İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

sehere*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
34
isabet
29 cümle/beyitte
12,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
8
farklı biçim
31 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3413,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–34 / 34

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“sehere*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 130a–130b … olan kûh-ı Elburz'de sâhir oburları ve Abaza diyârında olan Sadşe dağlarındaki sehere avretleri cümle mezkûr diyârlardan Kostantıniyye ki, Makdonya şehridir, anda ge …
EÇS I 130a–130b … Aleksandıra deyrinin ziyâretine gelenler bu Tophâne'deki gûlleri ve dîvleri ve sehereleri ve sâhirleri temâşâ ederlerdi.
EÇS I 130b Kaçan kim vakt-i şitânın erba‘în ve zemherîri olunca İskender izniyle mezkûr sehereler mutalsam ile binâ olmuş bakır gemilere süvâr olup bâdbânsız rû-yı deryâda berk- …
EÇS I 130b … hırâset edüp kırk günden sonra yine Tophâne'ye gelüp gemileri limanda bağlayup sehere ve sâhirler haps olurdu. Dîvlere ve gûllere İskender dağları dertdirüp ve Karad …
EÇS I 130b … tdirüp ve Karadeniz Boğazın açdırırdı. Dîv [u] gûller ol mahalde gark-ı âb olup seherelerin cümlesi mürd olup bakır keştîleri Tophâne limanında kalup tâ Yezîd ibn Mu‘âviye …
EÇS II 329b–330a … ve fişenk şâdmânlıkları oldu kim şeb-i muzlim rûz-ı rûşen-misâl olup tâ vakt-i sehere dek kâh gülbâng-ı Muhammedî, kâh tabl-ı Âl-i Osmânîlere turralar urulup sabâha …
EÇS IV 288a … âcların ve dendân-ı bedenlerin meş‘aller ile çerâğân edüp didebânları tâ vakt-i sehere dek, "Hudâ hûb" deyü feryâd ederlerdi. Hakkâ ki kal‘a beklemek Acem'e kalmışdır …
EÇS IV 305a Mâdde yeniçeri ve sipâhân ve sâ’ir ümerâ-yı Kürdistân hem-‘inân olup tâ vakt-i sehere dek yurd yerinde kalırlar. Cümle iş erleri paşaya gelüp "Müşâvere edelim." derl …
EÇS IV 324b … de kalup herkes hâne-i bî-minnetine bî-bâk ü bî-pervâ yatup pâsbânlar tâ vakt-i sehere dek dîdebân u nigehbân u keşikbânlık ederler. Ol kadar mazbût şehirdir kim me’k …
EÇS V 96a … s-ı keferede tershâne limanında bir gûne bakır gemi var imiş. Leyle-i zemherîde sehereler ol gemiye binüp Karadeniz câzûlarıyla deryâ üzre ceng edüp bir mutalsam gemi {i …
EÇS V 182a–182b … â beş aded harâmî dahi katl olunup bizden ancak bir yiğit mecrûh olup tâ vakt-i sehere dek bîdâr olup sabâha selâmet çıkdık. Bir azîm sergüzeştdir, ammâ biz muhtasar …
EÇS VI 57a … ile keşân-ber-keşân çeküp murâd [u] merâmı olan yere götürürler. Tâ bu mertebe sehereleri ve bu kadar mağlûb-ı zenân meshûr ve ebleh âdemleri var. Cenâb-ı Kibriyâ ibâdla …
EÇS VI 109b–110a … rûd ve Âd [u] Semûd nârı içinde kalup aslâ ârâm etmeyüp ale'l-ittisâl tâ vakt-i sehere dek toplar ve kumbaralar ve havân taşları atardı. Ammâ guzât-ı müslimîn,
EÇS VII 151b Der-beyân-ı acâ’ibât u garâ’ibât-ı ibret-nümâ-yı ceng-i cidâl-i sehere-i oburât
EÇS VII 151b Bu hakîr bu kabakda iken Çerkez ile Abaza kavminin oburları, ya‘nî sehhâr ve sehereleri bin yetmiş altı mâh-ı şevvâlinin yigirminci gecesi kıyâmet kopup yıldırımlar şa …
EÇS VII 151b Anı gördük, hemân Obur dağı ardından Abaza sehereleri köklerinden kopmuş dıraht-ı azîmler üzre ve küpler ve tekneler ve hasîrlar ve a …
EÇS VII 151b … an ve evrenler ve ipler ve âdem ve at ve deve kelleleri ile hevâda uçarak Abaza seherel[er]i ve bu Çerkez oburları gök yüzünde birbirlerine girüp ol gece bu iki kavmin câdû …
EÇS VII 152a Ammâ bu obur sehhârları ve sehereleri başka bir soydur. Anlardan hazer edüp kavm-i Çerkez değme âdeme kız verüp kız a …
EÇS VII 167a–167b … k Tatarı ol şeb-i muzlimde şehri basup âteş edüp hemân sâ‘at kal‘adan tâ vakt-i sehere varınca bin pâre balyemez toplar atıldı.
EÇS VIII 209a–209b … ur boğazı nâm mühlik girdâbında Fir‘avn elli kerre yüz bin leşkeri ve sehhâr ve sehereleri ve keheneleri ve âlât-ı sihirleriyle cümle gark olup ol cengde hâzır olmayup gâ …
EÇS IX Y218b … ır kim mu‘cize-i Hazret-i Mûsâ ile iki başlı ejder olup kavm-i Firavn'un cemî‘i seherelerin ve sihir ile inşâ etdiklerin yudardı. Arapça
EÇS X Y6a … [u] havâsın beğenüp anda dahi meks etdiler. Tûfân'dan evvel Bilbeys nâmında bir seherenin şehri idi, harâb buldular.
EÇS X Y8a Yerine ammîsi kızı Zâlikâ melike oldu. Ammâ gâyet sehere kopdu. Bu dahi merhûme olup babası Me’mûm yanında medfûndur. Hâlâ Kabâbıta kavm …
EÇS X Y129a–Y129b … -i Mısır'a ilm-i nücûmu ve ilm-i sihri Hârût ve Mârût öğredüp cümle ehl-i Mısır sehere oldular. Hâlâ ol İfnây kuyusu durur, ammâ susuz olmak ile mu‘attaldır. Hâkim Bi …
EÇS X Y234b Ve bir rivâyetde yine sehereler sihir ile söyledir. Ammâ nisvân tâ’ifesiyle kelimât edermiş. Bir avretin bir ha …
EÇS X Y377a … e ve fertûte-i cihâne delle-i muhtâre ve vâcibü'l-katl ihtiyâre Nûhî ve Ferhâdî sehere-i mel‘ûne avretler vardır kim niçe garîb ü gurebâ fukarâ yiğitleri sihrile pâ-bes …
EÇS X Y379a Müverrih-i âlem Hıtat-ı Makrîsî tahrîri üzre Fir‘avn'ın cemî‘i sehereleri bunda sâkin olurlardı, deyü yazmışlar. Hakkâ ki hâlâ kân-ı sehere bir menhûs ye …
EÇS X Y379a … ın cemî‘i sehereleri bunda sâkin olurlardı, deyü yazmışlar. Hakkâ ki hâlâ kân-ı sehere bir menhûs yerdir.
EÇS X Y388b–Y389a … ahi niçe kerre yüz bin imâretler alâmeti vardır. Ferâ‘ineler ve kehenelerine ve seherelerine Hazret-i Mûsâ bed-du‘âsı sebebiyle âye[t]: Arapça nass-ı mâ-sadakına mazhar o …
EÇS X Y390a … i Mûsâ aleyhi's-selâm bu mahalde Fir‘avn ile ceng edüp Fir‘avn'ın keheneleri ve sehereleri te’sîrât-ı sihr ile ihdâs etdükleri haşerâtlarmış kim Hazret-i Mûsâ'ya hitâb-ı …
EÇS X Y390a … elinden çatal başlı asâsını zemîne bırağınca bir su‘bân olup Fir‘avn'ın cemî‘i seherelerin ve kehenelerin ve sihrile yapdıkları bu gördüğümüz aslan ve kaplan ve bebr [ü] …
EÇS X Y393b–Y394a Ammâ sehere avretleri meşhûre-i cihânelerdir. Niçe Rûm garîblerin sihr ile kayd-bend etmişl …
EÇS X Y429a … vn kıssaları cemî‘i tevârîh kütüblerinde mastûrdur. Ol asırda bu Rümeyle'de bir sehere var imiş. Fir‘avn buna haber gönderüp ‘Sen dahi bir ma‘rifet izhâr edüp imdâdım …
EÇS X Y444a … erbiri birer kal‘a-i Kahkahâ olurdu. Bu kal‘aların cümlesi Fir‘avn'ın kehene ve seherelerinin eli vilâyeti kal‘alarıdır kim Hazret-i Mûsâ karındaşı Hârûn Nebî vezîr iken İsl …