… ar ile talî‘a-i asker olup hulâsa-i kelâm Erdel içre nâm [ü] nişânımız güm olup
sekiz ayda
Erdel memleketin nehb ü gâret, alan [u] tâlân ve kâfirleri nâlân ederek tâ nehr …
Alî Paşa Erdel diyârında Kemen Yanoş üzre serdâr olduğun beyân eder: Rûmeli ile Melek Ahmed Paşa, Anatolu ile Çavuşzâde Mehemmed Paşa (ve) ve'l-hâsıl yigirmi eyâlet sâhibi mîrimîrân ve yetmiş sancak ve yigirmi oda yeniçeri ve cebeci ve topcu ve dör[d] aşağı bölükler ile cümle seksen yedi bin asker sahrâ-yı Tımışvar'da cem‘ olup sene 1072 târîhinde Gâzî Seydî Ahmed Paşa'yı Serdâr Alî Paşa şehîd edüp ordu-yı İslâm cânsız cisme dönüp yine bi'z-zarûrî Erdel Demirkapusu'ndan içeri girilüp Haçek sahrâsında meks edüp yigirminci gün kırk bin Tatar ile Yalı ağası Şâh Polat Ağa gelüp asker-i İslâm tâze cân bulup Tatar askerine çapullar fermânlar olunup Kemen Yanoş askerinden habere gidüp niçe bin kâfir dil getirüp Kemen Yanoş üzre azîmet olunup 86a Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa çarkacı olup tuğlar ile talî‘a-i asker olup hulâsa-i kelâm Erdel içre nâm [ü] nişânımız güm olup sekiz ayda Erdel memleketin nehb ü gâret, alan [u] tâlân ve kâfirleri nâlân ederek tâ nehr-i Tise kenârına varup (---) vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Hüseyin Paşa'yı Tise nehrin ubûr etmek fermân olunup eyâleti askerinin güzîdesiyle nehr-i Tise'yi güzer edüp tâ Kaşa kal‘asına ve Husvar kal‘asına varup Zolomioğlu nâm kâfiri kırallığa taleb etdikde küffârlar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85b–86a ·
metinde göster ·
… nân ve Cem-cenâb ve Şehribân ve Kum ve Kâşân ve Isfahân-ı nısf-ı cihâna varınca
sekiz ayda
diyâr-ı İrân [u] Turan [u]] Âzerbaycân'ı harâb u yebâb edüp ol kadar mâl-ı hazâ …
Sebeb-i harâbî-i şehr-i Kum: Oldur kim Elkas Mirzâ'nın bürâder-i mihteri Şâh Tahmasb şâh-ı İrân-zemîn olunca bürâderi Elkas-ı kihtere Şirvân-ı Şâmakı hükûmetin verüp Elkas şâhlık iddi‘âsında olur. Âhir Mirzâ Elkas'ın Tahmasb Şâh ile hüsn-i zindegânesi olmayup vilâyet-i Kaytak'dan ve Deşt-i Kıpçak'dan vilâyet-i Kırım'a andan gemiyle Rûm'da Süleymân Hân'ın pây-ı serîrine yüzler sürüp bir sarây-ı azîmde meks eder. Andan Türkman u Kürdistân ve sâ’ir Türkmaniyân haşerâtlarından Elkas Mirzâ'ya seksen bin mikdârı yâğî ü dağî ve zâğî ü bâğî derinti asker verüp Elkas Mirzâ kat‘-ı menâzil ederek Bağdâd hudûduna varup diyâr-ı Hemedân ve Dergezîn ve Mihribân ve Bâğ-ı Cinân ve Cem-cenâb ve Şehribân ve Kum ve Kâşân ve Isfahân-ı nısf-ı cihâna varınca sekiz ayda diyâr-ı İrân [u] Turan [u]] Âzerbaycân'ı harâb u yebâb edüp ol kadar mâl-ı hazâ’in ve genc-i Kârûn {defâ’in} alırlar kim "Hadden bîrûndur." deyü müverrihler dilinde dâstân-ı dûstân olup meştâ-yı Haleb'de Elkas Mirzâ nâm eşhâs gelüp pây-ı serîr-i Süleymân Hân'ı bûs edüp niçe Mısır hazînesi tefârûk hedâyâlar arz eder. Ol asırdan berü bu şehr-i Kum Elkas Mirzâ'nın rahnesinden ol kadar ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 320b ·
metinde göster ·
… û şeb [ü] rûz Melek Paşa efendimizin meclis-i şerîfinden bir ân münfekk olmayup
sekiz ayda
etdiğimiz seyâhatleri ve manzûrumuz olan kılâ‘-ı azîmeleri ve şehr-i kadîmeleri …
Ba‘dehû şeb [ü] rûz Melek Paşa efendimizin meclis-i şerîfinden bir ân münfekk olmayup sekiz ayda etdiğimiz seyâhatleri ve manzûrumuz olan kılâ‘-ı azîmeleri ve şehr-i kadîmeleri ve acâ’ib ü garâ’ibâtdan ibret-nümâ şeyleri ve her diyârın amâr u harâbın ve adl [ü] adâlet-ünvânın su’âl edüp nedîmlik edüp gecemiz Kadr ve rûzumuz rûz-ı ıyd olup sohbet-i hâs ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 5a ·
metinde göster ·
ve yedi ayda dünyâya gelir, ammâ kızları kâmil bir yılda rahm-i mâderden müştak …
Ammâ ba‘zı evlâdları sekiz ayda ve yedi ayda dünyâya gelir, ammâ kızları kâmil bir yılda rahm-i mâderden müştak olur. Kızları sekiz ve tokuz yaşında bülûğuna erüp on yaşında vaz‘-ı haml eder. Gulâmları onunda on birinde ve on ikisinde bâliğ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 319b ·
metinde göster ·
… p hâmile kalup on üçünde evlâd [u] ıyâl sâhibi olur. Ba‘zısı yedi buçuk ayda ve
sekiz ayda
vaz‘-ı haml eder.
Ammâ aceb hikmet-i hudâdır kim bâlâda sehl tahrîr olunduğu üzre ekseriyyâ avretleri on iki yaşında bülûğuna yetişüp hâmile kalup on üçünde evlâd [u] ıyâl sâhibi olur. Ba‘zısı yedi buçuk ayda ve sekiz ayda vaz‘-ı haml eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 326a ·
metinde göster ·
… rı incü yerine başlarına katır boncuğun zeyn ederler. Her sene huccâcı, Mısır'a
sekiz ayda
çöl aşarak gelürler, ammâ Mısır'ı altun tibiri ile ganîmet ederler. Hattâ pâdiş …
Gâyet sünnî Hanbeliyyü'l-mezheb melikdir ve kavmi dahi kezâlik mü’min ü muvahhid kavimdir. Pâdişâhlarına "Mây" derler. Meselâ Mây Sencal, Mây Abbâs ve Mây Sâdık. Sultân yerine mây derler. Sikkeleri yokdur, akçe yerine katır boncuğun Mısır'dan getürüp tibir alırlar. Melikleri ve nisvânları incü yerine başlarına katır boncuğun zeyn ederler. Her sene huccâcı, Mısır'a sekiz ayda çöl aşarak gelürler, ammâ Mısır'ı altun tibiri ile ganîmet ederler. Hattâ pâdişâhları May Sencâlüddîn bin deve mâliyle hacca gitmek içün Mısır'a geldikde hakîr mülâkat olmak müyesser oldu. Nâ-mahreme avret gibi yüzün gözlerin setr edüp yüzü koyu uzanup yerde yatup eyle kelimât Y 33a eder esmerü'l-levn bir âdem idi. Hacca gidüp gelürken Akabe'de ecel akabesine uğrayup mürûr edemeyüp Akabe'de eyle mestûr u mahbûs kaldı. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y32b–Y33a ·
metinde göster ·
… Sultân Mü’eyyed zamân-ı hilâfetlerinde birkaç kerre Nîl'in başına âdemler gidüp
sekiz ayda
varup sekiz ayda metâ‘ların alup gelmişler. Ve dâ’imâ Fûncistân âdemleri dörd b …
Ve Fes [ü] Merânkûş cânibine akan Nîl'lerin tokuz bölüğü dahi cânib-i garba cereyân edüp Y 157b cümlesi bin fersahda Bahr-i Okyûnûs ki Bahr-i Muhît'dir, ana mahlût olur, deyü Fûncistân'da varan kimesnelerden su’âl etdim. Ve Nîl'in ol câniblerinde timsâh olmaz, deyü cevâb etdiler. Ve Sultân Mü’eyyed zamân-ı hilâfetlerinde birkaç kerre Nîl'in başına âdemler gidüp sekiz ayda varup sekiz ayda metâ‘ların alup gelmişler. Ve dâ’imâ Fûncistân âdemleri dörd beş ayda varup öte tarafda metâ‘ların Portakal Frengine fürûht edüp yine beş ayda Fûncistân'a gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157a–Y157b ·
metinde göster ·
… amân-ı hilâfetlerinde birkaç kerre Nîl'in başına âdemler gidüp sekiz ayda varup
sekiz ayda
metâ‘ların alup gelmişler. Ve dâ’imâ Fûncistân âdemleri dörd beş ayda varup öte …
Ve Fes [ü] Merânkûş cânibine akan Nîl'lerin tokuz bölüğü dahi cânib-i garba cereyân edüp Y 157b cümlesi bin fersahda Bahr-i Okyûnûs ki Bahr-i Muhît'dir, ana mahlût olur, deyü Fûncistân'da varan kimesnelerden su’âl etdim. Ve Nîl'in ol câniblerinde timsâh olmaz, deyü cevâb etdiler. Ve Sultân Mü’eyyed zamân-ı hilâfetlerinde birkaç kerre Nîl'in başına âdemler gidüp sekiz ayda varup sekiz ayda metâ‘ların alup gelmişler. Ve dâ’imâ Fûncistân âdemleri dörd beş ayda varup öte tarafda metâ‘ların Portakal Frengine fürûht edüp yine beş ayda Fûncistân'a gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157a–Y157b ·
metinde göster ·
… a‘îf kuzuları hâsıl olur. Ve merd [ü] zenânı on senede bâliğ olur. Yedi ayda ve
sekiz ayda
vaz‘-ı haml etdükde ikiz doğar.
Hikmet-i Hudâ, havâsının letâfetinden zenânesi ve hayvânları senede ikişer ikişer doğurur. Ammâ âdemden gayrı behâyimleri beher sene üç kerre kuzular, ammâ gâyet nahîf ü za‘îf kuzuları hâsıl olur. Ve merd [ü] zenânı on senede bâliğ olur. Yedi ayda ve sekiz ayda vaz‘-ı haml etdükde ikiz doğar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408b ·
metinde göster ·
… r buçuk ay Sûdân şehr-i Sennâresi'nde böyle ba‘zı yerlerde tekâ‘üd ederek kâmil
sekiz ayda
bu Şevâm dağına varup bin seksen üç Zi'l-ka‘de'sinin gurresinde hamd-i Hudâ sıh …
Ve Mısır'dan bu cebel-i Şevâm'a gelince yüz seksen konakda gelüp Nîl kenârında (---) pâre şehir ve kılâ‘ ve kasabâtları temâşâ ederek iki ay Fir[d]âniye cenginde ve bir buçuk ay Sûdân şehr-i Sennâresi'nde böyle ba‘zı yerlerde tekâ‘üd ederek kâmil sekiz ayda bu Şevâm dağına varup bin seksen üç Zi'l-ka‘de'sinin gurresinde hamd-i Hudâ sıhhat ile yine vilâyet-i Sûdân'a avdet eyledik. Ammâ bu diyâra eyle yağmurlar yağar kim fîli seyl götürür. Altı ay güz eyyâmlarında gûyâ Rûm havâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y429b ·
metinde göster ·