Mısır'a gelüp ibtidâ Ebu's-su‘ûd-ı Cârihî ve Merzûk-ı Kefâfî ve İbrâhîm-i Gülşe …
Andan Selîm Dede Mısır'a gelüp ibtidâ Ebu's-su‘ûd-ı Cârihî ve Merzûk-ı Kefâfî ve İbrâhîm-i Gülşenî ve Veled-i İyâl(?) ve niçe kibârların himmetlerine mazhar olup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek Tarabefzûn'a andan gemilerle kal‘a-i Kefe'ye andan yüz bin Tatar ve gayri sebük-bâr asker ile üçüncü def‘ada yine babasıyla Çorlu sahrâsında ceng-i azîm edüp cemî‘i kul "Biz Selîm Şâh isteriz" deyü ba‘de'l-cülûs pederini Edirne kurbunda Dimedoka'ya gönderdikde Edirne cenbinde Havsa nâm mahalde Bâyezîd Hân merhûm olmuş bulundu. Bir san‘at oldu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146a ·
metinde göster ·
Ziyâret ber tâliban-ı tarîk-ı îşân ve sârbân-ı rahîk-ı irfân Hazret-i Selîm Dede Sultân: Fukarâ-yı Karaca Ahmed Sultân erenlerindendir. Niçe keşf [ü] kerâmâtları zâhir ve bedîdâr olmuşdur. Bir çemenzâr yerde karyeden taşra bir tekye-i âbâdân içre bir kubbe-i âlîde âsûde ulu sultândır. Mübârek ser-i sa‘âdetlerinde Abbâsî imâmeleri ve cânib-i erba‘asında çerâğlar ve şem‘dânlar ve alemler ile müzeyyendir. Ve taşra haremi etrâfında matbah ve fukarâ hücreleri ile ârâste bir âbâdân tekyedir. Cümle fukarâları yaylaya göçüp cemî‘i matbah âlâtlarından bakır âvânîlerin hâli üzre bırağup ve niçe zî-kıymet hâlîçe ve gayri eşyâları hâli üzre koyup gitmişler. Aslâ bir ferd-i âferîde vaz‘-ı yed edemez ulu sultân tekyesidir. Hamd-i Bîçûn bu sultânı ziyâret edüp ve bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp andan kalkup cânib-i cenûba 6 sâ‘at ma‘mûr kurâlar ubûr edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y8a ·
metinde göster ·
… dahi Kanlı çamdır. Yaz u kış kanı kızıl kızıl cereyân eder. Tarîk-ı Edhemî'den
Selîm Dede
nâm bir halîm [ü] selîmi harâmîler bu çam altında mecrûh edüp uryân edüp giderl …
Ve biri dahi Kanlı çamdır. Yaz u kış kanı kızıl kızıl cereyân eder. Tarîk-ı Edhemî'den Selîm Dede nâm bir halîm [ü] selîmi harâmîler bu çam altında mecrûh edüp uryân edüp giderler. Hâlet-i nez‘de merkûm dervîş-i Edhemî eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y97b ·
metinde göster ·
hayli tabankeş çâr-darb bir mutarraş tüvânâ tâb bülend nevcüvân mehîb yiğit idi …
Ammâ Koca Selîm Dede hayli tabankeş çâr-darb bir mutarraş tüvânâ tâb bülend nevcüvân mehîb yiğit idi. Hakîr Halîmî ve Kara Nedîm'i dahi yigirmişer yaşında zırtıl balaban köçekleriz, yola revâne olup bir dahi devlet kelâmın zebâna getirmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42b ·
metinde göster ·
… miz birer köşede cilvelenerek zevk [u] sâfâ edüp şehir seyr [ü] temâşâ ederdik.
Selîm Dede
kahvehânelerde sadrancbâzlık ile eyle iştihâr verdi kim bir üstâd-ı kâmil anın …
Ol mahalde Isfahân'a vardık ki nısf-ı cihân nâmıyla bir şehir bünyâd olunurdu. Ispahân'da bir kalenderhânede meks edüp her birimiz birer köşede cilvelenerek zevk [u] sâfâ edüp şehir seyr [ü] temâşâ ederdik. Selîm Dede kahvehânelerde sadrancbâzlık ile eyle iştihâr verdi kim bir üstâd-ı kâmil anın mukâbelesinde bir pâydâk kaldırmağa kâdir değildi. Şehr-i Ispahân halkı Selîm Dede'den âcizmânde kalup cümle Acem fâl edüp dediler kim
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42b ·
metinde göster ·
… hi se yârân-ı zarîfân pâk hırka-i fâhireler ile huzûr-ı şâha vardığımızda hemân
Selîm Dede
Y 43a belinden nefîr-i İsrâfîl'i çıkarup bir zemzeme-i Muhammedî, ardı sıra z …
‘Buyurun sizi şâh dileyeturadır, alatlan’ dedükde biz dahi se yârân-ı zarîfân pâk hırka-i fâhireler ile huzûr-ı şâha vardığımızda hemân Selîm Dede Y 43a belinden nefîr-i İsrâfîl'i çıkarup bir zemzeme-i Muhammedî, ardı sıra zemzeme-i Haydar-ı kerrârî, ardı sıra on iki bend on iki imâmlar rumûzun gösterüp esmâ’ü'l-hüsnâdan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42b–Y43a ·
metinde göster ·
‘Bire hey kurumsağ, her bâr şâh mât mı olur?’ deyüp
Selîm Dede
tefe‘ülünde merâm [u] murâda vâsıl olup şâhdan niçe cevâhir makûlesi ihsânlar a …
‘Bire hey kurumsağ, her bâr şâh mât mı olur?’ deyüp Selîm Dede tefe‘ülünde merâm [u] murâda vâsıl olup şâhdan niçe cevâhir makûlesi ihsânlar alup Hacı Bektaş-ı Velî üstâdı Türk-i Türkân Hoca Ahmed Yesevî ziyâretine me’zûn olup Isfahân'dan niçe şehr-i azîmler seyr [ü] temâşâ ederek Yesevî hazretlerin ziyâret edüp andan niçe kibâr-ı evliyâullâhlar ziyâret edüp du‘â-i hayrların alup ve nice kibâr-ı evliyâullâhın merkad-ı şerîflerin ziyâret ederek Tebrîz'e ve Hemedân'a ve Erdebîl'e ve Dergezîn'e {ve Derne ve Derteng ve Şehribân} ve Bağdâd-ı behişt-âbâda varup kırk gün mukîm olup İmâm-ı A‘zam'a ve Abdülkâdir el-Cîlânî ve Şeyh Şehâbeddîn-i Sühreverdî Q 175b ve Selmân-ı P 173b Pâk ve Kassâb Cömerd'e ve İmâm Mûsâ'ya ve Ma‘rûf-ı Kerhî hazretlerine ve İmâm Hüseyn'e ve İmâm Alî'ye cümle kibâr-ı evliyâullâhları ziyâret edüp âsitânelerine yüz sürüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y43b ·
metinde göster ·
gelüp ‘Aşk ola yâ Resûlullâh’ deyüp şebeke-i Resûlullâh'a yapışup bir na‘ra hay …
Andan Bağdâd huccâcıyla on yedi günde Ka‘be-i şerîfe gelüp hacc-ı şerîf edüp anda dahi hayâtda olan kibâr-ı evliyâların dest-i şerîflerin bûs edüp du‘â-i hayrların alup sâyir ziyâretleri edüp Mısır huccâcıyla Medîne-i münevvereye gelüp Uhmer'de(?) pâk gusüller edüp doğru Hazret-i Risâlet'e Selîm Dede gelüp ‘Aşk ola yâ Resûlullâh’ deyüp şebeke-i Resûlullâh'a yapışup bir na‘ra haykırdı kim bizim zehremiz çâk oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y43b ·
metinde göster ·
… âret etdi. Hemân kabr-i şerîfden ‘Destûr yâ Selîm, Y 44a destûr’ sadâsı gelüp
Selîm Dede
hamd-i Hudâ edüp Mısır huccâcıyla kırk günde Mısır'a gelüp Karâfe-i kübrâda Mey …
‘Yâ Selîm! Ben mütekeffilim. Var işine meşgûl ol, ammâ ibâdullâh[a] zulm [ü] ta‘addî etme ve ulemâ-yı Mısır'a ri‘âyet eyle, ruh ruh’ deyü işâret etdi. Hemân kabr-i şerîfden ‘Destûr yâ Selîm, Y 44a destûr’ sadâsı gelüp Selîm Dede hamd-i Hudâ edüp Mısır huccâcıyla kırk günde Mısır'a gelüp Karâfe-i kübrâda Meymendî tekyesinde mihmân olup ol gün Ebussu‘ûd-ı Cârihî [ve] Merzûk-ı Kifâfî hazretlerine varup buluşduğumuz gibi Dede Selîm selâm verdikde hemân Ebussu‘ûd-ı Cârihî
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y43b–Y44a ·
metinde göster ·
… ünde Adana'ya, Adana'dan yigirmi günde Erzurûm'a, dörd günde Tarabefzûn'a gelüp
Selîm Dede
vâlide-i müşfikasına buluşup du‘â-i hayrın alup babası Bâyezîd-i Velî tarafında …
Mısır'dan yigirmi günde Adana'ya, Adana'dan yigirmi günde Erzurûm'a, dörd günde Tarabefzûn'a gelüp Selîm Dede vâlide-i müşfikasına buluşup du‘â-i hayrın alup babası Bâyezîd-i Velî tarafından su’âl edüp meğer devlet bergeşte olmağa yüz dutmuş, Erdel ve Eflâğ [u] Boğdân keferesi kralları isyân üzre olup cümle kul birbirine girmişler. Selîm'i da‘vet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y44a ·
metinde göster ·
… anımız küffâr ve Acem alup el vilâyet kalmadı. Hemân sefer edelim’ dediklerinde
Selîm Dede
,
‘Behey dede, aldığımız ulûfe vakfullâhdan helâl olsun. Birez sefer edelim. Dörd yanımız küffâr ve Acem alup el vilâyet kalmadı. Hemân sefer edelim’ dediklerinde Selîm Dede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y44b ·
metinde göster ·
Bâb-ı Hümâyûn önüne varup kânûn-ı Bektaşiyân üzre bir nefîr urup kapuculardan p …
Andan Selîm Dede Bâb-ı Hümâyûn önüne varup kânûn-ı Bektaşiyân üzre bir nefîr urup kapuculardan parsa alup Orta kapuya, anda dahi bir sûr urup kapucular kethudâsından in‘âm alup Ak Ağa kapusuna varup anda dahi sûr urup ihsân alup dururken bir aralık bulup pertâb edüp iç ağaları içine bî-tekellüf Y 45a gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y44b–Y45a ·
metinde göster ·
Hemân kırk Hâs odalılar dal sâtûr olup hücûm edince Selîm Dede bâzûsun küşâde kılup bâzûbend-i şehzâdeyi ayân edince bildiler kim şehzâdedir. Zîrâ Selîm'i çok kimesne görmemiş P 174a idi. Bilen huddâmlar görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y45a ·
metinde göster ·