Tevârîh-i Yûnâniyân'da eyle tahrîr etmişler kim Kostantîn gâyet cimâ‘ edici idi …
Hikâye: Mecûsî mezhebinden çıkup Mesîh mezhebine girmesinin sebebin Tevârîh-i Yûnâniyân'da eyle tahrîr etmişler kim Kostantîn gâyet cimâ‘ edici idi. Roma şehrinde cüzâm zahmetine mübtelâ olup kaş ve kirpik ve saç ve sakal cümle dökülüp burnunun orta direği düşeyazup Şâm cinine döneyazdı. Cemî‘i Frengistân ve Alman vilâyetin ve Sırf u Bulgar ve Arab u Acem hukemâları cümle bir yere gelüp aslâ birisi derdine bir devâ edemeyüp âhir Kostantîn cümlenizi kırarım dedikde bir nâ-hekîm-i mel‘ûn Mecûsî, dîn-i Îsâ'ya hıyâneten eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
{Menâkıb-ı Pîr Merkez Efendi}: Ve pîr-i azîzi Merkez Efendi hayâtda iken fukarâsına buyururlar kim "Şu yerde bir kerre secde ederken zîr-i zemînden bir sadâ geldi kim, 'Ya Şeyh ben şu yerde yedi bin yıl mahpûs bir kırmızı-gûn zülâlden lezîz bir aynü'l-hayâtım senin sebebinle vech-i arza çıkmağa me’mûrum ve beni Cenâb-ı Bârî maraz-ı hummâya mübtelâ olanlara dâ’-i devâ halk etmişdir. Elbette beni bu hapsden halâs eyle' deyü zîr-i zemînden böyle bir sadâ geldi. Gelin ey ahibbâ sizinle şu seccâdemiz mahallinde bir hafr kazalım" deyüp bism-i İlâh ile ibtidâ {kendiler} zemîne bir püşt-i pâ urup {ba‘dehu} cümle fukarâ üşüp bir bi’r-i mâ kazarlar kim hâlâ ahmerü'l-levn bir ayn-ı azîmdir. Bu âb-ı hoş-güvârı üç kerre ale's-sabâh tahte'l-kahve tenâvül etmeden nûş etseler bi-emrillâh hummâ-yı rub‘dan ve hummâ-yı muhrikden halâs olur. Merkez Efendi ayazması nâmıyla meşhûr-ı âfâk bir câh-ı mâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 110b ·
metinde göster ·
… Kuzu Alî Ağalardan ve gayrı huzzâr-ı meclisden, bu gulâmın bu elvânda olmasının
sebebin
sorarlar. Netîce-i kelâm her biri birer gûne cevâb-ı nâ-savâb verirler. Âhıru'l …
Beri tarafda musâhib-i şehriyârî olan Kâsımpaşalı Hekîmbaşı Emîr Çelebi ve üstâdımız imâm-ı şehriyârî Evliyâ Efendi ve Üsküdarî Mahmûd Efendi ve Süleymân Hân silihdârı Koca Kuzu Alî Ağalardan ve gayrı huzzâr-ı meclisden, bu gulâmın bu elvânda olmasının sebebin sorarlar. Netîce-i kelâm her biri birer gûne cevâb-ı nâ-savâb verirler. Âhıru'l-kelâm Üsküdarî Mahmûd Efendi ile Hekîmbaşı eydirler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217b ·
metinde göster ·
… ûmda te’lîfâtları vardır. Lâkin bi-emrillah sonra a‘mâ olmuşlardır. A‘mâ olması
sebebin
eyle yazmışlar kim bir gün bu molla üstâdı Kara Alâeddîn hazretlerinin kabr-i ş …
Ziyâret-i âfitâb-ı nihânî ve kamer-i zindegânî el-Mevlâ Şemseddîn Muhammed b. Muhammed b. Hamza b. Muhammed Fenârî: Yıldırım Hân ulemâlarının eşbehlerindendir. Yetmiş ulûmda te’lîfâtları vardır. Lâkin bi-emrillah sonra a‘mâ olmuşlardır. A‘mâ olması sebebin eyle yazmışlar kim bir gün bu molla üstâdı Kara Alâeddîn hazretlerinin kabr-i şerîfin açup üstadının vücûd-ı şerîfin ter ü tâze görür. Ol mahalde kabr-i münevver içinden bir sadâ istimâ‘ eder kim "Hel sadakte, amallâhu nazarek" lafz-ı dürer-bârın istimâ‘ edince bi-emrillah bir rîh-ı âsıf zâhir olup cümle kabrin gubârı Molla'nın gözüne girüp Molla'ya bi-emrillah umy lâhık olur. Meğer Molla-yı merkûm "Enne'l-arza lâ ye’külü luhûme'l-ulemâ" kelâmına münkir imiş. Niçe sene a‘mâ kalup bir gün Orhân vezîri Ivaz Paşa mezkûr Molla'ya 238a hâtır-mânde olup eder "Ayâ ol günü görem mi ki ol a‘mâ Şemseddîn Muhammed'in meyyit namâzın kılam" der. Derhâl Ivaz Paşa'nın bu kelâmın a‘mâ Molla'ya yetişdirirler. Mevlânâ dahi buyururlar kim "Cenâb-ı İzzet Kahhâr [u] kayyûm u kâdirdir kim bir anda Ivaz Paşa'yı nâ-bînâ ide, bu hakîri sâhib-i bînâ edüp anın namâzın bu hakîr âciz kıla" der. Hikmet-i Hudâ az müddet geçmeden bir gün Yıldırım Hân, Ivaz Paşa'ya bir husûs içün gazab edüp Ivaz Paşa'nın iki gözlerine mil çeküp Ivaz Paşa a‘mâ olur. Hikmet-i Hudâ ol Leyle-i Kadr'de Mevlânâ Şems kadre irüp çeşm-i nergisleri bi-emrillah rûşen olup Ivaz Paşa'nın cenâzesine imâm olmuşdur. Aceb keşf [u] kerâmet-i ulemâdır. Sene 833 merhûm olup Bursa'da kendü medreseleri cenbinde âsûdedirler. İlm-i zâhir [u] bâtında kâmil ve mükemmel idi. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 237b–238a ·
metinde göster ·
elzem-i levâzımından bir kal‘a-i lâzımdır ve Bağdâd-ı behişt-âbâdın cânib-i şar …
Hüsrev-i serdâr-ı kerrâr-ı bâ-vakâr dahi deryâ-misâl askeriyle kal‘a-i Sîn zîrinde meks-i hıyâm edüp kal‘ayı temâşâ eder, görse kim Bağdâd fethinin sebebine elzem-i levâzımından bir kal‘a-i lâzımdır ve Bağdâd-ı behişt-âbâdın cânib-i şarkîsinde bir cây-ı menâsdır kim her vech ile Bağdâd'ın imdâdına elyak ve enfa‘ kal‘a-i musanna‘ olacak zemîndir. Ammâ pek harâb olup kal‘a demeğe müsta‘idd değil bir kân-ı bûm [u] gurâb âşiyânı olmuş bir sûr-ı harâbdır. Derhâl asker-i deryâ-misâle kol kol fermânlar edüp ve her diyârın üstâd-ı kâmil bennâların getirdüp ve handak-i azîm hafr edüp ma‘cûn-misâl tîn-ı top ve kerpiç ve cibis ve kireç ile bir kal‘aya mübâşeret edüp kâmil bir ayda kerpiç binâdan bir kal‘a-i ra‘nâ ve bir şehr-i zîbâ eder kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 319b ·
metinde göster ·
… Fireng arasında lisân-ı Arnavud'u Hazret-i Ömer hilâfetinde peydâ etdiklerinin
sebebin
ve kavm-i Arnavud'un asl [u] fer‘leri inşâallâh mahalliyle tahrîr olunur, ammâ …
Cümlenin lisânları Arnavudcadır kim bir lisâna benzemez, zîrâ bu Arnavud kavminin ibtidâ asl [u] fer‘leri Mekke-i Mükerreme Kureyşîlerinden kavm-i Arab'dır. Anıniçün Arnavud lisânında ba‘zı Arab elfâzları vardır kim hâlâ aralarında isti‘mâl olunur. Ve bu kavm-i Arnavud bu İskender ve Avlonya dağlarından tulû‘ edüp lisân-ı Talyan-ı Fireng ile ihtilât ederek lisân-ı Arab ile lisân-ı Fireng arasında lisân-ı Arnavud'u Hazret-i Ömer hilâfetinde peydâ etdiklerinin sebebin ve kavm-i Arnavud'un asl [u] fer‘leri inşâallâh mahalliyle tahrîr olunur, ammâ şimdi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 34b ·
metinde göster ·
… alayım deyüp azacık Türklerdir deyü gerçekdir haber etdim. Elhamdülillâh sizin
sebebinizle
bu kâfirlerden intikâmım aldım ve sizi bu kadar gazâ sevâbına koyup bu kadar ka …
Bu kerre kulağız ne der "Vallâhi gâzîler sizi gördüm ki bir alay elleri kolları kanlı ve arslan cânlı yiğitlersiz, bire fursat ganîmetdir, ben ise bu kâfirlere esîr olup haps edüp ve bu kâfirlerden bu gâzîlerle intikâm alayım deyüp azacık Türklerdir deyü gerçekdir haber etdim. Elhamdülillâh sizin sebebinizle bu kâfirlerden intikâmım aldım ve sizi bu kadar gazâ sevâbına koyup bu kadar kapudan esîrler ele girdi" dedikde imdi küffârlar ile kulağızımızın kankısına amel edersin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8a ·
metinde göster ·
… Türk askeri dahi sizi kova kova ardınızca kal‘amıza girse gerek. Bu kerre sizin
sebebinizle
bizim Kandiye kal‘amız elimizden gitse gerek" dedikde hemân Fransa cenerali ve …
"Siz kal‘adan taşra çıkup Türk'ü kıralım derken Türk askeri sizi kırarsa siz dahi kaça kaça elbette kal‘aya girmeğe gelse gerek. Türk askeri dahi sizi kova kova ardınızca kal‘amıza girse gerek. Bu kerre sizin sebebinizle bizim Kandiye kal‘amız elimizden gitse gerek" dedikde hemân Fransa cenerali ve serdâr olan şehzâdesi eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 297b ·
metinde göster ·
… alup günde birer koyun alup getirir yedirirdim ve bana cimâ‘ ederdi. İşte senin
sebebinle
ben dahi halâs oldum. Şimden sonra bu mâl-ı Kârûn sana kaldı. Ne dilersen eyle" …
"Vallâhi bu kenze bu ayı müvekkil idi. Babam beni bu vasıla getürüp vaslıma erüp bu mâldan mâl alup günde birer koyun alup getirir yedirirdim ve bana cimâ‘ ederdi. İşte senin sebebinle ben dahi halâs oldum. Şimden sonra bu mâl-ı Kârûn sana kaldı. Ne dilersen eyle" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y100a ·
metinde göster ·
… şehrinde bir Yahûdî karısının eli sebebiyle (---) bile halk etdim. Var sıhhatin
sebebin
andan taleb eyle" dedikde Hazret-i Mûsâ Cîze'ye gelüp ol Yahûdî karısın bulup d …
"Yâ Mûsâ, senin gözlerine ilâcı Cîze şehrinde bir Yahûdî karısının eli sebebiyle (---) bile halk etdim. Var sıhhatin sebebin andan taleb eyle" dedikde Hazret-i Mûsâ Cîze'ye gelüp ol Yahûdî karısın bulup derhâl ol hâtûn-ı ehl-i hâl Hazret-i Mûsâ'yı bir taş üzre basdırup mübârek pây-ı sa‘âdetleri taşa te’sîr edüp mezkûr nisâ ol taşı kazıyup Hazret-i Mûsâ'nın yine ayağı tozun gözüne eküp olan veca‘ı teskîn olup Hazret-i Mûsâ handân olup ta‘accübe (---)(---)(---) ol taş-ı kadem-i Mûsâ Cîze'de Ulu Câmi‘de mahfûzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·