… r vardır kim her köşede parmaklık çevrilmiş merkadler vardır ve ba‘zı köşelerde
sedler
üzre mezârlar vardır, cümlesi anlar ol asırda şehîd olan Sahâbe-i kirâm ve evlâ …
Hâlâ İslâmbol içre Sarrâchâne kurbünde ve Kesegen Dede kurbünde ve Kahriyye ve Fethiyye râhları üzre ve Şehzâde câmi‘i haremi içre ve Zeyrekbaşı semtinde ve Unkapanı cenbinde ve ekseriyyâ yeniçeriyânın yeni odaları içinde ba‘zı mezârlar vardır kim her köşede parmaklık çevrilmiş merkadler vardır ve ba‘zı köşelerde sedler üzre mezârlar vardır, cümlesi anlar ol asırda şehîd olan Sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı zevi'l-ihtirâm ve ehl [ü] iyâlleridir kim anlardan bir cân halâs olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a ·
metinde göster ·
… ve Ağa mekteb[in]den ve tevhâne ve imâret ve kurşumhâne ve bîmârhâne tarafları
sedlerinden
cümle Süleymâniyye câmi‘inin temelleridir kim bu vech ile bir câmi‘-i âlî metân …
Hakkâ ki bu câmi‘ bir püşte-i âlî üzre mebnî olmağile temelini ibtidâ tâ Tahta'l-kal‘a üstündeki sedden ve Siyâvuş Paşa sarâyı seddinden ve Yeniçeri Ağası seddinden ve Küçükbâzâr sarnıcı seddinden ve Ağa mekteb[in]den ve tevhâne ve imâret ve kurşumhâne ve bîmârhâne tarafları sedlerinden cümle Süleymâniyye câmi‘inin temelleridir kim bu vech ile bir câmi‘-i âlî metânet bulmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
binâ ederlerdi ve "Her âfet ve âhete mübtelâ olan şifâ niyyetine bu Furât'a üç …
{Ve bu nehr-i Furât hakkında Hazret-i Alî kerremallahu veche'den mervîdir. Buyurmuşlar kim "Yâ ehl-i Kûfe! Nehriniz Furât'a cennetden iki mîzâb munsab olur." demişler. Ve Ca‘fer-i Sâdık'dan mervîdir kim "Âb-ı Furât'dan bir kerre nûş eden üç veya yedi kerre nûş eder ve azîmü'l-berekâtdır", deyü medh ederler. Eğer ünâs-ı Irâk ve ahâlî-i Rûm, Furât'ın berekât [u] menâfi‘in bildiler. Furât'ın tarafeynine kıbâblar ve dîvâr sedler binâ ederlerdi ve "Her âfet ve âhete mübtelâ olan şifâ niyyetine bu Furât'a üç kerre girüp gasl etse âfet-i emrâz-ı muhtelifeden halâs ola", deyü İmâm-ı Ca‘fer Furât'ı medh etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286a ·
metinde göster ·
… sker bozulursa dîn kurnaz ve burnaz koknaz" İhtimâlcileri miskînler mezâristânı
sedlerinde
seng-i mezârlar üzre ferrâcelerin altlarına koyup kimi gemi meymûnu gibi oturur …
Ve niçe bin bî-tâb u bî-mecâl kalmış muharrâ tiryâkîler ileri gitmeğe mecâli kalmayup refîklerine eydür "Birâder, Allahu a‘lem bizim asker bozulursa dîn kurnaz ve burnaz koknaz" İhtimâlcileri miskînler mezâristânı sedlerinde seng-i mezârlar üzre ferrâcelerin altlarına koyup kimi gemi meymûnu gibi oturur, kimi kazığa urulmuş gibi ayakların sarkıdup oturur ve âyende vü revendeye ta‘n-âmîz nükteler ile zebân-dırâzlık edüp gözüne kestirdiği cenge giden âdemlere ve niçe a‘yân [u] eşrâfa "Ağa uğurlar olsun ve gâzânız kutlu olsun. Bolay kim evine oğlanın ile bir baş göndereydin" der. Biri dahi "Ağa sen bunun sözüne bakma ve tehlikeye kendini atma. Bu cenk yerinde baş çok olacakdır. Bir baş satın alup ehline geçüp bir baş ile var", der. Ba‘zısı "Ağa gâzân kutlu olsun. Bolay kim şu gazâda sana şehâdet müyesser ola". Ba‘zısı garîb âdemdir, "Allah versin şehîdliği", der. Ve kimi dahi "Ağa bu silâhı bît bâzârından âriyetî mi aldın" der. Biri "Yok şirdenzâdeden ödünç aldı," der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31b ·
metinde göster ·
… üne Tekelü Paşa münhezim olduğu seneden kalan topları kundaklayup bu kal‘aya ve
sedler
üstüne ale't-tertîb dizüp cümle top-ı kûplar Hilevne sahrâsına nâzırlardır ve b …
Bu kal‘a-i hoş-binâ-yı ra‘nâcık Rivne dağı eteğinde bir yalçın kırmızı şekil kaya üzre seng-i tırâş bir kal‘a-i savaş-ı hâzır-başdır kim gûyâ şekl-i bâdemî vâki‘ olmuşdur, lâkin mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olup sene (---) târîhinde Melek Ahmed Paşa hasbeten lillâh kendü mâlıyla bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm edüp dürr-i beyz-âsâ beyâz kuğu gibi edüp kal‘a önünde Hilevne sahrâsına nâzır bir tophâne seddi binâ etdi kim gûyâ sedd-i İskender'dir. Ve kal‘anın tâ zirve-i a‘lâsında yalçın kaya üzre bir kulle-i azîm inşâ etdi ve bu kulleye ve mezkûr sedd üstüne Tekelü Paşa münhezim olduğu seneden kalan topları kundaklayup bu kal‘aya ve sedler üstüne ale't-tertîb dizüp cümle top-ı kûplar Hilevne sahrâsına nâzırlardır ve bunda olan cebehâne-i gûnâ-gûnun vefreti Bosna serhaddinin bir kal‘alarında yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134b ·
metinde göster ·
… id çemenzâr soffa ve matbahlar ve köşe köşe havz u şâzrevânlar ve kat-ender-kat
sedler
ve matbah-ı Keykâvuslar ve rûşenâ hammâmlar inşâ edüp niçe sahan ve tancere ve …
Ve bu mahalde Süleymân-ı P 40b zamân bir müfîd [ü] muhtasar namâzgâh ve mihrâb [ü] minber ve müte‘addid çemenzâr soffa ve matbahlar ve köşe köşe havz u şâzrevânlar ve kat-ender-kat sedler ve matbah-ı Keykâvuslar ve rûşenâ hammâmlar inşâ edüp niçe sahan ve tancere ve bakır âvânî eşyâlar vakf edüp bir tekye-i âlî olur. Ve hâlâ tekyenişîni ve müte‘addid hücreleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78b ·
metinde göster ·
… adım ve dörd kulledir. Ve bu kulleler handakı içi ikişer ve üçer kat kesme kaya
sedlerdir
. Ve ardı önü yüzer adım enli handakdır. Ve ellişer arşın fecc-i amîk handakdır …
Ve bu mahallerde handak ikişer üçer kat bölme kesme kayadan Y 115b siperler vardır. Ve Hurmâlı tabya önünde kıbleye handak kenârınca İbrâhîm Paşa-yı Maktûl tabyası mukâbelesine varınca iki yüz adım ve dörd kulledir. Ve bu mahallin handakları içi dahi ikişer üçer kat kesme kaya ve kalın dîvârlı siperler üzre mazgallardır. Ve mezkûr İbrâhim Paşa tabyası önünden yine handak kenarınca şark cânibince tâ Kızıl kapuya varınca dörd yüz adım ve dörd kulledir. Ve bu kulleler handakı içi ikişer ve üçer kat kesme kaya sedlerdir. Ve ardı önü yüzer adım enli handakdır. Ve ellişer arşın fecc-i amîk handakdır ve ol mahalde üç yüz lâğım delikleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y115a–Y115b ·
metinde göster ·
… e tur‘aları ruhâm-ı sommâkî ve mermer-i hâm ile mebsût edüp Nîl'in iki cânibine
sedler
inşâ edüp şehirler binâ eyledi. Ve bilâd-ı Nûbe'ye Nîl'i götürüp on iki göz bir …
Bu dahi fevt olup yerine oğlu Hasaylîm melik olup yedi yüz yıl mu‘ammer olup ibtidâ şehr-i İsvân'ı nehr-i Nîl üzre bu inşâ eyleyüp ibtidâ mıkyâsı ya‘nî Mısır'daki gibi Ümmü'l-kıyâs'ı bu binâ etdi. Ve arz-ı Mısır'da cemî‘i tur‘aları ilm-i hendese üzre cifrler edüp tur‘alar ihdâs edüp nehr-i Nîl'i hâk-i Mısır'da sokak sokak cereyân etdirüp arz-ı Mısır'ı rey edüp mahsûlât ziyâde hâsıl olurdu. Ve cümle tur‘aları ruhâm-ı sommâkî ve mermer-i hâm ile mebsût edüp Nîl'in iki cânibine sedler inşâ edüp şehirler binâ eyledi. Ve bilâd-ı Nûbe'ye Nîl'i götürüp on iki göz bir cisr-i azîm inşâ etdi kim hâlâ eser-i binâları zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y4a ·
metinde göster ·
üstünden cemî‘i halk atları ve develeri ve çemenderleri ile ubûr ederler. Ve Nî …
Ve bu Mısır memleketi ilm-i hendese üzre tarh olunmuşdur. Zîrâ kurâdan kurâya malaka ta‘bîr etdikleri iki köy mâbeyninde olan yerlerdir. Kaçan ol vâdîleri Nîl basar köyden köye Y 158a gitmeğe toprakdan cisirler yığmışlardır, beşer onar âdem kaddi sedd-i bâlâdır, kaçan Nîl taşdıkda ol sedler üstünden cemî‘i halk atları ve develeri ve çemenderleri ile ubûr ederler. Ve Nîl-i mübârek ol sedlere dek mâl-â-mâl oldukdan sonra on gün bir yeri Nîl rey edüp andan ol seddin bendin açup bir vâdîye dahi Nîl gidüp deryâ olup gayrı beled hâkini ray eder, ya‘nî suvarır. Ve ceng [ü] cidâl olmasın içün hâkim tarafından askerî âdemlerden mu‘temedün-aleyh âdemler pür-silâh olup Nîl'i köylerden köylere koyverüp rey ederler. Yohsa hâkim tarafından âdem olmasa Urbân ve fellâhîn birbirlerini katl ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157b–Y158a ·
metinde göster ·
… i halk atları ve develeri ve çemenderleri ile ubûr ederler. Ve Nîl-i mübârek ol
sedlere
dek mâl-â-mâl oldukdan sonra on gün bir yeri Nîl rey edüp andan ol seddin bendi …
Ve bu Mısır memleketi ilm-i hendese üzre tarh olunmuşdur. Zîrâ kurâdan kurâya malaka ta‘bîr etdikleri iki köy mâbeyninde olan yerlerdir. Kaçan ol vâdîleri Nîl basar köyden köye Y 158a gitmeğe toprakdan cisirler yığmışlardır, beşer onar âdem kaddi sedd-i bâlâdır, kaçan Nîl taşdıkda ol sedler üstünden cemî‘i halk atları ve develeri ve çemenderleri ile ubûr ederler. Ve Nîl-i mübârek ol sedlere dek mâl-â-mâl oldukdan sonra on gün bir yeri Nîl rey edüp andan ol seddin bendin açup bir vâdîye dahi Nîl gidüp deryâ olup gayrı beled hâkini ray eder, ya‘nî suvarır. Ve ceng [ü] cidâl olmasın içün hâkim tarafından askerî âdemlerden mu‘temedün-aleyh âdemler pür-silâh olup Nîl'i köylerden köylere koyverüp rey ederler. Yohsa hâkim tarafından âdem olmasa Urbân ve fellâhîn birbirlerini katl ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157b–Y158a ·
metinde göster ·
üzre yâhûd kayasa gemiler ile köyleri basup döğüşe döğüşe elbette biri gâlib ge …
Zîrâ hikmet-i Hudâ bu Mısır'ın fellâh Urbânı Hazret-i Âdem evlâdlarından Hâbil ü Kâbil zamânından berü iki fırkadır. Bir fırkasına Benî Harâm derler, şecî‘ âdemler olur, Kâbilîdir. Ve bir kavmine Benî Cüzâm derler, Hâbilîdir, gâyet mekkâr ve harâmî nâ-bekâr gâret [ü] şikâr kavimdir. Bir yere musallat olsa bu Benî Cüzâm cüzâm zahmeti gibi uyar ulaşır bir pür(?)-marîz-i arîzdir, ammâ gâyet dilâver fetâları vardır. Bunlar Hâbilîdir. Elbette bir köyde cümle Harâm kabîlesidir ve bir köyde cümle Benî Cüzâm kabîlesidir, birbirlerine hasm-ı kavî adû-yı cânîlerdir. Hattâ birbirleri üzre lümûm edüp ya‘nî asker cem‘ edüp karada cisirler sedleri üzre yâhûd kayasa gemiler ile köyleri basup döğüşe döğüşe elbette biri gâlib gelüp mağlûb olanların şeyh [ü] şâbların cümle cıda ve akve ve kılıcdan geçirüp avretlerinin karnın yarup ma‘sûmların çıkarup âteşe yakarlar. Ve avretlerin memelerin kesüp medfûn olan mâlların su’âl ederler, elbette cümle mâlların bulup ve cümle hayvânâtların sürüp beledi âteşe urup ihrâk-bi'n-nâr edüp harâb [u] yebâb, milkin türâb, ahâlîsin kebâb edüp bî-pâk [u] bî-pervâ bu kadar mâl-ı ganâyim ile mevâl türküleri çağırup bir hây hû ile şaka ederek beledlerine giderler. Beled sâhibi köyünün nehb [ü] gâret olup ihrâk olduğundan müflis olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y158b ·
metinde göster ·
… p bu İsvân şehri önünde Nîl'in iki tarafına fîl cüssesi kadar taşlar ile hemvâr
sedler
etdi.
Elûhîm'den sonra oğlu Hasaylîm melik oldu. İbtidâ Nîl üzre bu İsvân'da Ümmü'l-kıyâs'ı bu Hasaylîm binâ etdi, hâlâ âsârları durur. Ba‘dehu âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe Bağdâd'dan Mısır'a gelüp Mısır Ümmü'l-kıyâsı'n binâ etdükde bu İsvân'daki Hasaylîm mikyâsın harâb etdirdi kim kendünün inşâ etdüği mikyâsdan gayrı olmaya. Mezkûr Hasaylîm ekâlîm-i Mısır'a ilm-i hendese ile Nîl'i halîc halîc tur‘a tur‘a cereyân etdirüp âbâdân etdi. Ve cemî‘i tur‘aların ferşin ruhâm-ı sommâkî ve mermer-i hâm ile mebsût edüp bu İsvân şehri önünde Nîl'in iki tarafına fîl cüssesi kadar taşlar ile hemvâr sedler etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y385b ·
metinde göster ·
temâşâ ederek ve Şellâlât'ın cezîrelerinde timsâhları görerek, dörd sâ‘atde,
Bu şehr-i İsvân'ın ibret-nümâların temâşâ etmeden ârâm bulmayup hâk-i amber-pâkinde medfûn olan niçe yüz bin kibâr-ı evliyâ ve şehîd şühedâlar ve hîn-i fetihde kalan Sahâbe-i kirâmlar var kim hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn kubbeler vardır. Cümlenin rûhiyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp İsvân'ın kıble cânibine Nîl kenârınca Haytü'l-acûz sedlerin temâşâ ederek ve Şellâlât'ın cezîrelerinde timsâhları görerek, dörd sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y388b ·
metinde göster ·