… . Zîrâ şerîki ve nazîri ve vezîri yokdur, mülkü çokdur. Kemâl-i aşkımdan Âdem'e
secde etmeyüp
merdûd oldum." dedikde Hazret-i Habîb-i Hudâ buyurdular kim: "Yâ İblîs! Dahi se …
"Yâ Muhammed, sen halk olmazdan yetmiş bin yıl evvel Levh-i Mahfûz'da Cenâb-ı Allah'ın ismiyle senin ismin görüp yed-i kudret ile Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah diye yazılmış. Hak celle ve alâdan evsâfın işidüp tâ ol zamândan berü sana îmân getirmişim. Hakkâ ki hak peygambersin ammâ yine merdûd olmama sen sebebsin. Zîrâ seni Âdem belinden rûy-ı arza[ullah]a getirse gerek idi. Bahâne, tanrı(sı)(?) beni arada bî-bahâ edüp Âdem'e secde eyle, dedi. Ben ise âteşden halk oldum, ulvîyem; Âdem ise türâbdan halk oldu, süflîdir. Anınçün tenezzül etmeyüp secde etmedim. Ve Cenâb-ı Kibriyâ'nın "{Âdem'e} secde eyle!" demeden murâdı benim aşkımdan ferâğat edüp Âdem'e âşık ol dedi. Ben ise Âdem'e hasm-ı adüvv-i cânı oldum. Efendim Allah'ın niçe aşkın bırağup bir toprakdan halk olup isyân ile mürekkeb olacak Âdem'e niçe secde ideyim. Secde hod Allah'a mahsûsdur. Zîrâ şerîki ve nazîri ve vezîri yokdur, mülkü çokdur. Kemâl-i aşkımdan Âdem'e secde etmeyüp merdûd oldum." dedikde Hazret-i Habîb-i Hudâ buyurdular kim: "Yâ İblîs! Dahi sen benlik ve enâniyyet ve ucub da‘vâsında mısın? Gel {imdi} cedd-i ızâmım Hazret-i Âdem Safî kabri Kudüs-i {Şerîf kurbünde} cebel-i Ceberût'da Hazret-i 394a İbrâhîm Halîl yanında medfûndur. Var anda meşhed-i Âdem Safî'ye yüz sürüp secde eyle. Seni Hazret-i Allah'dan ricâ ideyim. Ke'l-evvel yine cân u cin kavmine melik olup rûy-ı arzda bir mülke mâlik olup şehr-i {Nasîbîn'den el çekesin}" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 393b–394a ·
metinde göster ·
… di kat göğün her katında yedişer bin yıl ibâdet edüp âhir-ı kâr Hazret-i Âdem'e
secde etmeyüp
Allah'a âsî olduğu ecilden merdûd olup yine vatan-ı aslîsi olan 395b edîm-i a …
Hülâsa-i kelâm her elsine-i muhtelifede niçe İblîs esmâları vardır ammâ biz muhtasar kıldık. Hatta ıstılâh-ı sûfiyyûnda ismine Nedîm derler. Hatta bâlâda tahrîr olunduğu üzre Hazret-i Risâlet ile {İblîs} yedi sâ‘at kelimât edüp anda dahi merdûd olup gitdikde Hazret-i Alî buyurmuşlardır kim "Eğer İblîs mel‘ûn olmasa iyi musâhib olurdu. Zîrâ devr-i dünyâdan berü mu‘ammer olup çok umûr u ser-encâmlar görmüşdür, ammâ la‘îndir." buyurmuşlardır. Ammâ cemî‘i elsinede ismi yâd olunsa la‘n edüp isminden nefret ederler. Ammâ sâhib-i sülûk olan kimesneler dillerin zabt eylemek içün İblîs'e ve Yezîd'e la‘net demeğe revâ görmemişler. Netîce-i kelâm bu edîm-i arzda ve yedi kat ka‘r-ı zemînde ve yedi kat gökde ismi vardır. Hatta lisânları olmayan kavm-i bî-zebânlarda ya‘nî dilsizler lisânı üzre şeytânın işâreti sağ elinin salavât parmağın sağ gözü yanına koyup parmağın eğri etse şeytân demek işâretidir. Ammâ be-kavl-i Cerîr-i Taberî ve be-kavl-i Keşşâf hazretleri ve Sultânu'ş-şüyûh Hazret-i Ekber Arabî ya‘nî eş-Şeyh Muhyiddînü'l-Arabî bunlar müttefekun aleyhdirler kim evvelâ İblîs bâlâda tahrîr olunduğu üzre cân kavminden bir âbid ü zâhid gulâm-ı necîb idi. Cenâb-ı Kibriyâ bu Hâris-i İblîs'e melâyikeleri imdâd verüp âsî olan cân kavimlerin kırup rûy-ı arzda İblîs yedi bin yıl pâdişâh olup zühd [ü] takvâsıyla bile Cenâb-ı Allah'a takarrub edüp kâhîce âsumâne urûc edüp yedi kat gökde ve sekiz kat uçmakda cemî‘i melâyike-i kerrûbânlara karışup emr-i Hak ile cümle meleklere mu‘allim olup yedi kat göğün her katında yedişer bin yıl ibâdet edüp âhir-ı kâr Hazret-i Âdem'e secde etmeyüp Allah'a âsî olduğu ecilden merdûd olup yine vatan-ı aslîsi olan 395b edîm-i arza Hazret-i Âdem ve Havvâ ve yılan ve tâvûs ile dördü rûy-ı zemîne dergâhdan hubût etdiklerinde cenâb-ı Allah Racîm'e ibtidâ nefsi havâle kıldı. Zîrâ Âdem ile Havvâ cennetde hırâmânî reftâr [u] güftâr ederlerken İblîs anların cimâ‘ına hased edüp Âdem'i ta‘kîb ederdi. Rûy-ı arzda ana dahi Allah şehveti havâle edüp serserî vü sergerdân ve zâr u giryân gezerdi ve dâ’imâ cânından bezerdi. Âhir sihr-i efsûn ile hâkden kendüye bir dişi peydâ edüp anınla cimâ‘ ederdi. Eşinün ismin Sanâ‘ koyup her anda niçe bin kerre serçe kuşu gibi cimâ‘ ederdi ve cimâ‘ı dahi hemân kuş gibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395a–395b ·
metinde göster ·