… şâl idi. Ve destâr-ı şerîfi on iki kolanlı beyâz şâş idi. Ve hırka-i şerîfleri
saruya
mâyil deve yününden idi. Ve gerdeninde asfarü'l-levn sof şâlı var idi. Ve pâ-yı …
Hemân Hazret mihrâba geçüp iki rek‘at sünnet-i fecri edâ edüp hakîre bir dehşet ve vücûduma bir lerzân vâkı‘ oldu. Ammâ Hazret'in cemî‘i eşkâline nazar eyledim. Hilye-i Hâkânî'de tahrîr olunduğu üzre idi. Ve yüzünde bürka‘ı al şâl idi. Ve destâr-ı şerîfi on iki kolanlı beyâz şâş idi. Ve hırka-i şerîfleri saruya mâyil deve yününden idi. Ve gerdeninde asfarü'l-levn sof şâlı var idi. Ve pâ-yı sa‘âdetlerinde sarı çizmeleri var idi. Ve ser-i sa‘âdetleri destârı üzre bir misvâk sokulmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 7a ·
metinde göster ·
… si olup anı nûş edenler tâze cân bulurlar. Ve ekseriyyâ halkının reng-i rûyları
saruya
mâildir. Anıniçün mahbûb u mahbûbeleri yokdur.
Ve âb [u] hevâsı mâh-ı Temmûz'da sakîldir, zîrâ cânib-i erba‘ası kayalar olmağile suyu dahi issi olur, lâkin suları bardaklarda sehel dursa buz pâresi olup anı nûş edenler tâze cân bulurlar. Ve ekseriyyâ halkının reng-i rûyları saruya mâildir. Anıniçün mahbûb u mahbûbeleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55b ·
metinde göster ·
… sebebiyle bûs etmeden ferâğat etdim. Anıniçün bu diyâr kefereleri ve mahbûbları
saruya
mâ’il beyâzsı çehre-i zerdleri vardır, ammâ sidikle yüzlerin yaykadıklarından g …
Sonra gördüm bu pençe-i âfitâb muğ-pîçe kendü sidiğiyle yüzün ve gözün yaykar. Bildim ki bu gulâmı bûs etdikde leblerime nemekîn lezzeti gelen sidik imiş. Gayri mahbûb u mahbûbelerin âlüfte ve âşüftelik sebebiyle bûs etmeden ferâğat etdim. Anıniçün bu diyâr kefereleri ve mahbûbları saruya mâ’il beyâzsı çehre-i zerdleri vardır, ammâ sidikle yüzlerin yaykadıklarından gâyet vücûdları nerm ü râm olurlar. Bir zamân Nemse çâsârının beş altı yüz aded mümtâz müstesnâ pençe-i âfitâb mehtâb misilli mûğzâde pîçe mahbûb-ı bî-hicâb cüvân Alman-ı bî-îmânlar ile gönül eğleyüp tesellî-i hâtır bulurduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 71a ·
metinde göster ·
Sâhib-i tab‘ olanları yaylağa çıkarlar, zîrâ şehrin kıblesi ve şarkîsi alçak ve beyâz yalçın kayalar arasına vâki‘ olmuş şehirdir. Anıniçün halkının reng-i rûyları birez saruya mâ’illerdir. Ekseriyyâ bâde kuvvetiyle zindedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346a ·
metinde göster ·
mâyillerdir, zîrâ bu diyâr afyon kânı olmağile halkının ekseri tiryâkîlerdir. A …
Ammâ halkının reng-i rûyları saruya mâyillerdir, zîrâ bu diyâr afyon kânı olmağile halkının ekseri tiryâkîlerdir. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden halkı tiryâkîliklerine göre nâne çöpü gibi ve yâdes kemiği-misâl arık âdemlerdir. Ve suyu balgamî olduğundan [[(---) (---) (---) (---)]] -mdirler ve tiryâkî olduklarından ve tiryâkî olmayanlar dahi cümle lecûc kavimdir, zîrâ sahîh (---)(---) kahvehânelerinde Ashab-ı Kehf'e teba‘iyyeten nevm-i dâ’ime mübtelâ olup dâ’imâ (---)(---)(---) vâkı‘a gördükleri hâlleri cümle vâki‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16b ·
metinde göster ·
… âda zikri mürûr eden sahrâ-misâl Harem-i şerîfin tâ ortasında murabba‘u'ş-şekil
saruya
mâ’il zeytûnî elvân hacer-i savvândan mebnî bir binâ-yı metîndir. Her taşı çâr- …
Bâlâda zikri mürûr eden sahrâ-misâl Harem-i şerîfin tâ ortasında murabba‘u'ş-şekil saruya mâ’il zeytûnî elvân hacer-i savvândan mebnî bir binâ-yı metîndir. Her taşı çâr-kûşe sandık cirminde boz elvâna mâ’il mücellâ taşlardır. Ve zemînden Mekke'nin kadd-i nihâyeti yigirmi dörd zirâ‘-ı Mekkî'dir. Ve arzı yigirmi üç zirâ‘ ve bir şibirdir. Ve irtifâ‘-ı ciderânı yigirmi yedi zirâ‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y341a ·
metinde göster ·
… rân alaca asâsı ve pâypûş-ı şerîfi ve iki kıt‘a hırka-i şerîfi, biri hûrmâ lîfi
saruya
mâ’il ve biri beyâz kutnî sûzenî cillâyî Q 180a hil‘at ve bir eğer ve bir kar …
Ve bir cevâhir ile musanna‘ bir sandûka içre Hazret-i Risâlet['in] Uhud gazâsında şehîd olan dendân-ı şerîfi ve bir dutam mübârek lihye-i şerîfi kılları ve çeşm-i nergislerinin sürmedânı ve mîldânı ve bir kıt‘a içi ziftli hasırdan âbdest ibrîği ve bir zıbru ağacından tesbîhi ve bir kıt‘a çimşîrden na‘lın-ı şerîfi ve bir hezârân alaca asâsı ve pâypûş-ı şerîfi ve iki kıt‘a hırka-i şerîfi, biri hûrmâ lîfi saruya mâ’il ve biri beyâz kutnî sûzenî cillâyî Q 180a hil‘at ve bir eğer ve bir kara kılıc ve bir deve yüğü kuşak ve bir deve yüğü ridâ ve bir deve yüğü destâr-ı şerîf ve bir beyâz sûzenî arakıyye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y56a ·
metinde göster ·
… urşum değildir, birer tabak kâğıd kıt‘asınca çâr-gûşe tahta kurşumdur. Ve levni
saruya
mâ’ildir, içinde altun vardır, derler. Ve alemi yeşil tuçdandır ve alem üzre yi …
Ve bu kubbe-i âlî üzre rusâs ya‘nî kurşum örtülüdür. Ammâ Rûm kurşumu gibi üçer arşın tahta kurşum değildir, birer tabak kâğıd kıt‘asınca çâr-gûşe tahta kurşumdur. Ve levni saruya mâ’ildir, içinde altun vardır, derler. Ve alemi yeşil tuçdandır ve alem üzre yine yeşil tuçdan bir gemi vardır, rûz-merre hüddâmlar ol gemi içre arpa ve buğday toldurup hûş u tuyûr meks edüp tenâvül ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y263a ·
metinde göster ·
… dâ’imâ bu havz leb-ber-leb durur. Mâh-ı Temmûz'da bu mâ-i nem yem-i Kulzüm gibi
saruya
mâyil olup rengi mütegayyir olur. Ve lezzetde kibrît suyu ta‘amında olup cemî‘i …
Andan bu kırmızı kanlu yaş havz-ı azîm[e] dâhil olduğu demde ol dem dîde-i nem âb-ı rakîk beyâz mâ-i safî olur. Ve dâ’imâ bu havz leb-ber-leb durur. Mâh-ı Temmûz'da bu mâ-i nem yem-i Kulzüm gibi saruya mâyil olup rengi mütegayyir olur. Ve lezzetde kibrît suyu ta‘amında olup cemî‘i sâhib-i maraz olanlar bundan bir kerre nûş edüup yigirmi amel edüp cemî‘i ahlât-ı fâside-i tahtânî sürüp nûş edenin reng-i rûyine humret verir. Ve yine mâh-ı Temmûz'dan sonra ke'l-evvel ol âb-ı hayât olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y406a ·
metinde göster ·