… rım'a dâhil olurdu. Ve bir senede üç kerre yine Moskov diyârına Kalga[y] Sultân
seksener bin
asker ile çapul cıvarup beşer onar bin esîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle cezîre- …
Evsâf-ı cezîre-i vilâyet-i Kırım : Or-ağzı nâm kal‘aya dâhil olduğumuz mahalde Âsitâne-i Sa‘âdet tarafından Vezîria‘zam Kara Mustafâ Paşa'nın ulak Kara Receb Ağa'sı yigirmi atlı ile Azağa giderken bize râst gelüp Azak Kal‘ası fethi müyesser olmaduğunun kıssa-i pür hissesin bir bir takrîr etdiğimizde Hân hazretlerinden mektûblar alup yine gerü Âsitâne tarafına dönüp gitdi. Hakîr, Hân hazretleriyle cezîre-i Kırım'a dâhil olup Bâğçe Sarây nâm şehr-i azimde Çürüksu nâm dere kenarında bu abd-i ahkara bir mihmânhâne ihsân olunup cümle ta‘yînâtlarımızla devâm-ı devlet-i Hân'a hayr du‘â edüp ibâdete meşgûl olup sehel şikeste-hâl ve her seyrden fâriğu'l-bâl olup şiddet-i şitâdan bir kadem seyâhate dermânımız olmadı. Bu vakt-i şitâda Tatar Hân hazretleri Azak Kal‘ası'nda mahsûr olan küffâra imdâd gelmesin içün Kırım cezîresinden üç kerre kırkar ellişer bin asker ile tâ Azak Kal‘ası altına çapul seğirdüp şikârlar alınup sâlimîn ü gânimîn ve mansûr u muzaffer cezîre-i Kırım'a dâhil olurdu. Ve bir senede üç kerre yine Moskov diyârına Kalga[y] Sultân seksener bin asker ile çapul cıvarup beşer onar bin esîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle cezîre-i Kırım'a dâhil olurduk. Vakt-i şitâ gidüp mevsim-i bahâr-ı nevrûz-ı Harzemşâhî gelüp der-i devletden dergâh-ı mu‘allâ kapucıbaşılarından (---) Ağa gelüp Hân hazretlerine çizme-bahâ on iki bin altun getirüp "Evvel bahâ[r]da yüz bin Tatar-ı adüv-şikâr ile serdâr-ı mükerremimiz Civân Kapucubaşı Mehemmed Paşa ile Kal‘a-i Azak muhâsarasına âmâde olasın" deyü yarlığ-ı belîğ-i Âl-i Osmân gelince Hân hazretleri "semi‘nâ ve eta‘nâ" deyüp kırk gûne at bağlayup cemî‘î kabâ’il atların beslemeğe başlayup işbu sene (---) mâh-ı (---) günü seksen yedi bin asker-i Tatar ile mevsim-i bahârda Kırım'dan Or-ağzı nâm mahalle varup du‘a vü senâ ile Or'dan taşra çıkup kal‘a-i Azağ'a müteveccih olduğumuz konakları beyan eder:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 263a ·
metinde göster ·
… erre Serdâr Alî Paşa ve Küçük Mehemmed Paşalar ile bu nâhiye-i azîmden yetmişer
seksener bin
esîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’imler alup bu kadar bin asker-i İslâm ile sahrâsınd …
Erdel vilâyetinde böyle bir ma‘mûr [u] âbâdân bâğ-ı İrem-misâl şehr-i azîm ve nâhiye-i kadîm yokdur. Tâ Menûçehr evlâdları zamânından berü mesken-i dâr-ı kadîmleri vardır. Ve böyle bir nebâtât [u] giyâhât mahsûlâtlı dâr-ı deyyâr görmedim. Hattâ ibtidâ Seydî Ahmed Paşa ile ba‘dehu iki kerre Serdâr Alî Paşa ve Küçük Mehemmed Paşalar ile bu nâhiye-i azîmden yetmişer seksener bin esîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’imler alup bu kadar bin asker-i İslâm ile sahrâsında Tatar-ı sabâ-reftâ[r] dahi meks edüp niçe kerre yüz bin devâbbât makûleleri nebâtât mahsûlâtların yeyüp deryâda katre ve güneşde zerre eksilmez idi. Hattâ Alî Paşa ile sene (---) târîhinde gitdiğimizde bu şehr-i Bihar'ı harâb [u] yebâb etmişdik, hâlâ altı seneden berü evvelkiden müzeyyen ve ma‘mûr u âbâdân olup ba‘zı kurâları kal‘a-i Varat'a tâbi‘dir, ammâ şehri nehr-i Şamos kenârında bir bâğ-ı İremdir. Birov hâkimlerinin rivâyeti üzre yigirmi üç bin şindire tahta örtülü dâr-ı menhûslardır. Ve yetmiş aded düyûr-ı kebîr ve manastırlar ve üç yüz elli âsiyâblar ve iki bin aded dükkânlar ile ârâste ve yetmiş bin bâğ-ı İremler ile pîrâste olmuş şehr-i iremezâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90b ·
metinde göster ·
Türk askeri bu dağlarımıza girüp cümlesin kırmışız. Hâlâ kemikleri (...) ovada …
"Osmânlı bildiğinden kalmasın, niçe kerre yetmiş seksener bin Türk askeri bu dağlarımıza girüp cümlesin kırmışız. Hâlâ kemikleri (...) ovada ve Zarnata altında yığılup yatır. Bu gelecek askeri dahi Îsâ aşkına kırarız" deyü kendi elçilerin ve ıtlâk olan esîrlerin alup bizim elçilerimizi kovup bir köşeye kondurup cümle küffâr bir yere cem‘ olup üç gün üç gece müşâvereden sonra dördüncü gün bizim elçileri getirüp bir azîm dîvân edüp yine nâmeleri ke'l-evvel kırâ’at etdirüp cümle küffâr başlarından şapkaların çıkarup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 332a ·
metinde göster ·