İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

seher

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
42
isabet
42 cümle/beyitte
15,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
18 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4217,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–42 / 42

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“seher” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 17a … m câdûlar çıkup arabalar üzre {süvâr olup} deverân [u] seyrân ederlerdi. Vakt-i seher karîb oldukda yine cümle koncolozlar mezkûr gâra girüp gâ’ib olurlardı.
EÇS I 109b Bir seher esdi meğer bâd-ı fenâ / Mevtden Bâkî'ye erdi râyiha / Câhî-i dâ‘î dedi târîhini …
EÇS I 170b … lar dahi zağarlara ve samsonlara nafaka verirler. Bunların dükkânlarında vakt-i seher olunca niçe yüz fukarâ ve mahmûr-ı evgâr yârânlar cem‘ olup def‘-i humâr içün z …
EÇS I 202b Ve her vakt-i seher sabâha üç sâ‘at kalup dîvâna cümle erbâb-ı dîvânı ve ehl-i salâtı âgâh etmek iç …
EÇS I 202b … r'da ve Kızkullesi'nde, bu zikr olunan on üç yerde her vakt-i ışâ ve her vakt-i seher mehterhâneler çalınup subaşılar ve kadılar ve dizdârlar dîvân durmaları kânûn-ı …
EÇS II 302b … rî ve mertebânîlerin pâk etmeyince dükkânların açmağa kâdir değillerdir. Vakt-i seher olunca dükkânların du‘â vü senâ ile küşâde kılup ba‘dehû herîse pilâv, düzde bü …
EÇS II 313a–313b … âk edüp her gice azîzin yanına leğen ve ibrik 313b mâ-i zülâl ile pür eyleyüp seher olunca ibriki tehî bulurlar. Ve bu kadar yüz yıldan berü hırka-i şerîfi üzre bi …
EÇS III 99b–100a … lerin ahvâllerin bir bir takrîr edüp girüde olan askere haber gönderdik. Vakt-i seher kim oldu, ânî gördük, girüden bizim askerin ilerisi gerisine bakmayup "Kopar br …
EÇS III 109b–110a … u kal‘a eyle bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsındadır kim her bâr serinde vakt-i seher ebr-i kebûd eksik değildir. Böyle cebel-i bülendin püşte kayalarında gemiler ba …
EÇS IV 225b … ân yere vâki‘ olmağile bed-hevâ olmak görünür ammâ ol kadar hevâsı latîfdir kim seher vaktinde sabâsı mukarrerdir. Şitâsında i‘tidâl üzre olduğundan halkı ten-dürüst …
EÇS IV 270b–271a … dağlar ve dere ve depeler giceden asâkir-i bî-pâyân ile mâl-â-mâl olmuş. Vakt-i seher kim oldu, beyt:
EÇS IV 271a Seher çün [seher-çın] germ olup bâzâr-ı mihrün / Asar altun terâzûsın sipihrün / Anın …
EÇS IV 302b … tdi: "Vallahi cânım Evliyâm, bu kelâmları seninle anınçün danışık etdim. Vakt-i seher bir pâk-zebân elçi gönderirem. Hele Van'dan haber aparıcılarımız gele, ana baka …
EÇS IV 315b … sı ol kadar latîf germâ ve sermâ üzredir kim bâd-ı nesîm ve bâd-ı sabâ ve rîh-i seher bu şehr içre vakt-i seherde esince benî Âdem hayât-ı câvidân bulur. Dâm u bâmla …
EÇS IV 347b Eser sayf u şitâ şâm [u] seher ol bâd-ı Rıdvânı
EÇS IV 347b Kılur şâh-ı gül üzre her seher bülbüller efğânı
EÇS IV 402b … e hevâsı latîfdir. Bu eyyâmlarda hummâya mübtelâ olanlar halâs olur. Zîrâ bâd-ı seher eser derler, ammâ görmedim.
EÇS V 38b Evvelâ kal‘a-i Bender'den seher vaktinde kös-i rıhletler çalınup üç aded mîr-i mîrân askeriyle ve yalı ağası Se …
EÇS V 103a Menzil-i kasaba-i Bozav: Gâyet ma‘mûr idi. Bir vakt-i seher ıhrâk bi'n-nâr olup her kâfir âteş havfinden evlerinden taşra çıkınca cümle on …
EÇS VI 22a … kal‘ada olan niçe bin menhûshânelerin tahta örtülü dam u bâmları tutuşup vakt-i seher kim oldu o rûz-ı rûşende derûn-ı hisârda olan cümle Macar-ı füccâr götürmede ye …
EÇS VI 92a … ura hâit-i dîvârda yollar peydâ olup cümle guzâta yürüyüş tenbîh olunup vakt-i seher yine toplar atılup asâkir-i İslâm gülbâng-ı Muhammedî çeküp yürüdüler.
EÇS VI 92b Çûn vakt-i seher olunca yine fermân-ı vezîr üzre toplar atılup cümle guzât karılup katılup bir k …
EÇS VI 106b Ve mukaddemâ bizler vakt-i seher arsa-i meydânda ceng [ü] cidâlde iken yine bizim gâzîler getirdiği dillerin dil …
EÇS VI 166b … -ı havâ-yı hûb-ı câvidân: Havâsı sehildir, ammâ şitâsı gâyet latîfdir. Bâ-husûs seher vakti bâd-ı nesîmi elbette mukarrerdir.
EÇS VII 70b–71a Ol kadar latîfdir kim bâd-ı nesîm ve seher yeli bu şehirde esüp cemî‘i halkı ten-dürüstlerdir. Ricâl makûleleri kemâl mert …
EÇS VII 115a Seher çûn germ olup bâzâr-ı mihrin, / Asar altun terâzûsun sipihrin, / Anıniçün zühre …
EÇS VII 137b Çünki vakt-i seher oldu, bu dervîş eline bir menşefe, ya‘nî süpürge alup Kırım şehrinin sokakların …
EÇS VIII 259a Der-esmâ-i abd-i müşterâ-yı cevâriyân: Evvelâ Rûşinâ ve Revânî ve Bâd-ı Seher ve Bismilâ ve Sîmâne ve Peymâne ve Âsime ve Sâmise ve Sâmi‘a.
EÇS VIII 280b … ât: Hevâsı gâyet latîf-i i‘tidâlde olup vakt-i seheri ol kadar hûbdur kim bâd-ı seher bunda bulunur.
EÇS VIII 293a … e burka‘ edüp vücûd-ı pâkini bir ihrâm ile örtüp sabâha dek durdu. Çünki vakt-i seher oldu kolundaki elvân nûr renkleri zâ’il olup ancak avucundaki delikde sehel âte …
EÇS VIII 314b … 'de çûn mehl ile a‘dâ kalıcak, / Fikr ederdim ki ne yüzden ola ihrâc âyâ, / Bir seher gûşuma erdi çü sadâ-yı tekbîr, / Sıdk-ı pâk ile hemân etdim o dem hamd ü senâ, …
EÇS VIII 382a Der-tezkîr-i hevâ-yı hûb-ı câvidân: Hevâsı ol kadar latîf ve mu‘tedildir kim seher vaktinde bâd-ı sabâ ve bâd-ı nesîm esüp benî âdem hayât-ı râhat-ı cân bulur, am …
EÇS IX Y62a … kân bâğ-ı hezâr demişler, zîrâ hezârân hezârın nağamât [u] asvâtlarından vakt-i seher âlem ağyârdan bî-haber iken her murg-ı andelîb nâhunlarından nihâl-i güle asılu …
EÇS IX Y95b–Y96a … thî Baba ve Şâhîn Baba ve Ziyâret Baba ve Yakîn Baba ve Şekûr Gâzî Baba ve Hacı Seher( ?) Sultân hazretleri, bir mesîregâh kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsında medfûndur.
EÇS X Y48a Seher çün germ olup bâzârı Mihrin / Asar altun terâzûsun sipihrin Q 177a / Anıniçün …
EÇS X Y76b … âbeyninde Züğürdler yaylası nâm mahalde Koşunlu Tılsım kullesi üzre sâkin idim. Seher vakti hânemden çıkup alay çavuşları konağı önünde bir gavgâ ve bir cidâl ve bir …
EÇS X Y303a Ve her şeb niçe kerre yüz bin kanâdîller ile her keştîyi çerâğân edüp tâ seher vaktine dek top ü tüfeng ü fişeng atup rû-yı Nîl âteş-i Nemrûd ile çerâğân olur …
EÇS X Y351a … afâ gitdin" topları atup bir gece buhayre girdâbında azâb-ı elîm çekerek vakt-i seher yine Şeyh Şatâ âsitânesine gelüp yine ziyâret edüp gemiye süvâr olup bir sâ‘atd …
EÇS X Y369b–Y370a … u çeza‘ ve gırîv [ü] feryâd kopar kim istimâ‘ edene bir vehm ârız olur. Vakt-i seher ki olur, bu cebelde bir gâr-ı azîm vardır, ol gâr-ı azîm üzre cemî‘i murgân say …
EÇS X Y400b–Y401a … ve santa ve sindiyân ve âbnûs ağacı âteşinin başına cem‘ olup secde ederler ve seher sovuğunda ısınup giderler.
EÇS X Y424a … t alâmetleridir, deyü tazarru‘ ve nâlişler etdiler. Tâ ki vakt-i Şâfi‘î ki olup seher yıldızı ki cânib-i şarkdan lem‘a urdu, mezkûr kevâkiblerin biri şarka ve biri g …
EÇS X Y428a … aya muttasıl bir Ûc tasvîri edüp iki ayak üzre durur. Yine âdem sıfatında, ammâ seher vaktinde başı bulutlar içindedir. Geysûların târmâr kılmış bir kadd-i bâlâ âdem …