" deyü feryâd ederler. Zîrâ bu tâ’ife dahi ekmekciye yamakdır. Zîrâ ekmek susuz, …
Esnâf-ı sakkâyân-ı yeniçeriyân-ı dergâh-ı âlî: Cümle yüz altmış iki aded yeniçeri odalarının yedi yüz sakkâları vardır. Herbiri abraş gül-endâm-misâl küheylân atlarının üzerlerine telâtîn meşkleri ve telâtîn kovaları yükledüp atlarının yeleleri ve kuyrukları ve şikemleri Hasanî Hüseynî Kerbelâ kâtili ve Tuna geçidi kınalı atların sînelerinde ve kusgun ve paldımlarında gûnâ-gûn zîl ü bem çınkıraklar ve her atların başlarında beyâz ablak sorguclar ile tezyîn edüp sakkâlar siyâh çizme ve siyâh meşin dolamalarla ve serlerinde turna cığaları ile atların gûnâ-gûn çiçekler ile zeyn edüp piyâdeleri tarafeynde olan ibâdullâhlara mataralar ve sumaklar ile mâ’-i tâhir bezl edüp "Sakkâ sebîlillâh, şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhlarıyçün sebîl" deyü feryâd ederler. Zîrâ bu tâ’ife dahi ekmekciye yamakdır. Zîrâ ekmek susuz, ev tuzsuz olmaz. Bu sakkâların pîri Selmân-ı Kûfî'dir. Selmân-ı Pâris belin bağladı. Kabri Rey şehrindedir, yüz otuz yaşında âhirete nakl eyledi, cümle sakkâların silsilesi ana çıkar. Ammâ bu tâ’ifenin zâbitleri yeniçeri ocağında bölükbaşılardan bir çorbacı sakkâbaşıdır kim gedik sâhibidir, yoluyla gelüp kethudâyeri ve muhzır ağa olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a ·
metinde göster ·
… hayat-ı çeşme-i cân-perveri vardır, bir konak yerden Süleymân Hân getirüp şehre
sebîl
edüp şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ ervâhların şâd eylemişdir. Ve cümle üç aded tekye …
Ve cümle yedi hânı var ve on sekiz yerde âb-ı hayat-ı çeşme-i cân-perveri vardır, bir konak yerden Süleymân Hân getirüp şehre sebîl edüp şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ ervâhların şâd eylemişdir. Ve cümle üç aded tekye-i dervîşânı vardır. Ammâ dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur. Lâkin yine her câmi‘de cemî‘î ilm-i hadîs ve ilm-i tecvîd şeyhleri vardır. Ve cümle üç yüz dükkândır. Her esnâfı mevcûddur. Gerçi Türkistân şehirlerindendir ammâ yine erbâb-ı ma‘ârifi ve nükte-şinâs çelebileri ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyihi ve kuzâtı ve yârândan ehl-i dil, garîbü'd-diyâr âdemleri ve salâh-ı hâl ile ma‘rûf mü’min ve muvahhid kimesneleri ve âb [u] hevâsının letâfetinden halkının reng-i rûları ahmerü'l-vech, orta boylu cesîm âdemlerdir. Ve mahbûb u mahbûbesi meşhûrdur. Halkı ekseriyyâ çukalar giyüp reftâr ederler. Zenâneleri beyâz-ı ızâr bürünürler. Ve bâğları ve bâğçeleri çokdur, ammâ şitası da meşhûrdur. Zîrâ iklîm-i râbi‘in vasatında vâkı‘ olmağıla tûl-ı nehârî (---) sâ‘at (---) derece ve (---) dakikadır. Ammâ kal‘ası şehr kıblesi tarafında celâlî ve cemâlî haşarâtından emîn olmak içün çâr-kûşe seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ küçükdür. Bir demir kapusu var. Dizdârı ve neferâtları vardır. Ve müstevfâ cebehânesi ve birkaç hânesi ve anbârları vardır. Allahu a‘lem ehl-i İslâm binâsıdır. Zîrâ kefere binâsından bir âsârı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350b ·
metinde göster ·
… l-hayrâtlar on yirde çeşme-i cânperverler inşâ etmişler. Ve cümle yigirmi yerde
sebîl
vardır. Gayrı diyârların sebîlleri gibi kârgîr ve mükellef ve müzeyyen binâlar …
Ve cümle on aded çeşmesârlar vardır. Evvelâ Akkapu çeşmesi ve Sarrâchâne çeşmesi ve Bâzâryeri çeşmesi ve Kurşumlu Câmi‘ çeşmesi ve Harâccı Çeşmesi ve Kuruçeşme. Bular âb-ı hayâtdan nişân verir uyûn-ı câriyelerdir. Gerçi bu çeşmelere bu şehir ihtiyâc değildir. Zîrâ Tuna deryâsı kenarında bir şehr-i mu‘azzam olmağıla sâhibü'l-hayrâtlar on yirde çeşme-i cânperverler inşâ etmişler. Ve cümle yigirmi yerde sebîl vardır. Gayrı diyârların sebîlleri gibi kârgîr ve mükellef ve müzeyyen binâlar değildir ammâ mâh-ı temmûzda cânib-i vakfdan Tuna buzuyla âb-ı hayâtları cümle atşâna bezl edüp nûş edenler sebîlciler
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119b ·
metinde göster ·
revân olup nehr-i Tuna'ya cereyân etdikde âdemin aklı gider. Hatta bir sığırı z …
Der-vasf-ı mesîregâh-ı şehr-i Silistre: Evvelâ handak Beğbâğçesi ve Paşa çayırı ve Çayır cisri ve İslâmbol cisri çayırı ve mesîre-i Namâzgâh ve mesîregâh-ı Küçük Mustafâ. Şehrin cenûbuna hâyil dağlar ve bâğ u bâğçeler içre cihânnümâ üç aded kasr-ı zîbâlı bir teferrücgâh-ı hergâhdır. Andan cümle şehir ve nehr-i Tuna nümâyândır. Ve teferrücgâh-ı Vişniçse ve temâşâgâh-ı Kendi kopan ve mesîre-i Karaağaç ve mesîre-i Akçeşme ve teferrücgâh-ı Kerdîme ve Seyrângâh-ı Arslanlıçeşme ve seyiregâh-ı Cezîre-i Pasdırma, nehr-i Tuna mâbeyninde bir azîm cezîredir kim beher sene yetmiş seksen bin sığır kurbân olup pasdırma edüp cemî‘i Rûm'a ve Arab'a ve Frengistân'a niçe yüz bin 120b yük pasdırma gider. Pasdırma mahallinde bu cezîreye âdem varsa niçe bin mahlûk-ı Hudâ'ya kassâb-ı ecel bıçak urdukda kanları sebîl revân olup nehr-i Tuna'ya cereyân etdikde âdemin aklı gider. Hatta bir sığırı zibh edüp karnın şakk etdikde yavrusu zâhir olup ayağa kalkup hayât bulup süd ile beslediler. Bu cezîrede mevsiminde hayme hargâhlarıyla niçe bin sığır celebi pasdırmacı bâzergânlar vardır. Bir cânibinde niçe yüz kazganlar ile bakarların iç yağların ve ilik yağların eridüp say yağına halt ederler. Bir tarafında çüriş yağından mum yaparlar. İbret-nümâ cezîredir ammâ zâbihü'l-bakar olduklarından bu kavim aslâ iflâh-ı ber-hurdâr oldukların görmemişizdir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 120a–120b ·
metinde göster ·
Andan (---)(---)(---) hân u hammâm u tekye vü âb-ı hayât çeşme ve
sebîl
ve iki yüz aded kifâyet mikdârı sûk-ı sultânîsi vardır. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. A …
Andan (---)(---)(---) hân u hammâm u tekye vü âb-ı hayât çeşme ve sebîl ve iki yüz aded kifâyet mikdârı sûk-ı sultânîsi vardır. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ammâ bezzâzistânı ve imâreti dârü'l-ıt‘âmı ve kurşum örtülü imâristân-ı âlîleri yokdur. Ammâ gılâl anbarları ve cebehâneleri çokdur. Hatta sağîr ü kebîr yüz on pâre topları var kim Âdilcevâz kal‘asında eyle toplar yokdur. Ve kal‘anın cânib-i şimâlinde bir top menzilinden ba‘îd Aladağ üzre sâfî bâğ u bâğçedir. Âbları latîfdir ve mahbûb u mahbûbeleri nazîfdir. Ammâ hevâsı temmuzda gâyet ıssıdır. Ekseriyyâ ahâlîsi Aladağ'da bâğlarına göçüp altı ay zevk [u] safâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a ·
metinde göster ·
Evvelâ Babadağı kurbunda karye-i Hergeleci ve karye-i
Sebîl
İlyâs ve karye-i Küçük Sarı ve karye-i Döğlek ve karye-i Sabança ve karye-i Acı …
Evvelâ Babadağı kurbunda karye-i Hergeleci ve karye-i Sebîl İlyâs ve karye-i Küçük Sarı ve karye-i Döğlek ve karye-i Sabança ve karye-i Acıgöl ve karye-i Sarı Nasûh ve karye-i Kara Hâbil ve karye-i Ahmed Fakı ve Tatar Çamurlusu ve Sarıgöl ve Konkaz ve Hacılar ve Tiresenlik ve Na‘lband ve Kızılhisâr ve Kamber köyü ve Armudlu ve Karka(lı) ve Başköy ve Bahşayış ve Çineli ve Atmaca ve Çukurova ve Kayalıdere ve Eski Baba ve Çağatay-ı zîr ve Çağatay-ı bâlâ ve Karkalığ-i zîr ve Karkalığ-i bâlâ ve Dimlik-i zîr ve Dimlik-i bâlâ ve Deli Alî köyü ve Söleli ve Lutfi Beğ ve Türk Çamurlusu ve Ayaklıköy ve Arnavudlu ve Hacı İvaz ve Sarı Gölcük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67a ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i sebîlhâne-i cân-sitân: Cümle altı yüz aded sebîlhâne-i atşândır, ammâ cümleden işlek Büyük Çârsû'da Sokollu sebîli ve Yahyâlı Mehemmed Paşa sebîli [ve] Laçin Ağa sebîli ve Bayrâm Beğ sebîli ve Eynehân Beğ sebîli ve niçe ismi nâ-ma‘lûm sebîllerde sâhibü'l-hayrâtlar mâh-ı Temmuz'da Tuna buzlu âb-ı hayâtı şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ aşkına sebîl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 114b ·
metinde göster ·
… k hânları ve bir hammâmı ve kırk elli kadar müfîd ü muhtasar dükkânı var. Gayrı
sebîl
ve çeşme ve medrese ve imâret-i ıt‘âmları yokdur, ammâ garîb-dost âdemleri çokd …
Ve cümle dokuz mihrâbdır. Bir müferrih câmi‘i ve mesâcidleri ve müte‘addid küçük hânları ve bir hammâmı ve kırk elli kadar müfîd ü muhtasar dükkânı var. Gayrı sebîl ve çeşme ve medrese ve imâret-i ıt‘âmları yokdur, ammâ garîb-dost âdemleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152b ·
metinde göster ·
… üz bin hâne-i iremezâtlar imiş. Ve iki kerre yüz bin dükkân ve yüz bin çeşme ve
sebîl
ve cevâmi‘ ve medâris ve dâru'l-hadîs ve mekteb ve dâru'l-kurrâ ve tekye ve sar …
Hâlâ Tavustân sultânı hükmündedir, ammâ deryâda katre güneşde zerre kadar amâr değildir. Ammâ zamân-ı kadîmde ekâsireler asrında iki kerre yüz bin hâne-i iremezâtlar imiş. Ve iki kerre yüz bin dükkân ve yüz bin çeşme ve sebîl ve cevâmi‘ ve medâris ve dâru'l-hadîs ve mekteb ve dâru'l-kurrâ ve tekye ve sarây-ı a‘yân ve sarây-ı kârbân ve hân-ı hâcegân ve hân-ı mücerredân ve ibret-nümâ-yı âbâdân ve hammâm-ı gâsılân ve kenîse-i râhibân ve imâret-i dâr-ı ıt‘âm ve imâret-i bezzâzistân âsârları var kim bir günde mezkûrûn amâristânlar ubûr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 160b ·
metinde göster ·
… m'den sayf [u] şitâda su taşıyup imâm Hüseyin şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûhiyçün
sebîl
ederler, zîrâ bu şehir içre aslâ çeşme olmadığından sudan gayri hayrât-ı azîm y …
Der-sitâyiş-i sebîlhâne-i atşân-ı cânsitân: Cümle üç yüz yerde her köşe başlarında ve her mahallâtlar içre sebîlhâneler mukarrerdir kim sâhibü'l-hayrâtlar atlar ve katırlar ile nehr-i Kösdem'den sayf [u] şitâda su taşıyup imâm Hüseyin şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûhiyçün sebîl ederler, zîrâ bu şehir içre aslâ çeşme olmadığından sudan gayri hayrât-ı azîm yokdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ evlerde suları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236b ·
metinde göster ·
içün kârbânsarây-ı hasbîdir. Ve hânlar önündeki meydânda tâ kâfir zamânından ka …
Ve cümle iki hânı var kim ebnâ-yı sebîl içün kârbânsarây-ı hasbîdir. Ve hânlar önündeki meydânda tâ kâfir zamânından kalmış bir âb-ı hayâtdan nişân verir kuyusu var kim çıkrıkında zencîrler ile suyu çekilüp cümle ahâlî-i vilâyet andan nûş edüp def‘-i atşân ederler, zîrâ kış günleri bu şehir içre cereyân eden nehr-i Istanimaka donup bu kuyu ol zamân ıssı olup andan nûş ederler. Ve bu varoşda üç aded kefere kenîseleri vardır, ammâ biri mükellefdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 377b ·
metinde göster ·
/ Umaram maksûdunu vere ana Hayy-ı Cemîl / Bir elif zamm ile Nâmî dedi anın târ …
Bu makâmı Hacı Ahmed Ağa eyledi sebîlUmaram maksûdunu vere ana Hayy-ı CemîlBir elif zamm ile Nâmî dedi anın târîhinÇeşme-i âb-ı hayâtın kân-ı cû-yi selsebîlSene 1055
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y50a ·
metinde göster ·
… ır. Her birinin vakıfları tarafında denk denk karlar buzlar gelüp cemî‘i atşâna
sebîl
ederler. Bir sebîlâne Alaca çeşme kurbundadır. Ve biri Tahtalkal‘a meydânında m …
Ve beş yerde kurşum kubbeli Q 42bP 42b sebîlleri vardır. Her birinin vakıfları tarafında denk denk karlar buzlar gelüp cemî‘i atşâna sebîl ederler. Bir sebîlâne Alaca çeşme kurbundadır. Ve biri Tahtalkal‘a meydânında mermer binâlı ve kubbe-i âlîli sebîldir. Ve biri dahi Tahıl bâzârında, bu dahi mermer binâ ve demir revzenli ve kurşum kubbeli musanna‘ dâr-ı atşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y82b ·
metinde göster ·
… ki bin âbâdân beyt-i musanna‘lardır. İmâretinin çoğu hân ve câmi‘ ve medrese ve
sebîl
ve imâret tekye ve mekteb ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâdır. Ammâ mescid ve ga …
Ve bu cirmde olan kal‘a içre sağîr ü kebîr dörder beşer kat ma‘mûr u müzeyyen hâne-i âlîler vardır. Serâpâ sütûhları kireç ile pûşîde cümle iki bin âbâdân beyt-i musanna‘lardır. İmâretinin çoğu hân ve câmi‘ ve medrese ve sebîl ve imâret tekye ve mekteb ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâdır. Ammâ mescid ve gayri câmi‘ yokdur. Ammâ kal‘adan taşra mesâcid ve cevâmi‘ vardır. Ve kal‘a içre sûk-ı sultânî çokdur. Ve hammâmât dahi vardır
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y280a ·
metinde göster ·
… de Ağası sebîli ve cümle hân ve câmi‘ ve medrese ve ba‘zı hâneler altında birer
sebîl
mukarrerdir. Cümlesin Ayn-ı Zerka'dan taşırlar.
Ve Hâsekî Sultân cisri başında Dârü's-sa‘âde Ağası sebîli ve cümle hân ve câmi‘ ve medrese ve ba‘zı hâneler altında birer sebîl mukarrerdir. Cümlesin Ayn-ı Zerka'dan taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y294a ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin cümle hân ve câmi‘ ve mesâcid ve hammâmât ve
sebîl
ve çeşme ve bürkelerine gelen uyûn-ı câriye Süleymân Hân hayrâtıdır kim Arafât' …
Ve bu şehrin cümle hân ve câmi‘ ve mesâcid ve hammâmât ve sebîl ve çeşme ve bürkelerine gelen uyûn-ı câriye Süleymân Hân hayrâtıdır kim Arafât'dan bir menzil ba‘îd yerden gelir. Ve Sokollu Mehemmed Paşa ve Sinân Paşa ve Hâsekî Sultân ve sâ’ir selef pâdişâhlarının çeşmeleri cümle bu Arafât nehrindendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356a ·
metinde göster ·
… rhûm olup Mu‘allâ'da Mevlevîhâne hazîresinde âsûdedir. Cenbinde tevâbi‘leri bir
sebîl
inşâ etmişler. Azîz-i mezbûr talâkat-i lisân ile ve selâset-i beyân ile revnak …
Merkad-i eş-şeyh Abdurrahmân Karabaş: Mu‘allim-i Sultân olan Ömer Efendi'nin birâder-i kihteridir. Amasiyyevîdir. Mekke-i mükerreme Y 364a pâyesiyle mütekâ‘id iken sene (---) târîhinde merhûm olup Mu‘allâ'da Mevlevîhâne hazîresinde âsûdedir. Cenbinde tevâbi‘leri bir sebîl inşâ etmişler. Azîz-i mezbûr talâkat-i lisân ile ve selâset-i beyân ile revnak bulmuş şeyh-i âlî-beyân idi. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y363b–Y364a ·
metinde göster ·
kapusu. Andan içeri elli adım gidüp iki kapudur, sağ cânibinde şehir havâlesi y …
Anı ubûr edüp Sebîl kapusu. Andan içeri elli adım gidüp iki kapudur, sağ cânibinde şehir havâlesi yolunda Küçük Kapu, sol tarafda büyük Dîvân kapusu. Andan elli adım yokuş aşağı bir kat kapu dahi. Andan on adım bir kat kapu dahi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y80b ·
metinde göster ·
… mler hep Yûsuf kuyusundan içerler, ammâ ihtiyâç değildir. Ortahisâr dibinde bir
sebîl
var, on iki bin râviye su alır. Ve Ağa kapusu içinde bir sebîl var, yigirmi bin …
Ammâ suyu sehel şorcadır. Y 85b Lâkin zarûretde a‘lâ içilir. Ve Gavrî muhâsarasında cümle iç kal‘a halkı bundan nûş ederlermiş. Ve hâlâ ba‘zı âdemler hep Yûsuf kuyusundan içerler, ammâ ihtiyâç değildir. Ortahisâr dibinde bir sebîl var, on iki bin râviye su alır. Ve Ağa kapusu içinde bir sebîl var, yigirmi bin râviye su alır. Ve Şeyh Sârî'de kezâlik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85a–Y85b ·
metinde göster ·
… isâr dibinde bir sebîl var, on iki bin râviye su alır. Ve Ağa kapusu içinde bir
sebîl
var, yigirmi bin râviye su alır. Ve Şeyh Sârî'de kezâlik.
Ammâ suyu sehel şorcadır. Y 85b Lâkin zarûretde a‘lâ içilir. Ve Gavrî muhâsarasında cümle iç kal‘a halkı bundan nûş ederlermiş. Ve hâlâ ba‘zı âdemler hep Yûsuf kuyusundan içerler, ammâ ihtiyâç değildir. Ortahisâr dibinde bir sebîl var, on iki bin râviye su alır. Ve Ağa kapusu içinde bir sebîl var, yigirmi bin râviye su alır. Ve Şeyh Sârî'de kezâlik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85a–Y85b ·
metinde göster ·
… miş pâdişâh Mısır'a mutasarrıf olup her biri birer câmi‘ ve câmi‘e muttasıl bir
sebîl
ve gayrı köşe başlarında dahi mahalle münâsib yerlerde niçe bin sebîl inşâ etmi …
Husûsan şehr-i Mısır suya muhtâcdır. Nefs-i Mısır'da sudan azîz hayrât [u] hasenât olmaduğından Amr ibnü'l-Âs fethinden bu âna gelince yedi yüz yetmiş pâdişâh Mısır'a mutasarrıf olup her biri birer câmi‘ ve câmi‘e muttasıl bir sebîl ve gayrı köşe başlarında dahi mahalle münâsib yerlerde niçe bin sebîl inşâ etmişlerdir kim herbiri onar on beşer bin deve yükü râviye su alır sebîller vardır. Ve sâ’ir vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı eşrâf ve kibâr-ı kümmelînler, su hayr-ı azîm olduğuyçün her köşe başında üçer dörder kademe taş nerdübân ile urûc olunur pirinç ve tuc kafesli musanna‘ pençereli münakkaş sebîller var kim herbiri kâşî-i Çîn ve yeşm-i yerekânî ve mermer ve sommâkî; ruhâmlarla müzeyyen sebîllerdir. Ve bunlardan gayrı sarây-ı âlîler cenbinde ve ba‘zı hâneler altında latîf sebîller var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y127a ·
metinde göster ·
… tasıl bir sebîl ve gayrı köşe başlarında dahi mahalle münâsib yerlerde niçe bin
sebîl
inşâ etmişlerdir kim herbiri onar on beşer bin deve yükü râviye su alır sebîlle …
Husûsan şehr-i Mısır suya muhtâcdır. Nefs-i Mısır'da sudan azîz hayrât [u] hasenât olmaduğından Amr ibnü'l-Âs fethinden bu âna gelince yedi yüz yetmiş pâdişâh Mısır'a mutasarrıf olup her biri birer câmi‘ ve câmi‘e muttasıl bir sebîl ve gayrı köşe başlarında dahi mahalle münâsib yerlerde niçe bin sebîl inşâ etmişlerdir kim herbiri onar on beşer bin deve yükü râviye su alır sebîller vardır. Ve sâ’ir vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı eşrâf ve kibâr-ı kümmelînler, su hayr-ı azîm olduğuyçün her köşe başında üçer dörder kademe taş nerdübân ile urûc olunur pirinç ve tuc kafesli musanna‘ pençereli münakkaş sebîller var kim herbiri kâşî-i Çîn ve yeşm-i yerekânî ve mermer ve sommâkî; ruhâmlarla müzeyyen sebîllerdir. Ve bunlardan gayrı sarây-ı âlîler cenbinde ve ba‘zı hâneler altında latîf sebîller var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y127a ·
metinde göster ·
Netîce-i kelâm şehr-i Mısır içre Gazâlî tahrîri üzre kırk altı bin
sebîl
var imiş. Hâlâ dörd bin sebîlhânedir. Ve bunlardan gayrı her köşe başlarında ve …
Netîce-i kelâm şehr-i Mısır içre Gazâlî tahrîri üzre kırk altı bin sebîl var imiş. Hâlâ dörd bin sebîlhânedir. Ve bunlardan gayrı her köşe başlarında ve ba‘zı dekâkînler mâbeyninde bilâ-hisâb taş tekne sebîller vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y127a ·
metinde göster ·
Sultân Gavrî'nindir. Sûk-ı sultânînin izdihâmı yerinde olmağile pek işler. Dörd …
Ammâ Mısır içinde cümle sebîllerden azîm sebîl Sultân Gavrî'nindir. Sûk-ı sultânînin izdihâmı yerinde olmağile pek işler. Dörd huddâmı vardır, sabâhdan vakt-i gurûba dak mâ-i tâhir bezl etmededirler. Ammâ yigirmi bin deve yükü su alır deryâ-misâl bir sebîldir. Ve evkâfı metîndir ve binâsı kavîdir. Eyle hikâyet ederler ki sarnıcının cânib-i erba‘ası serâpâ kurşum dökülmüşdür, derler, anıniçün suyu lezîzdir. Ve pençeresi üzre celî hat ile Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y127a ·
metinde göster ·