… altında kalup niçe bin âdemin eli ve ayakları donup cümle asker gulû-yı âm edüp
seferden
avdet etdiklerinde Abaza askerin akîblerine düşüp rûz-merrede yeniçeri tâ’ifesi …
Bu hâlde iken bir gece tûfân-ı azîm olup cümle haymeler kar ve buz altında kalup niçe bin âdemin eli ve ayakları donup cümle asker gulû-yı âm edüp seferden avdet etdiklerinde Abaza askerin akîblerine düşüp rûz-merrede yeniçeri tâ’ifesin kıra kıra Hınıs ve Mama Hâtûn nâm menâzillerde niçe bin benî âdemin dest [u] pâları donup erre-i Zekeriyyâ ile bürüm eyleyüp bir kuyuya doldurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64b ·
metinde göster ·
… kı vardır. Vakt-i şitâda oda sohbetleri memdûhdur. Ve a‘yân [u] kibâr re’îsleri
seferden
gelüp filika ve firkateleri ile cümle yârânların alup Boğazhisâr'da bâğ fasılla …
İşte Galata şehrinin bu gûne esnâfâtları vardır. Bu keyfiyetlere mübtelâ olup müflis mendebûr olanları Yağkapanıkapusunun iç yüzündeki zindâna koyup ıslâh-ı vücûd eder. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri meşhûrdur. Ve bay u gedâya ni‘metleri mebzûldür. Ve cümle yâr anda âlüfte dervîşân-meşreb halkı vardır. Vakt-i şitâda oda sohbetleri memdûhdur. Ve a‘yân [u] kibâr re’îsleri seferden gelüp filika ve firkateleri ile cümle yârânların alup Boğazhisâr'da bâğ fasıllarına gidüp cân sohbeti etmeleri meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130a ·
metinde göster ·
… Kavvâs'dır kim Hazret'in okun ve yayın taşıyup yanı sıra kavvâslık edüp her bâr
seferden
fâriğ olunca ok yapardı. Kabri Eğin şehrindedir, Selmân-ı Pâk'in kırk altıncı k …
Esnâf-ı okcubaşı: Dükkân 200, neferât 300, pîrleri Ebû Muhammed ibn imrânü'l-Kavvâs'dır kim Hazret'in okun ve yayın taşıyup yanı sıra kavvâslık edüp her bâr seferden fâriğ olunca ok yapardı. Kabri Eğin şehrindedir, Selmân-ı Pâk'in kırk altıncı kemer-bestesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 189a ·
metinde göster ·
… lek Ahmed Paşa ordusunda olan ağavâtları bây edüp cümle mesrûr olup hamd-i Hudâ
seferden
halâs olduk derken ol gice paşa konakçısına Bitlîs hânı üzre gitmeden ferâğat h …
Bu takdîrce ordu-yı İslâm'da Diyârbekir ve Van eyâletinden cümle paşa askeriyle seksen yedi bin ma‘dûd müsellah ve mükemmel asker olup paşanın tuğları Bitlîs vilâyeti üzre gitmekle üç bin askeriyle kal‘a-i Mefârikîn üzre gitdikde Bitlîs Hânı Abdâl Hân tarafında Hakkarî Monlâ Muhammed ve Zerikî Monlâ Cebrâ’il ve Mudikî Alî Ağa ve Fettâhdereli Alî Ağa ve'l-hâsıl yetmiş aded benâm mu‘temed-i hümâm kimesneler Bitlîs hânı ile paşa mâbeynin ıslâha gelüp hadîs Arapça deyüp paşaya seksen kise harcırâh ve on katar-ı katır kumaş ve zırh-ı zireh-külâh ve altı tavla mu‘teber at ve on aded bâkire-i nâ-şüküfte ve on aded gılmân-ı cennât misilli meh-tâb çâkerler verdiler kim gûyâ her biri birer mirzâ-yı şehbâzlar idi. Ve gayrı ser-i kârda olan paşa ağavâtlarına ve sâ’ir nüdemâ-yı hâslarına ol kadar hedâyâlar verdiler kim Bitlîs hânı hedâyâları Melek Ahmed Paşa ordusunda olan ağavâtları bây edüp cümle mesrûr olup hamd-i Hudâ seferden halâs olduk derken ol gice paşa konakçısına Bitlîs hânı üzre gitmeden ferâğat haberin gönderüp ol ân on bin asker ile Şemsî Paşa oğlu Mehemmed Emîn Paşa'yı serdâr edüp gûşuna mengûş olmak içün Mehemmed Emîn Paşa'nın kulağına yemîn billah ile birkaç kelâmlar söyleyüp, "Yürü Allah mu‘în ve zahîrin ola!", deyü bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî kırâ’at edüp Mehemmed Emîn Paşa yine Şatt-ı Diyârbekir cânibine ubûr edüp gâ’ib oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 214a ·
metinde göster ·
El-hâsıl yetmiş iki derde devâ bir âb-ı germâbdır. Hattâ Süleymân Hân kesret-i
seferden
nikrîz zahmetine mübtelâ olup Pılak Mustafâ Paşa kapudan paşa iken Süleymân Hân …
El-hâsıl yetmiş iki derde devâ bir âb-ı germâbdır. Hattâ Süleymân Hân kesret-i seferden nikrîz zahmetine mübtelâ olup Pılak Mustafâ Paşa kapudan paşa iken Süleymân Hân hekîm Kaysûnîzâde ile başdarda-i hümâyûna süvâr olup İslâmbol'dan bir gecede eyyâm-ı muvâfık ile bu ılıcaya gelüp serâperdesinde meks edüp bu hummâya yedi kerre girdikde bi-emrillâhi Te‘âlâ iki ayaklarındaki nikrîzi aşağı topuklarına enüp yığıldı, ammâ Süleymân Hân veca‘ından bî-tâb ü bî-mecâl kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 28b ·
metinde göster ·
… an ve dahi Köpürlü'yle Yanova gazâsında bulunup gözü görüp ma‘lûmu olan âdemler
seferden
Kâğızhâne ulûfesine gelmedikleri ecilden Hasan Paşalı bahânesiyle yigirmi bin a …
Köpürlü cihân kadar hazz edüp, "Bürâder, inşâ’allâhu Te‘âlâ ol âsîlerin yakın zamânda başları Der-i devlet'e gelir. Bu niyyete el-Fâtiha" deyüp at başı berâber alay-ı azîm ile {Dâvûdpaşa sarâyında sa‘âdetlü pâdişâha buluşduklarında anda sehel müşâvere olup yine Dâvûdpaşa'dan deryâ-misâl asker ile pâ[di]şâh-ı âlem-penâh dahi} tâ Kâğızhâne sahrâsında otağ-ı Âsaf-ı Berhıyâ'ya varup {meks etdikde} ba‘de't-ta‘âm Melek Paşa yine Köpürlü'den me’zûn olup alay-ı azîmile sarâyına gelüp karâr-dâde olup ol ân Köpürlü vezîr ulûfe çıkarup ol gün ol gecede yedi bölük sipâhîye ve cemî‘i mevcûd olan kullara meş‘aller ile ulûfe verilüp devr oldukda defter-i pâdişâhî kapanup cümle Hasan Paşa yanında bulunan ve dahi Köpürlü'yle Yanova gazâsında bulunup gözü görüp ma‘lûmu olan âdemler seferden Kâğızhâne ulûfesine gelmedikleri ecilden Hasan Paşalı bahânesiyle yigirmi bin altmış altı aded sipâh ve dokuz bin aded yeniçeri ve cebeci ve topçu ve'l-hâsıl kırk bin asker-i İslâm'ın esâmesi çalınup ertesi gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 69b ·
metinde göster ·
şimdi geldim. Beni serhadlilere serdâr eyle, şimdi yine sefere giderim" dedikde …
"Devletli vezîr seferden şimdi geldim. Beni serhadlilere serdâr eyle, şimdi yine sefere giderim" dedikde başına bir tel ve bir hil‘at-i fâhire geydirilüp altı yüz yiğid ile bizimle sefere me’mûr oldukda hemân hakîr anın koşunuyla bile koşundaş ve sırdaş ve hâldaş ve yoldaş olup kal‘a-i Kanije altından tevekkülen alallâh deyüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
… yup Kazaklarıyla bâğlara ve dağlara ve tarlalara gidüp zirâ‘at etdirüp ehilleri
seferden
geldiklerinde hâzır mahsûl bulurlar. Anıniçün Kırım halkı Kazaklarının tamga ba …
Bu bast-ı mukaddemed[en] murâd [u] merâm u muhassal-ı kelâm oldur ki nefs-i Kırım'da yüz bin aded askerî tâ’ifesi olup hânlar sefere atlananda ekall-i mâ yekûn yetmiş seksen bini hân ile bile atlandıkda altı kerre yüz bin esîrlerin elleri ve kolları ve pâyları boş seğ-ber-sahrâ dağlard[a] ve bâğlarda ve tarlalarda bu kadar esîr küffârlar gezmede. Aceb hikmetdir kim altı kerre yüz bin Kazak küffârdan biri cezîre-i Kırım'dan firâr etmeğe kâdir değillerdir, zîrâ cümle Kırım askeri hân ile sefere gitdiklerinde ol mahalde cümle Kırım'ın Noğay ve Badrak karıları Kırım'da atlanup bellerine kılış ve sadak bağlayup Kazaklarıyla bâğlara ve dağlara ve tarlalara gidüp zirâ‘at etdirüp ehilleri seferden geldiklerinde hâzır mahsûl bulurlar. Anıniçün Kırım halkı Kazaklarının tamga bahâsı vermenin zulmlerine tahammül etdiler, ammâ zulm-i sarîh oldu. Hudâ def‘ ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 197a ·
metinde göster ·
… Alî Refî‘'e gâyet mu‘tekidlerdir, dâ’imâ ziyâret edüp fâ’ide ederler ve dâ’imâ
seferden
mahrûm olmayup bir zarar dahi görmezler. Ulu sultândır. Ve yine Nîl kenârındaki …
Kabr-i eş-şeyh Alî Refî‘î: Bir kubbe-i sagîre içinde âsûde iken hikmet-i Hudâ hakîr ziyâret etdiğimiz gün kubbenin bir cânibi münhedim olup derhâl yedi bennâ ve on ammâl ve on kantâr kireç ve cibs ile ta‘mîr ü termîm edince bir ân münfek olmayup üç günde bir hatm-i şerîf tilâvet olunup savâbın rûh-ı şerîfine hibe eyledik. Hâlâ dürr-i beyz-âsâ bir kubbe-i münevver oldu, Hak kabûl eyleye. Ve hareminde bir azîm nâbıka dırahtı vardır. Ve Nehâriyye ketânı almağa gelen Megâribe tüccârları bu şeyh Alî Refî‘'e gâyet mu‘tekidlerdir, dâ’imâ ziyâret edüp fâ’ide ederler ve dâ’imâ seferden mahrûm olmayup bir zarar dahi görmezler. Ulu sultândır. Ve yine Nîl kenârındaki kâşif vekâlesinin kapusu önündeki nâbıka dırahtı sâyesindeki kubbe-i sagîrede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y300a ·
metinde göster ·