… kıyâfetde olan minâreler ihtimâldir kim mürûr-ı eyyâm ile zelzeleden ve âfât-ı
semâvî
ve âfât-ı dehrden münhedim olup câmi‘in kubbe-i nüh-tâkına rahne vere mülâhazas …
Ammâ bu orta haremin tarafeyninde iki aded minâre-i mevzûnları birer kadeh-misâl şerîfelidir ammâ gâyet rakîk ü serâmed minârelerdir. Hattâ üstâd-ı kâmil ve mühendis-i âmil âkıbet-endîş olup bu kadd [u] kâmetde ve bu nahîf ü za‘îf kıyâfetde olan minâreler ihtimâldir kim mürûr-ı eyyâm ile zelzeleden ve âfât-ı semâvî ve âfât-ı dehrden münhedim olup câmi‘in kubbe-i nüh-tâkına rahne vere mülâhazasıyla merkûm minâreteynleri câmi‘den ba‘îd tarafeynde olan tâbhâneler beresesinde binâ edüp câmi‘e muttasıl etmemişdir. Ammâ hakkâ ki minâre-i serâmedlerdir. Kadd-i kâmetleri ve kıyâfetleri birbirinden cîr noksân {üzre} olmayup her biri yüz seksener kademe âlî iki gülbânghâne-i makâm-ı Bilâl'ı kârgîr seng-binâ minâre-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 154a ·
metinde göster ·
ve seyl-i siyâh-ı nâgehânî gibi orduda cümle guzât yevmen-fe-yevmen terakkîde o …
Ve deryâ-misâl Van askerleri dahi bu kadar istimâletleri ve lûtf u kerem ü iltifâtları görüp cümle asker hân üzre cenge cân atarlardı. Ve sâ’ir gürûh-ı asâkir-i şükûh kazâ-yı ebr-i kebût-ı semâvî ve seyl-i siyâh-ı nâgehânî gibi orduda cümle guzât yevmen-fe-yevmen terakkîde olup talattum-ı deryâ gibi temevvüc edüp hân askerin gark-ı hûn etmeğe azîmet ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 266b ·
metinde göster ·
… niyyet vardır kim pür-gussa olan âdem girüp rek‘ateyn ibâdet etse cemî‘i âfât-ı
semâvî
ve arazîden masûn u mahfûz olur. Ve eğer münkerîn mezhebinde olanlar bu kelâma …
Bu hisâb-ı dırâzdan murâd u merâm oldur kim bu kadar bin yıldan berü bu câmi‘-i Kûfe nazargâh [u] ibâdetgâh-ı evliyâ ve enbiyâ olmağile hâlâ imâr olup derûn-ı câmi‘-i pür-envârda eyle rûhâniyyet vardır kim pür-gussa olan âdem girüp rek‘ateyn ibâdet etse cemî‘i âfât-ı semâvî ve arazîden masûn u mahfûz olur. Ve eğer münkerîn mezhebinde olanlar bu kelâma mu‘âraza edüp "Ya niçün bu câmi‘de Hazret-i Alî ibâdet ederken âfât-ı arazîden halâs olamayup şehîd oldu" derse Arapça emrini inkâr etmiş olur. Hazret-i Alî şehâdeti ezelü'l-ezelde görülmüş da‘vâdır kim anın su’âl ü cevâbı bizlere lâzım değildir. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 357a ·
metinde göster ·
… inize ve cümle mevtânıza ol rahmet kapusundan rahmet saçılup yetmiş aded âfât-ı
semâvî
ve âfât-ı arızîden halâs oldunuz." deyü bu kavm-i Ubbâdân'a tebşîr etmişdir.
Ba‘dehû Bağdâd'da Tâk-i Kisrâ münhedim olup Urfa'da âteşgede-i Nemrûd sönüp niçe bin alâmetler zuhûr edüp Hazret-i Resûl vücûda geldiği gice cümle kavm-i Ubbâdân tecdîd-i îmân etdiler. Anınıçün bu kavme kavm-i Ubbâdân deyü tesmiye olunmuşdur. Ba‘dehû Hazret-i Resûl'e kırk yaşında nübüvvet geldikde bu kavim cümle Hazret'e varup tecdîd-i İslâm etdiklerinde Hazret buyurdular kim "Yâ kavm-i ibâdullah-i âbidân-ı Ubbâdân! Size müjde olsun kim Cenâb-ı Allah sizin üzerinize ve şehriniz üzre cennetden bir kapu açdı kim subh u mesâ size ve hayvânlarınıza ve türâb-ı pâkinize ve cümle mevtânıza ol rahmet kapusundan rahmet saçılup yetmiş aded âfât-ı semâvî ve âfât-ı arızîden halâs oldunuz." deyü bu kavm-i Ubbâdân'a tebşîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363b ·
metinde göster ·
… ları ekiz doğup tenâsül bulalar ve evlâdları sıkıt doğmayalar. Ve dâ’imâ âfât-ı
semâvî
ve âfât-ı arazîden ecel-i müsemmâlarına dek mu‘ammer ü mesrûr ve şehirleri ma‘m …
Ba‘dehû Hazret-i Nûh du‘â edüp "İlâhî bana bin yıl ömür verdin. Bu evlâdım dünyâya gelmeden merhûm oldu. Bu evlâdım bu amber-pâkde yatdıkça bu şehirde sâkin olanların evlâdları ve sâ’ir hayvânâtları ekiz doğup tenâsül bulalar ve evlâdları sıkıt doğmayalar. Ve dâ’imâ âfât-ı semâvî ve âfât-ı arazîden ecel-i müsemmâlarına dek mu‘ammer ü mesrûr ve şehirleri ma‘mûr olalar." deyü Nûh Necî bu Cezîre-i İbn Ömer'e hayr du‘â etdiğinden bu şehrin ekseriyyâ havâtînleri ve ba‘zı devâbâtları ekiz doğarlar ve halkı ekseriyyâ altmışdan yetmişden yüz yetmişe yetmiş olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 384a ·
metinde göster ·