Menzil-i (---): Hazzo beği hükmündedir. Hamd-i Hudâ Melek Ahmed Paşa efendimize bu menzilde buluşup dest-bûs edüp Diyârbekir Vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa'nın ve Diyârbekir a‘yânının mekâtiblerin verüp mektûb-ı merğûbda tahrîr olunan üzre cümle emânetleri paşaya teslîm eyleyüp hayme vü hargâhlardan ve deve ve katırlardan ve otuz yedi kiseden vâfir hazz edüp cümle haymeleri tevâbi‘ ü levâhıka bezl eyleyüp ol sâ‘at otuz yedi kiseyi asâkirîne ulûfe verdi. Eş-şükrü lillah kim bu abd-i hakîr kayddan berî olup huddâmlarımıza vâsıl olduk. Ertesi asker-i bî-pâyân ile yine cânib-i şarka sarp sengistân içre renc [ü] anâ çekerek (---)(---)(---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220b ·
metinde göster ·
Hemân biricik yılandan kamçı ile fakîre ata çarpup dizgin değşirüp ol
sarp sengistân
içre yalçın kayalara çıkup hân ile paşanın yanından berk-i hâtif gibi ol esb-i …
Hemân biricik yılandan kamçı ile fakîre ata çarpup dizgin değşirüp ol sarp sengistân içre yalçın kayalara çıkup hân ile paşanın yanından berk-i hâtif gibi ol esb-i lâgar ile eyle geçdi kim cümle paşalı âlem-i hayretde kalup ta‘accüb etdiler. Hân askeri aslâ ta‘accüb etmeyüp hande etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 221b ·
metinde göster ·
… n meterisleri temâşâsına gidüp leş leşe çitilmiş görüp "Sübhânu'l-Hallâk! Böyle
sarp sengistân
yerde bizim asker-i İslâm bunları niçe kırdılar?" deyü âlem-i hayretde kalup "İ …
Ve ba‘de'l-ceng paşa hân meterisleri temâşâsına gidüp leş leşe çitilmiş görüp "Sübhânu'l-Hallâk! Böyle sarp sengistân yerde bizim asker-i İslâm bunları niçe kırdılar?" deyü âlem-i hayretde kalup "İlâhî! Kudret ü kuvvet ve nusret ü hikmet senindir. Tiz bu lâşe-i Ekrâdları ahâlî-i Bitlîs defn etsinler ve otak kurbünde yatan kelleleri ve na‘şe-i murdârları kaldırup bir çâha ilkâ etsinler ve bizim şehîdlerimizi dahi başka bir merkad-i ma‘lûm edüp cümle mecrûhları cerrâhlara versünler." deyü tenbîh [ü] te’kîd edüp yine serâperdesine gelüp müşâvere cem‘iyyeti olup kat-ender-kat âdem deryâsı oldukda, kapucular kethudâsı huzûr-ı paşaya gelüp eydür:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 272b ·
metinde göster ·
… neli köyüdür. Bir câmi‘i ve câ-be-câ bâğları vardır. Andan yine şarka 3 sâ‘atde
sarp sengistân
içre gidüp,
Menzil-i karye-i Pasik Ağa: Yine Mahmûdî Evliyâ Beğ'in yüz hâneli köyüdür. Bir câmi‘i ve câ-be-câ bâğları vardır. Andan yine şarka 3 sâ‘atde sarp sengistân içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287a ·
metinde göster ·
… mân salt [u] sebükbâr asker gerekdir, zîrâ Seykel memleketinin cânib-i erba‘ası
sarp sengistân
ve çengelistân dağlardır. Hemân bu asker-i İslâm içinden yigirmi bin güzîde hay …
"Sultânım siz bu Seykel diyârına (diyârına) gidemezsiz, zîrâ bu kadar cebehâne ve bu kadar bin arabalar ve develer ve katâr ve matâr ve mehâr ağırlıkları vardır. Hemân salt [u] sebükbâr asker gerekdir, zîrâ Seykel memleketinin cânib-i erba‘ası sarp sengistân ve çengelistân dağlardır. Hemân bu asker-i İslâm içinden yigirmi bin güzîde hayyâl atlı pür-silâh yiğit ve on bin aded tüfeng-endâz piyâde ve bahâdır şehbâz u şehnâz yiğitlere Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa'yı Budin eyâleti askeriyle serdâr edelim ve Cerrâh Kâsım Paşa'yı çarkacı ve Yentür Hasan Paşa'yı dündâr ve Melek Ahmed Paşa Kethudâsı Yûsuf Ağa'yı yigirmi bayrağile karavul ta‘yîn edelim. Ve on oda kapukulu yeniçerileri ve bir oda topçu ve bir oda çeteci ve on pâre şâhî darbuzen toplar ve mükemmel cebehâneleri ile ta‘yîn edelim. Ve Yalı Tatarından on bin koşkol atlı sadaklı ve savatlı batır yiğitler ta‘yîn edelim" deyüp müşâvereyi bir yere koyup du‘â ve senâ olup müşâvere olduğu üzre her ocağa tenbîh ü te’kîd olunup ertesi ale's-sabâh Cerrâh Kâsım Paşa çarkacı gidüp İsmâ‘îl Paşa'nın dahi kös-i rıhletlerine turralar urulup nefîrler çalındıkda hakîr Melek Ahmed Paşa'nın dest-i şerîfin bûs edüp du‘â-yı hayr ile Yûsuf Kethudâ ile beş gulâmım ve bir sebükbâr seyishânemiz ile Seykel seferine azîmet etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 20a ·
metinde göster ·
Evvelâ bu kal‘a-i Budin nehr-i azîm Tuna'nın cânib-i garbîsi kenârında bir till-i refî‘ yalçın kayalı sarp seng-i hârâ üzre şarkdan garba tûlânî vâkı‘ olmuş Hazret-i Risâlet'in vilâdetinden 882 sene evvel İskender-i Kübrâ vilâdetinde Nemçe krallarından Koca Grondi Mikloş kral altı yüz on yıl mu‘ammer olup bu kal‘a ol kral-ı pür-kemâl-i hoş-hısâlin binâsıdır. Hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve bir hisâr-ı azîm ve bir sûr-ı kadîm rabât-ı müzeyyen ve bir tahtgâh-ı müdevven ve bir refî‘u'l-bünyân ve kal‘a-i azîmü'ş-şân bir hisâr-ı üstüvâr seng-binâ-yı Şeddâdîdir kim gûyâ Acem'de kal‘a-i Kahkahâ ve diyâr-ı Ermen'de kal‘a-i Van'dır yâhûd sedd-i İskender-i Kübrâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79b ·
metinde göster ·
… ticâ edüp dahl düşer. Ol dahi Cebel-i Elheme'ye Şâm-ı Trâblûs deryâsı sâhilinde
sarp sengistân
dağları verüp Cebel-i Elheme anda sâkin olup kal‘alar binâ etdiğinden hâlâ ol d …
Be-kavl-i tevârîh-i Macar İrşek ibtidâ bânîsi Hazret-i Ömer hilâfetinde şer‘ile gözün kısâs etdirmeğe rızâ vermeyüp Benî Kureyş kabîlesinden Cebel-i Elheme Hazret-i Ömer'den firâr edüp Antakiyye'de kayser-i Rûm'a ilticâ edüp dahl düşer. Ol dahi Cebel-i Elheme'ye Şâm-ı Trâblûs deryâsı sâhilinde sarp sengistân dağları verüp Cebel-i Elheme anda sâkin olup kal‘alar binâ etdiğinden hâlâ ol diyâra Cebel-i Elheme nâmıyla Cebeliyye derler. Anda Hazret[-i Ömer] Kudüs-i Şerîf'i feth etdikde Cebel-i Elheme Cebeliyye'de karâr-dâde olamayup havfinden gemilere ehl [ü] ıyâlleriyle binüp on yedi evlâdıyla Akdeniz deryâsından geçüp İşpanya'ya varırlar. Ol dahi Avlonya dağlarında Kuryeleş nâm dağı bunlara cây-ı vatan verir. Birkaç evlâdları İslâmbol'da Ciniviz kralına gelüp birine Karadeniz sâhilinde Abâza'ya da Abaza dağların ver[ir] Çerâkise'ye Çerkes dağların verir, Lazka'ya Gönye dağların verüp Laz kavmi olur. Kureyş nâm pelîde Tuna sâhillerinde yüzdürüp(?) bu Kureyş geşt [ü] güzâr ederek bir hâk-i pâk-i anber-âsâ zemîni beğenüp anda tavattun edinüp amâr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100a ·
metinde göster ·
Hattâ hakîr piyâde adımlamağa iktidârım olmayup sabâhdan esb-süvâr olup
sarp sengistân
dağları deverân ü seyerân ederek bir günde at ile devr edüp vakt-i gurûbda Osmâ …
Hattâ hakîr piyâde adımlamağa iktidârım olmayup sabâhdan esb-süvâr olup sarp sengistân dağları deverân ü seyerân ederek bir günde at ile devr edüp vakt-i gurûbda Osmân Paşa yanına geldikde kâmil on dörd sâ‘atde sür‘at ile devr etmiş oldum, ammâ atların ayaklarında na‘lları kalmadı. Tâ bu mertebe sengistân dağları ihâta etmiş kal‘a-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 216b ·
metinde göster ·