… ederler. Pîrleri bizzât Hazret-i Resûl-i Ekrem'dir kim Mekke'den Busrâ şehrine
sarık
götürüp bey‘ edüp kendüler beyâz destâr-ı Muhammedî sardılar, sonra geysûdâr ol …
{Esnâf-ı dülbendciyân: Dükkân 100, neferât 500, bunlar dahi âmâde ubûr ederler. Pîrleri bizzât Hazret-i Resûl-i Ekrem'dir kim Mekke'den Busrâ şehrine sarık götürüp bey‘ edüp kendüler beyâz destâr-ı Muhammedî sardılar, sonra geysûdâr olup Hazret-i Alî ile siyâh imâme sardılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 192b ·
metinde göster ·
Ve bu tâ’ifenin bir iftihârları dahi oldur kim bir yeşil
sarık
üzre bir eski deriden bayrakları vardır, tâ Dahhâk-i Mârî'yi katl eden Kâve-i â …
Ve bu tâ’ifenin bir iftihârları dahi oldur kim bir yeşil sarık üzre bir eski deriden bayrakları vardır, tâ Dahhâk-i Mârî'yi katl eden Kâve-i âhenger'in önündeki sahtiyân şeddir kim "Anı bayrak edüp Dahhâk üzre gulû edüp Dahhâk'ı katl etdi, ol meşin bayrak budur" deyü iftihâr edinirler. Ammâ gâyet hıfz edüp alay-ı azîm ile güzeşt ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 194a ·
metinde göster ·
… ücâhid-i fî-sebilillahdır. Gerçi herkes ile hüsn-i ülfet içün güler ve oynar ve
sarık
bozup güleş eder ve murâdı üzre satranc oynarken piyâde yerine şâhı verüp atı f …
Hattâ cirîd meydânında hakîre latîfe yüzünden bir cirîd atup yüzüme isâbet edüp dörd aded dişlerim boğazıma dıkup Defterdârzâde efendimiz hayli müte’ellim olup dörd dişimin kısâsına karşılık bir kîse cerîme ve bir küheylân esb-i fetâh bile cerîme verüp sulh olduk. Ammâ Hazret-i Kur’ân-ı Azîmi ve Furkân-ı Mecîdi tilâvet ederken mehâric-i hurûfun savt-ı sağîr ile edâ olunur, sîn ve şın ve sâd ve zâ ve dâl misillü hurûfların kemâ hüve hakkahu edâ-yı mehâric-i hurûf edemez olduk. Ammâ dişlerim kırdığı yine Seydî Paşa'ya helâl olsun. Yedi küheylân at ve yedi Gürcî gulâm ve iki kîse ve niçe hil‘at-ı fâhire ihsânlarını görmişim, bir sahî, sâhib-i kerem ve gıll [u] gışdan berî ve kîn u kibr u buğz adâvet u hased ü nifâkdan müberrâ bir halûk ve halîm ve selîm ve garîb-dost ve sebük-rûh ve sâde-dil ve saf-derûn ve tevâbi‘ u levâhık-perver, asker-keş ve adüv-küş ve server-i hünerver ve dilâver, er kişi idi. Gerçi ilm u fazîlet u bâhire sâhibi değil idi, ammâ şehbâzlık ile kuvvet-i kâhire sâhibi bir Arab evli Hâtem-i Tây-meşreb deryâ-dil ü hoş-sohbet ve sebük-rûh [u] hoş-ışret 336a merd-i meydân, fârisü'l-hayl, pehlivân ve zekiyyü't-tab‘ [ve] hâkim-i cerrî kimesne idi. Ve cemî‘î menâhîden müberrâ, pâk-i‘tikâd müslim ve muvahhid ve muhibb-i ulemâ ve sulehâ ve muhibb-i guzât-ı müslimîn ve mücâhid-i fî-sebilillahdır. Gerçi herkes ile hüsn-i ülfet içün güler ve oynar ve sarık bozup güleş eder ve murâdı üzre satranc oynarken piyâde yerine şâhı verüp atı fil gibi oynardı. Şahı vezîr yerine verüp "ben sağ olayım" derdi. Bu dahi lâtîfe gûne bir hüsn-i hulku idi. Ammâ cümle ahlâk-ı hamîdesiyle muttasıf olduğundan memdûh şey-i garîb gurebâya at ve bisât ve ihsân u in‘âm edüp çerâğ etmesi ve bây u gedâya ni‘meti dâ’imâ mebzûl olması cümle evsâf-ı cemîlesinden memdûhdur. Hudâ cümle müşkil işlerin âsân ide.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 335b–336a ·
metinde göster ·
… eni temâşâ edüp tebessüm etmededir. Bu kelleye kelle-pûş ve kalpak ve gulpûş ve
sarık
ve kavuk-ı terpûş olamadığından mutâflarda dokunmuş bir gûne at çulundan kâr-ı …
Diğer ve-mine'l-acâ’ib-i sun‘-ı Hudâ: Bu şehr-i Karahisâr'ın bir berber dükkânı önünde bir ma‘sûm-ı pâk gördüm. Babası yanında durup âyende vü revendeye arz-ı hâcât edüp ol ma‘sûm-ı nâ-resîde içün sadaka ricâ eder. Ammâ ol ma‘sûm tahmînen sekizinde ve tokuzuna bâliğ idi. Sâni‘-i Ezel hikmet-i kudretin izhâr içün bu gulâma bir baş halk etmiş kim Âd [u] Semûd kavminden berü eyle bir baş meğer Akkirmân'da Salsal'in başı halk olmuş ola. Ol kadar büyük başdır kim gûyâ Adana kabağı ve Van lahanası ve husrevânî küp kadar var ve gerdeni ol kadar rakîkdir kim gûyâ kol kalınlığıdır. Bu nahîf gerden bu kellem seri dutmağa iktidârı olmaduğundan iki aded çatal çubuğun çatallarına keçeler sarup ma‘sûmun kellesinin iki cânibine çatal ağaçları destek edüp dayamışlar. Ağaçların uçları demir temrenli yire sancmışlar, durup gulâmın kellesin ol çatal ağaçlar zabt eder. Yohsa bir vech ile ol devletlü başı ol gerden-i nahîf dutmak mümkün değildir. Ol gulâm ensesin berber dükkânına dayayup geleni geçeni temâşâ edüp tebessüm etmededir. Bu kelleye kelle-pûş ve kalpak ve gulpûş ve sarık ve kavuk-ı terpûş olamadığından mutâflarda dokunmuş bir gûne at çulundan kâr-ı gazâlî bir gûne at tobrası gibi çuldan başına bir arakıyye etmişler. Tâ bu mertebe kazan kadar kellesi var. Kaşları iki parmak enli ördek zülüfü gibi büklüm büklüm siyâh kaşı tâ kulaklarına dek varmış ve kulakları yine benî Âdem gûşu gibi ammâ Kürd kavmi çarığı kadarlar. Ve gözleri; uğu kuşu gibi müdevver elâ gözleri var, gâyet büyükdür. Ve kirpikleri, tîr-i müjgân gibi siyâh kirpikleri var. Ve burnu, asma bir gûne minkârı var kim gûyâ Mora patlıcanı kadar var. Nefes alup verdikçe sakağı olmuş bârgîr burnu gibi burnunun kılâğları varup gelirdi. Ve ağzı ol kadar vâsi‘dir kim dehânın küşâde etse bir karış açılup bir hûrde karpuzu hora geçirüp tenâvül ederdi. Ammâ hikmet-i Hudâ yine otuz iki dişi vardır. Lâkin iki dişi dudaklarından aşağı üst çenesinden sarkmış, iki dişi aşağı çenesinden yukaru dudağından taşra çıkmış dişleri var. Dördü dahi sivri, keskin dişlerdir. Ve dudakları la‘l-gûndır ammâ gâyet şütürlüdür. Dâ’imâ ağzından salyârı akar ve dâ’imâ halka güle güle bakar. Tatarî ve Kalmağî çehre-i kebîri var. Saçı kıvrak Arab geysuları gibi kıvırcık saçlıdır. Kolları ve sînesi yine sekiz yaşında ma‘sûm gövdesi gibidir. Ammâ parmakları incecik ve ayakları nâne çöpü gibi bir ma‘sûm idi. Âyet:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 343b ·
metinde göster ·
… leden kırgı balığı ve ala balığının gûnâ-gûnu ve hârûn balığı ve sıka balığı ve
sarık
balığı alcık balığı ve çüngüs balığı ve acarlı balık ve pullu balık ve yassı ba …
Bundan gayri göller âb-ı hayâtdan nişân verir. Esvâb gasl ederken aslâ sâbûn isti‘mâl olunmaz. Ve hikmet-i Hudâ bu kadar bin sagîr u kebîr halîc u buhayreler vardır. Bir gölde olan mâhî bir gölde yokdur. Cümleden kırgı balığı ve ala balığının gûnâ-gûnu ve hârûn balığı ve sıka balığı ve sarık balığı alcık balığı ve çüngüs balığı ve acarlı balık ve pullu balık ve yassı balık niçe bin envâ‘ mâhîleri vardır. Aslâ birinde balık râyihası yokdur. Ve cümlesi mukavvî ve müferrihdir ve her birinin âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim diller ile ta‘bîr olmaz ve mülûk [u] selef selâtînlerin âsâr-ı binâları var kim her biri tâk-i Kisrâdan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 89a ·
metinde göster ·
… akşırları gâyet daracık çuka ve beyâz güderi çakşır geyerler ve başlarında aslâ
sarık
yokdur. Cümle kırmızı ve yeşil çuka semmûr kalpaklar üzre şahin kanatlı tâc gey …
Ve halkı cümle Boşnak'dır. Serhadli gibi kısa ve daracık esbâb geyerler, zîrâ Hadîs-i şerîfde Arapça fehvâsınca dizleri gözünde çuka serhadli ve Kutmen kürk ve çuka dolama ve güderi dolamalar geyüp yenlerinde ve göğüslerinde cümle gümüş düğmelerdir ve bellerinde kuşakları harîr zünnâr teybend kuşaklardır ve çakşırları gâyet daracık çuka ve beyâz güderi çakşır geyerler ve başlarında aslâ sarık yokdur. Cümle kırmızı ve yeşil çuka semmûr kalpaklar üzre şahin kanatlı tâc geyer bir alay-ı gâzîyân-ı mücâhidândırlar, ammâ ulemâya ve gurebâlara gâyet rağbet edüp zekât ve sadaka verirler ve zenâneleri aslâ kapudan taşra çıkmazlar. İllâ Arapça ile musallâya cenâze namâzına çıkarırlar. Bu husûsda gâyet muta‘assıb kavimdirler, ammâ hakkâ ki kitâb hükmünce ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121a ·
metinde göster ·
… ım gelüp ve zahîre-bahâ bir akçe ve habbe almayup kal‘a imâmı Nâ’imîzâde'ye bir
sarık
hibe edüp bu kal‘adan kırk aded refîkler ile bir günde cânib-i (---),
Bunlarda aslâ koyun ve kuzu ve keçi ve sığır ve at ve katır yokdur. Gerçi çemenzâr yerlerdir, ammâ kâfir derdinden bir kobla, ya‘nî bir kısrak beslemeğe kâdir değiller. Bu kavme yazığım gelüp ve zahîre-bahâ bir akçe ve habbe almayup kal‘a imâmı Nâ’imîzâde'ye bir sarık hibe edüp bu kal‘adan kırk aded refîkler ile bir günde cânib-i (---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157b ·
metinde göster ·
… alı çakşır ve güderi dolama geyerler, ammâ a‘yân-ı kibârları semmûr ve atlas ve
sarık
geyerler.
Der-kıyâfet-i kabâ-yı eşkâl-i merd-i meydân: Cümle halkının esbâbları Arapça fehvâsınca dizleri gözünde kısa çuka esvâb geyüp başlarında yelken sâlihli ve porçavi ve şeb-külâh ve yeşil ve kırmızı semmûr kalpak ve kopçalı çakşır ve güderi dolama geyerler, ammâ a‘yân-ı kibârları semmûr ve atlas ve sarık geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87b ·
metinde göster ·
"Tîz bu gulâmların üzerlerine birer kat çuka dolama ve kontuş ve
sarık
ve kavuk ve çizme ve pâbuç ve birer binek bârgîrler verilsin" deyü fermân edüp …
"Tîz bu gulâmların üzerlerine birer kat çuka dolama ve kontuş ve sarık ve kavuk ve çizme ve pâbuç ve birer binek bârgîrler verilsin" deyü fermân edüp ol günde cümle ihsânları alup mükellef ü mükemmel iki köle sâhibi olduk. Eş-şükrülillâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99a ·
metinde göster ·
… tîf olduğundan mahbûb u mahbûbeleri vardır. Ve cümle Boşnakça kelimât edüp yine
sarık
ve kalpak geyerler. Ve her bâr Pirmorya ve Lopoşka ve Kotur uskoklarıyla ceng e …
Der-tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı kasaba-i Nevesin: Bu şehirde şiddet-i şitâ vefret üzre olmayup i‘tidâl üzre âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbeleri vardır. Ve cümle Boşnakça kelimât edüp yine sarık ve kalpak geyerler. Ve her bâr Pirmorya ve Lopoşka ve Kotur uskoklarıyla ceng ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 149b ·
metinde göster ·
Bu şehrin ensesi Dol deresi dağları ve bâğlarıdır. Bunun dahi halkı cümle kalpak ve beyâz sarık geyüp Boşnakça kelimât ederler, ammâ gâyet garîb-dost sofra sâhibi sâdıku'l-kavl gâzîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150a ·
metinde göster ·
… r cümle semmûr ton ve semmûr kalpak geyerler, nâdir kimesneler vardır kim beyâz
sarık
sara. Ve cümle kubâdî pâbûç ve çizme geyüp at ile gezerler.
Der-kıyâfetnâme-i kabâ-yı merd-i insân: Cümle halkı çuka kontuş ve çuka çakşır geyerler, ammâ kapukulları ve ot ağaları ve atalıkları ve mirza ve sultânlar cümle semmûr ton ve semmûr kalpak geyerler, nâdir kimesneler vardır kim beyâz sarık sara. Ve cümle kubâdî pâbûç ve çizme geyüp at ile gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127b ·
metinde göster ·
… p gorona ve korona ve manlifke ve kallevine derler. Hattâ Âl-i Osmân'da kallevî
sarık
nâm andan kalmışdır.
Ve Ferîdûn'un bir oğlu dahi Îrec'dir, anın oğlu Kûşeng'dir, anın oğlu mezkûr Menûçehr'dir kim Macar kavmi ecdâdıdır. Ve bu Menûçehr'in Macar mürted olan Mençâr'dır kim Mençâr'dan galat hâlâ Macar derler. Tâc-ı Hûşeng Şâh bu Mençâr'dan niçe ele girüp hâlâ Nemse çâsârı elinde kalup gorona ve korona ve manlifke ve kallevine derler. Hattâ Âl-i Osmân'da kallevî sarık nâm andan kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172b ·
metinde göster ·
… olup gezerler. Ammâ ibret-i acîbe kefere re‘âyâlarının bir nev‘i üç kulaç beyâz
sarık
sararlar. Dörd kulaç olsa kefereleri tecrîm ederler. Aslâ müselmân destârından …
Temâşâ-yı garîbe: Cümle zenâneleri 237a dahi kırmızı saya çukadan berata geyüp cevâhir ve incü püskülleri beratalarının depelerine zeyn edüp cümle Frengî atlâs ve kâmhâ ve hârâ ve dârâyî hil‘at-i fâhireler geyüp başlarında beyâz ızâr ve yüzlerinde kıldan nikâb ile mestûr olup gezerler. Ammâ ibret-i acîbe kefere re‘âyâlarının bir nev‘i üç kulaç beyâz sarık sararlar. Dörd kulaç olsa kefereleri tecrîm ederler. Aslâ müselmân destârından fark olmaz kefere re‘âyâlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236b–237a ·
metinde göster ·
ve gûnâ-gûn çukadâr peşliler geyüp bellerinde üç aded bıçaklar bir yerde ve aya …
Der-eşkâl-i libâs-ı gâziyân: Cümle pîr ü cüvân ve sığâr [ü] kibârı Cezâyir esbâbı geyüp levendâne gezer. İhtiyârları fes üzre sarık ve gûnâ-gûn çukadâr peşliler geyüp bellerinde üç aded bıçaklar bir yerde ve ayaklarında kara tomaklar geyerler. Cüvân yiğitleri beyâz baldırlı ve Freng pâbuçlu ve başlarında kırmızı fesli ve sîne-çâk ve bâzûları küşâde orta kuşaklı gezerler. Ammâ zenânelerini görmedim, ne gûne libâs geyerler, zîrâ bunda avret merhûme oldukda kapudan çıkar. Gâyet ehl-i ırz gayret-keş-i nâmûs ve hamiyyet sâhibi merd-i Hudâ yiğitleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267b ·
metinde göster ·
… bol ve yenleri dar esvâb-ı turfe geyüp cümle merd [ü] zenânları başlarına beyâz
sarık
sararlar, ammâ avretleri siyâh saçların târumâr edüp üzerine beyâz bir Keşâni s …
Ve bir turfe esbâb geyerler, ammâ cümle beyâz abâ kebe olup saçak saçak püsküllüdür. Belleri ince etekleri bol ve yenleri dar esvâb-ı turfe geyüp cümle merd [ü] zenânları başlarına beyâz sarık sararlar, ammâ avretleri siyâh saçların târumâr edüp üzerine beyâz bir Keşâni sarığın geydikde bir hey’et-i mecmû‘a mudhik aceblülü eşkâl-i garîbe olur kim görenler gülmeden vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276b ·
metinde göster ·
… â-yı eşkâl-i ricâl-i merd-i meydân: Cümle halkı çuka ferrâce ve dolamalar geyüp
sarık
sararlar. Tâzeleri kırmızı arakiyye ve bağır yeleği ve kopçalı çakşır ve Kubâdî …
Der-kabâ-yı eşkâl-i ricâl-i merd-i meydân: Cümle halkı çuka ferrâce ve dolamalar geyüp sarık sararlar. Tâzeleri kırmızı arakiyye ve bağır yeleği ve kopçalı çakşır ve Kubâdî pâbuç geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366b ·
metinde göster ·
Ve bu sakız hâsıl olan kurâların kefereleri serâpâ müselmânlar gibi beyâz sarık sararlar. Mirî sakız Y 56b keferesi idiği andan malûmdur. Ammâ gayri kefereleri siyâh Freng şapkası geyerler. Ve şehir Urumu ve Freng-i bed-rengi kırmızı reng Cezâyir fesi geyüp geysûların târmâr kılurlar. Saçları olmayanlar fes ile aslâ müselmândan seçilmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y56a–Y56b ·
metinde göster ·
… si gâyet memdûhdur. Ve cümle halkı garîb-dostlardır. Ekseriyyâ Teke külâhı üzre
sarık
sararlar. Ve dâ’imâ müsâfir ararlar. Ve çuka ferrâce ve mâvî ve neftî boğası ha …
Ve her evde birer âb-ı hayât mâ’-i tâhir zâhirdir. Ve bu şehir dâmen-i kûhda vâki‘dir. Ammâ şimâl cânibi küşâde olmak ile âb [u] hevâsı letâfetinden mahbûb u mahbûbesi gâyet memdûhdur. Ve cümle halkı garîb-dostlardır. Ekseriyyâ Teke külâhı üzre sarık sararlar. Ve dâ’imâ müsâfir ararlar. Ve çuka ferrâce ve mâvî ve neftî boğası haftan geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y132b ·
metinde göster ·
sararlar. Ve ayaklarına dizlerine dek dikişli postal geyüp beli kılıçlı ve eli …
Ve cümle halkı beyâz külâh üzre sarık sararlar. Ve ayaklarına dizlerine dek dikişli postal geyüp beli kılıçlı ve eli dâlyân tüfengli aşkıyâ mızraklu bahâdır ve kalkanlı şâhbâz levendâtları vardır. Ve gâyet şecî‘ u bahâdır kavimdir. Cümlesi Akdağ'a yaylağa çıkup bâğ u bâğçelerinde kesb-i hevâ edüp reng-i rûyları humret üzre olup rûz [u] şeb zevk u safâlarda olup tâze cân bulurlar. Ve lisânları Türk lisânıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y140a ·
metinde göster ·
… şürefâlar ile ahd-i mîsâk etdiler kim bir dahi sebzgûn destâr sarmayalar, beyâz
sarık
saralar. Ve şerîf olanlar kuyruksuz ata bineler. Ve tegeltilerinin önün ardına …
Ammâ Mısır Sultânı Kayıtbay asrında Y 358b sehel isyânları sebebi ile Melik Kayıtbay Mısır'dan on iki bin ahrec atlı asker ile ale'l-gafle Mekke'yi basup cümle şürefâyı kayd-bend edüp niçesin nefy-i beled edüp şehr-i Mekke içre yedi nefer sâdât-ı kirâm alıkoyup şürefâlar ile ahd-i mîsâk etdiler kim bir dahi sebzgûn destâr sarmayalar, beyâz sarık saralar. Ve şerîf olanlar kuyruksuz ata bineler. Ve tegeltilerinin önün ardına uralar. Ve yalın ayak ata bineler. Hâlâ bu ahd [ü] emân üzredirler. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile yine Mekke'ye gelüp şehr-i Mekke şürefâlar ile mâl-â-mâl olmuşlardır. Ammâ aslâ yeşil sarık sarınmazlar. Lâkin gayri esbâbları gâyet muhteşemâne Hind kâlâlarından zî-kıymet akmişe-i fâhireler ile mülebbes olup beyâz sûzenî sâdeler ve zâğî(?) ve mollâyî ve bâfteler ve germsûd ve hümâşâhî ve sof ferrâcelerin gûnâ-gûnların geyüp hıramânî hıramânî reftâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y358a–Y358b ·
metinde göster ·
… ekke'ye gelüp şehr-i Mekke şürefâlar ile mâl-â-mâl olmuşlardır. Ammâ aslâ yeşil
sarık
sarınmazlar. Lâkin gayri esbâbları gâyet muhteşemâne Hind kâlâlarından zî-kıyme …
Ammâ Mısır Sultânı Kayıtbay asrında Y 358b sehel isyânları sebebi ile Melik Kayıtbay Mısır'dan on iki bin ahrec atlı asker ile ale'l-gafle Mekke'yi basup cümle şürefâyı kayd-bend edüp niçesin nefy-i beled edüp şehr-i Mekke içre yedi nefer sâdât-ı kirâm alıkoyup şürefâlar ile ahd-i mîsâk etdiler kim bir dahi sebzgûn destâr sarmayalar, beyâz sarık saralar. Ve şerîf olanlar kuyruksuz ata bineler. Ve tegeltilerinin önün ardına uralar. Ve yalın ayak ata bineler. Hâlâ bu ahd [ü] emân üzredirler. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile yine Mekke'ye gelüp şehr-i Mekke şürefâlar ile mâl-â-mâl olmuşlardır. Ammâ aslâ yeşil sarık sarınmazlar. Lâkin gayri esbâbları gâyet muhteşemâne Hind kâlâlarından zî-kıymet akmişe-i fâhireler ile mülebbes olup beyâz sûzenî sâdeler ve zâğî(?) ve mollâyî ve bâfteler ve germsûd ve hümâşâhî ve sof ferrâcelerin gûnâ-gûnların geyüp hıramânî hıramânî reftâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y358a–Y358b ·
metinde göster ·
… Kendiler Yûsufî ve Selîmî geyerlerdi. Ammâ bu hazîne-i İskenderiyye'de kallâvî
sarık
buldular. Meğer Sultân Kalavân'dan kalmak ile kallâvî derler imiş.
Ve yine Hazret-i Yûsuf'un bir bıçağı ve sicinde hapis iken vakt-i salâtı bilmek içün yapdığı sâ‘at ve bisâtları görüp sandûkasında mühr ururlar. Sonra Yûsufî destâra göre destâr sarup zamân-ı hilâfetlerinde Yûsufî sarığile gezerlerdi. Sonra Selîmî destâr îcâd etdiler. Anıniçün Selîmî derler. Zîrâ Ebü'l-feth ve babası Bâyezîd-i Velî mollâ örfü geyerlerdi. Kendiler Yûsufî ve Selîmî geyerlerdi. Ammâ bu hazîne-i İskenderiyye'de kallâvî sarık buldular. Meğer Sultân Kalavân'dan kalmak ile kallâvî derler imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y56a ·
metinde göster ·
… almak, vermek, basmak, asmak, habs etmek anın elindedir. Bir gûne kallavî alçak
sarık
sararlar ve kırmızı pabuc ve semmûr kürk ve atlas haftân geyerler, kânûndur.
Ağadan sonra hâkim yeniçeri kethudâsıdır. Dîvânda aslâ yeri yokdur, ammâ kapularında almak, vermek, basmak, asmak, habs etmek anın elindedir. Bir gûne kallavî alçak sarık sararlar ve kırmızı pabuc ve semmûr kürk ve atlas haftân geyerler, kânûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64b ·
metinde göster ·
Andan hüküm başçavuşlarınındır. Sâde ferrâce ve atlas haftân ve yine kallavî
sarık
ve kırmızı mest ve kırmızı pabuc geyer. Dîvânda yeri vardır. Gûyâ ocak tarafınd …
Andan hüküm başçavuşlarınındır. Sâde ferrâce ve atlas haftân ve yine kallavî sarık ve kırmızı mest ve kırmızı pabuc geyer. Dîvânda yeri vardır. Gûyâ ocak tarafından paşanın muhzır ağasıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64b ·
metinde göster ·
Andan aşağı hüküm beytü'l-mâlcınındır. Sâde ferrâce ve atlas haftân ve kallavî
sarık
ve kırmızı mest pabuc geyer. Ammâ orta çavuş ve küçük çavuş ve alay çavuşu ve a …
Andan aşağı hüküm beytü'l-mâlcınındır. Sâde ferrâce ve atlas haftân ve kallavî sarık ve kırmızı mest pabuc geyer. Ammâ orta çavuş ve küçük çavuş ve alay çavuşu ve ağa sarrâcı ve kethudâ sarrâcı bunlar cümle orta kuşak ve siyâh dolama ve kallavî-gûne sarık ve kırmızı mest pabuc Y 65a geyerler, ammâ bıcak taşıyamazlar. Hemân beytü'l-mâlcı olunca siyâh dolamayı çıkarup ve sâde çuka ferrâce geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64b–Y65a ·
metinde göster ·
… râcı ve kethudâ sarrâcı bunlar cümle orta kuşak ve siyâh dolama ve kallavî-gûne
sarık
ve kırmızı mest pabuc Y 65a geyerler, ammâ bıcak taşıyamazlar. Hemân beytü'l- …
Andan aşağı hüküm beytü'l-mâlcınındır. Sâde ferrâce ve atlas haftân ve kallavî sarık ve kırmızı mest pabuc geyer. Ammâ orta çavuş ve küçük çavuş ve alay çavuşu ve ağa sarrâcı ve kethudâ sarrâcı bunlar cümle orta kuşak ve siyâh dolama ve kallavî-gûne sarık ve kırmızı mest pabuc Y 65a geyerler, ammâ bıcak taşıyamazlar. Hemân beytü'l-mâlcı olunca siyâh dolamayı çıkarup ve sâde çuka ferrâce geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64b–Y65a ·
metinde göster ·
… ir. Başlarında şeb-külâhları üzre cığa telleri vardır. Ve eski dayılar fes üzre
sarık
sararlar. Ve ortalarında alay çavuşları orta kuşak ve siyâh dolama ile giderler …
Andan alay-ı piyâdegân-ı neferât-ı azebân iptidâ bayrakları yürüyüp cümlesi pür-silâh tüfeng-endâz kaplan postlu gâzîlerdir. Başlarında şeb-külâhları üzre cığa telleri vardır. Ve eski dayılar fes üzre sarık sararlar. Ve ortalarında alay çavuşları orta kuşak ve siyâh dolama ile giderler. Bu neferâtların kânûnları sipâh olurlar, ağaları yeniçeri ağası yâhûd çavuşlar kethudâsı ve yâhûd Mısır beği olur. Ve bunların kul kethudâsı ve başkâtibleri ve başçavuşları atbaşı berâber giderler. Hazret-i Ömer'den berü cümle yetmiş iki bölükdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y65b ·
metinde göster ·
… çukadârları cümle bunlar dahi yeniçeri çavuşları gibi siyâh dolama ve perîşânî
sarık
geyerler ve piyâde yürürler, hemân beytü'l-mâlcı olduğu gibi ferrâce geyüp siyâ …
Ve cümle yetmiş iki odadır. Her odada birer odabaşı vardır, lâkin mücerred değillerdir, sefer eşüp eskimek ile odabaşı olur, cümle evlilerdir. Başçavuşları ve alay çavuşu ve orta çavuşu ve küçük çavuşu ve ağa ve kethudâ çukadârları cümle bunlar dahi yeniçeri çavuşları gibi siyâh dolama ve perîşânî sarık geyerler ve piyâde yürürler, hemân beytü'l-mâlcı olduğu gibi ferrâce geyüp siyâh dolamadan çıkup ata biner.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y65b ·
metinde göster ·
sarınır kim bir pehlivân yiğit yerinden kaldırmağa kâdir değildir, seksen toksa …
Ve niçe bini Mağrib küpü kadar çuka kenârlarından sarık sarınır kim bir pehlivân yiğit yerinden kaldırmağa kâdir değildir, seksen toksan ve yüz vukiyye gelir sarıklardır. Ve ba‘zısı hûrmâ lîfinden sarık sararlar, bunlar dahi hammâm kubbesi gibidir, ammâ hafîfdir, bunlara Ebüllîf derler. Ve ba‘zısı anadan doğma uryân gezerler. {Hammâma girseler fûta tutarlar, taşra çıksa beyne'l-halk uryân gezerler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y246b ·
metinde göster ·
… ldir, seksen toksan ve yüz vukiyye gelir sarıklardır. Ve ba‘zısı hûrmâ lîfinden
sarık
sararlar, bunlar dahi hammâm kubbesi gibidir, ammâ hafîfdir, bunlara Ebüllîf de …
Ve niçe bini Mağrib küpü kadar çuka kenârlarından sarık sarınır kim bir pehlivân yiğit yerinden kaldırmağa kâdir değildir, seksen toksan ve yüz vukiyye gelir sarıklardır. Ve ba‘zısı hûrmâ lîfinden sarık sararlar, bunlar dahi hammâm kubbesi gibidir, ammâ hafîfdir, bunlara Ebüllîf derler. Ve ba‘zısı anadan doğma uryân gezerler. {Hammâma girseler fûta tutarlar, taşra çıksa beyne'l-halk uryân gezerler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y246b ·
metinde göster ·
… r hâzır ederiz", deyü hedâyâları getiren baş âdemine bir alaca Şâm abâsı ve bir
sarık
ve bir boğça don gömlek ve gayrı Y 418b âdemlerine on kişiye varınca birer ma …
"İnşâallâh Mısır vezîri efendimiz içün dahi hedâyâlar hâzır ederiz", deyü hedâyâları getiren baş âdemine bir alaca Şâm abâsı ve bir sarık ve bir boğça don gömlek ve gayrı Y 418b âdemlerine on kişiye varınca birer makrama verdik, safâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y418a–Y418b ·
metinde göster ·
eş-Şeyh Seyyidî Muhammed Ebüllîf: Bu azîz başına hûrmâ lîfinden
sarık
sardığıyçün Ebüllîf deyü künye ile meşhûrdur; hâlâ kabr-i şerîfinde destârı niç …
eş-Şeyh Seyyidî Muhammed Ebüllîf: Bu azîz başına hûrmâ lîfinden sarık sardığıyçün Ebüllîf deyü künye ile meşhûrdur; hâlâ kabr-i şerîfinde destârı niçe yüz yıldan berü durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·