vermez ve batn veca‘ etmez. Zîrâ içine Kuşadası bekmezi ve üzerine darçın ve ka …
On çömçe nûş etsen aslâ sekir vermez ve batn veca‘ etmez. Zîrâ içine Kuşadası bekmezi ve üzerine darçın ve karanfîl ve zencebîl ve hindistâncevizi nisâr edüp dükkânlarının yüzünde birer âdem sığar kutular içre durup ulemâ ve sulehâ ve meşâyihînden yevmiyye niçe bin bakır âvânî maşrabalar ve bakraclar gelüp kâr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
… âdemler görmedim. Ve cemî‘i asâkir-i İslâm'ı bal şerbeti ile saky etdiler, ammâ
sekir
verir bal suların içenler serhoş oldular. Ve vişnâbı ve cevizi ve üzüm turşusu …
Netîce-i kelâm bu kadar zamân seyyâh-ı âlemim böyle bir ganîmet şehir ve bu kadar müsâfire ri‘âyet edüp yedirir içirir konakbay hânedân sâhibi âdemler görmedim. Ve cemî‘i asâkir-i İslâm'ı bal şerbeti ile saky etdiler, ammâ sekir verir bal suların içenler serhoş oldular. Ve vişnâbı ve cevizi ve üzüm turşusu ve elması cihânı dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60a ·
metinde göster ·
… şerbet edüp nûş edenin ciğeri tâzelenir ve şerbeti üç gün durup nûş edene a‘lâ
sekir
verüp bî-humâr bir mâ-i asel olur kim âdemi sermest edüp bedenine kuvvet-i kuvâ …
Ve kemâlin kemâl mertebe buldukda balını şerbet edüp nûş edenin ciğeri tâzelenir ve şerbeti üç gün durup nûş edene a‘lâ sekir verüp bî-humâr bir mâ-i asel olur kim âdemi sermest edüp bedenine kuvvet-i kuvâ verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128b ·
metinde göster ·
… at südü ve deve südüyle karışdırup içerler. Def‘-i cû‘ etdiğinden mâ‘adâ sehel
sekir
verir. Bir dahi kurut ayranı, ya‘nî ekşimiş ve belemiş(?) yoğurd keşin ısladup …
Niçe kerre yüz bin Tatar vardır kim ömründe su içmemişdir. Kımız nâmında bir gûne altı yedi günlük at südü içerler. Talkan nâmında darıyı kavurup değirmenden çeküp un gibi edüp anı at südü ve deve südüyle karışdırup içerler. Def‘-i cû‘ etdiğinden mâ‘adâ sehel sekir verir. Bir dahi kurut ayranı, ya‘nî ekşimiş ve belemiş(?) yoğurd keşin ısladup yerler. Bir dahi yazma nâmında ilik gibi bir kaymağı alınmamış yoğurdu at südüyle ayran edüp anı içerler. Ve ilik gibi koyu ve lezîz bozaları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107b ·
metinde göster ·
… ağan bozasın içen, sermest olup kılalay ve bolalay türkisi ırlar. Tâ bu mertebe
sekir
verir bozası vardır. Bu diyârda şarâb içmek ayıbdır. Ve bâğ u bâğçe olmadığında …
Meşhûrâtından keskin ve aru, ya‘nî pâk, Tatar bozası olur. Hattâ ibret içün bu bozayı abdest makramasına koyup evlerine götürürler, bir katre akmaz. Tâ şol mertebe koyu ilik gibi tatlı bozası olur. Hattâ kavm-i Tatar beş konak yerden atlanup "Or bızkası içelim" deyü gelirler. Bir tostağan bozasın içen, sermest olup kılalay ve bolalay türkisi ırlar. Tâ bu mertebe sekir verir bozası vardır. Bu diyârda şarâb içmek ayıbdır. Ve bâğ u bâğçe olmadığından şarâbı dahi yokdur, zîrâ şiddet-i şitâsı katıdır, bir ağaç yemiş değildir, odunu dahi yokdur. Cümle sığır tezeği yakarlar ve at ve deve tezeği dahi satarlar. Ve ekseriyyâ halkı sığır boku kokarlar, zîrâ fukarâları çokdur. Bu varoş bir kumsal zemîn başına vâki‘ olmağile şehir içre aslâ kaldırım yokdur. Cânib-i erba‘asında kal‘a dîvârı dahi olmayup dâ’iren-mâdâr etrâfı derin handakdır. Üç yerde vâsi‘ ağaç kapuları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108b ·
metinde göster ·
… mmâ levendâtları kımız ve boza içerler. Ve ulemâları ve ihtiyârları maksima nâm
sekir
vermez ilik gibi koyu ve tatlı boza içerler.
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir, ammâ mahbûbları yokdur. Öğünlerinde ma‘âbidler ve hüsn-i ülfet bilmezler. Şarâb ve rakı ve gayri şarâb içmezler. Ve diyârlarında bu makûle mükeyyefât muharremât nedir bilmezler. Ammâ levendâtları kımız ve boza içerler. Ve ulemâları ve ihtiyârları maksima nâm sekir vermez ilik gibi koyu ve tatlı boza içerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 165a ·
metinde göster ·
… sâ‘at kumu ve nehr-i Ten cezîrelerinde sivrisineği ve beyâz billûr gibi buzu ve
sekir
verir ilik gibi bozası ve sovuğu ve (---)(---)(---)(---) bunlar meşhûr-ı âfâ …
Memdûhâtından: Evvelâ nehr-i Ten'de mersin balığı ve morina balığı ve kara havyarı, ya‘nî balık yumurtası ve beyâz ve rakîk sâ‘at kumu ve nehr-i Ten cezîrelerinde sivrisineği ve beyâz billûr gibi buzu ve sekir verir ilik gibi bozası ve sovuğu ve (---)(---)(---)(---) bunlar meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185b ·
metinde göster ·
… üm şîresi ciğer tâzeler. Ve müskır vişnâbı vardır, bu dahi cihânda yokdur, ammâ
sekir
vermez vişnâbı râhat-ı cândır.
Der-tenmîk-i meşrûbât-ı müskirât: Evvelâ cemî‘i meşrûbâtlarından latîf râyihalı bal şerbeti ve hardâliyye şerbeti ve yedi günlük tâze sıkılmış üzüm şîresi ciğer tâzeler. Ve müskır vişnâbı vardır, bu dahi cihânda yokdur, ammâ sekir vermez vişnâbı râhat-ı cândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 382b ·
metinde göster ·
… ekuşu yüğleri ile ve niçe bin yumurtasiyle büyûtların zeyn edüp beş altı günlük
sekir
verir deve südün nûş edüp cilvelenirler.
Ve bu tenâvül etdikleri hayvânâtların postların evlerine döşerler. Ve ceyrân ve kuzu derisinden yasdık ederler. Ve avretleri hânelerin devekuşu yüğleri ile ve niçe bin yumurtasiyle büyûtların zeyn edüp beş altı günlük sekir verir deve südün nûş edüp cilvelenirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a ·
metinde göster ·
verir {arak gibi}. Bâğ u bâğçelerinde üzümü olmamağile şarâbı ve arakı yokdur. …
Deve Y 416b südü bozadan ziyâde sekir verir {arak gibi}. Bâğ u bâğçelerinde üzümü olmamağile şarâbı ve arakı yokdur. Boza ve südden gayrı bir mükeyyif ile âlûde değillerdir. Ve deve südü bu mertebe sekir vermesinin aslı halka kökü nâmında bir nebâtâtın kökünü koyup şarâbdan ziyâde sekir verir; hattâ suya kosalar ol sudan nûş eden serhoş olur. Ammâ bu diyârın şiddet-i harâretine bu mükeyyifâtlar muvâfıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a–Y416b ·
metinde göster ·
… oza ve südden gayrı bir mükeyyif ile âlûde değillerdir. Ve deve südü bu mertebe
sekir
vermesinin aslı halka kökü nâmında bir nebâtâtın kökünü koyup şarâbdan ziyâde s …
Deve Y 416b südü bozadan ziyâde sekir verir {arak gibi}. Bâğ u bâğçelerinde üzümü olmamağile şarâbı ve arakı yokdur. Boza ve südden gayrı bir mükeyyif ile âlûde değillerdir. Ve deve südü bu mertebe sekir vermesinin aslı halka kökü nâmında bir nebâtâtın kökünü koyup şarâbdan ziyâde sekir verir; hattâ suya kosalar ol sudan nûş eden serhoş olur. Ammâ bu diyârın şiddet-i harâretine bu mükeyyifâtlar muvâfıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a–Y416b ·
metinde göster ·
… r vermesinin aslı halka kökü nâmında bir nebâtâtın kökünü koyup şarâbdan ziyâde
sekir
verir; hattâ suya kosalar ol sudan nûş eden serhoş olur. Ammâ bu diyârın şiddet …
Deve Y 416b südü bozadan ziyâde sekir verir {arak gibi}. Bâğ u bâğçelerinde üzümü olmamağile şarâbı ve arakı yokdur. Boza ve südden gayrı bir mükeyyif ile âlûde değillerdir. Ve deve südü bu mertebe sekir vermesinin aslı halka kökü nâmında bir nebâtâtın kökünü koyup şarâbdan ziyâde sekir verir; hattâ suya kosalar ol sudan nûş eden serhoş olur. Ammâ bu diyârın şiddet-i harâretine bu mükeyyifâtlar muvâfıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a–Y416b ·
metinde göster ·
… ve serî‘u'l-hazmdır. Ve meşrûbâtları boza ve üç dörd günlük deve südüdür, âdeme
sekir
verir; bu dahi müferrih ü mukavvîdir.
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtları kedi ve arslan ve zurnapâ ve kazık boynuz ve lahm-ı ceyrân yerler. Ve Habeş tavuğu yerler kim Bağdâd'da Şattü'l-arab büklükleri içre tûrâc nâm bir murg-ı vahşî vardır, bu Habeş tavuğu anın lezzetinde bir lahm-ı tarî ve semiz murgdur. Ve gâyet mukavvîdir kim tenâvül eden safâ-yı hâtır ile ehlilye on kerre gazâ eder. El-hâsıl bu iklîm-i Habeş'in cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbâtı mukavvî ve serî‘u'l-hazmdır. Ve meşrûbâtları boza ve üç dörd günlük deve südüdür, âdeme sekir verir; bu dahi müferrih ü mukavvîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·