… on beş aded kavm keferelerdir. İbtidâ Orta Macar [ve] Erdel Macar ve Seykel ve
Saz ve
Hayduşak ve Leh ve Çeh ve Korol ve Tut ve Kırako ve Rus on iki kavmdir ve Eflâk …
Acem'den hâsıl olan keferelerin ibtidası Menûçehr'in evlâdlarından dördü firâr edüp Eğre cânibinde tavattun edüp "Siz kimsüz?" deyü su‘âl etdiklerinde "Men-i çehâruz" ya‘nî "dörd âdemiz" dediler. Men-i çâr'den galat "Macar" kavmi oldular kim on beş aded kavm keferelerdir. İbtidâ Orta Macar [ve] Erdel Macar ve Seykel ve Saz ve Hayduşak ve Leh ve Çeh ve Korol ve Tut ve Kırako ve Rus on iki kavmdir ve Eflâk ve Boğdan ve Sirce ve İsfah ve Felemenk ve Dunkarkız ve Danimarka ve İngilis ve Nemse ve İngiltere ve Dış Fransa ve Hırvad [ve] Macar ve Boşnak anlardandır. (---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a ·
metinde göster ·
… dü halvethânesine varup gülâb ve ûd ve amberler dütünüp cân sohbetleri edüp gâh
saz ve
gâh sûz ederek tâ nısfu'l-leyl olunca Gencefe nâm bir oyun vardır Kâfiristânda …
Andan Ziyâeddîn Hân'ın kendü halvethânesine varup gülâb ve ûd ve amberler dütünüp cân sohbetleri edüp gâh saz ve gâh sûz ederek tâ nısfu'l-leyl olunca Gencefe nâm bir oyun vardır Kâfiristânda ana Hartiye derler, yetmiş seksen aded çâr-kûşe münakkaş kâğızlardır, ammâ bu Gencefe kâğızları Acem'den gelir. Bir gûne münakkaş revganî kâğızlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 12b ·
metinde göster ·
… iyle bu kal‘a etrâfını Rus-ı menhûsdan muhâfaza eder, ammâ bu Tulça varoşu sâfî
saz ve
hasır örtülü altı yüz aded Eflâk ve Boğdan ve Bulkar keferesi hâneleridir. Dağl …
Gâyet mahallinde binâ olunmuş elzem-i levâzımından kal‘a-i zîbâdır. Hâkimi gümrük emînidir kim on yük akçe iltizâm mu‘âf kasabadır ve yüz elli akçe kazâdır. Cümle yetmiş pâre nâhiye kurâlarından ve Beşdepe nâhiyelerinden kadısına senevî ber-vech-i adâlet üç kîse 34b mâl hâsıl olur, ammâ Silisre eyâletindedir kim Silisre alaybeğisi çerileriyle bu kal‘a etrâfını Rus-ı menhûsdan muhâfaza eder, ammâ bu Tulça varoşu sâfî saz ve hasır örtülü altı yüz aded Eflâk ve Boğdan ve Bulkar keferesi hâneleridir. Dağlarında bâğları ve nehr-i Tuna'da balık avlayacak ağları vardır ve bal suyu meyhâneleri vardır ve gümrüğe karîb müfîd [ü] muhtasar bir câmi‘i ve bir mükellef kiremit örtülü kârgîr binâ-yı metîn hânı ve birkaç dükkânları cümle Gümrük Emîni Tokatlı Mustafâ Ağa'nın hayrâtıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34a–34b ·
metinde göster ·
… cümle elli mikdârı dükkândır, ammâ taşra varoşı nehr-i Turla'ya doğru bin aded
saz ve
kamış örtülü Boğdan evleridir. Ve altı aded kenîseleri çanı nümâyân idi. Ve yüz …
Ve cümle sekiz aded tahta örtülü kulleleri var. Ve derûn-ı hisârda ancak altmış yetmiş mikdârı tahta örtülü bâğsız ve bâğçesiz küçük evlerdir. Ve cümle elli mikdârı dükkândır, ammâ taşra varoşı nehr-i Turla'ya doğru bin aded saz ve kamış örtülü Boğdan evleridir. Ve altı aded kenîseleri çanı nümâyân idi. Ve yüz elli kadar yine saz örtülü dükkânlarında asker-i İslâm bey‘ [ü] şirâ edüp kırdığımız kâfirler içün feryâd [u] nâlân edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 39b ·
metinde göster ·
… endâz cengâver Kazak-ı Akı var, ammâ taşra varoşu nehr-i Turla kenârında üç bin
saz ve
tahta örtülü ve ve çârsû-yı bâzârı ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr ve metîn palankadır …
Evsâf-ı kal‘a-i Mohilo: Bu dahi Leh vilâyetinde Durujunka Kazağı hükmünde ganîmet vilâyetdir, ammâ iç kal‘ası bir kaya üzre taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde üç bin tüfeng-endâz cengâver Kazak-ı Akı var, ammâ taşra varoşu nehr-i Turla kenârında üç bin saz ve tahta örtülü ve ve çârsû-yı bâzârı ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr ve metîn palankadır kim her palanka ağaçları âdem kucaklayamaz. İçi cümle rıhtım dolu topraklı palankadır. Çârsû-yı bâzârı ve ma‘mûr haçlı keniseleri var, ammâ hammâmı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40a ·
metinde göster ·
… e Boğdan evleridir ve cümle iki yüz aded halaş ve çalaş ve balaş ve palaşdan ve
saz ve
kamışdan mebnî dükkânlardır. Aslâ kârgîr binâ yokdur, zîrâ her bâr ceng olup Ka …
Bu Özü kal‘alarının kıble tarafına beş yüz adım gidüp ceng mahallinden alarka beş yüz aded saz örtülü kefere-i Eflâk ve Boğdan evleridir ve cümle iki yüz aded halaş ve çalaş ve balaş ve palaşdan ve saz ve kamışdan mebnî dükkânlardır. Aslâ kârgîr binâ yokdur, zîrâ her bâr ceng olup Kazak kâfiri gelüp yakar, ammâ bu dükkânların çoğu bozahâne ve meyhâneler ve at değirmenleridir ve yedi aded çalaşdan mebnî hânlar ve yüz mikdârı sehel metîn binâ olunmuş mahzenlerdir kim bunlar cümle toprak örtülü imâretlerdir. Ve bu mahallin zemîni sehel mürtefi‘ olmağile zîr-i zemînde iki bin aded buğday ve arpa ve darı ve çavdar kuyuları var kim ağızları dar dipleri vâsi‘ yüzer aded âdem alur zîr-i zemînlerdir. Bunda dahi aslâ bâğ u bâğçe ve bir ağaç yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55b ·
metinde göster ·
… meşveret edüp ol gün etrâf [u] eknâfdan buyurdumlarla beş yüz araba keraste ve
saz ve
kamışlar ve altı yüz aded neccâr ve bennâlar gelüp ol gün bi-hakk-ı Hudâ kal‘a …
Silisre sancağı hâkinde (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve yüz elli akçe pespâye kazâdır ve nâhiyeleri cümle (---) aded kurâdır. Subaşı ve muhtesibi ve kal‘a dizdârı ve seksen aded neferâtları vardır, ammâ neferâtları, kal‘ada evler olmayup hâlî mu‘attal yer olmak ile kal‘a neferâtlar[ı] cümle taşrada olup ancak dizdâr ve kethüdâ derûn-ı hisârda müfîd ü muhtasar evlerde olup her gece nöbet ile kulları taşradan içeri gelüp kal‘a bekleyüp rûz-ı rûşende âdem kalmayup giderdi. Hakîr bu temâşâyı Paşa'ya dediğimde hemân atına süvâ[r] olup kal‘ayı seyr [ü] temâşâ etdikde aklı gidüp ahâlî-i vilâyet ile meşveret edüp ol gün etrâf [u] eknâfdan buyurdumlarla beş yüz araba keraste ve saz ve kamışlar ve altı yüz aded neccâr ve bennâlar gelüp ol gün bi-hakk-ı Hudâ kal‘a içre on aded havlılı evler binâ olup hâsıl-ı kelâ[m] derûn-ı hisârda bir arz-ı hâliye kalmayup bir haftada yüz on aded mükellef havâdâr hâneler binâ olunup cümle neferâtı kal‘a içine koyup on aded dükkâncıklar ve Tuna'ya nâzır kapu önünde bir kahvehâne ârâmgâh ve seksen kul dahi tahrîr edüp iskelesinden vazîfelerin müceddeden ta‘yîn edüp cümle yüz altmış nefer olup dizdârı kal‘adan bir ok menzili taşra gitmemeği şart edüp sicille kayd-ı murakkam etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 68a ·
metinde göster ·
… dokuz mahalle ve cümle ma‘dûd bin altı yüz bâğlı ve bâğçeli ve cümle kiremit ve
saz ve
tahta şindire örtülü tahtânî ve fevkânî ma‘mûr ve mükellef ü müzeyyen evlerdir.
Sitâyiş-i varoş-ı Hırsova kal‘ası: Bu kal‘a-i bâlânın tâ aşağı kıble tarafında dokuz mahalle ve cümle ma‘dûd bin altı yüz bâğlı ve bâğçeli ve cümle kiremit ve saz ve tahta şindire örtülü tahtânî ve fevkânî ma‘mûr ve mükellef ü müzeyyen evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 68b ·
metinde göster ·
Ve cümle iki bin altmış dükkânlardır. Kimi kârgîr ve kimi paz ve saz ve tahta örtülü çârsû-yı bâzârdır. Gerçi bezzâzistân-ı kârgîri yokdur, ammâ cemî‘i diyârın zî-kıymet eşyâları bunda bî-kıymet mevcûddur ve cümle dükkân-ı hüsn içre zen-i duhterân-ı nisvân-ı sâhib-isyâneler oturup murâd [u] merâmları üzre gizli metâ‘ların bey‘ [ü] şirâ ederler. Bu çârsû içre gümrüğünde bir vâmoş oturup âyende vü revende tüccârândan gümrük alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 107a ·
metinde göster ·
… -i varoş-ı kal‘a-i İshâkcı: Bu kal‘anın (---) tarafı hâricinde cümle (---) aded
saz ve
şindire tahta ve kiremit örtülü hânelerdir kim nehr-i Tuna'nın cânib-i cenûbîsi …
Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i İshâkcı: Bu kal‘anın (---) tarafı hâricinde cümle (---) aded saz ve şindire tahta ve kiremit örtülü hânelerdir kim nehr-i Tuna'nın cânib-i cenûbîsine vâki‘ olmuş ma‘mûr kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 109a ·
metinde göster ·
… mahalde bâc alınır bir lonca köşkü var ve bu cisrin Tımışvâr tarafında iki yüz
saz ve
tahta örtülü kefere hâneleri varoşu var. Andan nehr-i Moroş kenârında saz ve ta …
Bir küçük hammâmı ve kifâyet mikdârı esvâk-ı muhtasarları vardır. Kal‘ası nehr-i Moroş'in Göle kal‘ası tarafındadır kim cirmi dörd bin adım dolma rıhtım binâdır ve iki tahta-i metîn kapuları var. Biri şimâl tarafına Yanova kapusu, taşrasında iki yüz aded kâfir hâneleri var ve Tımışvâr kapusu dibinde çâr-kûşe bir palanka iç kal‘ası var. Ancak bir kapusu metîndir. Bu iç kal‘ayı nehr-i Moroş döğer ve nehr-i Moroş üzre on iki göz ağaç cisr başında kal‘aya girecek mahalde bâc alınır bir lonca köşkü var ve bu cisrin Tımışvâr tarafında iki yüz saz ve tahta örtülü kefere hâneleri varoşu var. Andan nehr-i Moroş kenârında saz ve tahta örtülü külbe-i ahzânlardan panayır dükkânları var kim yılda bir kerre bu dükkânlarda yetmiş seksen bin re‘âyâ vü berâyâ kefereleri cem‘ olup bir bey‘ [ü] şirâ olur kim ta‘bîr olunmaz. Germâ-germ on gün on gece bu cem‘iyetde mütevellî hükûmet eder. Gerçi Tımışvâr eyâletidir, ammâ maktû‘-ı kalem ve mefrûzü'l-kadem bir vakf-ı tevliyetdir ve Tımışvâr monlası niyâbetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120a ·
metinde göster ·
… üz saz ve tahta örtülü kefere hâneleri varoşu var. Andan nehr-i Moroş kenârında
saz ve
tahta örtülü külbe-i ahzânlardan panayır dükkânları var kim yılda bir kerre bu …
Bir küçük hammâmı ve kifâyet mikdârı esvâk-ı muhtasarları vardır. Kal‘ası nehr-i Moroş'in Göle kal‘ası tarafındadır kim cirmi dörd bin adım dolma rıhtım binâdır ve iki tahta-i metîn kapuları var. Biri şimâl tarafına Yanova kapusu, taşrasında iki yüz aded kâfir hâneleri var ve Tımışvâr kapusu dibinde çâr-kûşe bir palanka iç kal‘ası var. Ancak bir kapusu metîndir. Bu iç kal‘ayı nehr-i Moroş döğer ve nehr-i Moroş üzre on iki göz ağaç cisr başında kal‘aya girecek mahalde bâc alınır bir lonca köşkü var ve bu cisrin Tımışvâr tarafında iki yüz saz ve tahta örtülü kefere hâneleri varoşu var. Andan nehr-i Moroş kenârında saz ve tahta örtülü külbe-i ahzânlardan panayır dükkânları var kim yılda bir kerre bu dükkânlarda yetmiş seksen bin re‘âyâ vü berâyâ kefereleri cem‘ olup bir bey‘ [ü] şirâ olur kim ta‘bîr olunmaz. Germâ-germ on gün on gece bu cem‘iyetde mütevellî hükûmet eder. Gerçi Tımışvâr eyâletidir, ammâ maktû‘-ı kalem ve mefrûzü'l-kadem bir vakf-ı tevliyetdir ve Tımışvâr monlası niyâbetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120a ·
metinde göster ·
… gece cisri kaldırırlar. Ve derûn-ı kal‘ada cümle üç yüz Macar evleri var, kimi
saz ve
kimi tahta örtülüdür.
Ve kal‘anın bir kapusu var. Ve handağı üzre bir musanna‘ asma cisri var. Her gece cisri kaldırırlar. Ve derûn-ı kal‘ada cümle üç yüz Macar evleri var, kimi saz ve kimi tahta örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 1b ·
metinde göster ·
… jder nâmıyla şöhret bulmuşdur. Cümle Erdel Macarı ve Orta Macarı ve Hayduşak ve
Saz ve
Seykel Macarlarının silsile-i nihâyetleri bu Menûçehrzâde Nagban Ejder'e münteh …
Ba‘dehu bu şehri cây-ı vatan edinüp anın ismiyle müsemmâ bir şehr-i Mînâ olup Nagban Ejder nâmıyla şöhret bulmuşdur. Cümle Erdel Macarı ve Orta Macarı ve Hayduşak ve Saz ve Seykel Macarlarının silsile-i nihâyetleri bu Menûçehrzâde Nagban Ejder'e müntehîdir. Kendisi (---) medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
Macar kenîselerinde haçdan gayri bir şey yokdur, mezhebleri Luturyan'dır. Papiş …
Saz ve Macar kenîselerinde haçdan gayri bir şey yokdur, mezhebleri Luturyan'dır. Papişte mezhebi, ya‘nî Rim Papa mezhebinden değillerdir. (---)(---) ammâ Orta Macar Nemse kavmine mağlûb olmağile gâh Papişte ve gâh Luturyan mezhebinde olur bir alay bî-mezheb ve bî-dîn kefere vü fecere ve mülhidîn ve müşrikînlerdir, ammâ Orta Macar'ın hisâblarında onar onar add etdiklerinde bu tertîb üzre sayarlar. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9b ·
metinde göster ·
kamış örtülü evleri ve beş aded manastırları çanlıklarıyla nümâyân idi. Ve taby …
Cümle altı bin ma‘dûd saz ve kamış örtülü evleri ve beş aded manastırları çanlıklarıyla nümâyân idi. Ve tabyaları yok ve cebehâne ve topları az olduğundan seraskere on aded şâhî topları atup, ya‘nî "Safâ geldin" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30b ·
metinde göster ·
Ve mağrib cânibinde kal‘adan taşra yüz mikdârı bâğlı ve bâğçeli
saz ve
kiremit örtülü varoş evcüğezleri ve bir câmi‘i var, ammâ çârsû-yı bâzâr [ve] hâ …
Ve mağrib cânibinde kal‘adan taşra yüz mikdârı bâğlı ve bâğçeli saz ve kiremit örtülü varoş evcüğezleri ve bir câmi‘i var, ammâ çârsû-yı bâzâr [ve] hân ve hammâmı yokdur, ammâ ravza-i cinândan nişân verir mesîregâh bâğları çokdur. Hikmet-i Kirdikâr bu kûh-ı ser-bülend üzre bâğların maksûreleri cenbinde ikişer ve üçer kulaç kadar yakın âb-ı hayât kuyuları var kim her biri şarâben tahûr'dan nişân verir mâ-i kevserlerdir. Ve cümle bu bâğlar a‘yân-ı Belgrad'ın mesîregâhlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32a ·
metinde göster ·
… kasaba bir (---) deresinin kenârında ve bir vâsi‘ öz içinde cümle altı yüz aded
saz ve
kamış ve tahta ve kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli ve hıyâbânlı mesîregâh ve say …
Lisân-ı Bulgar'da (---)38b(---) demekdir. Kıratova nâhiyesidir ve Köstendil beğinin hâssıdır kim subaşısı hâkimdir, ammâ ol dahi haydud kefereleriyle yek-dil [ü] yek-cihetdir ve niyâbetdir. Cümle re‘âyâsı âşikâre haydudlardır kim kârbâ[n] bozarlar. Cenâb-ı Kibriyâ bizi hıfz edüp bunda Kâsım Ağa'nın hânesine dahil düşüp cânımız halâs etdik. Eğer bu serencâmımız bir bir tahrîr eylesek Hudâ âlimdir bir kürrâs olur. Bu kasaba bir (---) deresinin kenârında ve bir vâsi‘ öz içinde cümle altı yüz aded saz ve kamış ve tahta ve kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli ve hıyâbânlı mesîregâh ve sayd [u] şikârgâh dağlar ve ormanlar içinde vâkı‘ bir rabta-i vâsi‘ zemîn-i mahsûldâr bir dâr-ı diyârdır, ammâ deyyâr halkında merhamet yokdur. Dağlarına sayd [u] şikâra giden haydudlara kendi şikâr olup şehre uryân gelüp yâhûd başdan olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38a–38b ·
metinde göster ·
Menzil-i kasaba-i kefere Boboşova: Beş yüz aded saz ve kiremit örtülü kefere evleridir. Düşeniçse hâkinde niyâbet ve Sokollu Mehemmed Paşa'nın maktû‘u['l]-kalem ve mefrûzu'l-kadem 39a olmuş evkâfıdır kim hâlâ İbrâhîm Hânzâdeler mütevellîsi olup anların tarafından yüz âdemle voyvadaları hâkimdir. Ve bu rabtanın ensesinde iki sâ‘atlik dağ u rağları ve yakın u ırağları serâpâ bâğ u bâğçeleri cihânı dutmuşdur. Cümle tokuz bin aded Bulgar kefereleri re‘âyâsı vardır. Ve bunda olan mahbûbe Bulgar kızları marâlî ve gazâlî gözleri ve şîrîn sözleri var kim görenin aklı gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38b–39a ·
metinde göster ·
… nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu Kabirova köyü vezîria‘zamların hâssı yedi yüz
saz ve
kiremit örtülü Bulgar kâfiri köyüdür kim üç bin kadar kefere vü fecereleri vard …
Ammâ bu nehr-i Yantura bu ceng etdiğimiz Şıpka dağından çıkup cânib-i şimâle akup Nigebolı kal‘ası kurbunda nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu Kabirova köyü vezîria‘zamların hâssı yedi yüz saz ve kiremit örtülü Bulgar kâfiri köyüdür kim üç bin kadar kefere vü fecereleri vardır. Allâhümme âfinâ cümle âsî köydür, beş on âdem konmağa kâdir değillerdir. Hattâ biz anda iken ba‘zı kefere evlerinde vâveylâ vü vâveledâ ve feza‘ u çeza‘ları var idi ve ba‘zısı hasta-misâl yatırlardı. Meğer dağda bizimle ceng edüp mürd olan keferelerin akrabâları mâtem ederlerdi. Ve niçe evlerde hasta-misâl yatanlar yaralı gelenler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
tahta örtülü evleri ol kadar mükellef değil, hâne-i menhûsları ve rabâtları taş …
Ve derûn-ı hisârda cümle beş yüz aded saz ve tahta örtülü evleri ol kadar mükellef değil, hâne-i menhûsları ve rabâtları taş kal‘a değildir. Ve dâ’iren-mâdâr handakı suludur. Ve maşrık cânibine nâzır bir ağaç kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133b ·
metinde göster ·
Budin vezîri hâssıdır kim bir çölistân-ı bî-amânda binden mütecâviz
saz ve
kamış örtülü Macar hâneleri ve üç aded kenîseleri ve câ-be-câ dükkânçeleri var, …
Budin vezîri hâssıdır kim bir çölistân-ı bî-amânda binden mütecâviz saz ve kamış örtülü Macar hâneleri ve üç aded kenîseleri ve câ-be-câ dükkânçeleri var, cümle Orta Macar katanası kâfirleri bunda yatup yemlenüp yiyeceklenüp taşra vilâyetlerd[e] şikâr alırlar, ammâ Keçkemet Macarının kızları ve sarâyı ve bâğları meşhûrdur. Hâkimleri birov kefereleridir kim elinde gümüş deyeneği vardır. Lâkin bir eyi hüsn-i hâlleri var. 78b Bu varoşa bir müselmân müsâfir gelse Macar katanasına demezler ve müselmâna Macar katanası var demeyüp birbirlerinden ikisini de hıfz edüp müselmânın yanına refîkler koşup elbette bir selâmete vâsıl ederler, zîrâ Budin vezîrinden eyle fermân olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a–78b ·
metinde göster ·
… , ammâ taşra varoşu ma‘mûr dolma rıhtım binâ palankadır. Ve cümle yüz kırk aded
saz ve
kamış ile mestûr hâne-i ma‘mûrları var, ammâ bâğ u bâğçeleri çokdur.
Budin ve Eğre yeniçerileri serdârı ve nâ’ibi ve muhtesibi ve bâcdârı ve emîni ve harâc ağası ve mi‘mâr ağası vardır. Kal‘ası bir kırlıkda sahrâ-yı bî-pâyân ortasında vâki‘ olup batı tarafı bir küçük buhayredir. Gûnâ-gûn lezîz balıkları çıkar. Kal‘a-i Soboska bu gölün kenârına iç kal‘a vâki‘ olmuşdur kim bir âlî kârgîr Şeddâdî bir küçük kal‘adır. İçinde kırk kadar neferât hâneleri ve bir câmi‘i var, ammâ taşra varoşu ma‘mûr dolma rıhtım binâ palankadır. Ve cümle yüz kırk aded saz ve kamış ile mestûr hâne-i ma‘mûrları var, ammâ bâğ u bâğçeleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80b ·
metinde göster ·
… ümle la‘l-gûn kırmızı kiremit ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır. Ba‘zı câ-be-câ
saz ve
kamış örtülü fukarâların kenârda beytü'l-hüzn külbe-i ahzânları var.
Ve cümle üç yüz elli aded vâsi‘ bâğçeli ve kârgîr dîvârlı ve porta kapulu ve cümle la‘l-gûn kırmızı kiremit ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır. Ba‘zı câ-be-câ saz ve kamış örtülü fukarâların kenârda beytü'l-hüzn külbe-i ahzânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81b ·
metinde göster ·
tahta şindire örtülü çoğu fevkânî vâsi‘ evlerdir. Kârgîr binâlı dâr-ı menhûslar …
Ve bu şehir cümle on iki bin saz ve tahta şindire örtülü çoğu fevkânî vâsi‘ evlerdir. Kârgîr binâlı dâr-ı menhûslar azdır, zîrâ kefereleri yedi sekiz yılda bir isyân edüp Tatar ve Osmânlı bu şehri ihrâk edüp yine ol senede müfîd [ü] muhtasar tahtânî evler yaparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 101b ·
metinde göster ·
kamış örtülü evlerdir. Beğinin ismi Antenok'dur. On bin bahâdır cürd atlı ve sa …
Abaza'nın Hayku dağları dibinde beş yüz aded saz ve kamış örtülü evlerdir. Beğinin ismi Antenok'dur. On bin bahâdır cürd atlı ve sadaklı ve yaya tüfengli Çerkez yiğitlerine mâlikdir. Dâ’imâ Sadşe Abazasıyla ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederler. Hân hazretlerin bunda bulup Hân'a ziyâfetler eyleyüp güzîde kız ve gulâmlar verdi. Selâmet Geray Sultân'a bir şey vermeyüp bu diyârda alıkodular, zîrâ v[â]lidesi bu Jana kızlarından idi. Andan Hân'a bunlardan bin aded tüfengli asker refîk koşup, andan yine cânib-i şarka 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
kamış örtülüdür, ammâ bu pişkövün imâretleri tahta örtülü ve kârgîr binâlı hâne …
Ve Tavsultân dahi derler. Gâyet ma‘mûr şehr-i kadîmdir kim Nûşirvân'ın oğlu Hürmüz-i Tâcdâr binâsıdır derler ve hakîkatdir, zîrâ niçe âsâr-ı binâları imâret-i kadîmden nişân verir. Nehr-i Bahsan kenârında bin aded tahta örtülü hânedânlar kalmış, mâ‘adâsını Timur Leng harâb etmiş. Cemî‘i Çerkezistân ülkelerinin evleri serâpâ saz ve kamış örtülüdür, ammâ bu pişkövün imâretleri tahta örtülü ve kârgîr binâlı hânedânlardır. Bu şehir yerinden gayri yurda kalkmamak ile ba‘zı meyve ağaçları bulunur, ammâ kûh-ı Elburz eteği olmak ile bâğları ve bâğçeleri yokdur. Ve Tavsultân dedikleri asıl Dağıstân pâdişâhlığı ülke budur, ammâ (...) olmak ile beğine Şamgal şâh demezler, ammâ Dağıstân'ın taht-ı kadîmi budur. Hâlâ beğlerinin isimleri Kocur Bay Sekbân ve Cohan Bay Sekbân'dır. Lâkin pâdişâh denilse nesebleri Tavsultândır. Andan Enûşirvân'a müntehîlerdir. Lisânları Gürcî ve Çerkez lisânıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 160a ·
metinde göster ·
toprak örtülü ma‘mûr evlerdir. Ve kırk kenîse ve on yedi manastır ve yedi mesci …
Cümle on üç bin saz ve toprak örtülü ma‘mûr evlerdir. Ve kırk kenîse ve on yedi manastır ve yedi mescid var, zîrâ Heşdek tâ’ifesi kavmi Hulâgû Hân'dan berü anın zulmünden Maskov'a sığınup re‘âyâ olmuşlardır. Bunların bir fırkasını dahi Muhammed Buhârî Saltık Bay, ya‘nî Sarı Saltık Sultân İslâm ile müşerref etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 168a ·
metinde göster ·
… âygân durur. İbret-nümâ-yı acâ’ibât [u] garâ’ibâtları çokdur. Hâlâ üç bin kadar
saz ve
kamış örtülü evleri ve yigirmi aded düyûr-ı kenîseler ve yedi aded mesâcidleri …
Mâ-tekaddem bu dahi Cinkız Hân'ın tahtgâhı imiş. Niçe mülûkdan mülûka kalmış. Hâlâ dest-i Maskov'da bir dâru'l-mülk-i menhûs olmuş. Niçe bin aded hân ve câmi‘ ve imâret ve mescid ve medrese ve tekye ve hammâm ve dekâkînler ve bezzâzistânların kıbâbları ve tâk-i kisrâları ve kâ‘aları râygân durur. İbret-nümâ-yı acâ’ibât [u] garâ’ibâtları çokdur. Hâlâ üç bin kadar saz ve kamış örtülü evleri ve yigirmi aded düyûr-ı kenîseler ve yedi aded mesâcidleri var, zîrâ bunda dahi kavm-i Noğay ve kavm-i Heşdek müselmânları çokdur. Ve altı yüz kadar dükkânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 171a ·
metinde göster ·
… Mesîhiyyelerdir, ammâ yedi aded hânları ve üç aded hammâmları ve yedi bin kadar
saz ve
toprak örtülü evleri var.
Zîrâ Timur, Yıldırım Bâyezîd Hânımız zamânında karîbü'l-ahd olup Timur'a yetişmiş Heşdek Tatarlarının iki yüz yaşında mu‘ammer olmuş Tatarların lisânından istimâ‘ edüp bu câmi‘in ihrâk olmasın tahrîr etdim. Ammâ vâh ve vâh ve vâveylâ kim böyle kazm-ı nazm-ı cinân-ı kâh misilli câmi‘-i kebîr ihrâk olup nûr iken muzlım olmuş. Ammâ yine böyle iken bu câmi‘in enderûn bîrûnunda olan envâ‘ füsûskârî mukavvim mahkûk kâr-ı mermer-bür ve gûnâ-gûn ruhâm-ı ibret-nümûn-ı ma‘kûk bir diyârda yokdur. İllâ Mısır-ı nâdireti'l-asrda Paşa Sarâyı civârında Sultân Kalavân câmi‘inin rûy-ı dîvârları ola. Hakkâ ol kâr-ı musanna‘ dahi bu Balu Hân câmi‘ine mu‘âdildir. Ve niçe cevâmi‘ler dahi bu Balu Hân'da hâlâ kenîse-i Mesîhiyyelerdir, ammâ yedi aded hânları ve üç aded hammâmları ve yedi bin kadar saz ve toprak örtülü evleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172a ·
metinde göster ·
… hâta eder. Kırk kapusu ve kırk manastırı ve yetmiş kenîsesi ve yigirmi altı bin
saz ve
şindire tahta örtülü menhûshânelerdir. Bu kal‘aya selâmetle kavm-i Heşdek'i kom …
Eşkâl-i aşağı hisâr: Nehr-i Cayık kenârında (kenârında) bir vâsi‘ sahrâda şekl-i murabba‘dan tûlânî iki kat sevâd-ı mu‘azzam kirmân-ı azîm bir kâr-ı kadîm şehr-i atîkdir. Cirmi on altı bin adım ihâta eder. Kırk kapusu ve kırk manastırı ve yetmiş kenîsesi ve yigirmi altı bin saz ve şindire tahta örtülü menhûshânelerdir. Bu kal‘aya selâmetle kavm-i Heşdek'i komazlar. Kapularda silâhların bırağup girirler. Cümle kavm-i Heşdek kal‘a hâricinde obalarıyla sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a ·
metinde göster ·
kamış örtülü evlerdir. Ve cümle sokakları ve bin kadar Kazak ve bin kadar Heşde …
Ve içinde bin aded saz ve kamış örtülü evlerdir. Ve cümle sokakları ve bin kadar Kazak ve bin kadar Heşdek Tatarı kulları var. Ve beş altı kenî[s]e ve elli kadar kürkçü dükkânları ve bir aded hânı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
… dahi gayri kızak gemileri hâzırlamışlar. Ammâ küçük kal‘adır, içinde elli kadar
saz ve
kamışdan örtülü dâr-ı menhûsları var. Ve üç yüz kadar iç hisâr kulu var. Taşra …
Bu kal‘adan dahi toplar ve tüfengler atup şâdımânlar edüp ziyâf[et-i] azîmler tenâvül olunup elçiye ve hakîre kapudan ve hatman vâfir hedâyâlar verüp bunlar dahi gayri kızak gemileri hâzırlamışlar. Ammâ küçük kal‘adır, içinde elli kadar saz ve kamışdan örtülü dâr-ı menhûsları var. Ve üç yüz kadar iç hisâr kulu var. Taşra hisârı yine nehr-i Ten kenârında üç bin evli ve yedi kenîseli ve üç yüz kadar dükkânlı şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… âb etmişdir. Bir günde harâbistânını güc ile ubûr etdik, ammâ yine on bin kadar
saz ve
kamış örtülü evleri ve kırk aded kiliseleri var. Çârsû-yı bâzârı gâyet müzeyyen …
Bu şehri de Timur Hân harâb etmişdir. Bir günde harâbistânını güc ile ubûr etdik, ammâ yine on bin kadar saz ve kamış örtülü evleri ve kırk aded kiliseleri var. Çârsû-yı bâzârı gâyet müzeyyendir. Ammâ bu Japohakirmen mahalli dağıstân ve ormanistân yerler olmak ile hasırdan yelkenli kızak gemilerimiz artık işlemez olup kızaklardan çıkup atlara süvâr olunmak tenbîh olunup üç gün bu Japohakirmen'de tekâ‘üd etmek tenbîh olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182b ·
metinde göster ·
… Ve üç kahvehâneleri var. Ve cümle beş yüz aded tahtânî ve fevkânî yine hasır ve
saz ve
kamışdan mebnî üstleri toprak örtülü evleri var.
Ve bu orta hisârın kıble tarafına bir kapusu var. Ve cümle elli aded hurdaca hurdaca küçük dükkâncıkları var. Ve üç kahvehâneleri var. Ve cümle beş yüz aded tahtânî ve fevkânî yine hasır ve saz ve kamışdan mebnî üstleri toprak örtülü evleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184b ·
metinde göster ·
… ak kal‘a bölüğü içinde cümle bin yüz elli aded vâsi‘ce evlerdir kim bunlar dahi
saz ve
kamış ve haşebden tahtânî ve fevkânî üstleri türâblı hânelerdir. Lâkin bunlar d …
Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adımdır. Hemân İslâmbol'da Eskisarây cirmindedir. Ve bu toprak kal‘a bölüğü içinde cümle bin yüz elli aded vâsi‘ce evlerdir kim bunlar dahi saz ve kamış ve haşebden tahtânî ve fevkânî üstleri türâblı hânelerdir. Lâkin bunlar da vâsi‘ havlılı ve âhûrlu evlerdir, zîrâ cümle halkı at besler bir alay sipâh-misâl Tatar kalpaklı askerî tâ’ifesi evleridir. Ve cümle altmış aded bozahâneleri ve gayri dükkânları vardır. Ve bunda dahi at arabaları giremez, zîrâ sokakları ve kal‘a kapuları dardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
… bunda meşe ve pelîd odunu olmaz, zîrâ her tarafı Heyhât sahrâsıdır. Cümle halkı
saz ve
kamış yakarlar. Ve adalarda bir gûne çalılar olup anı da yakarlar.
Sovuğu ol mertebe olur kim sobalı evlerinde ve âteş başlarında âdem donup helâk olur. Erzurûm ve Gerede ve Akkirmân sovuğundan şedîd sovuğu olur. Ve aslâ bunda meşe ve pelîd odunu olmaz, zîrâ her tarafı Heyhât sahrâsıdır. Cümle halkı saz ve kamış yakarlar. Ve adalarda bir gûne çalılar olup anı da yakarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185b ·
metinde göster ·
kamış evlerde mücerreden sâkin olurlar. Bunda dahi aslâ avret yokdur, ammâ oğla …
Bunun dahi içinde Süleymân Paşa'nın askerleri saz ve kamış evlerde mücerreden sâkin olurlar. Bunda dahi aslâ avret yokdur, ammâ oğlan avredi gâyet çokdur. Bir mescidi ve kulle içinde yüz âdem alır bir câmi‘i ve gılâl anbârları vardır. Ve herkesin hücrelerinde darı ve buğday leb ber-leb olup cümle halk buğday ve darı üzre yatırlar, zîrâ küffâr muhâsara eder deyü havflerinden zahîreleri çok hıfz ederler. Bu kal‘ayı dahi seyr [ü] temâşâ edüp nehr-i Ten buzu üzre 187a yine piyâdece gidüp üç yüz adımda iki nehr-i Ten (...) karşu cânibde Maskov vilâyeti tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186b–187a ·
metinde göster ·
… ği az yerler. Ekmek yemezi çokdur. "Yedikleri darı ve geydikleri deri ve evleri
saz ve
kendileri nâsâz" deyü bu kelâmlar darb-ı mesel olmuşdur.
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtları at ve deve ve sığırdır. Meşrûbâtları at ve deve südü kımız ve boza ve talkan ve baldır suyudur. Tatarlar(ı) ekmeği az yerler. Ekmek yemezi çokdur. "Yedikleri darı ve geydikleri deri ve evleri saz ve kendileri nâsâz" deyü bu kelâmlar darb-ı mesel olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200a ·
metinde göster ·
… ûrmâlar Y 303a altında tâ sâhil-i Nîl'e varınca ol sahrâ niçe bin kamışdan ve
saz ve
hasır ve külbeden ve çadırdan dükkânlar ederler kim hisâbın Hudâ bilür.
Ve bu kasaba içre ancak iki hân ve on dükkân var, hammâm ve medrese yokdur. Ammâ câmi‘ haremi içre bir azîm sebîli var, cümle ehl-i züvvâr andan nûş ederler bir âb-ı hayâtdır, bir katre eksilmez deryâ-misâl sahrîcdir, ve dükkânları bu sebîle vakıfdır. Ammâ mevlûd mahallinde bu kasaba hâricinde hûrmâlar Y 303a altında tâ sâhil-i Nîl'e varınca ol sahrâ niçe bin kamışdan ve saz ve hasır ve külbeden ve çadırdan dükkânlar ederler kim hisâbın Hudâ bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y302b–Y303a ·
metinde göster ·