… ‘lûmum değildir, ammâ kâr-ı kadîm sarâylar ve cebehâne ve gılâl anbârları ve su
sarnıçları var
ve aşağıda cereyân eden nehre nüzûl edecek su yolları hayât bolıdurlar. 3007 la …
Sitâyiş-i eşkâl-i kal‘a-i Amasiyye: Evc-i âsumâna ser çekmiş zirve-i a‘lâsında olan kulle ve burc [u] barûları, cihân-nümâları dâ’imâ ebr-i kebûdlar içredir. Vakt-i zuhur olup küşâde hevâ olunca derûn-ı kal‘ada olan câmi minâreleri ve sakf-ı büyûtları nümâyân olur bir iç kal‘adır. Dâiren-mâdâr cirmi tokuz bin altmış adım şekl-i muhammes kûşe kûşe-bendli ve gûnâ-gûn fendli kal‘a-i sengîn bünyâd ve bir kâr-ı Ferhâd kal‘a-i metîn-âbâd[d]ır. Ve cümle kırk bir kulle ve sekiz yüz bedendir. İçinde hâneleri ma‘lûmum değildir, ammâ kâr-ı kadîm sarâylar ve cebehâne ve gılâl anbârları ve su sarnıçları var ve aşağıda cereyân eden nehre nüzûl edecek su yolları hayât bolıdurlar. 3007 lakdır vardır. Ammâ çârsû-yı bâzârı yokdur. Ve cânib-i şarka nâzır 4 kat demir kapusu var. Ve derûn-ı kal‘ada Yıldırım Hân câmi‘i var. Ve ağreb-i garâ’ibden câh-ı cahîm-misâl bir zindânı vardır. Ve cümle sagîr ü kebîr yetmiş pâre topları vardır. İç il olmağıla azîm balyemez topları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280b ·
metinde göster ·
… rı ve cebehâne 38a odaları ve bârân-ı rahmetden nâzil olan mâ-i zülâl içün su
sarnıçları var
kim cümle binâlarında aslâ ahşâbâtdan bir hatab makûlesi yokdur. Cümle kârgîr b …
Sene (---) târîhinde Kuds-i Şerîf, kefere-i Freng-i bed-renk destinde iken bu kal‘a-i Şıkıf'ı Şıkıf nâm bir Dürüzî beğinin i‘ânetiyle İşpaniye binâ etmişdir. Ba‘dehû Kudüs'ü Nûreddîn-i Şehîd feth edüp bu kal‘ayı dahi Nûreddînü'ş-şehîd feth etmişdir. Ba‘dehû sene 922 târîhinde Selîm Hân fethidir, be-dest-i Yûnus Paşa. Şâm eyâletinde Kerk sancağı hudûdunda Zeydâniyye kazâsı ve subaşılığı hükmünde evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın beyâz kûh-ı bülend üzre bir kal‘a-i ibret-nümâdır. Aşağı Tennûr nehrinden tâ kal‘anın zirve-i a‘lâsına iki sâ‘atde urûc olunur. Sene (---) târîhinde Ma‘ânoğlu Âl-i Osmân'a karşu durup ısyân etdikde bu kal‘aya yigirmi bin fitil tüfenk-endâz asker ile kapanup cenge âmâde oldukda kara tarafından eyâlet-i Karamân ve Sivas ve Mar‘aş, Adana ve Haleb ve Şâm ve Şâm Tarablus askerleri bu kal‘ayı muhâsara etdiler. Deryâ tarafından iki yüz pâre kadırga ile donanma-i hümâyûna Kapudan Ca‘fer Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup Bektâş Ağa donanma yeniçeri ağası olup yetmiş seksen bin asâkir-i İslâm ile bu kal‘ayı muhâsara edüp bir taşına Ma‘ânoğlu bin baş alup öskes kal‘ayı vermeyüp asker-i İslâm hâ’ib ve hâsir gitdiler. Hâlâ Âl-i Osmân'ın meteris yerleri âşikâre durup niçe bin şühedâ-yı Âl-i Osmân medfûndur. Kıble tarafı nehr-i Tennûr deresine nâzır câh-ı gayyâdır. El-ıyâzen-billah âdem aşağı bakmağa cür’et edemez ve aşağı derenin bir tarafında Ba‘albek kal‘ası vâdîsinden gelen nehr-i Rıtân nehr-i Tennûr'a mahlût olur ve Şıkıf kal‘asına gelen Ayn-i Sûl karyesinden tulû‘ eden nehr-i Sûl bu nehr-i Tennûr'a mahlût olup mezkûr üç nehrin feryâd [u] figânından âdemin kulağı asam olup bir fersah yerden istimâ‘ olunur. Mezkûr kal‘a-i Şıkıf'dan Ma‘ânoğlu üstâd-ı kâmil kûhkenler getirüp kal‘adan aşağı nehirlere gelince bin iki yüz kademe taş nerdübân kesüp kal‘adan suya inilir nihânî su yolları vardır kim râygân değildir. Sene-i âtîde yine Ma‘ânoğlu üzre kel-evvel asker-i bî-pâyân ile Küçük Ahmed Paşa serdâr olup Ma‘ânoğlu'nu zorâzor kuvvet-i bâzû ile kal‘a-i (---)(---) çıkarup der-i devlete gönderüp huzûr-ı Murâd Hân-ı Râbi‘de kellesi galtân olup oğlu (---) Beği harem-i hâsda odasına aldı. Ammâ bu kal‘a-i Şıkıf'da hâlâ âdem âdemî-zât yok, ma‘mûr u âbâdân bir burc [u] bârûsuna rahne isâbet etmemiş şekl-i muhammes bir seng-binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Her taş fîl cüssesi kadar var. Kat-ender-kat sarâyları ve müte‘addid hücreleri ve kâ‘aları ve bir câmi‘i ve gılâl anbarı ve cebehâne 38a odaları ve bârân-ı rahmetden nâzil olan mâ-i zülâl içün su sarnıçları var kim cümle binâlarında aslâ ahşâbâtdan bir hatab makûlesi yokdur. Cümle kârgîr binâlardır kim henüz üstâd-ı mi‘mâr elinden çıkmışdır. Ammâ bu kal‘ada sâ‘at gibi kurulu bir gûne un değirmeni vardır, diller ile ta‘bîr olunmaz san‘at-ı acîbdir. Bu kal‘a imâr olup benî Âdem ile pür olsa vâhid ke-elf bir kal‘a-i üstüvâr olurdu. Bu kal‘ayı temâşâ ederken ba‘zılar Zeydâniyye kal‘asın medh etdiler. Hemân aşağı ordu-yı İslâm'a inüp paşadan me’zûn olup kırk elli yiğit başıma cem‘ edüp nehr-i Tennûr'u geçüp yedi sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 37b–38a ·
metinde göster ·
… âbları cümle ka‘r-ı zemîne geçüp kimi baş aşağı, kimi yan bigi yatar kâ‘alar ve
sarâylar var
kim cümle Şâm huccâcı bu şehr-i Semûd içinden geçdikde temâşâ edüp gazabullah n …
Mu‘cize-i enbiyâ bir kaya-yı bâlâdır. Hazret-i Sâlih asrında bu kaya içre Nâka gâ’ib olunca Cenâb-ı Bârî tarafından Hazret-i Sâlih'e hâtif-i Rabbânî ile "Yâ Sâlih! Rûh ile'ş-Şâm!" emri olunca Hazret-i Sâlih Şâm tarafına gitdikde Cenâb-ı Rabbi'l-İzzet bu kavm-i Semûd'a bir ra‘d u berk u sâ’ika azâbın verüp cümle kavm-i Semûd ol sayhadan zehreleri çâk ve dâr-ı karârları zîr-i hâk olup cümle kayalarda oyulmuş mağara evleri münhedim olup hâlâ cemî‘i kapularının üst eşikleri ve kayadan oyulmuş tavanları ve yükleri ve dollâbları cümle ka‘r-ı zemîne geçüp kimi baş aşağı, kimi yan bigi yatar kâ‘alar ve sarâylar var kim cümle Şâm huccâcı bu şehr-i Semûd içinden geçdikde temâşâ edüp gazabullah ne idiğün görüp Hûdâ-yı bîçûndan havf etmeleri ziyâde olur, ibret-nümâ harâbistândır. Andan Hazret-i Sâlih bu Akka şehrine gelüp sene (---) mu‘ammer olup merhûm oldukda bu hâk-i pâkde defn ederler. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Gerçi bir binâ-yı azîm âsitânesi yokdur ammâ yine fukarâ-yı râ‘îden yedi sekiz nefer türbedârları ve hüddâmları vardır. Ammâ bu âsitâneyi dahi kum gark etmededir. Her sene cemî‘i şehir halkı cem‘ olup Hazret-i Sâlih'in rûh-ı şerîfinden istimdâd taleb edüp niçe kerre yüz bin arka yükü rimâli deryâya döküp kabr-i Hazret-i Sâlih'i tathîr ederler. Hakîr dahi hizmetimiz sebkat etsin içün dâmenimle niçe kerre kum taşıyup deryâya ilkâ edüp rûh-ı Sâlih Nebî içün bir Yâsîn-i Şerîf tilâvet edüp ziyâret-i vedâ‘ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 43a ·
metinde göster ·
… Ve cümle iki yüz aded neferâtları var. Cebehânesi ve buğday 55b anbârları su
sarnıçları var
. Ve kal‘a kapusunun iç yüzünde (---)(---) câmi‘i var. Minâresiz müfîd ü muhtas …
Bu iç kal‘ada cümle yigirmi aded hânedir. Dizdâr ağa bunda sâkin olur. Ve cümle iki yüz aded neferâtları var. Cebehânesi ve buğday 55b anbârları su sarnıçları var. Ve kal‘a kapusunun iç yüzünde (---)(---) câmi‘i var. Minâresiz müfîd ü muhtasar bir câmi‘dir. Bundan gayri mesâcid ve hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârdan bir imâret yokdur. Ve derûn-ı kal‘a olmak ile hâneleri bâğsız ve bâğçesiz neferât hâneleri küçükdür. Ve Hazret-i İbrâhîm'i Nemrûd-ı la‘în âteşe atduğu âteş-gede-i Nemrûd mancınıkı bu kal‘a içre iki amelî sütûn-ı müntehâlar bu kal‘adadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55a–55b ·
metinde göster ·
… âzımât-ı Tershâne-i âmire var ve Anadolu'da Celâlî ve Cemâlî haşerâtının zulm-i
sarîhi var
. Ol taraflardan bir filûs-i ahmer gelmemesi var.
Cevâb-ı Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘: Pâdişâh-ı Cem-kişver eydür: "Bak a lala! Bu dergâhda niçe Celâlî ve Cemâlî ve zorba ve aşkıyâların kelleleri galtan-ı por-potur olmuşdur. İnşâallah an-karîbi‘z-zamân anların da haklarından gelinüp murâd [u] merâmın üzre cemî‘i ibâdullah anların şûr [u] şerlerinden halâs olur" deyüp sa‘âdetlü pâdişâh derhâl gazab-âlûd olup ayak üzre kalkıp bizzât kendü mübârek dest-i şerîfiyle mühr-i şerîfi bizim Melek Ahmed Paşa'ya verüp bir hil‘at-i semmûr giydirüp eydür: "Yürü Allahu Te‘âlâ her umûrunda Bârî [vü] yârî ola. Ve her işinde cenâb-ı Bârî mu‘în u zahîrin ola. Ve her kârında Rabbü'l-izzet tevfîkin mukadder refîk etmiş ola. Göreyim seni her umûr-ı dîn-i mübîn içün niçe sa‘y-i himmet edersin. Ve uğur-ı hümâyûnuma niçe bezl-i kudret edersin. Hazîne cem‘ine takayyüd edüp cemî‘i birden bine, binden yüz bine varınca vazîfe-hârân kullarıma mevâciblerin niçe verirsin, göreyim seni!" deyü du‘â vü senâ-yı firâvân edince her taraafdan "Allah mübârek eyleye!" deyü cümle a‘yân mübârek-bâd deyüp derhâl sa‘âdetlü pâdişâh, efendimize bir semmûr lipâçe dahi giydirüp ol gün iki kürk oldu. Ammâ paşa koynuna mührü kodu ammâ gûyâ bir akreb-i Kâşiyân koynuna girüp aslâ hazz etmeyüp muğber-hâtır oldu. Zîrâ mâl ü hazîne tedâhülün fikr edüp "Mevâcibe on gün var. Bâb-ı hümâyûnda ancak on yedi kîse var ve bahr-i Sefîd'de cümle cezîrelere küffâr-ı bed-kirdârın istilâsı var. Beri tarafda mühimmât [u] levâzımât-ı Tershâne-i âmire var ve Anadolu'da Celâlî ve Cemâlî haşerâtının zulm-i sarîhi var. Ol taraflardan bir filûs-i ahmer gelmemesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 174a ·
metinde göster ·
Derûn-ı kal‘ada ol kadar mağaralar ve muzlim kemîngâhlar ve su
sarnıçları var
kim onar sene muhâsara olsa kifâyet eder su sarnıçları vardır ve cemî‘i püştele …
Derûn-ı kal‘ada ol kadar mağaralar ve muzlim kemîngâhlar ve su sarnıçları var kim onar sene muhâsara olsa kifâyet eder su sarnıçları vardır ve cemî‘i püştelerin yalçın kayaları üzre bârân-ı rahmet nüzûl etdikde bir katre mâ-i rahmet hebâya gitmeyüp cümle kayalar yoluyla su sarnıçlarına gider, mîrî sarnıçlar vardır. Ve niçe yüz aded gâr-ı yetîmânlarda yedi sekiz yüz yıldan berü kızıl darı ve kara sûret darısı ve çeltikli pirinç mâl-â-mâldir kim gûyâ henüz harmandan der-anbar olmuş hubûbâtlardır. Ve niçe yüz aded gârlarda ve şömne ve mahzenlerde ve hâsıllarda danedâr buğday ve şa‘îr ve gayrı hubûbâtlar der-mahzen olup âmâdedir, ammâ her bu gendümleri re‘âyâ vü berâyâlar üzre taraf-ı şehriyârîden tevzî‘ edüp ba‘dehû yine cedîd gılâl ve hınta alup der-anbar ederler. Ve bu kal‘ada olan mühimmât ü levâzımât ve bî-hadd [ü] bilâ-gâyât cebehâne-i gûnâ-gûnlar var kim hesâbın Feyyâz-ı Mutlak bilür. Ve ol kadar şedde barûd-ı siyâh ve gülle ve kumbara ve top-ı kal‘a-kûplar var kim başka bir mücelled kitâb-ı cebehâne vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 211a ·
metinde göster ·
… yında bir gice mihmân olup şeref-i sohbetleriyle müşerref {olduk}. Sarâyında su
sarnıçları var
ve derûn-ı kal‘ada (---)(---) câmi‘i var, mâ‘adâ imâret-i âbâdânları cümle aşa …
Eşkâl-i kal‘a-i Hazzo: Kûh-ı Zov dâmeninde bir sarp kaya üzre bir küçük kal‘adır, dâ’iren-mâdâr cirmi bin altı yüz adımdır. Maşrık tarafı havâleli yalçın kayalı dağlardır. Kıblesi tarafı sahrâlardır. Bu tarafa nâzır bir demir kapusu var, yolu gâyet sarpdır. Aşağı varoşuna usret ile nüzûl olunur. Derûn-ı kal‘ada bâğsız ve bâğçesiz cümle hâk-i pâk ile mestûr yüz elli aded hâneler vardır, ammâ kal‘anın nısfın hâkimi olan Murtezâ Beğ'in sarâyı dutmuşdur kim kat-ender-kat bir sarây-ı pür-hücurâtdır. Bu hâkim Murtezâ Hân Bitlîs Hânı Abdâl Hân'ın damâdı bir şehzâde-i âzâde-misâl Hâtem-i Tay ve Ca‘fer-i Bermekî-tabî‘at ve Hüseyin-i Baykara-meşreb zât-ı mükrim, halûk u halîm ü selîm merd-i meydân Murtezâ hân-ı âlîşân idi. Sarâyında bir gice mihmân olup şeref-i sohbetleriyle müşerref {olduk}. Sarâyında su sarnıçları var ve derûn-ı kal‘ada (---)(---) câmi‘i var, mâ‘adâ imâret-i âbâdânları cümle aşağıdadır. 220b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220a–220b ·
metinde göster ·
… m-i hân-ı âlîşân olmağile adımlamak mümkin olmadı. Allahu a‘lem bin adım da hân
sarâyı var
ise cümle devri dörd bin adım olmuş olur ve cümle dîvârının kaddi seksener zirâ …
Ve cânib-i erba‘ası çâh-ı Bâbil olmağile bu kal‘a etrâfında aslâ handak yokdur. Zîrâ her cânibi evce ser çekmiş mücellâ yelme yalçın kayalardır. Ve bu kal‘anın cirmi dâ’iren-mâdâr iki bin dokuz yüz adımdır. Ammâ hân sarâyı tarafında harîm-i hân-ı âlîşân olmağile adımlamak mümkin olmadı. Allahu a‘lem bin adım da hân sarâyı var ise cümle devri dörd bin adım olmuş olur ve cümle dîvârının kaddi seksener zirâ‘-ı melikîdir ve on zirâ‘ arîz-ı dîvâr-ı sûr-ı üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 223a ·
metinde göster ·
… dağıdır kim Bingöl yaylasından sonra bu Sübhân dağı yaylasıdır. Üç bin aded süd
sarnıcı var
imiş. Koyun ve keçi ve câmûs ve sığır ve atlarının südlerin sağup eğer koyun sü …
Ve bu şehrin yaylası hâlâ Sübhân dağıdır kim Bingöl yaylasından sonra bu Sübhân dağı yaylasıdır. Üç bin aded süd sarnıcı var imiş. Koyun ve keçi ve câmûs ve sığır ve atlarının südlerin sağup eğer koyun südü ise her gûne hayvân südünün bir gûne sarnıçları var. Herkes südünü mezkûr sarnıçlara döküp aşağı şehir içre yedi bin aded süd çeşmeleri var imiş. Süd sâhibinin âdemleri şehre haber getirüp sahrıca dökdüğü südü aşağı şehir içre süd çeşmelerinden alup öşrün Mâhân pâdişâhına verirlerdi. Öşr-i sultâniye çün [ü] çerâ olmayup kendülerinde dahi aslâ hilâf yok idi. Anınçün bu şehre müverrihîn Dârü'l-Büleh derler. Ve ol kadar ulu âdemler var imiş kim bir teveccüh-i tâm {ile du‘â} etseler cemî‘i hayr murâdâtları min indillah hâsıl olurmuş. Ve hâlâ süd çeşmelerinin ta yaylaya varınca yollara âşikâredir. Hatta Alî Kay Câmi‘i kurbünde tûlu üç bin adım bir sûk-ı sultânî vardır, üç bin dükkândır. Cümle sırma ve kılabdân çârsûsu imiş ve her çârsûnun dervezeleri üzre bâzâr-ı sarrâc ve bâzâr-ı cüllah ve bâzâr-ı gazzâz, deyü taşlarda esmâları tahrîr olunmuşdur. Hatta koyun südü çeşmesi ve keçi çeşmesi ve baytal çeşmesi deyü nâmları yazılmış. Baytal çeşmesi, ya‘nî kısrak südü çeşmeleri vardır. Andan ma‘lûm oldu kim bu kavim Tatar imiş kim at südü nûş ederlermiş. Zîrâ ta binâların târîhleri lehce-i ibâretleri cümle hatt-ı Tatar-ı Çağatayîdir. Ve bu şehrin zamân-ı imâretinde atdan gayrı bu şehre bir hayvân girmezmiş ve zî-rûh kısmı boğazlanmazmış. Cümle taşrada boğazlanup şehre getirirlermiş kim yedi bin hemân kassâb dükkânları var imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240a ·
metinde göster ·
… e atlarının südlerin sağup eğer koyun südü ise her gûne hayvân südünün bir gûne
sarnıçları var
. Herkes südünü mezkûr sarnıçlara döküp aşağı şehir içre yedi bin aded süd çeşme …
Ve bu şehrin yaylası hâlâ Sübhân dağıdır kim Bingöl yaylasından sonra bu Sübhân dağı yaylasıdır. Üç bin aded süd sarnıcı var imiş. Koyun ve keçi ve câmûs ve sığır ve atlarının südlerin sağup eğer koyun südü ise her gûne hayvân südünün bir gûne sarnıçları var. Herkes südünü mezkûr sarnıçlara döküp aşağı şehir içre yedi bin aded süd çeşmeleri var imiş. Süd sâhibinin âdemleri şehre haber getirüp sahrıca dökdüğü südü aşağı şehir içre süd çeşmelerinden alup öşrün Mâhân pâdişâhına verirlerdi. Öşr-i sultâniye çün [ü] çerâ olmayup kendülerinde dahi aslâ hilâf yok idi. Anınçün bu şehre müverrihîn Dârü'l-Büleh derler. Ve ol kadar ulu âdemler var imiş kim bir teveccüh-i tâm {ile du‘â} etseler cemî‘i hayr murâdâtları min indillah hâsıl olurmuş. Ve hâlâ süd çeşmelerinin ta yaylaya varınca yollara âşikâredir. Hatta Alî Kay Câmi‘i kurbünde tûlu üç bin adım bir sûk-ı sultânî vardır, üç bin dükkândır. Cümle sırma ve kılabdân çârsûsu imiş ve her çârsûnun dervezeleri üzre bâzâr-ı sarrâc ve bâzâr-ı cüllah ve bâzâr-ı gazzâz, deyü taşlarda esmâları tahrîr olunmuşdur. Hatta koyun südü çeşmesi ve keçi çeşmesi ve baytal çeşmesi deyü nâmları yazılmış. Baytal çeşmesi, ya‘nî kısrak südü çeşmeleri vardır. Andan ma‘lûm oldu kim bu kavim Tatar imiş kim at südü nûş ederlermiş. Zîrâ ta binâların târîhleri lehce-i ibâretleri cümle hatt-ı Tatar-ı Çağatayîdir. Ve bu şehrin zamân-ı imâretinde atdan gayrı bu şehre bir hayvân girmezmiş ve zî-rûh kısmı boğazlanmazmış. Cümle taşrada boğazlanup şehre getirirlermiş kim yedi bin hemân kassâb dükkânları var imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240a ·
metinde göster ·
… yığılmışdır. Ve bu iç kal‘ada dizdâr sâkin olduğu Turla'ya nâzır bir kral-ı dâl
sarâyı var
kim eğer mâ-vaka‘ı üzre ta‘rîf ü tavsîf etsem başka bir tomar-ı dırâz olur kim, …
Ve Sultân Bâyezîd câmi‘i var. Bir minâreli câmi‘-i müferrahdır. Ve aşağı hisâr-pîçede bir hammâmcığı var. Ve iç kal‘ası Galata kullesi gibi dörd aded kulle-i ibret-nümâlar biri biri içinde musanna‘ ibret-nümâ kulle-i azîmlerdir kim her birinin içlerinde niçe yüz yıllık dânedâr darılar yığılmışdır. Ve bu iç kal‘ada dizdâr sâkin olduğu Turla'ya nâzır bir kral-ı dâl sarâyı var kim eğer mâ-vaka‘ı üzre ta‘rîf ü tavsîf etsem başka bir tomar-ı dırâz olur kim, mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a ·
metinde göster ·
… temâşâ etdiklerine Leh askeri rızâ vermezler idi. Ve gâyet musanna‘ kârgîr binâ
sarâyları var
, lâkin cümle şindire tahta örtülüdür ve bunun kapudan hatmanı yalı ağasına kal‘ …
Bu mahalde Leh kralından yedi araba yalı ağasına hedâyâ ve yüz araba me’kûlât [u] meşrûbât gelüp hakîre dahi "El-hedâyâ tüşterek" deyüp hissemiz değdi. Hattâ bu mahalde Krakov Hâkimi Varşalka Kral cânibinden otuz bin müsellâh ve mükemmel Krakov askeri imdâd gelüp cümle küffâr başka konup bizim Tatar askeri başka konmağa başlayup cânib [u] etrâfımıza kolcular kurduk. Ve bu mahalde Nûreddîn Sultân'ın kal‘a-i Omân'a geldüğü ve Kırım ağzında Or ağası Karaş Biy kal‘a-i Praslov'a gelüp kırk bin Kardaş Kazak ile bile geleceği haberi mektûblar geldi. Biz dahi üç gün kal‘a-i Izbaraş altında meks edüp kal‘ayı seyr [ü] temâşâ etdik. Taşsız bir sahrâ-yı mahsûldâr içre şekl-i mukavves, ya‘nî yay gibi şeddadî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim üç kapusu var. İç hisâra girmedim, ammâ varoşu cümle on dirsek kulle tabyalardır ve handakı alçakdır, ammâ pâkdir ve içi batakdır. Cebehânesi ve mefret topları vardır kim birer birer temâşâ etdik, mâni‘ olmadılar, ammâ Kazakların temâşâ etdiklerine Leh askeri rızâ vermezler idi. Ve gâyet musanna‘ kârgîr binâ sarâyları var, lâkin cümle şindire tahta örtülüdür ve bunun kapudan hatmanı yalı ağasına kal‘a hâricinde ziyâfetler edüp vâfir hedâyâlar ile yigirmi aded pâk Macar esîrleri verdi. Andan üçüncü günde cümle Leh askeri ve bizim Tatar askeri kalkup poyraz cânibine düz ormanlık içre gidüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a ·
metinde göster ·
… tânet üzre değildir ve kifâyet mikdârı cebehânesi 157b ve gılâl anbârı ve beğ
sarâyı var
. Dizdâr ve beğden gayrı bu kal‘ada ferd-i âferîde yokdur. Ancak Süleymân Hân'ın …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Çernik: Bu kal‘a bir düz sahrânın nihâyetinde bir bâğ u bâğçeli ve bir vâsi‘ iki bayır arasında nehr-i şumaniçse kenârında bir püşte-i pest üzre çâr-kûşeden tûlânî bir şeddadî kârgîr binâdır, ammâ der [ü] dîvârları ol kadar metânet üzre değildir ve kifâyet mikdârı cebehânesi 157b ve gılâl anbârı ve beğ sarâyı var. Dizdâr ve beğden gayrı bu kal‘ada ferd-i âferîde yokdur. Ancak Süleymân Hân'ın müfîd ü muhtasar câmi‘i var. Etrâf-ı kal‘ada handakı üzre kapusunda asma tahta cisri var. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157a–157b ·
metinde göster ·
… hânesi ve bir küçük kenîsesi var, ammâ aşağı sahrâda Barçay kralın bir musanna‘
sarâyı var
idi kim resm ü tarh u tarzı nakş-ı bûkalemûn-ı cihân-pesend idi. Asâkir-i İslâm …
Erdel kralları hükmündedir, ammâ Solom Gargor Batori mülküdür kim Yanova beği (kral) olan Barçay kraldır. Kal‘a-i Seyk lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Kal‘ası nehr-i Lena kenârında evce berâber bir küçük taş binâ ve içinde ancak on hânesi ve bir küçük kenîsesi var, ammâ aşağı sahrâda Barçay kralın bir musanna‘ sarâyı var idi kim resm ü tarh u tarzı nakş-ı bûkalemûn-ı cihân-pesend idi. Asâkir-i İslâm bu sarâyı âteşe urup cümle der [ü] dîvârları âteş-i Nemrûd içinde kaldığın kal‘a kapudanı görüp vâfir hedâyâlar ile seraskere gelüp itâ‘at etdi. Andan kalkup Lena boğazın aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3a ·
metinde göster ·
… bin âsâr-ı garîbe ve âsâr-ı acîbeler ile mebnî musanna‘ rev[ze]n ve şâhnişînli
sarâylar var
kim her birinde biner gûne üstâdâne tasarruflar ile inşâ olunmuş hânedân-ı zîbâ …
Ve bu şehr-i Sibin'de niçe bin âsâr-ı garîbe ve âsâr-ı acîbeler ile mebnî musanna‘ rev[ze]n ve şâhnişînli sarâylar var kim her birinde biner gûne üstâdâne tasarruflar ile inşâ olunmuş hânedân-ı zîbâlar var kim misilleri meğer Kaşa şehrinde ola. Cümle evleri serâpâ şindire tahta örtülüdür. Ve eyle ganîmet şehirdir kim me’kûlât kısmından kuş südü, ya‘nî yumurta bulunur ve meşrûbât kısmından hod arslan südü her evde mevcûddur kim ol şarâb-ı bî-hicâbdır kim ve âb-ı zülâl dahi bulunur o kim kar içinde hâsıl olan buzdan kar kurdudur. Ve bunun dahi sokaklarında benî Âdem deryâsı vardır kim yüz binden mütecâviz insân vardır derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29b ·
metinde göster ·
… hemmed câmi‘i kiremit ile mestûr tarz-ı kadîm câmi‘-i pür-nûrdur. Ve yedi sekiz
sarnıçları var
, bârân-ı rahmet ile memlûdur. Ve kal‘adan Boyana gölüne enecek su yolları vardı …
Ve derûn-ı hisârda evler azdır, ancak Sultân Mehemmed câmi‘i kiremit ile mestûr tarz-ı kadîm câmi‘-i pür-nûrdur. Ve yedi sekiz sarnıçları var, bârân-ı rahmet ile memlûdur. Ve kal‘adan Boyana gölüne enecek su yolları vardır kim ahâlî-i kal‘a bilir, taşrada düşman göremez mestûr su yollarıdır, hîn-i muhâsarada anlardan su alırlar, ammâ bu kal‘ada dükkânlar yokdur, ancak yüz aded neferât hânecikleri ve buğday anbârları vardır, ammâ cebehânesi ve şâhâne topları vardır, lâkin Boyana gölü aşırı Torondoş dağından bu kal‘ayı döğdüğü dağ sehel bu kal‘aya havâledir, ammâ kırkar karış top-ı kal‘a-kûp-ı tavîl lâzımdır; eğer küçük toplar ise bu kal‘aya ol havâleden zarar yokdur, zîrâ arada göl vardır. Ve kal‘a dibinde kayalar kenârında Boyana gölü içre çam direkleri üzre balık dalyanları var, başka emânetdir kim kal‘a kulu aklâmıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
… bir Ebü'l-feth câmi‘i ve buğday anbârları ve mükellef cebehâne ve topları ve su
sarnıçları var
, gayri imâret ve hân ve medrese ve hammâm ve çârsû-yı bâzârları yokdur.
İskenderiyye sancağı hâkinde subaşılıkdır ve nevâhî nâ’ibi hükm eder, gayri hâkimleri yokdur. Derûn-ı hisârda cümle üç yüz aded daracık hânecikleri ve bir Ebü'l-feth câmi‘i ve buğday anbârları ve mükellef cebehâne ve topları ve su sarnıçları var, gayri imâret ve hân ve medrese ve hammâm ve çârsû-yı bâzârları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35b ·
metinde göster ·
… --) (---) mestûr hâneciklerdir. Zahâ’ir anbârları ve cebehâne hazâ’inleri ve su
sarnıçları var
ve gâyet mefret balyemez ve kâfire amân vermez topları var.
Ve derûn-ı hisârda Mehemmed Hân câmi‘i ve cümle (---) aded neferât evleri serâpâ (---)(---) mestûr hâneciklerdir. Zahâ’ir anbârları ve cebehâne hazâ’inleri ve su sarnıçları var ve gâyet mefret balyemez ve kâfire amân vermez topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 36a ·
metinde göster ·
… ostâncıları vardır. Ve civârında İslâmbol a‘yânlarının dahi mükellef ü mükemmel
sarâyları var
. Bir câmi‘i ve iki hânı ve bir sarây hammâmı taşra kalup hâss [u] âm içün oldu. …
Süleymân Hân zamânında bu cây-ı mahsûldârda Koca Mehemmed Paşa Süleymân Hân'ın mi‘mârbaşısı Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân Ağa'ya kal‘a-misâl sarây-ı azîm inşâ etdirüp hâlâ bâğ-ı İremden nişân verir bir ravza-i rıdvân-misâl bir sarây-ı azîmdir kim vasfında lisân kâsırdır. Hâlâ hünkâr bâğçesidir kim başka ustası ve altmış aded külâhlı bostâncıları vardır. Ve civârında İslâmbol a‘yânlarının dahi mükellef ü mükemmel sarâyları var. Bir câmi‘i ve iki hânı ve bir sarây hammâmı taşra kalup hâss [u] âm içün oldu. Ve on aded bakkal ve habbâz ve zeyyât ve na‘lbe[n]d ve bozacı dükkânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 43a ·
metinde göster ·
… e bir câmi‘i ve anbârı ve kifâyet mikdârı cebehâne ve hidmetkârı ve iki aded su
sarnıçları var
. Bu kayalardan cereyân eden bârân-ı rahmet bu sarnıçlara leb-ber-leb olup cemî‘ …
Cânib-i cenûba mekşûf bir kapusu ve başka dizdârı ve yüz aded müsellah neferâtları ve on aded şâhî topları ve on aded tahta örtülü neferât evleri ve bir câmi‘i ve anbârı ve kifâyet mikdârı cebehâne ve hidmetkârı ve iki aded su sarnıçları var. Bu kayalardan cereyân eden bârân-ı rahmet bu sarnıçlara leb-ber-leb olup cemî‘i ehl-i teferrüc bu âb-ı hayâtdan nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89a ·
metinde göster ·
… yigirmi aded kayağan örtülü hâneleri ve bir câmi‘-i sağîri ve bir anbârı ve su
sarnıçları var
, ammâ topları ve cebehâneleri yokdur. Cânib-i şarka meyyâl bir kapusu var.
Eşkâl-ı zemîn-i kal‘ası: Evc-i semâya ser çekmiş bir refî‘u'l-bünyân ve bir kal‘a-i dâr-ı gâziyândır kim misli meğer kal‘a-i Amâdiyye ve kal‘a-i Van ola. Bir kırmızı kayalı ve şâhin ve zağanos yuvalı tell-i refî‘ üzre seng-tırâş bir kal‘a-i savaş-ı hâzır-bâş bir hisâr-ı üstüvârdır kim güyâ hemân Erzurûm'a karîb kal‘a-i Kemah gibidir, ammâ bu gâyet küçükdür, lâkin şâhin yuvası kal‘a-i bî-hemtâdır. Derûn-ı hisârda ancak yigirmi aded kayağan örtülü hâneleri ve bir câmi‘-i sağîri ve bir anbârı ve su sarnıçları var, ammâ topları ve cebehâneleri yokdur. Cânib-i şarka meyyâl bir kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159a ·
metinde göster ·
ve ancak bir yolu var, gâyet sarp yol olmağile yolun yemîn ü yesârına Şeddâdî b …
Ve kal‘a hâricinde bir su sarnıcı var ve ancak bir yolu var, gâyet sarp yol olmağile yolun yemîn ü yesârına Şeddâdî binâ ile korkuluk binâ etmişler, zîrâ bu yolda niçe kerre atların ve âdemlerin ayakları sıyrılup niçe yüz hayvânâtlar hezâr-pâre olmuşlardır. Ol ecilden yolun tarafeynine korkuluk yapmışlardır. Bu yoldan âdem geçerken aşağı nazar etse zehresi çâk olur. Üç bin adım aşağısı gayyâ ve derk-i esfel deresinden nehr-i Yadra sâ‘ika gibi gürleyüp cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
… yları serâpâ gûn-â-gûn elvân kiremitler ile mebnî olup her biri dürr-i beyz-âsâ
sarâyları var
. Ve şehir içre âyende vü revende küffârları cemapur askeri gibi cünûd-ı cünüble …
Kat-ender-kat beşer ve altışar tabaka ma‘mûr sarâylar ve bâğ u bâğçe ve manastırlar ve çanlık kulleleri ile ârâste ve cümle damları rusâs-ı hâs ile pîrâste olup her bir menhûshâne sarâyları serâpâ gûn-â-gûn elvân kiremitler ile mebnî olup her biri dürr-i beyz-âsâ sarâyları var. Ve şehir içre âyende vü revende küffârları cemapur askeri gibi cünûd-ı cünübleri çok idi. Bu Graviçe şehrin ubûr edüp ertesi gün yine taraf-ı şimâle gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5b ·
metinde göster ·
… dir. Ve cümle iki bin aded kiremit ile mestûr tahtânî ve fevkânî mükellef vâsi‘
sarâylar var
. Cümleden ma‘mûr u müzeyyen biri paşa sarâyı bâğ-ı Merâm'dır. Bunda bir hafta s …
Bu varoş kal‘anın kıble tarafında bâğlı ve bâğçeli ve müşebbek bostânlı varoş-ı azîmdir kim cümle 14 mihrâbdır. Cümleden Pîrî Paşa câmi‘i, babası Mütedeyyin Paşa câmi‘i. El-hâsıl beşinde salât-ı Cum‘a edâ olunur, mâ‘adâ mahalle mesâcidleridir. Ve cümle iki bin aded kiremit ile mestûr tahtânî ve fevkânî mükellef vâsi‘ sarâylar var. Cümleden ma‘mûr u müzeyyen biri paşa sarâyı bâğ-ı Merâm'dır. Bunda bir hafta sâkin olup murâd [u] merâmımıza erüp cân sohbetleri etdik. Lâkin bu şehrin akar suları yokdur, cümle dörd yerde âb-ı hayât kuyuları vardır. Ve gâyet ganîmet şehirdir. Hatta bir at yemi bir kuş gözü akçeye ve bir kuzu on akçeye ve bir araba kavun ve karpuz beş peneze bey‘ olunur. Ve cümle re‘âyâsı Macar değildir, kefere-i Eflakândır. Bu mahaller gayri Macaristân'dan değildir, Baçka ve Laşka vilâyetleri add olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79a ·
metinde göster ·
… yen kat-ender-kat kârgîr binâ kiremit örtülü ve şindire tahta ile mestûr ma‘mûr
sarâylar var
. Bunda sâkin olanların ekseri mücerred askerî tâ’ifeleridir.
Ve bu iç kal‘ada yeniçeri ağası ve yeniçeriler ve cebecibaşı ve cebeciler ve topçubaşı ve topçular ve yerli kulları sâkindirler, ammâ gâyet musanna‘ ve müzeyyen kat-ender-kat kârgîr binâ kiremit örtülü ve şindire tahta ile mestûr ma‘mûr sarâylar var. Bunda sâkin olanların ekseri mücerred askerî tâ’ifeleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
… ı aşağı Hacı derelerinden eşeklerle kal‘aya su taşırlar. Zamân-ı kadîmde ma‘mûr
sarnıçları var
imiş, hâlâ mu‘attaldır.
Hattâ bu kal‘ada aslâ çârsû-yı bâzâr dükkânları ve hân ve hammâmları ve bâğ u bâğçeleri ve suları yokdur. Cümle suları aşağı Hacı derelerinden eşeklerle kal‘aya su taşırlar. Zamân-ı kadîmde ma‘mûr sarnıçları var imiş, hâlâ mu‘attaldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123a ·
metinde göster ·
. Kavm-i Acem ana Serâv derler kim Cığaloğlu vezîrin münhezim olduğu Serâv'dır. …
Vilâyet-i Âzerbâycân'da şehr-i Sarây var. Kavm-i Acem ana Serâv derler kim Cığaloğlu vezîrin münhezim olduğu Serâv'dır. Moğol kavmi dahi bu Sarây şehrine Serâv der, ammâ bu şehr-i Sarây'a Sarây-ı Cingiz Hân derler. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp âhır-ı kâr Hulâgû Hân Mâverâü'n-nehir'den Hekîm Tûsî ile bu şehre gelüp şehr-i Sarây'ı harâb edüp ahâlîsin Hulâgû cümle helâk etdi. Ba‘dehu Abakay Hân ve Tohtabay Hân amâr edüp sene (---) târîhinde Timur Hân Kırım'da Tohtamış Hân üzre giderken bu şehr-i azîmi hayfâ dirîğ kim harâb u yebâb halkını kebâb edüp gider. Hâlâ eser-i binâları iki merhale yerden zâhir ü bâhirdir. Ba‘dehu Maskov kralı Timur Hân merhûm oldukdan sonra sene (---) târîhinde amâr edüp ol zamândan berü bu şehr-i Sarây Maskov kralı hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 168b ·
metinde göster ·
Ve bu orta kal‘anın nehr-i Ten tarafındaki kapunun iç yüzünde paşa
sarâyı var
. Ancak elli altmış aded odalardır. Altında yüz kadar at alur âhûru ve küçük hav …
Ve bu orta kal‘anın nehr-i Ten tarafındaki kapunun iç yüzünde paşa sarâyı var. Ancak elli altmış aded odalardır. Altında yüz kadar at alur âhûru ve küçük havlısı var. Ve Ten suyuna nâzır kal‘a dîvârı üzre Ak Mehemmed Paşa bir köşk binâ etdi. Henüz sarâyda bir teferrücgâh, bir kasr-ı zîbâ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184b ·
metinde göster ·
… â sayd [u] şikârı da gâyet çokdur. Ve hâlâ yukaru kal‘ada cihânnümâ bir pâdişâh
sarâyı var
. Sâfî kurşum örtülü örtülü maksûreleri ve müteaddid ve hücreleri ve kâ‘aları va …
Taht-ı kadîmdir kim Sultân Bâyezîd-i Velî bunda niçe zamân sâkin olmuşdur. Hattâ Selîm Hân-ı Evvel Bâyezîd Hân pederinden hilâfeti cebren aldıkda Bâyezîd Hân'ı bu Dimetoka tahtgâh-ı kadîmdir deyü bunda nefy edüp Havsa nâm mahalde Bâyezîd Hân merhûm olup na‘şın İslâmbol'a götürüp câmi‘inin mihrâbı önünde defn ederler. Ya‘nî bu kal‘a tahtgâh-ı kadîm olup Mûsâ Çelebi Sultân ibn Yıldırım Hân dahi bunda sâkin olurdu, zîrâ sayd [u] şikârı da gâyet çokdur. Ve hâlâ yukaru kal‘ada cihânnümâ bir pâdişâh sarâyı var. Sâfî kurşum örtülü örtülü maksûreleri ve müteaddid ve hücreleri ve kâ‘aları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a ·
metinde göster ·
… cüvân u muğâna ni‘metleri mebzûldür. Ve âsitâne meydânı içre bir âb-ı hayât su
sarnıcı var
kim mâh-ı Temmûz-ı nevrûzda gûyâ buz pâresidir.
Ve cemî‘i müsâfirîn ü mücâvirîne matbah-ı Keykâvuslarından ni‘metleri mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl ale'l-ittisâl bay u gedâya ve pîr [ü] cüvân u muğâna ni‘metleri mebzûldür. Ve âsitâne meydânı içre bir âb-ı hayât su sarnıcı var kim mâh-ı Temmûz-ı nevrûzda gûyâ buz pâresidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207a ·
metinde göster ·
Ve iç kal‘ası içinde ancak dizdâr evi ve cebehâne ve gılâl anbârı ve su
sarnıçları var
, gayri ma‘mûrâtdan bir şey yokdur. Ammâ cânib-i erba‘asındaki odalar üzre kireç …
Ve iç kal‘ası içinde ancak dizdâr evi ve cebehâne ve gılâl anbârı ve su sarnıçları var, gayri ma‘mûrâtdan bir şey yokdur. Ammâ cânib-i erba‘asındaki odalar üzre kireç ile sıvalı bârân-ı rahmetden akan su yolları olup su sarnıçlarına gider. Ammâ bu iç kal‘anın ortası bir vâsi‘ meydân olup altında su sarnıcı ve bir servi ağacı olup cânib-i şimâle nâzır bir iç kal‘a kapusu var. Ammâ taşra kal‘ası bu iç kal‘aya muttasıl çâr-kûşe bir kal‘a-i metîndir. Lâkin yalçın kayalar üzre olmak ile her tarafında aslâ handakları olmayup bunun dahi taraf-ı garba nâzır bir kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a ·
metinde göster ·
… sulh iken azîm iskele imiş. Hâlâ yedi kral balyoz Frenkleri ve konsolozlarının
sarâyları var
, ammâ Venedik balyozu yokdur.
Bu kal‘a-i mezkûrun garb tarafı taşrasında cümle iki yüz aded kiremit örtülü ma‘mûr Urûm keferesi evleri var. Kal‘aya aslâ kefereler giremez. Zamân-ı kadîmde Venedik ile Âl-i Osmân sulh iken azîm iskele imiş. Hâlâ yedi kral balyoz Frenkleri ve konsolozlarının sarâyları var, ammâ Venedik balyozu yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a ·
metinde göster ·
Ve yetmiş bin guruş iltizâmlı gümrük emîni oturup iskele başında bir gümrükhâne
sarâyı var
, hâlâ ma‘mûr durur ammâ ne emîni var ve ne cây-ı emânı var. Venedik keferesi ha …
Ve yetmiş bin guruş iltizâmlı gümrük emîni oturup iskele başında bir gümrükhâne sarâyı var, hâlâ ma‘mûr durur ammâ ne emîni var ve ne cây-ı emânı var. Venedik keferesi havfinden müselmânları yokdur ammâ kefereleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a ·
metinde göster ·
… bir küçük hadîd bâb-ı şedîdi var ve cümle beş aded evleri var. Ammâ bir azîm su
sarnıcı var
cemî‘i bârân-ı rahmet mîzâblar ile cereyân edüp bir katre mâ-i matar hebâya git …
Ve bu mevsûf olan aşağı kal‘adan beyâz kayalı yol ile baş yukaru orta kal‘aya çıkup cânib-i cenûba nâzir bir küçük hadîd bâb-ı şedîdi var ve cümle beş aded evleri var. Ammâ bir azîm su sarnıcı var cemî‘i bârân-ı rahmet mîzâblar ile cereyân edüp bir katre mâ-i matar hebâya gitmeyüp yollardan sarnıca dolar, pâk kayalı şâhrâhları var. [Ve] bu kal‘ada aslâ kelb yokdur kim bevvâblar komazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… ârin kullesi içinde kal‘a dizdârı hânesi ve cebehânesi ve gılâl anbârları ve su
sarnıçları var
, gayri şey yokdur.
Ve bu mezkû[r] üç kat iç kal‘aların tâ nârin kullesi içinde kal‘a dizdârı hânesi ve cebehânesi ve gılâl anbârları ve su sarnıçları var, gayri şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274b ·
metinde göster ·
Ammâ her evde beşer onar aded su sarnıçları mukarrerdir. Cümle üç bin aded
sarnıçları var
kim mâh-ı Temmûz'da her biri âb-ı hayât olup buz pâresidir, ammâ cümle sahrîcle …
Ammâ her evde beşer onar aded su sarnıçları mukarrerdir. Cümle üç bin aded sarnıçları var kim mâh-ı Temmûz'da her biri âb-ı hayât olup buz pâresidir, ammâ cümle sahrîcleri mühürlüdür kim bir komşu bir komşuya bir katre içmeğe su vermez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277b ·
metinde göster ·
… cümle eşkâl-i imârâtların resm etdim. Ammâ bu Fethiyye câmi‘i içre bir azîm su
sarnıcı var
kim cemî‘i bu iç kal‘a halkı ana muhtâc olup eyyâm-ı bahûrda gûyâ buz pâresi su …
Bunda ancak Fethiyye câmi‘i var, Süleymân Hân'ındır kim kenîseden velî olunup tûlen ve arzen ellişer ayak olup sâde kiremitli ve bir mevzûn minâreli kâmil altmış beş ayak taş nerdübân ile hakîr bu bânghâneye urûc edüp şehrin tarh [u] tarz, eşkâl-i esâs-ı binâsın seyr [ü] temâşâ edüp bir tabak kâğıza kal‘anın cümle eşkâl-i imârâtların resm etdim. Ammâ bu Fethiyye câmi‘i içre bir azîm su sarnıcı var kim cemî‘i bu iç kal‘a halkı ana muhtâc olup eyyâm-ı bahûrda gûyâ buz pâresi suyu var, bir rûhâniyyetli câmi‘-i nûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 279b ·
metinde göster ·
kim her birinin ta‘rîf ü tavsîfinde lisân âcizdir. Ammâ bu liman tarafı dîvârla …
Ve bu limanın maşrıkı tarafında cümle yigirmi aded tershâne gözleri var. On altısı kârgîr ve toloz kemer binâlardır. Dördü hîn-i muhâsarada sehelce vîrânca olup limana nâzır sarâylar var kim her birinin ta‘rîf ü tavsîfinde lisân âcizdir. Ammâ bu liman tarafı dîvârlarının iç yüzleri toprak yığılı değildir, hemân sâde kalın kal‘a dîvârlarıdır. Ammâ kara taraflarıı dîvârının iç yüzleri kûh-ı Demâvend-misâl yüz altmışar adım enli dağlar gibi toprak yığılıdır kim kal‘a dîvârlarından onar arşın topraklar yüksekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284b ·
metinde göster ·
kim her biri kat-ender-kat cihân-nümâ sarâylardır. Bu kal‘a ve taşra kal‘a ve t …
Der-sitâyiş-i kal‘a-i meyân: Mezkûr büyü[k] hisârın tâ ortasında bir mürtefi‘ yerde cihân-nümâ bir iç kal‘adır kim cümle üç aded kapuları var. Biri cânib-i şarka ve biri taraf-ı garba ve biri nerdübân ile enilüp çıkılup çârsû-yı bâzâra işler bir bâbdır kim öbür kapulardan küçükdür. Ammâ öbür büyük kapulardan bir kapuya varınca bu iç kal‘a ortasında bir vâsi‘(î) pâk kaldırımlı şâhrâhın yemîn [ü] yesârında aceb kârgîr binâlı musanna‘ azîm sarâyları var kim her biri kat-ender-kat cihân-nümâ sarâylardır. Bu kal‘a ve taşra kal‘a ve taşra bâğ u bâğçeler kâfir zamânı ol kadar ma‘mûr u müzeyyen imiş kim gûyâ her hânedâ[n] kasr-ı İrem ve her bir bâğçe cinîn-i hurrem imiş kim ta‘bîr ü tavsîfden müberrâdır. Lâkin henüz ilâ yevminâ hâzâ ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 285a ·
metinde göster ·
. Mâh-ı Temmûz'da suyu buz pâresidir. Bu haremin etrâfında dâru't-tedrîs hücrele …
Ve câmi‘in solundaki harem içre bir âb-ı hayât su sarnıcı var. Mâh-ı Temmûz'da suyu buz pâresidir. Bu haremin etrâfında dâru't-tedrîs hücreleridir. Ve imâretinde ni‘meti subh u mesâ mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
… isâl bir câmi‘-i bî-misâldir. Ve sol tarafındaki medrese içre bir âb-ı hayât su
sarnıcı var
. Etrâfı dâru't-tedrîs-i âlimân-ı müfessirânlar sâkindir kim şeb [ü] rûz ilm-i h …
Kal‘anın cenûbî tarafında Yüksek tabya kurbunda kiremitli ve çanlık minâreli bir bâbâyâne sâde güzeli bâğ-ı Merâm misilli bir hıyâbân [u] gülistân bâğçeli ve bir imâret ve medreseli bir ok menzili kadar bâğçe-i azîm içinde Ürd-i behişt-i heşt-misâl bir câmi‘-i bî-misâldir. Ve sol tarafındaki medrese içre bir âb-ı hayât su sarnıcı var. Etrâfı dâru't-tedrîs-i âlimân-ı müfessirânlar sâkindir kim şeb [ü] rûz ilm-i hadîs tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314a ·
metinde göster ·
. Ve câmi‘ içre mü’ezzinânların mahfili altın[d]a bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve …
Ve sağ tarafında bir âb-ı hayât su sarnıcı var. Ve câmi‘ içre mü’ezzinânların mahfili altın[d]a bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve minâresi yine eski çanlıkdır, ammâ tâ zirve-i a‘lâsı ortasında bir minâre külâhı binâ olunup bir şerîfesi var, gâyet musanna‘dır. 314b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314a–314b ·
metinde göster ·
… izim kurâların keçileri ve koyunları otlayup gezerler. Ve ba‘zı mahallerinde su
sarnıçları var
imiş kim cümle hayvânâtları sularlar. Bir küçük manastırı nümâyân idi ammâ bu c …
Cezîre-i Turli: Hâlâ sulh içinde bizim olmuşdur, ammâ bir küçük ensiz adacıkdır kim devri on mîldir, ammâ gâyet çemenzâr mahsûllü adadır. Beri tarafda bizim kurâların keçileri ve koyunları otlayup gezerler. Ve ba‘zı mahallerinde su sarnıçları var imiş kim cümle hayvânâtları sularlar. Bir küçük manastırı nümâyân idi ammâ bu cezîreye geçüp temâşâ etmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… rde acı suları vardır ammâ zarûretde içilir. Ve niçe yerlerinde kayadan oyma su
sarnıçları var
kim cümle bârân-ı rahmet anlarda cem‘ olup kâhîce âb-ı hayât suları dahi bulunu …
Ve iki yerde acı suları vardır ammâ zarûretde içilir. Ve niçe yerlerinde kayadan oyma su sarnıçları var kim cümle bârân-ı rahmet anlarda cem‘ olup kâhîce âb-ı hayât suları dahi bulunur, ammâ limanlarında gâyet latîf tekir balıkları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329b ·
metinde göster ·
Bu iç kal‘a kara tarafında şehre nâzır kat-ender-kat kral
sarâyı var
. İçinde ancak dizdâr sâkin olur. Bir harâb mescidi var ammâ aslâ kal‘a içinde d …
Bu iç kal‘a kara tarafında şehre nâzır kat-ender-kat kral sarâyı var. İçinde ancak dizdâr sâkin olur. Bir harâb mescidi var ammâ aslâ kal‘a içinde dükkânları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 345b ·
metinde göster ·
… eli bir küçük câmi‘dir. Kal‘anın ba‘zı evlerinde bârân-ı rahmetden cem‘ olma su
sarnıçları var
, zîrâ suya pek muhtâclardır. Kal‘a içinde câ-be-câ ağaçlar vardır, ammâ hammâm …
Eşkâl-i kal‘ası: Bir sivri yalçın sarımtırak püşte-i âlî üzre Yanya Venedik küffârı amâr etmiş bir küçük seng binâ bir sûr-ı ra‘nâ-yı şekl-i muhammes bir kal‘acıkdır ammâ iki katdır. Lâkin handakı yokdur. İçinde mühimmât cebehâneleri çokdur. Ve cümle kırk mikdârı kiremitli evleri vardır. İç hisâr cirmi kâmil bin altmış aded adımdır. Derûn-ı hisârda Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i kiremitli ve kârgîr minâreli bir küçük câmi‘dir. Kal‘anın ba‘zı evlerinde bârân-ı rahmetden cem‘ olma su sarnıçları var, zîrâ suya pek muhtâclardır. Kal‘a içinde câ-be-câ ağaçlar vardır, ammâ hammâm ve hân ve çârsû-yı bâzârlar yokdur. İki katında birer demir kapuları var, şâhrâhdır. Biri şarka ve biri garba nâzır bâb-ı kavîlerdir, ammâ şarka nâzır olan kapu kal‘anın altındaki varoşuna açılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350a ·
metinde göster ·
… m hânesi olup bir mescidi ve bir gılâl anbârı ve bir cebehâne mahzeni ve bir su
sarnıcı var
. Bunlardan gayri çârsû-yı bâzâr ve hân u hammâm ve câmi‘ yokdur kim gâyet küçük …
Ve cânib-i şarka bir demir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada üç aded kiremitli hânecikleri var. Biri dizdâr ve biri kethudâ ve biri imâm hânesi olup bir mescidi ve bir gılâl anbârı ve bir cebehâne mahzeni ve bir su sarnıcı var. Bunlardan gayri çârsû-yı bâzâr ve hân u hammâm ve câmi‘ yokdur kim gâyet küçük kal‘acıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352a ·
metinde göster ·
… t aşkıyâlardır. Hattâ sûhtevâtlarının başlarında bir gûne perîşânî serçe yuvalı
sarıkları var
kim gören âdemler gülmeden hayrân olurlar.
Reng-i rûyları cümle bay u gedâ-yı sağîr ü kebîr pîr [ü] cüvânın yüzleri humret üzredir, zîrâ cümle ehl-i tarab ve ayş [u] ışrete mâ’il bir alay gâziyân-ı mücâhidânlardır. Ammâ tâze yiğitleriyle sûhte ulemâları gâyet aşkıyâlardır. Hattâ sûhtevâtlarının başlarında bir gûne perîşânî serçe yuvalı sarıkları var kim gören âdemler gülmeden hayrân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352b ·
metinde göster ·
, gâyet cihânnümâdır kim cümle Avlonya sahrâsı ve Körfez deryâsı ve yüz elli mîl …
Ana karîb Gâzî Sinân Paşa sarâyı var, gâyet cihânnümâdır kim cümle Avlonya sahrâsı ve Körfez deryâsı ve yüz elli mîl ba‘îd Körfez deryâsı içre Körfez cezîresi ve Avlonya körfezi içi ve Dukat ve Porgonat körfezi içi ve kenârlarında (---)(---) kal‘ası (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) kal‘ası cümle bu Kanye kal‘asından nümâyândır, tâ bu mertebe zirve-i âlîde binâ olunmuş kal‘a-i Kanye'dir kim cihân ayak altında nümâyândır. 361a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b–361a ·
metinde göster ·
… ed kiremit örtülü kâr-ı kadîm hâneleri ve gılâl anbârları ve cebehâneleri ve su
sa[r]nıçları var
.
Ve bu kal‘anın üç kat kapuları var. Biri kıble tarafına nâzırdır kim ol tarafda olan varoşa açılır. Ve bir kapusu poyraz cânibine meftûhdur kim aşağı Avlonya kal‘asına gider yoldur. Ve biri dahi cenûb tarafındaki Küçük varoşa açılır, ammâ bu kapunun yanında iç kal‘adır kim anın bir kapusu şarka nâzır olup yine kal‘a içre açılır. Bu iç kal‘a içinde ancak yigirmi aded kiremit örtülü kâr-ı kadîm hâneleri ve gılâl anbârları ve cebehâneleri ve su sa[r]nıçları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361a ·
metinde göster ·