… e senâ olunup el yüze sürülüp mâh-ı Temmûz'un (---) Tût evvelinde halîc ağzında
sed olan
toprak üzre subaşı kayığına girüp derhâl niçe bin Urbân-ı uryân benî insân mezk …
Bu mahalde niçe bin ulemâ ve sulehâ ve meşâyihîn ve sâdât erbâb-ı hâcât el açup du‘â ve senâ olunup el yüze sürülüp mâh-ı Temmûz'un (---) Tût evvelinde halîc ağzında sed olan toprak üzre subaşı kayığına girüp derhâl niçe bin Urbân-ı uryân benî insân mezkûr sed olan toprağı bozunca el-azametullâh deryâ-misâl bügenmiş Nîl yol bulup ol halîcden içeri ra‘dvâr gürleyerek girdiği gibi cümle meşâyih Fâtiha Fâtiha deyü feryâd edüp der-akab cümle akabelerden bir yaylım top u tüfeng atılup yine kıyâmet kopar ve subaşıyı Nîl kayığı ile toparlayup Mısır içine katı yaydan Y 153b ok çıkar gibi gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y153a–Y153b ·
metinde göster ·
toprağı bozunca el-azametullâh deryâ-misâl bügenmiş Nîl yol bulup ol halîcden i …
Bu mahalde niçe bin ulemâ ve sulehâ ve meşâyihîn ve sâdât erbâb-ı hâcât el açup du‘â ve senâ olunup el yüze sürülüp mâh-ı Temmûz'un (---) Tût evvelinde halîc ağzında sed olan toprak üzre subaşı kayığına girüp derhâl niçe bin Urbân-ı uryân benî insân mezkûr sed olan toprağı bozunca el-azametullâh deryâ-misâl bügenmiş Nîl yol bulup ol halîcden içeri ra‘dvâr gürleyerek girdiği gibi cümle meşâyih Fâtiha Fâtiha deyü feryâd edüp der-akab cümle akabelerden bir yaylım top u tüfeng atılup yine kıyâmet kopar ve subaşıyı Nîl kayığı ile toparlayup Mısır içine katı yaydan Y 153b ok çıkar gibi gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y153a–Y153b ·
metinde göster ·
bâbını mezkûr kazma ve külünkler ile renc [ü] anâ çekerek acdıklarınca bir tara …
Ve cümle bennâlara fermân edüp kûh-ı serâmedin sed olan bâbını mezkûr kazma ve külünkler ile renc [ü] anâ çekerek acdıklarınca bir tarafdan halk kurbân kanından münhedim olan kapudan içeri kan nisâr ede ede mağârânın kapusu açılup ibtidâ Sennâr kadısı ve melik imâmı ve Donkade vâ‘ızı tezkîr ü tekbîr ile girdiler. Ardları sıra vüzerâları dahi akîbince sultân elime yapışup mağârânın içine sıyt u sadâsız girüp âdâb üzre durdular. Bir ak sakallı âdem bir horos ile gelüp horosu vâfir urup horos feryâd ederken horosu tekbîr ile kurbân edüp kayadan oyulmuş bir dollâb hücresi var, anda koyunca alâ-mele’i'n-nâs horos meyyitesi gâyib olunca cümle anda olan huzzâr-ı meclis hamd [ü] senâ edüp bu gâr-ı azîmin cânib-i erba‘asında kat-ender-kat kayadan kesme Y 425a âdem oturacak iskemleler var, cümle yüz mikdârı kimesneler ol mastabalarda oturup âsûde-hâl summun bükmün olup turduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y424b–Y425a ·
metinde göster ·
… hallinde gelüp Yûsuf deryâsı ne mertebe geldüğin keşf edüp ba‘dehu bu cisrlerin
sed olan
gözlerinin mühürlerin du‘â ve senâ ile bozup vilâyet-i Feyyûm'un üç yüz on pâre …
Bu tur‘aların yetmişinin dahi yetmiş cisri vardır, herbiri sagîr ü kebîr beşer altışar gözlü cisrlerdir. Dâ’imâ gözleri mesdûd durur. Tâ ki Mısır'dan paşa ağalarından bir benâm ağa ve Feyyûm kâşifi ve kadısı ve müftîsi ve cümle a‘yân-ı eşrâfı yılda bir kerre bu cisr üzre Nîl kesimi mahallinde gelüp Yûsuf deryâsı ne mertebe geldüğin keşf edüp ba‘dehu bu cisrlerin sed olan gözlerinin mühürlerin du‘â ve senâ ile bozup vilâyet-i Feyyûm'un üç yüz on pâre kurâlarına ve kırk altı bin bâğ u bâğçe ve İremezâtlarına paşa ağası izniyle yigirmi bin kabza su koyverüp yine cümle cisrin gözlerin sed eder. Tâ ki vilâyet rey olup suya gark olup yine şiddet-i harâret basdıkda yine yigirmi Q 346bP 340b bin kabza su koyverir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·