… gazâdan gelüp meks eyledikde Nasrullâh-ı Semmâd'a emr edüp kumdan ağ ile balık
sayd eder
, böyle bir pîrdir ve mu‘cize-i Resûlullâh'dır kim hâlâ ol mahal zâhir ü bâhirdi …
Bi-emrillâhi Ta‘âlâ çölde ve çölistânda ve berr ü beyâbânda şebekesin ya‘nî ağın kum üzre atsa gûnâ-gûn mâhîler ile ağı mâl-â-mâl olurdu. Hattâ bu hakîr Şâm-ı Şerîf'den Hacc-ı şerîfe giderken Bi’r-i Zümürrüd nâm mahalle vardığımızda cümle huccâc-ı müslimîn peştemâl peştemâl kum içinden ufacık ve iri balıklar getirüp pişirüp tenâvül etdik. Meğer Hazret-i Risâlet bu mahalle gazâdan gelüp meks eyledikde Nasrullâh-ı Semmâd'a emr edüp kumdan ağ ile balık sayd eder, böyle bir pîrdir ve mu‘cize-i Resûlullâh'dır kim hâlâ ol mahal zâhir ü bâhirdir ve Nasrullâh-ı Semmâd'ın türbe-i şerîfi (---) dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174a ·
metinde göster ·
… kim ahz edemeyüp halâs olur. Ve cereyân eden nehir içre kimi şebeke ile mâhîler
sayd eder
, kimi gusl edüp şinâverlik eder. Bir hây hûydur kim mısra‘: Q 104b
Ve yedi yerde mutrıbân ve meddâhân nagamât ederler. Ecnâs-ı mahlûkât bunda mevcûddur. Mücrim ve âsî bu kahveye duhûl etse hâkim ahz edemeyüp halâs olur. Ve cereyân eden nehir içre kimi şebeke ile mâhîler sayd eder, kimi gusl edüp şinâverlik eder. Bir hây hûydur kim mısra‘: Q 104b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247a ·
metinde göster ·
… ır. Ba‘de'- Y 251b -l-asır cümle uşşâk anda gelüp vakt-i gurûba dek kimi mâhî
sayd eder
, kimi mâhpâreleri sayd eder bir temâşâgâh ferah-fezâ yerdir.
şâm'ın mesîre ve teferrücgâhların beyân eder: Evvelâ fezâ-yı Gökmeydânı şâm içinden cereyân eden nehr-i Mîze cânibeyni bir çemenzâr-ı bî-gubâr bir sebzezâr sahrâdır. Ba‘de'- Y 251b -l-asır cümle uşşâk anda gelüp vakt-i gurûba dek kimi mâhî sayd eder, kimi mâhpâreleri sayd eder bir temâşâgâh ferah-fezâ yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y251a–Y251b ·
metinde göster ·
… cümle uşşâk anda gelüp vakt-i gurûba dek kimi mâhî sayd eder, kimi mâhpâreleri
sayd eder
bir temâşâgâh ferah-fezâ yerdir.
şâm'ın mesîre ve teferrücgâhların beyân eder: Evvelâ fezâ-yı Gökmeydânı şâm içinden cereyân eden nehr-i Mîze cânibeyni bir çemenzâr-ı bî-gubâr bir sebzezâr sahrâdır. Ba‘de'- Y 251b -l-asır cümle uşşâk anda gelüp vakt-i gurûba dek kimi mâhî sayd eder, kimi mâhpâreleri sayd eder bir temâşâgâh ferah-fezâ yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y251a–Y251b ·
metinde göster ·
… zîrâ gâyetü'l-gâye timsâha hasımdır. Ve timsâhın muzahrafâtın çıkaran kuşu dahi
sayd eder
bir küçük gelincikdir. Hemân timsâh takâzâ-yı hâcete taşra çıkup gezerken bu ge …
Ammâ böyle bir ejderhâya Cenâb-ı İzzet bir sebeb-i mevt halk etmiş. Rûm'da gelincik derler dörd ayaklı mûşa hasım bir hayvândır, hemân ana benzer tüğlü bir hayvândır. Nîl içinde olur, timsâh gibi karada dahi tavattun eder, karaya çıkup cezîrelerde rimâl-i rakîk içre sürüne sürüne gezüp timsâhı arar, zîrâ gâyetü'l-gâye timsâha hasımdır. Ve timsâhın muzahrafâtın çıkaran kuşu dahi sayd eder bir küçük gelincikdir. Hemân timsâh takâzâ-yı hâcete taşra çıkup gezerken bu gelincik kum üzre yürüyerek timsâhın yanına varup Y 161b timsâh anı görmez. Zîrâ bi-emri Hudâ timsâhın gözleri tepesindedir ve gerdânı yokdur, yekpâre pîl-tendir, sağa ve sola karada yere bakamaz. Kaçan mezkûr kuş timsâha def‘-i cû‘ içün hizmet etmeğe geldikde timsâh ağzın açup kuş içeri girince bu gelincik dahi pertâb edüp timsâhın ağzından içeri girince azamet-i Hudâ timsâh-ı bî-cenâh-ı pür-günâh sad lek âh ederek kendüyi yerden yere urup cân havliyle kendüyi Nîl'e urur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y161a–Y161b ·
metinde göster ·
… âb-ı ma‘ârifin ârâmgâhı bir behişt-âsâ haremdir. Ba‘zı cân durduğu yerden balık
sayd eder
. Ba‘zı kimesne soffalardan âbdest alup ibâdet eder. Bu mahalde biriken bir kân- …
Câmi‘u'l-Mahmûdiyye: Nîl kenârında bir dürr-i beyz-âsâ câmi‘u'n-nûrdur. Tûlen ve arzan yüz onar ayakdır. İki yan ve bir kıble kapusu ve bir tabaka Rûm tarzı minâresi ve derûn-ı câmi‘de on beş amûdlu bir câmi‘-i rûşen-âbâddır. Asâleten haremi yokdur, ammâ leb-i Nîl'de harem şeklinde cânib-i erba‘ası soffalı bir mesîregâh teferrücgâh yerdir kim cümmeyz ve bîd-i sernigûn ve üzüm şecerleri sâyesinde cümle yârân-ı bâ-safâ anda haşr olup cemî‘-i erbâb-ı ma‘ârifin ârâmgâhı bir behişt-âsâ haremdir. Ba‘zı cân durduğu yerden balık sayd eder. Ba‘zı kimesne soffalardan âbdest alup ibâdet eder. Bu mahalde biriken bir kân-ı zurafâ ve dâr-ı şifâ bir kahvehânesi vardır. Ba‘zı ahibbâ mücevher ü mutantan kahve-i Yemenî nûş edüp râhatü'l-ebdân hâsıl edüp ezânlar kırâ’at-i evvelinde ibâdet edüp câmi‘-i Mahmûdî'de hamd u senâ edüp Mahmûd'da mahmûdâne hayr du‘â ederler. Y 353b Böyle bir câmi‘-i pür-envârdır. Dâyimâ cemâ‘at-ı kesîreden hâlî değildir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y353a–Y353b ·
metinde göster ·
… yanına gelür. Ba‘zı âşık elinde şebeke sâhil-i bahrda kahve nûş ederek mâhîleri
sayd eder
. (---)(---)(---) sular üzre binâ olunmuş kimi fevkânî ve tahtânî kimi de havz …
Ve ba‘zı cânlar elinde fincânların nehre bırağup fincân cereyân ederek kahve (---) yanına gelür. Ba‘zı âşık elinde şebeke sâhil-i bahrda kahve nûş ederek mâhîleri sayd eder. (---)(---)(---) sular üzre binâ olunmuş kimi fevkânî ve tahtânî kimi de havz u fıskıyye ve havz u şâzrevân (---)(---)(---) temâşâgâh-ı ibret-nümâ kahâvîlerdir. Ba‘zısında muganniye mahbûbeler var kim âşûb-ı Q 348aP 342a fitne-engîzler var kim her bir işveleri sihr-i hilâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·