Hikmet-i diğer: Bu âsitâne-i Halîlullah'da olan mâhîleri sayd etmek memnû‘dur. Bir kerre bir herîf bu mâhîlere semmü's-semek ya‘nî balık otu döküp niçe bin balıklar zehirlenüp helâk oldukda herîf-i zarîf-i bed-fi‘âl semekleri futasına pür eyleyüp hânesinde tabh edüp tenâvül etdükde balıklardaki zehir herîfe ve ehl [u] ıyâline te’sîr edüp yedi nefer âdem mesmûmen merhûm olurlar. Karîbü'l-ahd olmağıla meşhûr-ı afâkdır, ammâ âsitâne-i İbrâhîm Nebî hâricinde mâhîler şikâr olunsa aslâ zarar etmez. Bu dahi bir sırr-ı Hudâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58a ·
metinde göster ·
… akt-i hamâsînde elli gün ol semek gıjgırup Nihâvend şehrinin niçe kerre yüz bin
semekleri
cem‘ olup cümle ehl-i Nihâvend ol semekleri sayd edüp kifâf-ı kût idinirlermiş. …
Def‘an mutalsam-ı vâcibü's-seyr: Bu şehr-i Nihâvend'in yine nehri kenârında bir amûd üzre beyâz mermer-i berrâkdan hukemâ-yı kudemâ bir semek timsâli etmiş. Vakt-i hamâsînde elli gün ol semek gıjgırup Nihâvend şehrinin niçe kerre yüz bin semekleri cem‘ olup cümle ehl-i Nihâvend ol semekleri sayd edüp kifâf-ı kût idinirlermiş. Hâlâ ol semek sûreti suya düşüp suya müte‘allık mutalsam olmağile ameli bâtıl olmayup her sene hamâsînde elli gün balıklar ol mahalde kenâra düşer meşhûrdur. Ve yine amûdu hâlâ râygândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307b ·
metinde göster ·
… ihâvend şehrinin niçe kerre yüz bin semekleri cem‘ olup cümle ehl-i Nihâvend ol
semekleri
sayd edüp kifâf-ı kût idinirlermiş. Hâlâ ol semek sûreti suya düşüp suya müte‘a …
Def‘an mutalsam-ı vâcibü's-seyr: Bu şehr-i Nihâvend'in yine nehri kenârında bir amûd üzre beyâz mermer-i berrâkdan hukemâ-yı kudemâ bir semek timsâli etmiş. Vakt-i hamâsînde elli gün ol semek gıjgırup Nihâvend şehrinin niçe kerre yüz bin semekleri cem‘ olup cümle ehl-i Nihâvend ol semekleri sayd edüp kifâf-ı kût idinirlermiş. Hâlâ ol semek sûreti suya düşüp suya müte‘allık mutalsam olmağile ameli bâtıl olmayup her sene hamâsînde elli gün balıklar ol mahalde kenâra düşer meşhûrdur. Ve yine amûdu hâlâ râygândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307b ·
metinde göster ·
… murassa‘ yed-i kudret ile zer-nişân olunmuş mâhîlerdir ve gayrı niçe yüz elvân
semekleri
seleler ile dâma düşürüp lezîz tereyağıyla pişirüp tenâvül edüp ayş [u] işret e …
Andan teferrücgâh-ı nehr-i Sarây, bu nehir kenârına cümle şehr-i Sarây'ın erbâb-ı merâmı hayme vü hargâhlarıyla bu nehir kenârında meks edüp beşer onar vukıyye gelir alabalıkları olur kim her biri murassa‘ yed-i kudret ile zer-nişân olunmuş mâhîlerdir ve gayrı niçe yüz elvân semekleri seleler ile dâma düşürüp lezîz tereyağıyla pişirüp tenâvül edüp ayş [u] işret edüp ibâdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131b ·
metinde göster ·
Ve gûnâ-gûn mâhîleri olur, ammâ Kanije'nin buhayresi
semekleri
gibi memdûh değildir, zîrâ Kanije mâhîleri egir kökü yeyüp eti müşk [ü] amber-i …
Ve gûnâ-gûn mâhîleri olur, ammâ Kanije'nin buhayresi semekleri gibi memdûh değildir, zîrâ Kanije mâhîleri egir kökü yeyüp eti müşk [ü] amber-i hâm gibi bûy verüp lezîz ve mukavvîdir, ammâ bunun balığı bed râyihalıdır. Lâkin re‘âyâ ve fukarâlar "Ekeltü's-semeke hattâ ra’sehâ" kelâmı üzre başın ve kılçığın bile yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a ·
metinde göster ·
… st olup taşra kenâra gelüp cümle kurâ halkı sayd edüp kifâflanırlar, ammâ lezîz
semekleri
olur.
Bu derede şeb ma‘d[en]i olduğundan cümle nebâtları ahmer-gûn olup cümle suları da bâde-i hamrâ gibi kırmızı-gûn cereyân eder, andan bir mahlûk-ı Hudâ nûş etmez. Âdem sehel nûş etse ağzın buruşdurur. Anıniçün gayri sular ile cereyân edüp gelen balıklar bu şeb suyuna dâhil olunca cümle sermest olup taşra kenâra gelüp cümle kurâ halkı sayd edüp kifâflanırlar, ammâ lezîz semekleri olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378a ·
metinde göster ·