… emân cümle koyunlar târımâr olup ormanlar içinde otlamağı bırağup serserî gezüp
seğirde
seğirde temâm olup ben de koyunların ardına düşdüm. Anı gördüm ki ba‘zı koyunun …
{Hikâyet-i garîbe vü acîbe-i ahvâl-i ganem}: Bu hakîr pederinin Sücâh Balı nâmında Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'e erişmiş bir pîr-i fânî çoban-ı Germiyânî var idi. Bir gün bu hakîr esnâ-yı kelâmda eyitdim: "Cânım Sücâh Balı! Bu sinn-i sâl-i müddet-i medîd ömr içinde ibret-nümâ ne gördün?" dedim. Herîf-i çoban-ı zarîf eyitdi: "Bir gün Kütahiyye'de Sultânbağı dağında babanın koyunların otladırken hemân koyun köpeklerinden Çomaran ve Karaman ve Toraman ve Alabaş ve Palu nâm kelb-i mu‘allimler bir kerre hav hav deyüp dağlar içine girince hemân cümle koyunlar târımâr olup ormanlar içinde otlamağı bırağup serserî gezüp seğirde seğirde temâm olup ben de koyunların ardına düşdüm. Anı gördüm ki ba‘zı koyunun ağzında bir siyâh keçe pâresi ve ba‘zısının ağzında hurma yaprakları çiğner. Hurma yaprağı ise Arabistân'da olur, Kütahiyye'de olmaz. Ve ba‘zı koyun ağzında deri pâreleri çiğneyüp koyunların ağzı köpürür. Ve bir iki koyunun ağızlarında hasır pâreleri var. Koyunlar hasırları çiğnedikçe koyunun ağzından "Bre meded gitdim, bre kaf kaf, bije bije vay!" deyü feryâdlar gelir. Hemân seğirdüp koyunun birisinin ağzından bir alaca dokunmuş hasır pâresin alup bir cânibe atdım, anı gördüm hasır pâresi çayırlık içine girüp "Semif semif senindir!" deyüp gâ’ib oldu ammâ elim âteş gibi yanar. Elime bakdım işte doksan yedi yıldır ol hasıra yapışalı işte elim böyle kudretden yeşil boyalıdır {ve elim dâ’imâ misk gibi kokar}. Andan babanın ve benim koyunum ne kadardığının hisâbın bilmeyüp sonra Celâlî Cennetoğlu ve Kalenderoğlu ve Karayazıcı nâm Celâlîler babanın ve benim yüz yetmiş yedi bin koyunlarımızı alup ol zamândan berü çobanlığı ferâğat edüp ihtiyâr oldum." deyü Sücâh Balı koyunların ecinne kavmin yediğin böyle takrîr [ü] tenkîl eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 396a ·
metinde göster ·
… le koyunlar târımâr olup ormanlar içinde otlamağı bırağup serserî gezüp seğirde
seğirde
temâm olup ben de koyunların ardına düşdüm. Anı gördüm ki ba‘zı koyunun ağzında …
{Hikâyet-i garîbe vü acîbe-i ahvâl-i ganem}: Bu hakîr pederinin Sücâh Balı nâmında Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'e erişmiş bir pîr-i fânî çoban-ı Germiyânî var idi. Bir gün bu hakîr esnâ-yı kelâmda eyitdim: "Cânım Sücâh Balı! Bu sinn-i sâl-i müddet-i medîd ömr içinde ibret-nümâ ne gördün?" dedim. Herîf-i çoban-ı zarîf eyitdi: "Bir gün Kütahiyye'de Sultânbağı dağında babanın koyunların otladırken hemân koyun köpeklerinden Çomaran ve Karaman ve Toraman ve Alabaş ve Palu nâm kelb-i mu‘allimler bir kerre hav hav deyüp dağlar içine girince hemân cümle koyunlar târımâr olup ormanlar içinde otlamağı bırağup serserî gezüp seğirde seğirde temâm olup ben de koyunların ardına düşdüm. Anı gördüm ki ba‘zı koyunun ağzında bir siyâh keçe pâresi ve ba‘zısının ağzında hurma yaprakları çiğner. Hurma yaprağı ise Arabistân'da olur, Kütahiyye'de olmaz. Ve ba‘zı koyun ağzında deri pâreleri çiğneyüp koyunların ağzı köpürür. Ve bir iki koyunun ağızlarında hasır pâreleri var. Koyunlar hasırları çiğnedikçe koyunun ağzından "Bre meded gitdim, bre kaf kaf, bije bije vay!" deyü feryâdlar gelir. Hemân seğirdüp koyunun birisinin ağzından bir alaca dokunmuş hasır pâresin alup bir cânibe atdım, anı gördüm hasır pâresi çayırlık içine girüp "Semif semif senindir!" deyüp gâ’ib oldu ammâ elim âteş gibi yanar. Elime bakdım işte doksan yedi yıldır ol hasıra yapışalı işte elim böyle kudretden yeşil boyalıdır {ve elim dâ’imâ misk gibi kokar}. Andan babanın ve benim koyunum ne kadardığının hisâbın bilmeyüp sonra Celâlî Cennetoğlu ve Kalenderoğlu ve Karayazıcı nâm Celâlîler babanın ve benim yüz yetmiş yedi bin koyunlarımızı alup ol zamândan berü çobanlığı ferâğat edüp ihtiyâr oldum." deyü Sücâh Balı koyunların ecinne kavmin yediğin böyle takrîr [ü] tenkîl eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 396a ·
metinde göster ·
… e yüz bin at ayağıyla dolup su bügendi. Alt yanı sığ kalup niçe bin Tatar sudan
seğirde
seğirde geçdiler. Niçe bin Tatar dahi gemiyle ve pot ile ve tulum ile tarfetü'l …
El-azametullâh haşr [u] neşirden bir Kerbelâ günü olup kırk yedi bin Tatar askeri yüz elli bin bârgîrler ile nehr-i Turla'ya kendülerin urduklarında nehr-i Turla bu kadar kerre yüz bin at ayağıyla dolup su bügendi. Alt yanı sığ kalup niçe bin Tatar sudan seğirde seğirde geçdiler. Niçe bin Tatar dahi gemiyle ve pot ile ve tulum ile tarfetü'l-ayn içre geçüp tulumlardan tîrkeş ve kılıçları ve cümle esbâbların çıkarup geyindiler ve tarfetü'l-ayn içre atlandılar. Meğer Leh kralı tarafından on bin Leh askeri imdâda gelüp hâzır imiş. Anlar bizi sol tarafımızda görünen Kamaniçe kal‘asına götürmeyüp yıldız cânibinde Durujunka vilâyetine götürdiler kim Nûreddîn Sultân ol tarafda imiş. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40a ·
metinde göster ·
… n at ayağıyla dolup su bügendi. Alt yanı sığ kalup niçe bin Tatar sudan seğirde
seğirde
geçdiler. Niçe bin Tatar dahi gemiyle ve pot ile ve tulum ile tarfetü'l-ayn içr …
El-azametullâh haşr [u] neşirden bir Kerbelâ günü olup kırk yedi bin Tatar askeri yüz elli bin bârgîrler ile nehr-i Turla'ya kendülerin urduklarında nehr-i Turla bu kadar kerre yüz bin at ayağıyla dolup su bügendi. Alt yanı sığ kalup niçe bin Tatar sudan seğirde seğirde geçdiler. Niçe bin Tatar dahi gemiyle ve pot ile ve tulum ile tarfetü'l-ayn içre geçüp tulumlardan tîrkeş ve kılıçları ve cümle esbâbların çıkarup geyindiler ve tarfetü'l-ayn içre atlandılar. Meğer Leh kralı tarafından on bin Leh askeri imdâda gelüp hâzır imiş. Anlar bizi sol tarafımızda görünen Kamaniçe kal‘asına götürmeyüp yıldız cânibinde Durujunka vilâyetine götürdiler kim Nûreddîn Sultân ol tarafda imiş. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40a ·
metinde göster ·
Andan gördüm ki şu karşuki Porolok dağından berü boğazları zincirli yedi sekiz yüz mikdârı kara hınzîrlar ol dağlardan berü bu sahrâya inüp cum‘a namâzı kılan cemâ‘atleri bölük bölük bölerek cemâ‘at içine girüp minber dibinde yatan Seydî Ahmed Paşa'nın meyyitine ol hınzîrlar birkaç diş urdular, ammâ cemâ‘at aslâ safların bozmadılar ve bu hınzîrların içinde bir semiz sarı ayu seğirde seğirde boynunda zincirin sürüyüp hemân minbere çıkmağa başladı. Hemân Evliyâm, sen ayunun zincirinden yapışup minberden aşağı çeküp düşürdüğünde, "Bire Evliyâ'm öldür" deyü minberden feryâd ederim. Sen dahi dal kılıç olup ayıyı katl eyleyüp leşini Seydî Ahmed Paşa'nın meyyiti yanına kodun. Ben dahi hutbeyi tamâm edüp salât-ı cum‘ayı edâ etdikden sonra cemâ‘at içine gelen kara hınzîrları kırun deyü fermân etdiğimde cümlesin kılıç ile kırdılar. Meğer sabâh namâzı karîb imiş. Silihdâr Süleymân beni uyarup şimdi salât-ı fecri kılup sizler geldiniz. Ben dahi bism-i İlâh ile bu vâkı‘ayı sizlere takrîr eyledim" buyurduklarında, yeniçeri ağası ve Tekeli Mustafâ Paşa kethüdâsı, "Hayr ola sultânım" dedik lerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135b ·
metinde göster ·
… at aslâ safların bozmadılar ve bu hınzîrların içinde bir semiz sarı ayu seğirde
seğirde
boynunda zincirin sürüyüp hemân minbere çıkmağa başladı. Hemân Evliyâm, sen ayu …
Andan gördüm ki şu karşuki Porolok dağından berü boğazları zincirli yedi sekiz yüz mikdârı kara hınzîrlar ol dağlardan berü bu sahrâya inüp cum‘a namâzı kılan cemâ‘atleri bölük bölük bölerek cemâ‘at içine girüp minber dibinde yatan Seydî Ahmed Paşa'nın meyyitine ol hınzîrlar birkaç diş urdular, ammâ cemâ‘at aslâ safların bozmadılar ve bu hınzîrların içinde bir semiz sarı ayu seğirde seğirde boynunda zincirin sürüyüp hemân minbere çıkmağa başladı. Hemân Evliyâm, sen ayunun zincirinden yapışup minberden aşağı çeküp düşürdüğünde, "Bire Evliyâ'm öldür" deyü minberden feryâd ederim. Sen dahi dal kılıç olup ayıyı katl eyleyüp leşini Seydî Ahmed Paşa'nın meyyiti yanına kodun. Ben dahi hutbeyi tamâm edüp salât-ı cum‘ayı edâ etdikden sonra cemâ‘at içine gelen kara hınzîrları kırun deyü fermân etdiğimde cümlesin kılıç ile kırdılar. Meğer sabâh namâzı karîb imiş. Silihdâr Süleymân beni uyarup şimdi salât-ı fecri kılup sizler geldiniz. Ben dahi bism-i İlâh ile bu vâkı‘ayı sizlere takrîr eyledim" buyurduklarında, yeniçeri ağası ve Tekeli Mustafâ Paşa kethüdâsı, "Hayr ola sultânım" dedik lerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135b ·
metinde göster ·
seğirde ibtidâ haymeme, andan İbrâhîm Paşa otağına geldim.
"Devletli beni katl edersen gam değil ben ihtiyârım, ammâ İbrâhîm oğlumu âzâd eyle" dedikde anı gördüm, Re’îsi ve İbrâhîm Paşa'yı yumruk ve sille ve sademe ile muhzır ağa tâ’ifeleri ikisin dahi ura ura kuburdan taşra çıkarup dağlar gibi yığılan toprağın ardında ikisini dahi ma‘nûkan boğup ol mahalde defn etdiklerinde hemân aklım başımdan gidüp açıkdan seğirde seğirde ibtidâ haymeme, andan İbrâhîm Paşa otağına geldim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116a ·
metinde göster ·
… n boğup ol mahalde defn etdiklerinde hemân aklım başımdan gidüp açıkdan seğirde
seğirde
ibtidâ haymeme, andan İbrâhîm Paşa otağına geldim.
"Devletli beni katl edersen gam değil ben ihtiyârım, ammâ İbrâhîm oğlumu âzâd eyle" dedikde anı gördüm, Re’îsi ve İbrâhîm Paşa'yı yumruk ve sille ve sademe ile muhzır ağa tâ’ifeleri ikisin dahi ura ura kuburdan taşra çıkarup dağlar gibi yığılan toprağın ardında ikisini dahi ma‘nûkan boğup ol mahalde defn etdiklerinde hemân aklım başımdan gidüp açıkdan seğirde seğirde ibtidâ haymeme, andan İbrâhîm Paşa otağına geldim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116a ·
metinde göster ·
… ğlan şu seyishâneye bin" deyüp oğlan fakîr küffâr elinden piyâde rehâ bulmuş ve
seğirde
seğirde bî-tâb u bî-mecâl kalmış, garîb oğlan ipleri kesilmiş semer kaşına yapı …
Hemân bizim askerden on aded yiğitler bize imdâda gelüp küffâr ile alak bulak cengde iken hemân hakîr bizim seyishâneyi Seyfî gulâma götürüp "Bire oğlan şu seyishâneye bin" deyüp oğlan fakîr küffâr elinden piyâde rehâ bulmuş ve seğirde seğirde bî-tâb u bî-mecâl kalmış, garîb oğlan ipleri kesilmiş semer kaşına yapışup süvâr olam derken pahıl gibi semer atın karnı altına gelüp oğlan seyishâneden zîr-i zeber olunca on on beş kâfir oğlanı basdırdılar ve yigirmi aded küffârlar hakîri bir tarafa kısdırdılar ve cânib-i erba‘amdan hakîre kurşum atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 124a ·
metinde göster ·
… seyishâneye bin" deyüp oğlan fakîr küffâr elinden piyâde rehâ bulmuş ve seğirde
seğirde
bî-tâb u bî-mecâl kalmış, garîb oğlan ipleri kesilmiş semer kaşına yapışup süvâ …
Hemân bizim askerden on aded yiğitler bize imdâda gelüp küffâr ile alak bulak cengde iken hemân hakîr bizim seyishâneyi Seyfî gulâma götürüp "Bire oğlan şu seyishâneye bin" deyüp oğlan fakîr küffâr elinden piyâde rehâ bulmuş ve seğirde seğirde bî-tâb u bî-mecâl kalmış, garîb oğlan ipleri kesilmiş semer kaşına yapışup süvâr olam derken pahıl gibi semer atın karnı altına gelüp oğlan seyishâneden zîr-i zeber olunca on on beş kâfir oğlanı basdırdılar ve yigirmi aded küffârlar hakîri bir tarafa kısdırdılar ve cânib-i erba‘amdan hakîre kurşum atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 124a ·
metinde göster ·
… : "Ya karşu tarafa geçmeseniz ya!" deyüp hemân Kalmık ibtidâ kendi buz üstünden
seğirde
seğirde geçüp yine bizim tarafa gelüp paşaya geldi ve cümle piyâde olan askerle …
Hemân Kalmık eydir: "Ya karşu tarafa geçmeseniz ya!" deyüp hemân Kalmık ibtidâ kendi buz üstünden seğirde seğirde geçüp yine bizim tarafa gelüp paşaya geldi ve cümle piyâde olan askerler beriden öteye ve öteden beriye geçmeğe başladılar. Ammâ buz henüz kâğız kadar kalın olup benî âdemler buz üzre geçdiklerince Hudâ âlimdir, buz âdemlerin ayakları altında sofra kadar (sofra kadar) çukur çukur olup çıtır çıtır buz öterdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193a ·
metinde göster ·
… rşu tarafa geçmeseniz ya!" deyüp hemân Kalmık ibtidâ kendi buz üstünden seğirde
seğirde
geçüp yine bizim tarafa gelüp paşaya geldi ve cümle piyâde olan askerler beride …
Hemân Kalmık eydir: "Ya karşu tarafa geçmeseniz ya!" deyüp hemân Kalmık ibtidâ kendi buz üstünden seğirde seğirde geçüp yine bizim tarafa gelüp paşaya geldi ve cümle piyâde olan askerler beriden öteye ve öteden beriye geçmeğe başladılar. Ammâ buz henüz kâğız kadar kalın olup benî âdemler buz üzre geçdiklerince Hudâ âlimdir, buz âdemlerin ayakları altında sofra kadar (sofra kadar) çukur çukur olup çıtır çıtır buz öterdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193a ·
metinde göster ·
… le geçmesine muntazır oldu. Ve ardı sıra cümle iç ağaları turna katarı buz üzre
seğirde
seğirde geçdiler.
Hemân kal‘a halkı paşayı ibtidâ yalınız iki dâne uzun direkli pot üzre oturdup uzakdan arkanlar ile potu çeküp paşa nehr-i Kuban'ın karşu tarafına selâmetle geçüp bir seccâde üzre oturup sâ’ir askerinin selâmetle geçmesine muntazır oldu. Ve ardı sıra cümle iç ağaları turna katarı buz üzre seğirde seğirde geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193b ·
metinde göster ·
… sine muntazır oldu. Ve ardı sıra cümle iç ağaları turna katarı buz üzre seğirde
seğirde
geçdiler.
Hemân kal‘a halkı paşayı ibtidâ yalınız iki dâne uzun direkli pot üzre oturdup uzakdan arkanlar ile potu çeküp paşa nehr-i Kuban'ın karşu tarafına selâmetle geçüp bir seccâde üzre oturup sâ’ir askerinin selâmetle geçmesine muntazır oldu. Ve ardı sıra cümle iç ağaları turna katarı buz üzre seğirde seğirde geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193b ·
metinde göster ·
… de bulunup aklı başında olan çâpük cânlardan Tatarlar eğer piyâde ve eğer atlav
seğirde
seğirde beri geçüp selâmet buldular, ammâ arabalarıyla gerü kalanlardan on beş …
Ve mine'l-âfât-ı yeh-pâre: Hemân buz üstünde bulunup aklı başında olan çâpük cânlardan Tatarlar eğer piyâde ve eğer atlav seğirde seğirde beri geçüp selâmet buldular, ammâ arabalarıyla gerü kalanlardan on beş araba ve yigirmi kadar âdemler buza coyulup gark oldular. Ve ba‘zısına arkan ipler atup âdemleri çıkardılar. Ve niçesi gark-ı âb olup beynehu [ve] beynellâh şehîd oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 194b ·
metinde göster ·
… up aklı başında olan çâpük cânlardan Tatarlar eğer piyâde ve eğer atlav seğirde
seğirde
beri geçüp selâmet buldular, ammâ arabalarıyla gerü kalanlardan on beş araba ve …
Ve mine'l-âfât-ı yeh-pâre: Hemân buz üstünde bulunup aklı başında olan çâpük cânlardan Tatarlar eğer piyâde ve eğer atlav seğirde seğirde beri geçüp selâmet buldular, ammâ arabalarıyla gerü kalanlardan on beş araba ve yigirmi kadar âdemler buza coyulup gark oldular. Ve ba‘zısına arkan ipler atup âdemleri çıkardılar. Ve niçesi gark-ı âb olup beynehu [ve] beynellâh şehîd oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 194b ·
metinde göster ·
seğirde bir sâ‘atde Ka‘be-i şerîfe gide. Farz-ı evvel olan tavâf-ı kudûma gide, …
Andan Y 310a seğirde seğirde bir sâ‘atde Ka‘be-i şerîfe gide. Farz-ı evvel olan tavâf-ı kudûma gide, zîrâ pîr ü cüvâna ve zengîne-i nisvâna tavâf-ı kudûm farzdır. Ve Mekke'den gücü yetdüğü kadar bu umreye gelüp gitmek (---) kaç kerre gelirse ol kadar hac savâbı bulup hac tamâm olur, zîrâ bu umre hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı Azîminde ve Furkân-ı Mecîd'inde buyurur âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309b–Y310a ·
metinde göster ·
bir sâ‘atde Ka‘be-i şerîfe gide. Farz-ı evvel olan tavâf-ı kudûma gide, zîrâ pî …
Andan Y 310a seğirde seğirde bir sâ‘atde Ka‘be-i şerîfe gide. Farz-ı evvel olan tavâf-ı kudûma gide, zîrâ pîr ü cüvâna ve zengîne-i nisvâna tavâf-ı kudûm farzdır. Ve Mekke'den gücü yetdüğü kadar bu umreye gelüp gitmek (---) kaç kerre gelirse ol kadar hac savâbı bulup hac tamâm olur, zîrâ bu umre hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı Azîminde ve Furkân-ı Mecîd'inde buyurur âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309b–Y310a ·
metinde göster ·
seğirde ol izdihâm-ı çârsû içre, Mîleyn-i Ahdareyn derler, tarîk-ı âmmın iki ta …
deyüp andan seğirde seğirde ol izdihâm-ı çârsû içre, Mîleyn-i Ahdareyn derler, tarîk-ı âmmın iki tarafında yeşil direkler olduğundan Mîleyn-i Ahdareyn derler. Yolun sol tarafındaki Ka‘be'nin harem dîvârına muttasıldır. Karşu tarafındaki sokak aşırı {Sakkâ başı hânesi köşesinde} yeşil Y 316b direkdir ve kanâdîller ile bu amûdlar zeyn olmuşdur. Safâ'dan bu mahalle gelince seğirde seğirde gelmek sünnetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316a–Y316b ·
metinde göster ·
ol izdihâm-ı çârsû içre, Mîleyn-i Ahdareyn derler, tarîk-ı âmmın iki tarafında …
deyüp andan seğirde seğirde ol izdihâm-ı çârsû içre, Mîleyn-i Ahdareyn derler, tarîk-ı âmmın iki tarafında yeşil direkler olduğundan Mîleyn-i Ahdareyn derler. Yolun sol tarafındaki Ka‘be'nin harem dîvârına muttasıldır. Karşu tarafındaki sokak aşırı {Sakkâ başı hânesi köşesinde} yeşil Y 316b direkdir ve kanâdîller ile bu amûdlar zeyn olmuşdur. Safâ'dan bu mahalle gelince seğirde seğirde gelmek sünnetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316a–Y316b ·
metinde göster ·
… irekdir ve kanâdîller ile bu amûdlar zeyn olmuşdur. Safâ'dan bu mahalle gelince
seğirde
seğirde gelmek sünnetdir.
deyüp andan seğirde seğirde ol izdihâm-ı çârsû içre, Mîleyn-i Ahdareyn derler, tarîk-ı âmmın iki tarafında yeşil direkler olduğundan Mîleyn-i Ahdareyn derler. Yolun sol tarafındaki Ka‘be'nin harem dîvârına muttasıldır. Karşu tarafındaki sokak aşırı {Sakkâ başı hânesi köşesinde} yeşil Y 316b direkdir ve kanâdîller ile bu amûdlar zeyn olmuşdur. Safâ'dan bu mahalle gelince seğirde seğirde gelmek sünnetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316a–Y316b ·
metinde göster ·
… ve kanâdîller ile bu amûdlar zeyn olmuşdur. Safâ'dan bu mahalle gelince seğirde
seğirde
gelmek sünnetdir.
deyüp andan seğirde seğirde ol izdihâm-ı çârsû içre, Mîleyn-i Ahdareyn derler, tarîk-ı âmmın iki tarafında yeşil direkler olduğundan Mîleyn-i Ahdareyn derler. Yolun sol tarafındaki Ka‘be'nin harem dîvârına muttasıldır. Karşu tarafındaki sokak aşırı {Sakkâ başı hânesi köşesinde} yeşil Y 316b direkdir ve kanâdîller ile bu amûdlar zeyn olmuşdur. Safâ'dan bu mahalle gelince seğirde seğirde gelmek sünnetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316a–Y316b ·
metinde göster ·
… u Hazret-i Resûl bu mahalden ubûr ederken putlara nazarım ta‘allûk etmesin içün
seğirde
seğirde geçerlerdi. Hâlâ ümmetine dahi sünnet olup ol mahalden acele ile geçmeğ …
Ba‘dehu Hazret-i Resûl bu mahalden ubûr ederken putlara nazarım ta‘allûk etmesin içün seğirde seğirde geçerlerdi. Hâlâ ümmetine dahi sünnet olup ol mahalden acele ile geçmeğe (---)(---) derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316b ·
metinde göster ·
… -i Resûl bu mahalden ubûr ederken putlara nazarım ta‘allûk etmesin içün seğirde
seğirde
geçerlerdi. Hâlâ ümmetine dahi sünnet olup ol mahalden acele ile geçmeğe (---) …
Ba‘dehu Hazret-i Resûl bu mahalden ubûr ederken putlara nazarım ta‘allûk etmesin içün seğirde seğirde geçerlerdi. Hâlâ ümmetine dahi sünnet olup ol mahalden acele ile geçmeğe (---)(---) derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316b ·
metinde göster ·
Bu haremin sol cânibinde makâm-ı İbrâhîm: Ba‘zı kimesneler cemâ‘at ile kasr-ı cem‘e yetişmezlerse bu makâm-ı İbrâhîm'de edâ etsin veyâhûd çadırında edâ etsin. Ammâ be-şart-ı ân-kasr-ı cem‘ etmeye, başlı başına vakti ile kıla. kasr-ı cem‘ etmek bu câmi‘-i İbrâhîm'de cemâ‘at ile câ’izdir, yohsa her yerde kılınmaz. Ve bu câmi‘de salât-ı zuhur ve asır bir yerde kılınup kasr-ı cem‘ oldukdan sonra herkes seğirde seğirde ya‘nî acele ile hayme vü hargâhlarına varup cemî‘i havâyiclerini bağlayup hâzır dura.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321a ·
metinde göster ·
Bu haremin sol cânibinde makâm-ı İbrâhîm: Ba‘zı kimesneler cemâ‘at ile kasr-ı cem‘e yetişmezlerse bu makâm-ı İbrâhîm'de edâ etsin veyâhûd çadırında edâ etsin. Ammâ be-şart-ı ân-kasr-ı cem‘ etmeye, başlı başına vakti ile kıla. kasr-ı cem‘ etmek bu câmi‘-i İbrâhîm'de cemâ‘at ile câ’izdir, yohsa her yerde kılınmaz. Ve bu câmi‘de salât-ı zuhur ve asır bir yerde kılınup kasr-ı cem‘ oldukdan sonra herkes seğirde seğirde ya‘nî acele ile hayme vü hargâhlarına varup cemî‘i havâyiclerini bağlayup hâzır dura.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321a ·
metinde göster ·
… şüp seğirderek mahmel-i şerîfin yanına vardıkda atdan nüzûl edüp kırk elli adım
seğirde
seğirde mahmel-i şerîfin dâmenin bûs edüp,
Ve ol gece emîr-i hac Bürke'de kalup cümle istikbâle çıkan a‘yân-ı Mısır'a ve bölük ağalarına ve çavuşlar kethudâsına azîm ziyâfetler edüp ol gece top [u] tüfeng fişeng şâdumânîsinden acâyib temâşâ olur. Ertesi gün ale's-sabâh emîrü'l-hac kendü askeriyle ve istikbâle çıkan a‘yân-ı Mısır ile mahmel-i şerîfi önüne alup yol üzre olan yedi bölük ağaları çadırlarına uğrayup cümle ağaları selâmlayarak ubûr ederek Bâb-ı Nâsır'a karîb vardıkda Abdurrahmân Paşa yesserallâhu mâ yeşâ alayları nümâyân olup alayın bırağup derhâl at boynuna düşüp seğirderek mahmel-i şerîfin yanına vardıkda atdan nüzûl edüp kırk elli adım seğirde seğirde mahmel-i şerîfin dâmenin bûs edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y209a ·
metinde göster ·
… rderek mahmel-i şerîfin yanına vardıkda atdan nüzûl edüp kırk elli adım seğirde
seğirde
mahmel-i şerîfin dâmenin bûs edüp,
Ve ol gece emîr-i hac Bürke'de kalup cümle istikbâle çıkan a‘yân-ı Mısır'a ve bölük ağalarına ve çavuşlar kethudâsına azîm ziyâfetler edüp ol gece top [u] tüfeng fişeng şâdumânîsinden acâyib temâşâ olur. Ertesi gün ale's-sabâh emîrü'l-hac kendü askeriyle ve istikbâle çıkan a‘yân-ı Mısır ile mahmel-i şerîfi önüne alup yol üzre olan yedi bölük ağaları çadırlarına uğrayup cümle ağaları selâmlayarak ubûr ederek Bâb-ı Nâsır'a karîb vardıkda Abdurrahmân Paşa yesserallâhu mâ yeşâ alayları nümâyân olup alayın bırağup derhâl at boynuna düşüp seğirderek mahmel-i şerîfin yanına vardıkda atdan nüzûl edüp kırk elli adım seğirde seğirde mahmel-i şerîfin dâmenin bûs edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y209a ·
metinde göster ·