… ar kim her birinde birer ve ikişer havz-ı Şâfi‘i ile ve nîm soffa ve şâzirvân-ı
selsebîller
ile bünyâd olunmuş âb-ı latîf ve hevâsı nazîf ve mahbûb dellâkleri afîf, perî-r …
Evsâf-ı aded-i hammâmât-ı gâsılân: Cümle yigirmi bir hammâm-ı safâ-engîzi var kim her birinde birer ve ikişer havz-ı Şâfi‘i ile ve nîm soffa ve şâzirvân-ı selsebîller ile bünyâd olunmuş âb-ı latîf ve hevâsı nazîf ve mahbûb dellâkleri afîf, perî-rû civânlar var. Sultân Hasan hammâmı ve Pes-i Köşk hammâmı ve hammâm-ı Lusar ve hammâm-ı Cihân Şâh, kurb-ı câmi‘-i Cihân Şâh ve Mırmır Mahallesi hammâmı {Derveze-i Ser mahallesi hammâmı, cüllâhlar bâzârın geçüp Zerçü dervezesi hammâmı, Pülbâğ dervezesi hammâmı, bu hammâmların cümlesi âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâmlardır. Ve Sultân Hasan Câmi‘i ardında Şütürbân mahallesi hammâmı, Derveze-i Rey hammâmı, Hıyâbân hammâmı, Sürhâb mahallesi hammâmı}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300a ·
metinde göster ·
… r-i nüh-tâk ve kasr-ı revâk-ı Havernâk ve kâhlar ile ârâste ve bâğ u besâtîn ve
selsebîller
ile pîrâste bir şehr-i müte‘âref-i mahbûb ve müzeyyendir. Ve müşebbek hadîka-i …
Azerbaycân hâkinde Tebrîz hudûdunda başka sultânlıkdır. Bin mikdârı askere mâlikdir. Kadısı ve kelenteri ve darûgası ve münşîsi vardır. Zamân-ı kadîmde Hûşenk Şâh binâ edüp Azerbaycân'ın ibtidâ taht-ı kadîmi bu idi. Meşhûr-ı âfâk şehr-i nüh-tâk ve kasr-ı revâk-ı Havernâk ve kâhlar ile ârâste ve bâğ u besâtîn ve selsebîller ile pîrâste bir şehr-i müte‘âref-i mahbûb ve müzeyyendir. Ve müşebbek hadîka-i ravza-i cinânlarında fevâkihe-i tayyibesi hadden efzûndur. Ve ulemâ-yı zû-fünûnu kıyâsdan bîrûndur. Bu şehr ile Tebrîz'in beynehümâsı on bir fersahdır. Cümle yedi bin altmış toprak örtülü hânesi ve on bir câmi‘i ve kırk hânı ve altmış aded mesâcidi ve kırk tekye-i dervîşânı ve on bir hammâm-ı dilküşâsı ve üç bin aded dükkânları var. Ekseriyyâ halkı bezzâz ve cüllâh ve pây-bâfdır kim elvân lekeffûrî bogasıları memdûh-ı dûhdır. Ve Merâğa'nın mahbûb ve mahbûbesi memdûh-ı âlem-i İrân-zemîndir. Hâlâ bu şehr, Sultân Murâd-ı Râbi‘ askeri harâb idelden berü imâr olmadadır. Ammâ imâr [u] bânîsi sene (---) târîhinde Mervân ibn Muhammedü'l-hımârıdir kim anların zamân-ı devletinde tâ cebel-i Sehend'e varınca yetmiş bin hâne imiş. Hâlâ ol tarafda âsâr-ı imâretleri nümâyândır. Lâkin Cengiziyândan Moğol ve Boğol tâ’ifesiyle Hülâgû, Bağdâd'da Halîfe el-Müstansır-billah üzre hurûc edüp giderken bu şehri harâb edüp niçe kerre dahi harâb olup kûh-ı Sehend'den ba‘îd imâristân olmuşdur. Zîrâ mezkûr kûh-ı Sehend, bâd-ı şimâle mâni‘ olmağıla hevâsı sakîl idi. Anınçün vâdî içre imâret olunmuşdur. Ammâ yine cümle âb-ı hayevânları kûh-ı Sehend yaylasından gelüp niçe bin bâğ u besâtînleri reyy edüp şehr içre niçe bin hânedânlara fıskıyye ve havz ve şâzirvânlarda revân olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 304b ·
metinde göster ·
Rûm'da yokdur. Ve her havzın cânib-i etrâfında zî-kıymet hurde taşlardan eyle r …
Bunda olan havz u fevvâreler ve selsebîller Rûm'da yokdur. Ve her havzın cânib-i etrâfında zî-kıymet hurde taşlardan eyle ruhâm-ı gûnâ-gûn döşenmişdir kim gûyâ Hind sadefkârîsi ve pûşiş-kârîsidir ve havzlara gûnâ-gûn div-çehre ve şîr-peykerden ve ejder kellelerinden âb-ı hayâtlar âdem gerdeni kalınlıkda cereyân edüp aşağıda müşebbek bostânlara rîzân olur. Ve niçe fıskiyyelerden birer âb pertâb eder. Ammâ niçe fevvârelerin deliği bir iken ol delikden kırk elli aded 229b âb-ı zülâl geysû-yı dilberân gibi târumâr olur. Garâbet anda kim fevvârenin deliği birdir ve niçe maksûr-ı şirinlerin kıbâbları içre maslûb cam ve tıhtab kâseler vardır şadırvânlar ol cam taslara isâbet edüp bir sadâ-yı hazîn istimâ‘ olunup niçe tas-ı kebîrlerden yine şadırvânların suyu ser-nigûn bârân-ı rahmet gibi nüzûl eder ve niçe fevvâreler üzre maslûb çarhlar vardır. Âb-ı fevvâreler ol çarhlara isâbet etdikde ber-hevâ ol çarhlar deverân ederler ve niçe fevvâreler üzre karpuz kadar ecvef toplar ber-hevâ deverân edüp zîr u bâlâsı seyrân etmededir. Ve'l-hâsıl her diyârın üstâdları birer gûne musanna‘ât-ı ibret-nümâ şeyler etmişlerdir kim diller ile ta‘bîr olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229a–229b ·
metinde göster ·
revân olup her halvetinde fıskıyye ve şazrevânlar pertâb edüp şâhnişînli hammâm …
Ve cümle iki aded hammâmı var, ammâ Büyük hammâm'ın bânîsi ma‘lûmum değildir, lâkin gâyet kebîr ve musanna‘dır kim diyâ[r-ı] Rûm'da nazîrin görmedim. İllâ İslâmbol'da Çukur hammâm ve şehr-i Marzifon'da Nazargâh-ı beyne'n-nâs hammâmı ve şâm'da Defterdâr Mustafâ Paşa hammâmı, Mısır'da Âbidîn hammâmı ve Cerce'de Alî Beğ hammâmı gâyet müferrih ve dil-küşâ hammâm-ı rûşinâlardır, ammâ seyyâhân-ı berr ü bihârân bu Kıratova hammâmın merkûm hammâmlardan musanna‘ ve hoş-binâ hammâm-ı müferrihdır kim üstâd-ı mühendis bu germâba var makdûrun sarf edüp eyle nezâketler ile bir tar[z u] tarh-ı hammâm etmiş kim gûyâ kâr-ı Koca Mi‘mâr Sinân'dır ve cânib-i erba‘asındaki dîvârlarında gûnâ-gûn selsebîller revân olup her halvetinde fıskıyye ve şazrevânlar pertâb edüp şâhnişînli hammâm bir diyârda yokdur. İllâ Selânik'de (---) Paşa hammâmında nerdübân ile çıkılır bir şâhnişîni vardır, ammâ bu gayrı mükerrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173a ·
metinde göster ·
… ümle benî âdem suları alup def‘-i atşân ederler. Beç kal‘asında olan çeşmesâr-ı
selsebîller
cümle birer gûne hayvânât sûretlerinden cereyân eder.
Çeşmeler ve havz u şâzrevânlar ve selsebîl ü fevvâreler gûnâ-gûn mîllerden ve taşdan oyulmuş âdem sûretlerinin zekerlerinden ve kara ve beyâz fîllerin hortumlarından ve bakır su sığırlarının ağzından ve demir eşeklerin ağzından ve niçe beyâz mermer arslanların ağızlarından ve dahi bir iki ve üç ve yedi başlı tuç ejde[r]hâ sûretlerinin ağızlarından âb-ı hayât sular gıjgırup havz-ı azîmlere cereyân edüp her havz aşren fe-aşrenden vâsi‘ havzlardan cümle benî âdem suları alup def‘-i atşân ederler. Beç kal‘asında olan çeşmesâr-ı selsebîller cümle birer gûne hayvânât sûretlerinden cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b ·
metinde göster ·
… da olan amûd-ı müntehâlar ve ibret-nümâ mîller ve havz u şâzrevân fevvâreler ve
selsebîller
ve niçe yüz âsâr-ı kâr-ı köhne tılsımâtlar var kim bir diyârda deyyâr misilleri …
Ve bunda olan amûd-ı müntehâlar ve ibret-nümâ mîller ve havz u şâzrevân fevvâreler ve selsebîller ve niçe yüz âsâr-ı kâr-ı köhne tılsımâtlar var kim bir diyârda deyyâr misilleri yokdur. Meğer Bahr-i Muhît kenârında Yenidünyâ iskelesi olan Lonçat şehrinde böyle âsâr-ı azîmeler ola. Ve ol kadar vüs‘at üzre kal‘adır kim içinde iki pâre bâğlar ve bâğçeler ve niçe bin evler ve niçe kerre yüz bin dölüm tarlalı ve müşebbek bostânlı kal‘a-i azîmdir. Meğer Ikrît kralın lodos rûzgârından harâb olan pây-i taht-ı kadîmi bu şehr-i azîm imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322a ·
metinde göster ·
… iyye ve şâzrevân fevvâreler ve havz-ı aşren fe-aşrler ile pîrâste olup niçe yüz
selsebîller
ve gûnâ-gûn fevvâreler evce berâber pertâb edüp niçe yüz yerde yol yol enhârlar …
Niçe aded kâr-ı kıdem ve niçe yüz aded bâğ-ı İrem-misâl maksûreler ve kâh-ı Havarnaklardan mâ‘adâ niçe yüz yerde cihânnümâ Freng-pesend nüzhet-âbâd kâ‘alar ve hücre-i müte‘addideler ile ârâste ve niçe yüz aded musanna‘ fıskiyye ve şâzrevân fevvâreler ve havz-ı aşren fe-aşrler ile pîrâste olup niçe yüz selsebîller ve gûnâ-gûn fevvâreler evce berâber pertâb edüp niçe yüz yerde yol yol enhârlar çağlayup cârî ve revân olup gûnâ-gûn matbah-ı Keykâvuslarında cereyân eden uyûn-ı câriyeler kenârında gûnâ-gûn musanna‘ çarhlı kebâb esbâbları var ve müte‘addid bâğbân hücreleri olup cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl der-i dîvârları metânet üzre binâ olunup bunda olan bilâ-hisâb murğân-ı hezâr ve hezârânın asvât-ı hazîn-i hoş-elhân nevâhânlıkları âdeme rûh-efzâ safâlar bahş edüp bi'z-zarûrî benî âdem dahi savt-ı bülend ile uşşâkân makâm-ı uşşâkda kavl-i uşşâk okuyup âğâze-i nevâlar ve beyâtîler ve şûrîler ve arazbârî makâmları icrâ ederler tâ bu mertebe def‘-i gam ve endûh-ı elem mahv olacak bir cây-ı safâ-yı lâlezâr [u] gül‘ızâr-ı Arhonoz bâğıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324a ·
metinde göster ·
… t ederler. Ammâ nehr-i hayâtın sâ‘ikasından safâ etmeyenler niçe köşede sâyedâr
selsebîller
vardır, anda zevk ederler. Ve bu havz-ı kebîrin cânib-i erba‘asındaki kayalarda …
Ve şehrin fevkinde Su Uçurumu nâm mahal dahi vâcibü's-seyr bir mesîregâh-ı ibret-nümâdır kim arâzî-i ma‘mûrede eyle bir temâşâgâh yokdur. Bir minâre-i bâlâ kaddi kûh-ı Bîsütûn-vâr yalçın kayalardan nehr-i azîm pertâb edüp aşağıda havuz içre dolar. Bu havuz dahi yed-i kudret ile halk olunmuş bir havz-ı azîmdir etrâfında uşşâkân şâd [u] handân olup köşe köşe sohbet ederler. Ammâ nehr-i hayâtın sâ‘ikasından safâ etmeyenler niçe köşede sâyedâr selsebîller vardır, anda zevk ederler. Ve bu havz-ı kebîrin cânib-i erba‘asındaki kayalarda gûnâ-gûn sernigûn dırahtlar hâsıl olup Tûbâ nahli gibi şâhaları zemîne sâye salmışdır. Aslâ zemîne güneş te’sîr etmez azîm koyahdır. Cümle erbâb-ı safâ anda zevk ü safâlar ederler, gûyâ Safâ ve Merve vâdîleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y83b ·
metinde göster ·
… an ibret-nümâ âsâr-ı acîbe binâlar ve gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevân ve havzı ve
selsebîller
ve câm-ı Cem ta‘bîr etdikleri câmın durduğu amûd-ı ibret-nümûn bu köydedir. Ve …
Karye-i Velanova: Cânib-i erba‘ası bâğ u bâğçe ile müzeyyen yetmiş Urum hâneli bir ma‘mûr köydür. Ve câ-be-câ müselmânları vardır. Âl-i Osmân neslinden Cem Şâh, Sultân Bâyezîd ile ceng edüp âhir münhedim oldukda Menteşe hâkinde bu Malta'ya ubûr edüp bu karyeyi ana hâs verirler, hâlâ bu karyede olan ibret-nümâ âsâr-ı acîbe binâlar ve gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevân ve havzı ve selsebîller ve câm-ı Cem ta‘bîr etdikleri câmın durduğu amûd-ı ibret-nümûn bu köydedir. Ve çok âsârları mürûr-ı eyyâm ile münhedim olmuşdur. Andan Cem Sultân firâr edüp Fransa'da karâr edüp Bâyezîd Hân tarafından taleb olundukda bi'z-zarûrî bir saruşın âdemi zehirli ustura ile tırâş edüp boğup, Cem'dir deyü Âsitâne'ye irsâl edüp Bursa'da Murâdiyye'de defn ederler, hâlâ Fransa ol zu‘m üzre- Y 122b -dirler kim böyle hîle edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122a–Y122b ·
metinde göster ·
… yen olmuşdur. Ve limon ve turunc ve sâ’ir fevâkih dırahtları ve gûnâ-gûn havz u
selsebîller
ile inşâ olunmuş bir koyahdır.
Ve cânib-i selâsisi bâğ-ı İrem-misâl hıyâbân-ı bâğ-ı İremdir Cümle bâğçelerden vâcibü's-seyr Tekeli Paşa bâğçesi kal‘anın kıble tarafından handak kenârında hurmâ ve servi dırahtları sıra sıra tertîb ile müzeyyen olmuşdur. Ve limon ve turunc ve sâ’ir fevâkih dırahtları ve gûnâ-gûn havz u selsebîller ile inşâ olunmuş bir koyahdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136b ·
metinde göster ·
… ı hayât cereyân etmek mukarrerdir. Ve her hânede bâğ u bâğçe ve havz u şâzrevân
selsebîller
revân olup gûnâ-gûn serv [u] çınâr ve bîd-i sernigûn ve kavak ve limon ve turun …
Ve cümle yetmiş çeşmedir. Ve anlara dahi ihtiyâc yokdur. Zîrâ her hânedândan nehr-i ayn-ı hayât cereyân etmek mukarrerdir. Ve her hânede bâğ u bâğçe ve havz u şâzrevân selsebîller revân olup gûnâ-gûn serv [u] çınâr ve bîd-i sernigûn ve kavak ve limon ve turunc ve sâ’ir eşcâr-ı müsmirât ile müzeyyen olmuş İremezatü'l-imâd-misâl bâğ u bâğçeli ve müşebbek bostân u gülistânlı bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsâtü'l-eş‘âr bir şehr-i şîrîndir. Mâ-tekaddem bin elli sekiz senesinde gördüğümüzden yedi sekiz mahalle ve niçe hân ve câmi‘ ve dekâkîn ziyâde ma‘mûr olmuş ve hamd-i Hudâ dahi ma‘mûr olmadadır. Ammerekallâhu Ta‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y163b ·
metinde göster ·
… ât-ı azîmdir. Cânib-i erba‘ası gül [ü] gülistân ile müzeyyen ve havz u şâzrevân
selsebîller
ile pîrâste bir Mevlevîhânedir.
Ve yedi tekyesi var. Cümleden mükellef binâ-yı cedîd Cânpûlâdiyye câmi‘i ile Beğ sarâyı mâbeyninde âsitâne-i Hazret-i Mevlânâ, Kethudâyeri Alî Ağa'nın hayrât-ı azîmdir. Cânib-i erba‘ası gül [ü] gülistân ile müzeyyen ve havz u şâzrevân selsebîller ile pîrâste bir Mevlevîhânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y166b ·
metinde göster ·
… ı metînler ve kâ‘a-i kadîmler ve müte‘addid maksûreler ve havz u şâzrevânlar ve
selsebîller
ile müzeyyen sarâylar var kim ta‘bîr olunmaz. İbtidâ iç kal‘a altında Paşa sarâ …
Ve cümle sarây-ı âlîleri kal‘a-misâl binâ-yı metînler ve kâ‘a-i kadîmler ve müte‘addid maksûreler ve havz u şâzrevânlar ve selsebîller ile müzeyyen sarâylar var kim ta‘bîr olunmaz. İbtidâ iç kal‘a altında Paşa sarâyı yüzden mütecâviz hücreler ve dîvânhâne-i âlîleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y173a ·
metinde göster ·
Ve bu kâ‘aların tâ nihâyetinde ikişer âdem kaddi bâlâ
selsebîller
vardır, seylâbvâr revân olup bu soffaların ortasında cereyân edüp haremin ortas …
Ve bu kâ‘aların tâ nihâyetinde ikişer âdem kaddi bâlâ selsebîller vardır, seylâbvâr revân olup bu soffaların ortasında cereyân edüp haremin ortasındaki havuza munsab olur. Dörd kâ‘a dahi bu tertîb üzre binâ olunup soffalar üzre bîmâr-ı gamhârlar yine câmehâblar ve harîr yorkanlar içre yatırlar. Ba‘zı bîmâr ifâkate karîb olunca ol cereyân eden selsebîllerin kenârında istirâhat ederler ve huddâmları pervâne-vâr hizmet ederler. Ammâ deli bürâderlerimizin ba‘zısı muzlim küncde ve ba‘zısı küşâde hücrelerde havz u şâzrevânlı hücreler içre şîr gibi der-gerden halka-i zencîr ile makyûd olup ba‘zısı ra‘d-âsâ gürler, ba‘zısı âsûde-hâl durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119b ·
metinde göster ·
… alar ve kat-ender-kat hücre-i hâssu'l-hâslar ve bâğçesinde havz u fevvâreler ve
selsebîller
cereyân edüp sad hezârân nağamâtları ve hoş-elhân tuyûr-ı elvânın esvât-ı ⟦Q 30 …
Ve şehrin cânib-i erba‘asında teferrücgâh sâkıyeli mastabaları. Ve bir temâşâgâh dahi Beğ sarâyında haftada dörd kerre dîvânları ecnâs-ı mahlûkât haşerât-ı Urbân-ı uryân ile mâl-â-mâl olur bir cehcehe-i dehlîz-i Circe'dir. Dîvânhâneden içeri müte‘addid kâ‘alar ve kat-ender-kat hücre-i hâssu'l-hâslar ve bâğçesinde havz u fevvâreler ve selsebîller cereyân edüp sad hezârân nağamâtları ve hoş-elhân tuyûr-ı elvânın esvât-ı Q 308bP 305b hazînleri âdeme hayât bahş eder. Böyle bir sarây-ı rûşen-âbâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y377b ·
metinde göster ·