… in askerle karadan seksen bin asker ile üç yüz pâre gemi deryâdan İslâmbol üzre
sefer edüp
ol sene Bursa nevâhîlerinde Aydıncık nâmında Belkîs Ana şehrinde kışlayup evvel …
Muhâsara-i râbi‘-i Mahmiyye-i Kostantıniyye: Yine Âl-i Emeviyyûn'dan mezbûr Süleymân bin Abdullâh yine kızkarındaşı oğlu Ömer ibn Abdül‘azîz hazretlerini serdâr-ı mu‘azzam edüp Hicret'in toksan yedi yılında yüz yigirmi bin askerle karadan seksen bin asker ile üç yüz pâre gemi deryâdan İslâmbol üzre sefer edüp ol sene Bursa nevâhîlerinde Aydıncık nâmında Belkîs Ana şehrinde kışlayup evvelbahârda İslâmbol'u muhâsara edüp tarafeyne azîm kaht [u] galâ olup 21a derûn-ı kal‘ada olan küffâr derûnundan çıkan necâsetlerin yedi. Taşrada guzât-ı müslimîn ot otlayup Kâğızhâne çayırın kuru bayır edüp âhir bî-feth avdet edüp Şâm'a geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b–21a ·
metinde göster ·
… ortakal küffârına Abaza Paşa'yı satup Portakal donanmasıyla üç sene Hindistân'a
seferler edüp
andan yine Portakal ile Çîn'e varup anda gemileri bir kenârda gark olup Abaza, …
Hikmet-i Hudâ yedi seneden sonra Murâd Hân Âsitâne'de merhûm olduğu gün Abaza Paşa dahi Tementis burnu nâm mahalde bir azîm ceng edüp bi-emrillâh münhedim olup Danimarka küffârında yedi sene esîr olur. Andan Portakal küffârına Abaza Paşa'yı satup Portakal donanmasıyla üç sene Hindistân'a seferler edüp andan yine Portakal ile Çîn'e varup anda gemileri bir kenârda gark olup Abaza, Çîn ü Fağfûr ve Kalmah ve Horasân ve Belh u Buhârâ'dan Isfehân'a seyâhat ederek gelür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 66b ·
metinde göster ·
… dörder anbârlı yüzer pâre top çeker karavanalardır kim yılda bir kerre Mısır'a
sefer edüp
altı ayda dolar ve altı ayda boşalır kûh-ı bî-sütûn-misâl gemiler idi kim bir p …
Ve beş yüz pâre kalyonlara sâ’ir mühimmât ü levâzımât ve cebehâne ve sâ’ir mîrimîrân ve erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve lağımcı ve çerâhor tâ’ifesi konmak içün beş yüz pâre karavana kalyonlardan Kara Hâce kalyonu ve Bodur Ca‘fer ve Memiş Kapudan ve Karamanlı Alî ve Topal Muharrem ve Sarı Solak ve Kartaloğlu ve Katrazoğlu ve Kalafatoğlu ve Solak İbrâhîm Çelebi ve Kara Solak ve Abâcıoğlu ve Ciminni ve Tafralı ve Bâğçeli ve Yüz Arşın ve iskerledoğlu nâm karavana kalyonların her biri dörder anbârlı yüzer pâre top çeker karavanalardır kim yılda bir kerre Mısır'a sefer edüp altı ayda dolar ve altı ayda boşalır kûh-ı bî-sütûn-misâl gemiler idi kim bir pâdişâh asrında ikisi bir yere cem‘ olmamışdır. Her birinin beşer yüz levendâtı ve beşer yüz huddâmı vardır. Ve her birine ikişer bin asker konup âmâde durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75b ·
metinde göster ·
… iyye dahi dest-i küffârda iken Âl-i Emeviyyûn asrında İslâmbol üzre tokuz kerre
sefer edüp
üç kerre nısfın sulh ile feth edüp İslâmbol içre niçe bin Sahâbe-i güzîn sâkin …
Evvelâ kal‘a-i Kostantıniyye dahi dest-i küffârda iken Âl-i Emeviyyûn asrında İslâmbol üzre tokuz kerre sefer edüp üç kerre nısfın sulh ile feth edüp İslâmbol içre niçe bin Sahâbe-i güzîn sâkin olup Kocamustafâpaşa hareminde ve Cübbealîkapusu'nun iç yüzünde Gül Câmi‘i ve Sirkeci tekyesi'nde ve Şehîdkapusu hâricinde ve İslâmbol'un içinde niçe bin sahâbeler medfûn olduğu ve Kâsımpaşa'da Tershâne ardında niçe bin sahâbe-i kirâm âsûde olduğu ve Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ba‘de Hicreti'n-nebeviyye sene (---) târîhinde serdâr-ı mu‘azzam olup İslâmbol'da şehîd olduğu ve Hârûnu'r-Reşîd hilâfetinde Baba Ca‘fer Sultân elçilik ile İslâmbol'a gelüp Zindânkapusu dâhilinde medfûn olduğu bâlâda ale't-tafsîl tahrîr olunmuşdur. Ammâ ba‘de'l-feth,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 106b ·
metinde göster ·
… regâhlara götürüp mest edüp bu kadar mîrî mâl yedin deyü küreğe korlar. Altı ay
sefer edüp
eline bin akçe verüp kürekden ıtlâk ederler. Eğer hazzın köşesiyse evvelbahârda …
Esnâf-ı Kâsımpaşa mukaddemleri: Nefer 155, hâlâ pîrsizlerdir. Tershâne kethudâları eli altında bî-dîn bir alay kavmdirler. Tershâne-i Amîre'de cümle keştîler donanması mahallinde bu zâlimler hemyânları içre yüzer yüz ellişer guruş koyup gözü bağlı el-garîb ke'l-â‘mâları bozahâne ve meyhâne ve bekârhâne ve mesîregâhlara götürüp mest edüp bu kadar mîrî mâl yedin deyü küreğe korlar. Altı ay sefer edüp eline bin akçe verüp kürekden ıtlâk ederler. Eğer hazzın köşesiyse evvelbahârda yine gelüp iki bin akçe al derler. Ammâ ne aceb ayyâr-ı cihân kavmdirler kim anlar dahi kürek erbâbın bilüp işsiz güçsüz âdeme böyle edüp küreğe korlar ve acâyib kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a ·
metinde göster ·
… 'nde ibtidâ gemi yapan eş-Şeyh Âmir-i Nevâtî'dir. Gemi inşâ edüp Yemen-i Aden'e
sefer edüp
her bâr Hazret'e hedâyâ getirüp hayr du‘âsı berekâtıyla gemisi tâ Âl-i Emeviyyû …
Hazret asrında Cidde İskelesi'nde ibtidâ gemi yapan eş-Şeyh Âmir-i Nevâtî'dir. Gemi inşâ edüp Yemen-i Aden'e sefer edüp her bâr Hazret'e hedâyâ getirüp hayr du‘âsı berekâtıyla gemisi tâ Âl-i Emeviyyûn'da Abdülmelik hilâfetine dek ol gemi ve Şeyh Âmir-i Nevâtî mu‘ammer olup kabri Cidde'dedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 162b ·
metinde göster ·
… arz olundu. Ve bu kal‘a inşâ olunurken yedi kerre Tatar askeri Moskov diyârına
sefer edüp
on beşer yigirmişer bin esîr ile ordu-yı İslâm'a gelüp cümle asker-i İslâm onar …
Mâh-ı mezbûrun on üçüncü gün debdebe ve velvelev-i Âl-i Osmân ile deryâ-misâl asker kal‘a-i Azak altına Serdâr-ı Mu‘azzam Civân Kapucubaşı Vezîr Mehemmed Paşa gelüp Kal‘a-i Azağ'ı hâlî buldular. Ammâ küffârın bir hıyel [u] şeytanatı vardır deyü üç gün ârâm edüp dördüncü gün kal‘a zemînine ezânlar okunup kol kol cemî‘-i Eflak u Boğdan'a fermânlar olup Kal‘a-i Azak'ın esâsına Bism-i İllâh ile hafirler kazılmağa mübâşeret olunup üç günde ka‘r-ı zemînden su zâhir olup temeline rahtım-i Horasân ile ısgaralar çatup Timurlenk nâm cezîrede bir münhedim olmuş kal‘a-i atîkden cümle keştîler taş-keşân olmağa me’mûr olup kal‘ayı binâ etmeğe mübâşeret olundu. Bir ayda iki kulle binâ olundu kim kadîm-i evvelde Ceneviz binâsından metîn oldu. Hâlâ bu kal‘a hakkında "Ceng-i Serdâr Deli Hüseyin Paşa, feth-i Bahâdır Girây Hân, binâ-yı Civân Kapucubaşı" deyü Kırım tevârîhinde mestûrdur. Ve ta‘mîr ü termîm olunup yine ke'l-evvel Kefe eyâletinde sancak beği tahtı olup iki tuğ ile mir-i mîrân (---) Paşa muhâfız kalup ve yeniçeri ağası yerine (---) Ağa yigirmi aded yeniçeri odasıyla ve altı topçu odasıyla topçubaşı ve on oda cebeciyle cebecibaşı ve yedi bin kara tayak Tatar askeri muhâfazacı kondu ve yedi sancak beği ve on iki alaybeği ile muhâfazacı yigirmi altı bin asker kondu ve kal‘a içine yetmiş balyemez ve kırk kolomborna ve üç yüz şâhî handak kenarlarına koyup gice ve gündüz ihtimâm-ı tâm ile kal‘a bir gün 264a evvel itmâm etmeğe sa‘y-ı belîğ edüp cemî‘î ammâl ve bennâlara ve sa’ir mühimmât u levâzımâtlara beş bin kîse harc olundu" deyü der-i devlete arz olundu. Ve bu kal‘a inşâ olunurken yedi kerre Tatar askeri Moskov diyârına sefer edüp on beşer yigirmişer bin esîr ile ordu-yı İslâm'a gelüp cümle asker-i İslâm onar guruşa esîr alırlardı. Âhirü'l-emr Moskov kralı "Aman, aman ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp elçileri Âsitâne-i sa‘âdet tarafına akd-i sulh etmeğe revâne oldular. Kal‘a itmâm bulup içinde câ-be-câ hâneler imâr olurken Serdâr Mehemmed Paşa, Âsitâne'ye gidüp sâ’ir asâkir-i İslâm dahi vatanlı vatanlarına gidüp hakîr yine Tatar-ı adüv-şikârın Mansûrlu kabâ’iliyle gidüp geldiğimiz yollar ile yine sekiz günde vilâyet-i Kırım'a dâhil olduk. Yigirmi gün yine Bâğçesarây'da zevk idüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 263b–264a ·
metinde göster ·
… yı habl-i metînler alup Mısır Sultânı Gavrî Kızılbaş'a imdâd etdiğiyçün üzerine
sefer edüp
Selîm Hân Kayseriyye'ye geldüği mahalde hâkim-i Mar‘aş Alâüddevle bu Göksun yay …
Eyâlet-i Konya ve eyâlet-i Mar‘aş halkı ve niçe boy Türkmânları bu yaylada cilvelenüp birbirlerinden haberleri yokdur. Bu cebel-i âlîde olan nebâtât [u] giyâhât [u] ezhârât ahşâbât-ı işpeçar bir diyâr yaylağında yokdur. İllâ Erzurûm ensesinde Bingöl yaylasında bî-hadd u hasr haşîşât vardır. Ve niçe bin kaynak uyûn-ı câriyeler var kim her biri birer âb-ı hayâtdan nişân verir. Böyle bir kûh-ı vâsi‘dir. Hattâ sene 922 târîhinde Selîm Şâh-ı evvel İrân-zemîn şâhı Şâh İsmâ‘îl üzre sefere giderken Zülkadıriyye sâhibi Sultân Alâüddevle Mısır'da Sultân Gavrî tahrîkiyle bu Alâüddevle Âl-i Osmân askerinin ilerisin ve gerisin nehb [u] gâret etdükde Selîm Hân Sultân Gavrî'ye nâmeler gönderüp "Şu Alâüddevle'yi zabt edin memerr-i asâkir-i İslâm üzre rehzenlikler eder, hakkından gelin yohsa hakkından gelirim" deyü nâme gönderdikde Gavrî nâmeyi kırâ’at edüp nâmesinde "Hakkından gelmeğe kâdir isen gel" deyüp Selîm Hân'a nâme gönderir. Bir nâme dahi Alâüddevle'ye gönderüp "Göreyim seni Şâh İsmâ‘îl'e niçe imdâd edersin" dedikde Selîm Hân Çıldır sahrâsında Şâh İsmâ‘îl ile cenk ederken görse yigirmi bin kırmızı şâlvârlı Mısır silâhşörü pür-silâh cündi ve yigirmi bin Alâüddevle'nin Zülkadirli ve Mamaylı ve Pehlivânlı ve Yeni-elli Türkmân askeri ve şâh askeri, Selîm Şâh'ı askeriyle ortaya alup kıra kıra inhizâm sadedinde iken Cenâb-ı Bârî yârî kılup nesîm-i nusret Selîm Hân tarafına esüp cümle Mısrîleri ve Türkmâniyânları ve şâh askerin cümle dendan-ı tîğdan geçirüp Şâh İsmâ‘îl ancak yetmiş aded kimesne ile Âzerbâycân'a cân atup Selîm Hân şâh-ı İrân-zemînin yedi aded mîr-i mîrânlık yerlerin feth edüp der-i devlete geldi. Andan mezâhib-i erba‘a şeyhülislâmlardan fetvâ-yı habl-i metînler alup Mısır Sultânı Gavrî Kızılbaş'a imdâd etdiğiyçün üzerine sefer edüp Selîm Hân Kayseriyye'ye geldüği mahalde hâkim-i Mar‘aş Alâüddevle bu Göksun yaylasında yüz bin asker cem‘ edüp Selîm Hân'ın Mısır üzre gitmemesine âmâde olup gûnâ-gûn rahzenlikler ederken Selîm Hân vezîria‘zamı olan Tavâşî Sinân Paşa'yı ve vezîr Ayas Paşa'yı kırk bin asker ile Göksun yaylasına gönderüp Alâüddevle ile bir ceng-i perhâş [u] savaş etdiler kim Âl-i Osmân'ın on bir ceng-i azîminin biri dahi bu Göksun cengidir. Âhir bi-emri Hudâ Sinân Paşa mansûr [u] muzaffer olup Sultân Alâüddevle'yi yetmiş boy beğleriyle ve yetmiş aded ümerâlarıyla cümle katl edüp Selîm Hân'a kellelerin nâmeler ile Gavrî'ye gönderüp, "İşte haklarından geldim hâzır ol vaktına!" deyü haber gönderdikde yüz bin asker ile Merc-i Dâbik sahrâsında münhedim olup Mısır'a firâr eder. Hâlâ üstühân-ı Mısrîler vâdi-i Merc-i Dâbik'da püşte püşte yığılıdır ve Türkmân uzuvları Göksun yaylasında yığın yığındır kim hâlâ kabr-ı Alâüddevle ve yetmiş bin Türkmân bu Göksun'da medfûndur. Diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Vasıfdan müberrâ bir yaylağ-ı ra‘nâdır. Andan yine cânib-i garba (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 63a ·
metinde göster ·
… dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Rûm'a bir kaç kerre dörd karındaş biri birleri üzre
seferler edüp
âhir-i kâr meydân-ı Muhammedî Çelebi Mehemmed'e kalup üç birâderlerin katl edüp …
Ba‘dehû Yıldırım Hân oğullarından İsâ Çelebi ve Mûsâ Çelebi ve Süleymân Çelebi ve Çelebi Mehemmed Çelebi mâbeynlerine tefrîka düşüp Rûm'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Rûm'a bir kaç kerre dörd karındaş biri birleri üzre seferler edüp âhir-i kâr meydân-ı Muhammedî Çelebi Mehemmed'e kalup üç birâderlerin katl edüp ve birin re‘âyâ şehîd edüp Çelebi Mehemmed Hân Rûm'a ve Anadolu'ya müstakil pâdişâh oldu. Ammâ bu esnâda Rûm küffârı Silivri kal‘asına istîlâ edüp metânet üzre imâr etdi. Bu kal‘a evsâfın Rûm tevârîhlerinde muhâsaraların tafsîl üzre terkîm eylemişlerdir. Ba‘dehû sene (---) târîhinde bu Silivri kal‘asın Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân feth eylemişdir, be-dest-i Velî Mahmûd Paşa. Eyyûb kazâsı hâkinde yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi kurâdır. (---) hükmünde subaşısı, kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır. Müftî ve nakîbi yokdur. Ammâ a‘yân [u] eşrâfı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
… hu a‘lem ve Resûlihî işte bu mahalde hânın isyânı haberi geldiğidir kim biz ana
sefer edüp
askerin kırup ciğer-hûn yedirüp intikâm alırım.
Ve "Pâdişâhım bu kanlı ekmek yenir mi? dediğin Allahu a‘lem biz Van'da hayli kan edüp harâm ekmek yerüz ve "Kanlı ekmekden İsmihân Kaya kızıma gönder, yıkayup yesin" dediği benden ana harâm u helâlden cem olup varan mâl ana pâk [ü] helâldir. Ve "Bir kanlı parça ekmekden Van'da Bitlîs hânına gönder yesin." dediği Allahu a‘lem ve Resûlihî işte bu mahalde hânın isyânı haberi geldiğidir kim biz ana sefer edüp askerin kırup ciğer-hûn yedirüp intikâm alırım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 260b ·
metinde göster ·
… ocak dostumuzdur. Elbette bu kadar asâkir-i İslâm Van derneğinde âmâdeler iken
sefer edüp
hakkından gelelim, deyü yetmiş bin hıyel ü şeytanat ile paşanın ırkına girüp hâ …
{Matlab-ı nâme-i hân kırâ’at olundukdan sonra "Mefhûmu ma‘lûm olunduğu yazıla"} deyü bu nâme-i nüvâzişi kal‘a-i Van'da hânın bir ağasıyla ve niçe a‘yân-ı Bitlîs ile gelüp Malazgird Beği Mehemmed Beğ yayla koyunu hakkın hâna vermemek içün hân üzre gelüp ceng etdiği ve Mehemmed Beğ'in ibtidâ müttehem olup demi heder olduğu ve yeniçerilerin hân üzre gulüvv edüp haklarından geldiklerinin arz-ı mahzarları gelüp ve paşanın mektûbun götüren Cânpolat Ağası da mektûblarla gelüp dîvân-ı Van'da hânın nâmeleri kırâ’at olunup paşa bu iltiyâm-âmîz mektûbdan hazz edüp eydür: "Ammâ niçün kendüsü cem‘iyyet-i Van'a ve şer‘-i Resûl-i sultâna gelmedi." dedikde hânın ağası eydür: "Sultânım sehel şikeste-hâtırdır. Sultânımdan ricâsı oldur kim yeniçeriler ile mâbeynlerin sulh idesüz deyü bu hakîri {vekîl edüp} hâk-i pâye gönderdi." deyince hemân Van a‘yânları "Devletli vezîr sultânıma hâb-ı hargûş verüp hâlâ beş on bin asker yazmışdır. Göririz bir gün kim ale'l-gafle 262a ilimiz memleketimiz Malazgird Beği Mehemmed Beğ diyârı gibi vilâyetimiz harâb u yebâb ve hânelerimiz türâb edüp dedesi Şeref Hân gibi diyâr-ı Acem'e firâr eder. Zîrâ kadîmen ocak dostumuzdur. Elbette bu kadar asâkir-i İslâm Van derneğinde âmâdeler iken sefer edüp hakkından gelelim, deyü yetmiş bin hıyel ü şeytanat ile paşanın ırkına girüp hâh nâ-hâh hân üzre sefere gitmeğe karâr verilüp altı bin güzîde asker-i Mahmûdî ile Van altından paşanın tâk-ı nüh-tâkı Karaçay başında meks edüp paşa Van altında sefer tedâriklerine mukayyed olup şehir içre münâdîler nidâ edüp herkes âmâde olmağa başladı ve yetmiş aded kapucubaşılar eyâlet-i Van'da otuz sancak yerde olan beğlerine ve askerî tâ’ifelerine ve yetmiş aded kazâlara emr-i şerîfler ile ağalar gidüp yine iki kıt‘a emr-i şerîf üzre paşa tuğrâ-yı garrâ çeküp ağalarıyla Erzurûm Vâlîsi Tavukçu Mustafâ Paşa'ya gönderüp eyâlet-i Erzurûm'dan Hınıs beği ve Tekman beğin ve Kuzucân beğin ve Avnik beğin ve Pasin beğin ve hânın gâret etdiği Malazgird beğin emr-i pâdişâhî ile taleb edüp Erganeli Ahmed Ağa gitdi. Ve Diyârbekir Vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa'ya kendüsü tuğrâ çeküp eyâlet-i Diyârbekir'de olan Mifârıkîn beğin ve Tercil beğin ve Kulp beğin ve Mihranî ve Pertek beğin ve Sağman beğlerin güzîde asker ile Diyârbekir tarafından hânın ardın alup gelmeleriyçün vâlî-i Diyârbekir'e bir ağa gönderdi. Ve'l-hâsıl günden güne Van kal‘ası altında hân üzre gitmeğe deryâ-misâl asker cem‘ olup hemân paşa-yı müdebbir kal‘a-i Van'dan elli pâre şâhî toplar ve altı pâre balyemez topları cümle mühimmâtlarıyla âmâde eyleyüp Van deryâsının yigirmi pâre gemilerine bu kadar topları ve bu kadar bî-hisâb cebehâneleri ve niçe bin kantar peksimat ve barûd-ı siyâhı ve cümle piyâde azebistân ve cebeciyânları ve topçuları cümle ma‘ûnetleriyle keştîlere koyup şâdımânlıklar edüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek Van deryâsıyla cânib-i garba mütevekkilen alallah deyüp kal‘a-i Âdilcevâz limanına gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 261b–262a ·
metinde göster ·
… âd etdi ammâ Cenâb-ı Allah seni hatâdan saklasın, benim hâtırım içün hân üstüne
sefer edüp
biz dahi anın askerine kılıç urup koyunlarımın kanları gibi askerinin kanların …
Bu mahalde Malazgird Beği Mehemmed Beğ eydür: "Koca vezîr gerçi Abdâl Hân benim kırk bin koyunum gâret edüp ilim vilâyetim harâb etmek murâd etdi ammâ Cenâb-ı Allah seni hatâdan saklasın, benim hâtırım içün hân üstüne sefer edüp biz dahi anın askerine kılıç urup koyunlarımın kanları gibi askerinin kanların akıdup ardı sıra kova kova mâl-ı menâlin bırakdırup yedi yüz âdemin dest ber-kafa bağlayup ordu-yı İslâm'a bu kadar mâl-ı ganâ’imle gelüp orduyu ol ganâ’imle muğtenim edüp gözüm önünde benim koyunlarım yeyen hân askerinden yedi yüzünü bu sâ‘atde katl etdin. Şimden gerü oldu kim gam yemem." deyüp bu beyti yâd ve cümle gâzîyânları dilşâd etdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273b ·
metinde göster ·
… âvân ile Bağdâd'ı behişt-âbâd etdi. Andan bakıyye-i mâl ile diyâr-ı Yunaniyân'a
sefer edüp
Adana şehrinin cânib-i garbîsinde altı sâ‘at karîb şehr-i Tarsus'u {Fireng elin …
Bânî-i sâdisi, sene (---) târîhinde Me’mûn Halîfe'dir kim Bağdâd'dan Mısır'a varup îze tarafındaki Heremeyn dağlarından kenz-i Kârûn çıkarup ol genc-i firâvân ile Bağdâd'ı behişt-âbâd etdi. Andan bakıyye-i mâl ile diyâr-ı Yunaniyân'a sefer edüp Adana şehrinin cânib-i garbîsinde altı sâ‘at karîb şehr-i Tarsus'u {Fireng elinden} dest-i kahr ile feth edüp ba‘dehû kal‘ayı ta‘mîr ü termîm ederken merhûm olup Câmi‘u'n-nûr nâmında bir câmi‘-i münevveri sâhasında âsûde olup mermer sandûkasında târîhiyle cild-i (---)(---) mastûrdur. Ba‘dehû bu şehr-i Bağdâd'ı sene (---) târîhinde yine Âl-i Abbâsiyân'dan (---)(---) Billah halîfe iken kavm-i Tatar-ı adüv-şikârdan Hulâgû Hân Bağdâd'a istîlâ edüp halîfe ve yetmiş bin hurme hâtûnun karnın yarup katl edüp Bağdâd-ı behişt-âbâd iken harâb-âbâd eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 333a ·
metinde göster ·
… e mâhiyye kul mevâciblerin verdikden sonra bin pâre gemiyle Girid ve Malta üzre
sefer edüp
ba‘de'l-feth [ü] futûh kula ruhsat verüp artık sefer lafzın anmayup niçe zamân …
Burnâz-ı pürnâz u kurnaz müftî eydir: "Bire Harem-i Hâs'da birkaç kişiyle bir olup Sultân Murâd'ın cem‘ etdiği çilhâne hazînesin açdırup cümle kula cülûs in‘âmı ve mâhiyye kul mevâciblerin verdikden sonra bin pâre gemiyle Girid ve Malta üzre sefer edüp ba‘de'l-feth [ü] futûh kula ruhsat verüp artık sefer lafzın anmayup niçe zamân bu devletde seninle ber-devâm oluruz" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 18a ·
metinde göster ·
… r-i saltanatda ber-karâr olunca bu Venedik kâfiri üzre sene 943 Cezîre-i Körfos
seferin edüp
bi-emr-i Hayy-i Kadîr fethi müyesser olmayup 140b yine diyâr-ı Alman gazâları …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Süleymân Hân serîr-i saltanatda ber-karâr olunca bu Venedik kâfiri üzre sene 943 Cezîre-i Körfos seferin edüp bi-emr-i Hayy-i Kadîr fethi müyesser olmayup 140b yine diyâr-ı Alman gazâlarına atf-ı inân edüp bu Venedik kâfirleri üzre Gâzî Hüsrev Beğ'i ve Gâzî Murâd Beğ'i ve Gâzî Arnavud Memi Beğ'i ve niçe ümerâları musallat edüp bu Venedik ve Hırvat ve Islovin ve Dodoşka kâfirlerinin ellerinden dest-i kahr ile yüz yetmiş altı pâre kılâ‘lardan bu tahrîr etdiğimiz kılâ‘lar dahi ol asırda cümle feth olmuşdur, ammâ bu kal‘a-i Zadra bin yıldan berü metîn ve müstahkem kal‘a olmağile guzât-ı müslimîn bu kal‘aya nigerân etmeyüp iğmâz-ı ayn ederlerdi, ammâ yine bu Venedik küffârı tek durmayup ilâ hâze'l-ân günden güne bu kal‘aya gûnâ-gûn zamîme-i şeytanatlar edüp bu kal‘ayı gûyâ sedd-i Ye’cûc etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 140a–140b ·
metinde göster ·
"İlâhî berhordâr ola, kâfir ise de hidâyet bula. Anın hareketleriyle biz de sefer edüp orucumuzu yemeğe me’zûn olduk" deyü niçe tiryâkî murdârları kâfire du‘â ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 139a ·
metinde göster ·
Kanije kal‘asın dahi küffârdan halâs edüp Yenikal‘a'yı yigirmi sekiz günde feth …
"Kış gününden berü asâkir-i İslâm üç sefer edüp Kanije kal‘asın dahi küffârdan halâs edüp Yenikal‘a'yı yigirmi sekiz günde feth edüp yetmiş yedi pâre kal‘alar dahi feth edüp asker-i İslâmda dermân kalmadı ve vakt-i şitâ gelüp kaht [u] galâdan at eşek ve askerde cân kalmadı. Bu eyyâm-ı şitâ-yı matarda Beç'e ve Prağ'a ve Yanığ'a gitmek nice olur" deyemediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18a ·
metinde göster ·
… cümle halkın esîr etdiği ecilden anın mukâbelesinde şer‘ ile biz de üzerlerine
sefer edüp
sahrâ-yı Üstürgon'da 24a yigirmi yedi bin küffârlarını kılıçdan geçirüp kal‘a …
Buyurdular kim, "Evliyâm, evvelâ bu bizi bozan Nemse küffârları ibtidâ sulha muğâyir bir iş edüp Budin eyâletinde Hamzabeğ ve Erçin ve Penteli ve Val ve Cânbeğ nâmân kal‘aların yakup ve yıkup cümle halkın esîr etdiği ecilden anın mukâbelesinde şer‘ ile biz de üzerlerine sefer edüp sahrâ-yı Üstürgon'da 24a yigirmi yedi bin küffârlarını kılıçdan geçirüp kal‘a-i Uyvar'ını feth edüp tevâbi‘âtinden otuz yedi pâre kal‘alar dahi feth edüp yetmiş yedi bin esîrleri alınup bu kadar elleri vilâyetleri nehb ü gâret olunup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 23b–24a ·
metinde göster ·
… u hakîrin bu Erdel diyârıyla Leh ve Maskov kâfiristânların ol kadar kesret üzre
seferler edüp
vefret üzre temâşâlar etmişimdir ki bir dahi görmeğe nefret etmişim, ammâ Cenâb …
Altıncı gelişimiz yine Alî Paşa ile avdetde uğradık. 91b Hâlâ bu Kolojvar'a yedinci gelişimizdir. Hattâ bu hakîrin bu Erdel diyârıyla Leh ve Maskov kâfiristânların ol kadar kesret üzre seferler edüp vefret üzre temâşâlar etmişimdir ki bir dahi görmeğe nefret etmişim, ammâ Cenâb-ı Bârî yârî kılup yine gelüp seyâhat etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 91a–91b ·
metinde göster ·
gûşmâl etsek" deyü cemî‘i yurt eyeleri, ya‘nî kadîmden Kırım sâhiblerinin kartl …
"Âyâ ne cânib keferesine bir sefer edüp gûşmâl etsek" deyü cemî‘i yurt eyeleri, ya‘nî kadîmden Kırım sâhiblerinin kartlarıyla ve kazakdaş ve emekdaş ve atalıklar ve Şîrinli ve Mansûrlu ve Sincivitler ve Badrak kavmi ve olanlar, ya‘nî hân hısımlarıyla cümle bir yere gelüp ken[g]eş, ya‘nî müşâvere edüp dururken hikmet-i Hudâ mukaddemâ Kazak vilâyetine beş baş'a, ya‘nî çeteye giden gâzîler gelüp Kazak-ı âk'dan feryâd [u] fiğânlar edüp Kazağ'ın Kırım üzre gelmesi mukarrerdir dediklerinde hemân hân-ı âlîşân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109b ·
metinde göster ·
… nların i‘ânetiyle İslâm Geray Hân yedi sene kâmil Leh diyârına yetmiş bir kerre
sefer edüp
tâ Krakov ve Daniska ve Çeh ve Korol ve İsfaç memleketlerinin altı krallık yerl …
Bunlar Mehemmed Geray Hân 111b ile kardaş, ya‘nî barışık olduklarından bu keferelere Kardaş derler. Ülke-i azîm ve leşker-i elîm sâhibi mel‘ûnlardır. Mukaddemâ bunlar Leh krallarının re‘âyâları olup ba‘dehu Leh kavmi ve Leh Yahûdîsi zulmünden bunlar Leh'den rûgerdân olup kâmil seksen bin tüfeng-endâz Kazak Kırım hânı İslâm Geray Hân'a tâbi‘ olup bunların i‘ânetiyle İslâm Geray Hân yedi sene kâmil Leh diyârına yetmiş bir kerre sefer edüp tâ Krakov ve Daniska ve Çeh ve Korol ve İsfaç memleketlerinin altı krallık yerlerin yedi yılda sekiz kerre yüz bin esîr alup elini vilâyetini harâb etdiğinden mâ‘adâ hemân Leh diyârından iki kerre yüz bin Yahûdî esîr çıkup birer lüle tütüne kavm-i Tatar Leh çufudu vermişlerdir. Ol asırdan berü Tatar kavminin mirzaları semmûr kürk ton ve semmûr şıpırtma kalpak geymeğe başlayup Kardaş Kazak dahi Leh'in mâl-ı Kârûn'una mâlik olup semmûr kalpak ve kırmızı çuka gümüş düğmeli dolamalar geymeğe başlayup hâlâ ankâ kefereler oldu. Ammâ isyân [u] tuğyânları olmadığından bunların vilâyetleri nehb ü gâret olmayup on bin güzîde tüfeng-endâz imdâd kefereler verüp kendülere mutî‘ olmayanları nehb [ü] gâret etmeğe azîmet olunup cânib-i garba bir gün ve cânib-i şimâle üç gün eli vilâyeti harâb ederek gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 111a–111b ·
metinde göster ·
… rîhinde Bâyezîd Hân fethidir, be-dest-i Gedik Ahmed Paşa. Yedi kerre bu kal‘aya
sefer edüp
sekizincide yedi bin yeniçeri kırdırup feth etdiğiyçün Gedik Ahmed Paşa’nın seb …
Bânîsi Ciniviz kefereleridir, ammâ fâtihi sene (---) târîhinde Bâyezîd Hân fethidir, be-dest-i Gedik Ahmed Paşa. Yedi kerre bu kal‘aya sefer edüp sekizincide yedi bin yeniçeri kırdırup feth etdiğiyçün Gedik Ahmed Paşa’nın sebeb-i şehâdeti bu kal‘a fethinde yeniçeri kırdır[d]ığiyçün olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121b ·
metinde göster ·
… kıtâle başlayup bu merhûm-ı mezbûr Şeyh Beşe'nin dahi evlâdları birbirleri üzre
seferler edüp
âhır-ı kâr bir kaçı bir yere cem‘ olup ferzend-i ercümend olan Arab Mevâl bürâd …
El-hâsıl bu zikr olunan Mısır cezîresi içre bu karalar vilâyetlerin kabza-i tasarrufa alup hükm-i hükûmât ederlerken hikmet-i Hudâ Hazret-i Ömer vak‘ası cenginde şeyhü'l-arab Beşe nâm hümâm-ı benâmı Hazret-i Ömer radıyallâhu anh ile Beşe Şeyh'i şehîd etdiklerinde sahâbe-i kirâm içre bir velvele ve bir gulgule olup cemî‘i memâlik-i mahrûselerde hâkimü'l-vakt olanlar birbirleriyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâle başlayup bu merhûm-ı mezbûr Şeyh Beşe'nin dahi evlâdları birbirleri üzre seferler edüp âhır-ı kâr bir kaçı bir yere cem‘ olup ferzend-i ercümend olan Arab Mevâl bürâder-i mihteri Keysû ile hilâfet içün ceng-i azîm edüp Emîr Ar[ab] gâlib ve Emîr Keysû mağlûb olup Keysû dâğ-ı derûnundan bir gece cemî‘i kabâ’iliyle karârı 149b firâra mübeddel olup yerine Arab Ban hâkim-i müstakil oldukda ale's-sabâh gördüler kim Keysû Ban firâr etdiğinden "Serâ Keysû" dediler, ya‘nî Keysû melik kaçdı, dediler. Hâlâ nâmları Serâ Keysû oldu. Giderek terhîm ile Serâ Keys dediler. Andan dahi (galat) galat-ı kelâm olup Çerâkese deyü şöhret verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a–149b ·
metinde göster ·
… nedik'i elinde iken Ebü'l-feth ve Bâyezîd-i Velî bu kal‘a üzre berren ve bahren
sefer edüp
bu kal‘a-i Benefşe ve kal‘a-i Anapolya ve kal‘a-i Termiş'in fethi müyesser olma …
Andan Bundukanî Venedik'i elinde iken Ebü'l-feth ve Bâyezîd-i Velî bu kal‘a üzre berren ve bahren sefer edüp bu kal‘a-i Benefşe ve kal‘a-i Anapolya ve kal‘a-i Termiş'in fethi müyesser olmayup cümle cezîre-i Mora Âl-i Osmân hükmünde olup Ebü'l-feth'den tâ Sultân Süleymân Hân'a gelince mezkûr üç aded kılâ‘-ı metîneler sene (---) dest-i küffârda kalup âhır-ı kâr sene (---) târîhinde Süleymân Hân vüzerâlarından Kapudan Vezîr Kâsım Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup berren ve bahren deryâ-misâl asker ile bu kal‘a-i Benefşe'yi muhâsara edüp Venedik elinden feth edüp Süleymân Hân tahrîri üzre hâlâ kapudan paşa eyâletinde Mora sancağı hükmünde voyvadalıkdır. Ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276b ·
metinde göster ·
Bu cezîreye Avret adası demenin sebeb-i tesmiyesi oldur ki, kaçan kim İskender-i Zülkarneyn Irâk memleketlerine sefer edüp Nusaybin kurbunda Karadere nâm mahalde Dârâ Şâh'ı münhezim edüp cemî‘i evlâd [u] ıyâlleri ile sâlimîn ve gânimîn İskenderiyye'de mütemekkin iken Dârâ Şâh'ın cemî‘i avretleri ve oğulları Mısır hevâsına alışamayup cümle cüzâm marazına mübtelâ oldular. Âhir hukemâ-yı İskender bunlara nafaka tedârük görüp mezkûr Avret adasına nefyedüp cümlesi ifâkat bulup halâs oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182b ·
metinde göster ·
eli vilâyet gâret edüp ve anın zamânında Kürdistân'dan Buhtunnasr hûn-ı Yahyâ N …
Andan Kûbiş melik olup berre ve bahre seferler edüp eli vilâyet gâret edüp ve anın zamânında Kürdistân'dan Buhtunnasr hûn-ı Yahyâ Nebî talebi içün hurûc edüp Haleb ve şâm'ı ve Bilbeys ve Taberistân'ı P 161b ve Nâbulus ve Kudüs ve Akka ve Remle ve Sıfet ve Gazze ve Mısırı ve İskenderiyye ve'l-hâsıl bin yedi yüz pâre İsrâ‘îlî şehri harâb [u] yebâb ve halkın esîr [ü] kebâb edüp hûn-ı Yahyâ'yı da‘vâ edüp niçe bin (---)(---) Yahûd kavmi katl eyleyüp Mısır kâmil kırk sene harâb kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y9b ·
metinde göster ·
… nde iki pâre [[(---) (---) (---)]] kadırga ile kapudan paşa ile altı ay deryâda
sefer edüp
mâh-ı kâsımda kadırgaların Dimyât'da limana bağlayup mansûr u muzaffer safâda o …
Evvelâ [[(---) (---) (---)]] taraf-ı pâdişâhîden iki tuğ ile ihsân olunup dîvân-ı Mısır'dan senevî altı kîse alır. Ve altı kîse dahi Dimyât'dan (---)(---)(---)di (---)(---)(---)di vardır. Ve altı kîse dahi şehirden bâd-ı hevâsı vardır. Bu cümle on sekiz kîse mahsûlâtı mukâbelesinde iki pâre [[(---) (---) (---)]] kadırga ile kapudan paşa ile altı ay deryâda sefer edüp mâh-ı kâsımda kadırgaların Dimyât'da limana bağlayup mansûr u muzaffer safâda olurlar olup.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y59b ·
metinde göster ·
… sâlyâne alup iki pâre kadırga ile kapudan paşa ile sefer eşer (---)(---)(---)
sefer edüp
. İskenderiyye sancağı âlîdir. Ve Reşîd ve Dimyât sancaklarına İskenderiyye beği …
Ve biri dahi İskenderiyye sancağı dahi Dimyât Reşîd gibi Mısır dîvânından sâlyâne alup iki pâre kadırga ile kapudan paşa ile sefer eşer (---)(---)(---) sefer edüp. İskenderiyye sancağı âlîdir. Ve Reşîd ve Dimyât sancaklarına İskenderiyye beği serdâr olup altı pâre kadırga ile donanma-yı hümâyûn ile tüccâr sefînelerin (---)(---)(---) sefere götürüp getirmeğe me’mûrladır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y60a ·
metinde göster ·