezkûr hazîneleri pâdişâha teslîm edüp sene 972 târîhinde cemî‘i asâkir-i İslâm ile Edirne'ye dâhil olup onda meştâ verilüp yine Resûlü's-sakaleyn'i Selîm-i Sânî vâkı‘asında görüp "Câmi‘i şu Kavak meydânında binâ eyle!" deyü câmi‘in esâsını ve vaz‘-ı kıblesini bizzât Hazret-i Risâlet-penâh işâret etdüğünden derûn-ı şehr-i Edirne'de Selîm Hân câmi‘i mihrâbından dürüst ve Eski câmi‘den râst kıblegâh yokdur. Andan Bismillah ile nice kerre yüzbin âdem cem‘ olup du‘â u senâ ile üç bin aded kurbânları temel yerlerinde hâzır edüp sa‘d-sâ‘at duhûl edince tekbir ile cümle kurbânları zebh edüp esâsına mübâşeret olunduğuna zîbâ târîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 154a–154b ·
metinde göster ·
… eri ve topçular topları ve imrahorlar atları ve kapudanlar esîrleri Tershâne'de
San
Pavla zindânına ve kral oğlunu Yedikulle'ye cümle götürüp andan kelle getiren H …
Netîce-i kelâm asrımızda bu tertîb üzre böyle üsârâ ve mâl-ı ganâ’im gelmemişdir. Pâdişâh görünce hazzından ayak üzre kalkup "Dahi tabıl çalsınlar" deyü fermân etdiklerinde dahi ziyâde tabıllar çalınup tâ Bâb-ı Hümâyûn önüne varup fermân üzre cümle kelleleri Bâb-ı Hümâyûn önünde döküp cebeciler cebehâneleri ve topçular topları ve imrahorlar atları ve kapudanlar esîrleri Tershâne'de San Pavla zindânına ve kral oğlunu Yedikulle'ye cümle götürüp andan kelle getiren Halîl Ağa'ya ve hakîre ve Zühdü Efendi'ye birer hil‘at geydirüp andan üsârâları yine alay ile Bâğçekapusu'ndan bostâncıbaşı kayıklarıyla kasden Galata {kâfirleri} önünden ve Unkapanı ve Fener ve Balat {kapuları} önünden tabıllarıyla geçirüp Tershâne'de küreğe götürdüler. 65a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64b–65a ·
metinde göster ·
… nâkûs ve tabıl ve nefîrlerin döğerek Tershâne bâğçesi önünden ubûr etdirüp yine
San
Pavla zindânına götürürler.
Ertesi gün sa‘âdetlü pâdişâh-ı cem-cenâb cem-şevket kesb-i safâsından Tershâne bâğçesine göç eyleyüp cümle esîrleri zincirleriyle ve kıyâfetleriyle ve ser-nigûn bayraklarıyla üç yüz pâre Üsküdar ve Bostâncı kayıklarına kâfirleri koyup Tershâne azebistânları üzerlerine müvekkil olup Tershâne forsaları kürek çekerek dankiyo ve tulum ve erganon ve nâkûs ve tabıl ve nefîrlerin döğerek Tershâne bâğçesi önünden ubûr etdirüp yine San Pavla zindânına götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65a ·
metinde göster ·
… sahîhi Sanmarti Venedik kâfirinin bayraklarında olan ricâlü'l-gayb eşkâli olan
San
Marka ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i bâlâdır.
Ba‘zılar Samartin derler, ammâ lugat-i sahîhi Sanmarti Venedik kâfirinin bayraklarında olan ricâlü'l-gayb eşkâli olan San Marka ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
Marko ve Santa Marko derler. Hattâ Bundukânî dedikleri Venedik küffârının sanca …
Mâ-tekaddem küffâr asrında bu küçük kapu dibindeki kullede bir gemi limanı kapusu var. Cümle kayıklar andan içeri kal‘anın içine girirler imiş. Hâlâ ol liman kapusu dîvâr ile örtülüdür kim bu liman kapusu kemeri üzre olan kullenin nehr-i Ten'e nâzır cânibinde on arşın yüksekde bir kanatlı arslan tasvîri var. Çâr köşe beyâz mermer üzre tasvîr olunmuşdur. Üstâd-ı nakkâş Freng-i Mânî mermer-bür bu arslana bir emek sarf etmiş kim gören anı zî-rûh zann eder. Ol ecilden bu kulleye arslan kullesi derler. Ammâ kavm-i Freng böyle kanatlı arslan tasvîrlerine San Marko ve Santa Marko derler. Hattâ Bundukânî dedikleri Venedik küffârının sancağ u bayraklarında taşıdıkları kanatlı esed sûretidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
… liği dörd ve beş kulaç denizdir. Ve cezîre-i Külür'de bir kenîse vardır, ismine
San
Nikola derler. Mezbûr adaya varan gemiler kilisanın önüne yanaşırlar ve içmeğe …
Ve mezkûr Külür cezîresi bir çam ve ardıç ağaçlı adadır. Her cânibi a‘lâ demir dutar yerlerdir. Ve kenâr ile Külür adası mâbeyni bir mîl karası yakındır. Ve derinliği dörd ve beş kulaç denizdir. Ve cezîre-i Külür'de bir kenîse vardır, ismine San Nikola derler. Mezbûr adaya varan gemiler kilisanın önüne yanaşırlar ve içmeğe suları bu adada çamlı derelerde bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 256a ·
metinde göster ·
… lisânınca Kav Maloya derler. Bu burunda bir kenîse vardır. İsmine Frengler Kav
(San)
Sanangelo derler. Biz dahi cümle gemilerle ol burunu geçüp gün doğusu rûzgârıyl …
Ana kefereler lisânınca Kav Maloya derler. Bu burunda bir kenîse vardır. İsmine Frengler Kav (San) Sanangelo derler. Biz dahi cümle gemilerle ol burunu geçüp gün doğusu rûzgârıyla orsa orsa giderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 283a ·
metinde göster ·
… l cemî‘i küffâr gemilerinin çarmıhları ve ıstacaları ve çanakları ve orsa haçlı
San
Marko nâm tasvîrli bayrakları cümle hevâya perrân olup hemân kadırgaları ve ma‘ …
Hemân cümle küffâr gemileri kûh kûh(?) ederek bî-bâk ü bî-pervâ top altlarına mavuna ve kalyonları yakın gelüp deryâdan bizim meterisleri toplayup dururlarken hemân bir kerre bizim karada olan topların siperlerin açup ve mezkûr Alî Dede'nin sadrıa‘zama gönderdiği top güllesi karakatır nâm top içine Zülfikâr Kethüdâ Ağa bismillâh ile koyup bir fitilden cümle toplara âteş edince el-azametullâh cümle-cümle küffâr kalyonları ve kadırgaları ve mavunalarının direkleri ve serenleri ve kürekleri ve kıçları ve başları ve iremizeleri ve çaşdakları ve karina ve palavraları ve dümenleri ve kayalıkları ve fenerleri ve trinketaları ve babafinkoları ve'l-hâsıl cemî‘i küffâr gemilerinin çarmıhları ve ıstacaları ve çanakları ve orsa haçlı San Marko nâm tasvîrli bayrakları cümle hevâya perrân olup hemân kadırgaları ve ma‘unaları içinden bir sadâ-yı Allâh Allâh kopup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300a ·
metinde göster ·
Marko nâm iki kanatlı köpeğe tapup bu kal‘ayı San Marko köpeğe vakf etdiklerind …
Evvelâ lisân-ı Talyan-ı Freng'de Kanye demek köpek hâne demekdir, zîrâ Venedik Frengi San Marko nâm iki kanatlı köpeğe tapup bu kal‘ayı San Marko köpeğe vakf etdiklerinden Kanye derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 309b ·
metinde göster ·
… demekdir, zîrâ Venedik Frengi San Marko nâm iki kanatlı köpeğe tapup bu kal‘ayı
San
Marko köpeğe vakf etdiklerinden Kanye derler.
Evvelâ lisân-ı Talyan-ı Freng'de Kanye demek köpek hâne demekdir, zîrâ Venedik Frengi San Marko nâm iki kanatlı köpeğe tapup bu kal‘ayı San Marko köpeğe vakf etdiklerinden Kanye derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 309b ·
metinde göster ·
… ol serâmed direk üzre bir azîm zer-ender-zer ü zîvere gark olmuş bir filandıra
San
Marko tasvîrli bayrağı makaralar ile çeküp filandıra açup tâ handak içine enüp …
Hemân Sadrıa‘zam topçubaşıya fermân edüp Sarı esed nâm bir serâmed top-ı benâma âteş e[di]nce bi-emrillâh gülle ol direğe isâbet edüp yeniden iki pâre edüp üzerindeki kâfirleriyle zemîn-i handaka uçup küffârları pâre pâre oldular. Lâkin yine bu Yüksek tabyanın bir tarafında üç aded direkler birbirlerine mıhlı olup bu dahi eflâke ser çeküp durur. Dahi küffâr bir sürûr [u] safâları ve yâhûd bir bednâm günleri olunca ol serâmed direk üzre bir azîm zer-ender-zer ü zîvere gark olmuş bir filandıra San Marko tasvîrli bayrağı makaralar ile çeküp filandıra açup tâ handak içine enüp kâhîce rûzgâr ile filandıra bayrağı evc-i âsımâna peyveste olurdu. Ba‘de'l-feth anı dahi Sadrıa‘zam kırup endirtdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311a ·
metinde göster ·
Ve bu iç kal‘a kapusu kemeri üzre beyâz mermer üzre bir
San
Marko kelbi sûreti tasvîri var, kanatların küşâde edüp durur. Gûyâ zî-rûh zann …
Ve bu iç kal‘a kapusu kemeri üzre beyâz mermer üzre bir San Marko kelbi sûreti tasvîri var, kanatların küşâde edüp durur. Gûyâ zî-rûh zann olunur. Ve yine bu kapunun iç yüzünün sol tarafında bir çorbacı neferâtlarıyla muhtesib ağası sâkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 317a ·
metinde göster ·
… ne Kapala kilisesi derler. Niçe kerre yüz bin guruş evkâfı vardır. Ve biri dahi
San
Basadya kilisesidir kim binden mütecâviz kıssîs ve bıtrîk ve ruhbânları ve mûğp …
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda ve cümle cezîresi içre sağîr ü kebîr bin tokuz yüz altmış kenîse ve deyr-i kefereler vardır. Ammâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve ma‘mûr büyük kenîse Freng Y 60a deyridir kim ismine Kapala kilisesi derler. Niçe kerre yüz bin guruş evkâfı vardır. Ve biri dahi San Basadya kilisesidir kim binden mütecâviz kıssîs ve bıtrîk ve ruhbânları ve mûğpîçe gulâmları var kim her biri birer pençe-i âfitâbdır kim gören uşşâkânın aklı zâ’il olur. Ve niçe yerde kızlar kenîseleri var kim kendülerini Îsâ ve Meryem Ana yoluna vakf eyleyüp yüz sene mu‘ammere olmuş bâkire kızlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y59b–Y60a ·
metinde göster ·