… iler, hâlâ nehr-i Tuna tenezzülde oldukda mezkûr demir kapu zâhir olup hakîr ol
semtlerde
ehl-i hidmet iken mezkûr demir kapuyu üç def‘a görmek vâkı‘ olmuşdur. Hâlâ ol c …
Cereyân-ı Nehr-i Tuna be-himmet-i Kıral Yanvan: Yanvan Kıral deryâ-misâl cüyûş-ı küffâr ummâllar ile Nehr-i Tuna'nın mâh-ı temmûz'da tenezzülde olduğu mahal üzerine gelüp İslâmbol ile Tuna'nın ilm-i hendese üzre irtifâ‘ın alup Tuna sâhilinde Feth-i İslâm kal‘ası kurbünde Severin ve Siverin kal‘alarına karîb mahallin arzın âlî bulup ol mahalde Tuna kenârın hafr edüp niçe kerre yüz bin ırgat u bennâlar ile Nehr-i Tuna'nın cereyânı üzre yararak eyle tur‘alar kazarak Ferhâdî külünkler ile kûh-ı bâlâları kırarak derelere kantaralar ihdâs ederek İslâmbol kurbünde Azatlı nâm mahalle Tuna'yı getirdiler. Andan nehr-i Tuna içre azîm seng-i hârâlar ile bir rasîf-i şeddâdî binâ edüp ol mahalle bir demir kapu inşâ etdiler, hâlâ nehr-i Tuna tenezzülde oldukda mezkûr demir kapu zâhir olup hakîr ol semtlerde ehl-i hidmet iken mezkûr demir kapuyu üç def‘a görmek vâkı‘ olmuşdur. Hâlâ ol câ-yı merkûma Tuna Demirkapusu derler. Tuna keştîbânları ol rasîf sedde geldikde havf edüp ba‘zı gemilerin yüklerin çıkarup gemiler sebükbâr oldukda bî-bâk [u] bî-pervâ ol Demirkapu mahallinden ubûr ederler. Ve nehr-i Tuna içre bir sedd dahi inşâ edüp ana hâlâ Tahtalu seddi derler. Her sene niçe keştîler bu sedde 11b pârelenüp helâk olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a–11b ·
metinde göster ·
… âhibi meşâyihleri ziyâret edüp târîhleri ve âsâr-ı binâları ve medfûn oldukları
semtleri
ile ayân u beyân olunur / Ve bihi nesta‘în.
İki yüz otuz birinci fasılBelde-i Tayyibe'nin enderûn [u] bîrûnunda medfûn olan kibâr-ı evliyâü'l-ârifîn ve asfıyâü'l-vâsilîn, haccallâhu ale'l-âlemîn, radıyallâhu Ta‘âlâ anhüm ecma‘în ve kaddesenallâhu bi-sırrıhi'l-mübîn ista‘antü billâhi ve bihi'l-avnü'l-mübîn hazretlerinin mümkün olduğu mertebe ziyâretlerinin ve müte‘addid kümmelîn ve fuzalâü'd-dehrden olan şeyhülislâmları ve ulemâ ve sulehâları ve meşâhîr mollâları ve hâl sâhibi meşâyihleri ziyâret edüp târîhleri ve âsâr-ı binâları ve medfûn oldukları semtleri ile ayân u beyân olunurVe bihi nesta‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 106b ·
metinde göster ·
… kirişlidir. Tire ve Ma‘nisa ve Aydın ve Sarhan ve Kara Biga ve Sığla ve Menteşa
semtlerinde
bu sâz çokdur, levendâne bir sâzdır, sâzendelerinde Bekir Ağa ma‘lûmumuzdur.
Sâzendegân-ı muğniciyân: Neferât 55, Ma‘nisa'da peydâ olmuşdur ammâ Nihânî Çelebi Sâznâme'sinde yazmamış. Kânûn şeklinde yigirmi dörd şu‘be üzre yigirmi dör[d] kirişlidir. Tire ve Ma‘nisa ve Aydın ve Sarhan ve Kara Biga ve Sığla ve Menteşa semtlerinde bu sâz çokdur, levendâne bir sâzdır, sâzendelerinde Bekir Ağa ma‘lûmumuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 207b ·
metinde göster ·
… e vâkı‘ olup kal‘a-i bâlâ dâmenine vâkı‘ olan hâneler ve imâretler ve Ulu Câmi‘
semtleri
mürtefi‘ yere vâkı‘ olmağıla bir sâ‘at ba‘îd şimâl tarafında Filedâr sahrâsında …
Eğer bu hânedânların cümlesin tarz-ı tarhıla ilmimiz lâhık olduğu mertebe tahrîr etsek başka bir sa‘âdetnâme olur. Ammâ bu şehr cümle yüz yetmiş altı mahalle-i müslimîndir ve yedi mahalle Ermeni'dir ve tokuz mahalle Rûm keferesidir ve altı cemâ‘at Yahûdîlerdir ve bir mahalle Kıptîlerdir ve bir mahalle miskînler başka semtdir, Murâdiyye râhı üzredir. Bu aşağı şehr bir düz yerde vâkı‘ olup kal‘a-i bâlâ dâmenine vâkı‘ olan hâneler ve imâretler ve Ulu Câmi‘ semtleri mürtefi‘ yere vâkı‘ olmağıla bir sâ‘at ba‘îd şimâl tarafında Filedâr sahrâsından bu şehre nazar olunsa dâmen-i Cebel-i Ruhbân'da rasâs-ı nîl-gûn ile zeyn olmuş şems-i âteş-tâbın şu‘lesi bu şehre pertev urdukda hân ve hammâm ve mesâcid ve câmi‘-i selâtînlerin ve gayrı hayrat [u] hasenâtların ve yine kurşum örtülü sûk-ı sultânîlerin kat-ender-kat zeyn olduğun âdem görünce hayrân kalır. Zirâ bu şehr, Filedâr sahrâsından acâ’ib mehâbet üzre nümâyândır kim temâşâ etdiğimiz belde-i azîmlerin birine müşâbeheti yokdur ve üzerinde nûr şa‘şa‘a verir bir rûhâniyyetli şehr-i kadîmdir. Zirâ bunda olan kibâr-ı evliyâullah, müfessirîn ve muhaddisîn ve musannifîn gayrı diyâ[r]larda yokdur, illâ meğer Bağdâd-ı behişt-âbâd ola. Ve bu şehrin cânib-i cenûbunda cebel-i Ruhbân[da] kân-ı ma‘den-i âb-ı hayvân vâkı‘ olmağıla ol cebel-i âlîden bin altmış aded ism [u] resmiyle ma‘lûm âb-ı hayât, uyûn-ı câriyeler cereyân ederek bâlâda tahrîr olunan sarây-ı âlîlere kehrîz ve kana (?) ve kanavâtlar ile hâneden hâneye cereyân edüp cemî‘î imâretleri saky edüp uyûn-ı enhârları cârî ve revân bir şehrdir. Vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûre ve hadâyık [u] bostânı meşhûre nümûne-i behişt-i câvidânîdir. Ve eşcâr-ı müsmirrâtı ve gayrı müsmirresi ve ezhâr-ı bî-pâyânı, bâ-husus dıraht-ı şükûfe-i erguvânı firâvân olur kim senede bir kerre Emîr Sultân hazretlerinin "Erguvan Cem‘iyyeti" faslı olup cemî‘î diyârdan deryâ-misâl âdem cem‘ olup bir cem‘iyyet-i kübrâ olur kim meşhûr-ı âfâkdır, ta‘rîf ve tavsîfi mümkün değildir. Ancak ol cem‘iyyet-i azîm, rûhâniyyet-i Emîr Sultan ile olur. Böyle bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr, buk‘aları hûb ve halkı mahbûb u merğûb mezra‘aları vâfir ve berekâtları mütekâsir ve ni‘metleri firâvân ve mâ-i nâbları revân olmuş, hâneden hâneye suları cereyân etmiş şehr-i müzeyyendir kim Anadolu arzında bilâd-ı seb‘anın biri dahi bu Bursa şehridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223b ·
metinde göster ·
… mân Bezzâzistân önünde ve Kavukçular içinde ve Gelincik Çârsûsunda ve Ulu Câmi‘
semtlerinde
ve her kûşe ve pûşe başında ikişer yerden âdem gerdânı kalınlığı ayn-ı zülâller …
Cümle iki bin altmış çeşme-i cân-fezâlardır. Gerçi bu şehr-i azîm çeşmeye muhtâc değildir ammâ âyende vü revende ve garîbü'd-diyâr sâhib-i atşân içün erbâb-ı hayrât iki bin altmış çeşmesâr binâ etmişler kim her biri âb-ı hayâtdan nişân verir. Ve Şeyhülislâm Menfî Azîz Efendi, iki yüz aded çeşme-i aynü'l-hayâtlar edüp her çeşme-i cân-bahşın üzerine "Sâhibü'l-hayrât fakîr Azîz" deyü birer Fâtiha ricâ etmiş ve iki yüz çeşmesi hemân Bezzâzistân önünde ve Kavukçular içinde ve Gelincik Çârsûsunda ve Ulu Câmi‘ semtlerinde ve her kûşe ve pûşe başında ikişer yerden âdem gerdânı kalınlığı ayn-ı zülâller cereyân edüp birbirinden tulû‘ edüp bir çeşmeye dahi varup cemî‘î çeşmesârları böyle binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226b ·
metinde göster ·
… kûh-ı bülenddir kim şehr-i Bursa altına girüp Ulu Câmi‘ ve iç kal‘a ve Bedâsten
semtleri
aslâ görünmez. Ammâ ba‘îd yerleri bir bir temâşâ olunur bir mekân-ı âlîdir. Bu …
Menzil-i Bakacak: Bunda dahi dırahtistân içre meks edüp üç gün üç gice sohbet-i hâs edüp keklik avı ve mâhî avları ve tereyağları ve kuzu kebâbları zevkleri eyledik. Bu Bakacak nâm mahalle anınçün bakacak derler kim leyle-i Ramazânın hilâli nümâyân olur mu ve olmaz mı deyü hilâl-i Ramazâna bakdıklarıyçün "bakacak" derler. Eğer hilâli görürlerse ol Bakacak mahallinde âteşler yakup aşağı şehre işâret ederler. Anda dahi kal‘adan toplar atılur sabahı sâ’im olurlar. Bakacak mahalli fîl hortumu-misâl şehre hâyil bir yalçın kayadır. Âdem aşağı bakmağa cür’et edemeyüp, aklı perîşân olur. Bu mahalden Bursa'nın Filedâr sahrâsında olan kurâ ve kasabât u mezâri‘ ve bâğ u besâtîn nehr-i Nilüfer ile saky olmuş sahrâ, nakş-ı bukalemun olmuş sahîfe-i evrâk gibi nümâyândır. Ol kadar âlî kûh-ı bülenddir kim şehr-i Bursa altına girüp Ulu Câmi‘ ve iç kal‘a ve Bedâsten semtleri aslâ görünmez. Ammâ ba‘îd yerleri bir bir temâşâ olunur bir mekân-ı âlîdir. Bu mahalde eflâke ser çekmiş yalçın kayalar vardır kim kimi ejderhâ gibi kimi fil-sıfat, kimi keştî, kimi ukâb gibi gûnâ-gûn eşkâl-i garîbe ve acîbeli muhavvif ve mehîb kayalar vardır. Andan yine atlara süvâr olup kıble cânibine yokuş yukaru yine sünbülistân ve tûtyâ-yı reyhânistân içre ubûr ederken bu mahallerde dıraht-ı müntehâlar yokdur. Ancak çemenzâr [u] şükûfezâr yerlerdir. Beşinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230a ·
metinde göster ·
… Rûdîn hazretlerin ziyâret edüp bir âsitâne-i ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcâtdır. Bu
semtlerde
sevâhile inen Türkmân kabîlesi cümle Uzeyr'e mu‘tekidlerdir kim hâlâ mutasarrıf …
Bu ziyâret-i Uzeyr'i edüp yine cânib-i kıbleye düz, vâsi‘ sahrâ-yı âbâdân içre (---) sâ‘atde Şeyh Rûdîn hazretlerin ziyâret edüp bir âsitâne-i ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcâtdır. Bu semtlerde sevâhile inen Türkmân kabîlesi cümle Uzeyr'e mu‘tekidlerdir kim hâlâ mutasarrıfînden olup ulu sultândır. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a ·
metinde göster ·
… urûc edüp Kostantiniyye'yi muhâsara etdiklerine ılgar ile niçe bin mücâhidîn bu
semtlerden
mâl-ı ganâyimler aldıkları sene Nigebolu Eflâk krallarından Uruscuk nâm bir kra …
Ta‘rîf-i iskele-i azîm ve bender-i kadîm kal‘a-i Uruscuk: İbtidâ bânîsi Hazret-i Ömer ibn Abdülaziz hilâfetinde ümmet-i Muhammed Şâm'dan birkaç kerre İslâmbol üzre hurûc edüp Kostantiniyye'yi muhâsara etdiklerine ılgar ile niçe bin mücâhidîn bu semtlerden mâl-ı ganâyimler aldıkları sene Nigebolu Eflâk krallarından Uruscuk nâm bir kral-ı bed-nâm bu kal‘ayı binâ edüp Dobruca kralı üzre teğâllübe kasd etmişdi. Âhir-i kâr bu kal‘a altında vakt-i şitâda Ruscuk kralı buz üzre ayş [u] nûş ederken buz kırılıp cümle tevâbi‘ [u] levâhıkıyla gark olup nûşı hamr iken nehr-i Tuna olup ıyşi nîş oldu. Bu kral-ı dâllin ahvâlin Yanvan Târîhi'nde hûb yazmışdır. Ba‘dehû bu Ruscuk kal‘asına Dobruca kral istîlâ etmişdir. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethidir. Bâ ceng-i azîm içinde olan Eflâk küffârı kayıklarla Tuna üzre karşı cânibe firâr ederlerken cümlesi gark-ı âb oldular. Ba‘dehû Yıldırım Hân ile Timur hâdisesi zuhûr edüp Yıldırım Hân mahbûsen merhûm olup Devlet-i Âl-i Osmân muhtell [ü] müşevveş-ahvâl iken Eflâk ve Boğdan kralları ferce bulup nehr-i Tuna'nın beri cânibinde ne kadar kılâ‘-ı metîneler ve hısn-ı hasîneler var ise istîlâ etdiler. Ba‘dehû Çelebi Sultân Mehemmed Rûm'a müstakil pâdişâh olunca yer götürmez askerle gelüp bu Ruscuk kal‘asın feth edüp fâtih-i sânî oldu. Ve bu Ruscuk kal‘asında iki bin pâre kayık ve donanma ile karşu geçüp meks edüp tabur-ı azîmler hafr edüp sene (---) târîhinde Yergöğü kal‘asın binâ edüp cümle Eflağ [u] Boğdan'ın fitne vü fesâdcıları katl edüp bakıyyetü's-seyfin harâca kesüp yeniden kral nasb etdi. Ba‘dehû bu şehir Süleymân Hân tahrîri üzre Silisre eyâletinde Nigebolu sancağı hükmünde subaşılıkdır ve üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi cümle (---) aded ma‘mûr kurâdır. Müftî ve nakîbi ve sipâh kethüdâyeri ve serdârı ve gümrük emîni ve muhtesibi ve şehir kethüdâsı ve bâcdârı ve kal‘a dizdârı ve (---) aded 112b kal‘a neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112a–112b ·
metinde göster ·
Cümleden sarây-ı selâtin-i Âl-i Osmân, hayrât-ı Sultân (---)(---) Hân, şehrin cânib-i şarkîsinde bir çemenzâr sahrâya nâzır bir mürtefi‘ zemînde dıraht-ı servî ve çınar ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve sâ’ir eşcâr-ı müsmirrât-ı gûnâ-gûn ile kuyâğ-ı hıyâbân olmuş bir bâğ-ı İrem'dir kim gûyâ erd-i behiştdir. Bunda olan tuyûr-ı hoş-elhânın evsâfında lisân kâsırdır. Bâ-husûs mürg-ı karatavuk ve mürg-ı ishakın hoş-nevâlığı vakt-i Şâfi‘îde âdeme hayât verir. Ve hezâr hezârânın ve bülbül-i hoş-nevânın nevâ-hânlığı bir bâğ-ı selâtînde yokdur. Zîrâ kûhî semtlerdir. Bu sarây-ı azîmin cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl divârlıdır. İçinde bostâncıbaşısı ve üç yüz aded bâğbânı vardır. Ve müte‘addid hücreleri ve niçe kasr-ı havernâkları ve niçe kâh-ı kâ‘aları var ve Çatal dağın su terazûlarıyla uçar âb-ı revânlar fıskiyye ve havz u şadırvanlardan ve selsebillere rîzân olur. Her pâdişâhın birer gûne kasr-ı İremleri var kim atlas-ı felekde eyle bir kârgîrliği bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Merhûm Melek Ahmed Paşa efendimiz bunda mihmân olup Kaya Sultân ile bunda mülâkât olup kâmil bir hafta bu bâğ-ı cinânda Hüseyn-i Bâkara fasıllarıyla zevk u safâ edüp felekden kâm alır şekilli olduk. Ammâ ne mümkin, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 171b ·
metinde göster ·
… de Enûşirvân-ı âdil bir demir kapu inşâ etmeğile Demirkapu derler. Mukaddemâ bu
semtleri
kerrât ile ubûr edüp hâlâ yine kâh şimâle ü cenûba serseri gezüp andan,
Menzil-i karye-i Demirkapu: Diyârbekir hâkinde (---) sancağı hudûdunda Ekrâd u Ermenî köyüdür ve ze‘âmetdir. Bu mahalde Diyârbekir'in reyhân bostânlığına uğrayan nehr-i Şatt'ın ibtidâ başının bir fırkası dahi bu Demirkapu kurbünde Çınarlı dere nâm mahalden derilüp Diyârbekir'e gider. Zamân-ı kadîmde bu Demirkapu mahallinde Enûşirvân-ı âdil bir demir kapu inşâ etmeğile Demirkapu derler. Mukaddemâ bu semtleri kerrât ile ubûr edüp hâlâ yine kâh şimâle ü cenûba serseri gezüp andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 197b ·
metinde göster ·
geşt ü güzâr etdim ve Sivas'da efendilerimiz vâlî iken Keskin ve Bozok'da niçe …
Bu abd-i hakîr Bağdâd fethinden berü ol semtleri geşt ü güzâr etdim ve Sivas'da efendilerimiz vâlî iken Keskin ve Bozok'da niçe hizmetler zabt edüp eyle şey görmedim ve yine bu deccâl halk Rûmeli'nde Silistre eyâletinde Deliorman nâhiyesinde ve Karasu nâhiyesinde ve Dobruca vilâyetinde şâhseven ve mum söndürenler ile şâh taclığı er ve avretler var derler. Hudâ âlimdir belki elli kerre ol diyârlarda ülfet edüp hizmetler zabt etdim. Ammâ eyle nâ-şer‘î iş görmedik. Lâkin bî-namâzı ve gûyende avret sevici âdemleri vardır. Ammâ Şâm içinde Sâzenikler mahallesi vardır. Halkından Acem hakkı alırlar ve cümle Şâm'ın Dürzî ve Timânî dağlarında nohudî mezheb âdemler var kim Kızılbaşlığı yetmiş mertebe öte geçdikleri Şâm ve Şâm-ı Trablus seyâhatlerimizin cild-i (---) inde mufassal tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 297a ·
metinde göster ·
… mmet-i Nûh necât buldukda Cûde şehrin Hazret-i Nûh imâr eder. Andan bu Nihâvend
semtlerini
Nûh Necî deverân ü seyerân edüp âb u hevâsından hazz edüp bu Nihâvend'in şehrin …
Vech-i tesmiyyesi ve ibtidâ bânîsi oldur kim kaçan Âdem-i Sânî ya‘nî Nûh Nebî aleyhi's-selâm ba‘de't-Tûfân delîl-i kat‘î olan bu âyet-i bürhân ile âyet Arapça hükmü üzre Musul kurbünde cebel-i Cûde üzre keştî-i Nûh Necî karâr edüp cümle ümmet-i Nûh necât buldukda Cûde şehrin Hazret-i Nûh imâr eder. Andan bu Nihâvend semtlerini Nûh Necî deverân ü seyerân edüp âb u hevâsından hazz edüp bu Nihâvend'in şehrin inşâ etdüğinden Nûh-âvind'den galat Nûh-âvend derler. Giderek galat-ı meşhûr olarak Nihâvend derler. Ammâ Acem nâzükleri Nehrâvend derler ve lisân-ı Moğolîde Sare-sur derler, ya‘nî Sâriye kal‘ası derler. Ba‘dehû Keyûmers Şâh ve Nuşirevân ve Hazret-i Ömer hilâfetinde Serdâr Sâriye ve Hârûnu'r-Reşîd ve Şâh Gıyâseddîn cümle bunlar imâr etmişdir ve niçe düvelden düvele intikâl etmişdir. Ba‘dehû Hulâgû ve Timur-ı pür-zor ve Süleymân Hân asrında Serdâr İbrâhîm Paşa ve Murâd Hân-ı Sâlis asrında Cığaloğlu ve Osmân Hân-ı Sânî asrında Halîl Paşa ve Murâd Hân-ı Râbi‘ asrında Hüsrev Şîr Paşa bu Nihâvend kal‘ası ve şehrin harâb u yebâb etmişlerdir. İlâ hâze'l-ân
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307a ·
metinde göster ·
… re olduğundan bu tarafda aslâ kal‘a dîvârı yokdur ve lâzım da değildir. Zirâ bu
semtleri
kevâkib-i 151b Süreyyâ'ya ser çekmiş kayalardır kim üç Süleymâniyye minâresi …
Kal‘ası evc-i semâya münkalib olmuş yumurta gibi bir kaya üzre şekl-i müselles ve kârgîr seng-i tırâş bir sûr-ı savaşdır kim kara cânibi iki kat vâsi‘ ve âriz ve âlî kal‘a-i bâlâdır. Gerçi bu kal‘a-i üstüvâr üç köşedir, ammâ kara tarafının iki bölüğünde kal‘a dîvârları vardır, ammâ kıble cânibinde olan tarafında aslâ kal‘a dîvârından nâm [u] nişân yokdur. şehrin cümle hânedânlarının cümle şâhnişîn ve revzenleri bu tarafda yalçın kaya üzre olduğundan bu tarafda aslâ kal‘a dîvârı yokdur ve lâzım da değildir. Zirâ bu semtleri kevâkib-i 151b Süreyyâ'ya ser çekmiş kayalardır kim üç Süleymâniyye minâresi kaddi aşağıda nehr-i azîm Virbaz deryâ gibi cereyân ederken bu kal‘anın bâlâlığından mezkûr nehir bir ırmacık gibi görünür. Tâ bu mertebe kal‘a-i âlîdir kim benî Âdem aşağı bakmağa cür’et edemeyüp aklı gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151a–151b ·
metinde göster ·
… re sancağı gâzîleri çete ve potura eşerek bu cisirden ubûr edüp Kanije ve Peçoy
semtlerin
nehb ü gâret etdikleri ecilden küffâr bu cisri münhedim edüp çetecilerden halâs …
Ba‘dehu Süleymân Hân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân sene (---) târîhinde kal‘a-i Belgrad'ı ve kal‘a-i Zemon'u feth etdikde Sirem ve Semendire sancağı gâzîleri çete ve potura eşerek bu cisirden ubûr edüp Kanije ve Peçoy semtlerin nehb ü gâret etdikleri ecilden küffâr bu cisri münhedim edüp çetecilerden halâs olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64a ·
metinde göster ·
… bahâdır zorâver ve dilâver batırlar ile nehr-i Vak'ı ubûr edüp tâ kal‘a-i Pojon
semtlerin
vurup yakup yıkmak fermân olundu.
Ba‘dehu Hânzâde vezîri olan Sefer Gâzî Ağazâde İslâm Ağa on bin aded güzîde bahâdır zorâver ve dilâver batırlar ile nehr-i Vak'ı ubûr edüp tâ kal‘a-i Pojon semtlerin vurup yakup yıkmak fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115a ·
metinde göster ·
… -ı şarkîsi vilâyet-i Leh'dir ve Tot kavminin lisânları da Leh gibidir. Ve şimâl
semtleri
Çeh vilâyetleridir ve garb tarafları Nemse diyârıyla hem-hudûddur, ammâ cümle T …
Bu zemînin cânib-i kıblesi Orta Macar'dır ve taraf-ı şarkîsi vilâyet-i Leh'dir ve Tot kavminin lisânları da Leh gibidir. Ve şimâl semtleri Çeh vilâyetleridir ve garb tarafları Nemse diyârıyla hem-hudûddur, ammâ cümle Tot kavmi başka banlıkdır kim iki kerre yüz bin askere mâlikdir, lâkin Orta Macar'a tâbi‘ olduklarından bunlar dahi millet-i Mesîhiyye'dendirler ve Macar kavmi gibi mezhebleri dahi Luturyan mezhebindedirler. Putperest olmayup salîbe perestlerdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126a ·
metinde göster ·
Andan 3 sâ‘atde dağlar ve bâğlar ve taşlar içre giderken bu
semtlerde
çok kal‘alar nümâyândır. Meselâ kal‘a-i Kopnik ve kal‘a-i Verbi ve kal‘a-i Yemr …
Andan 3 sâ‘atde dağlar ve bâğlar ve taşlar içre giderken bu semtlerde çok kal‘alar nümâyândır. Meselâ kal‘a-i Kopnik ve kal‘a-i Verbi ve kal‘a-i Yemruçe ve kal‘a-i Gırgorifçe ve kal‘a-i Baya ve kal‘a-i Lokay ve niçe kal‘alar dahi kimi Tuna kenârının yemîn ve yesârında ve kimi mesâfe-i ba‘îdede nümâyân kal‘alar var, ammâ mu‘tâd-ı kadîm üzre ilme'l-yakîn ve hakka'l-yakîn ve ayne'l-yakîn hâsıl etmeyince kal‘a evsâfların tahrîr etmemek dâ’im olmağ ile niçe kal‘aları alarkadan temâşâ edüp tahrîrinden dahi âciz olup ubûr ederdik, zîrâ bu Budin serhadlerinde dağdan dağa ve bâğdan bâğa ve niçe geçit başları iskelelerde kal‘alar çokdur. Andan mezkûr Babuniştıra palankasından 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 32b ·
metinde göster ·
Ve bu kapu Mısr'ın Bâb-ı Nâsır'ı ve Demir Kapusu gibi ağreb ü garâ’ib ü acâ’ibden kapudur. Ve kal‘anın bu semtleri seksener arşın dolma rıhtım âlî dîvârlardır. Âdem yukaru baksa başından sarığı düşer, tâ bu mertebe kadd-i bâlâ hisâr-ı üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37b ·
metinde göster ·
… r silâhsız geçmek muhâldir. Gerçi vilâyet Nemse'nindir, ammâ Macar havfinden ol
semtlere
Nemse varamaz. Meğer bir azîm küme olup ol zamân gidüp gelir ve birbirleriyle h …
Ve bu kal‘a-i Ovar'dan içeri Üstürgon ve Ustolni-Belgradı tarafına Nemse dahi eğer silâhlı ve eğer silâhsız geçmek muhâldir. Gerçi vilâyet Nemse'nindir, ammâ Macar havfinden ol semtlere Nemse varamaz. Meğer bir azîm küme olup ol zamân gidüp gelir ve birbirleriyle harbe ucıyla söyleşirler ve yine birbirlerinden geçmezler, zîrâ "El-küfrü milletün vâhide"dir. Lâkin Nemse'nin devleti kalındır. Macar'ın devleti Süleymân Hân zamânından berü gorona tâcı ve Üstürgon kal‘ası ve üç yüz pâre kal‘aları ellerinden gideli devletleri za‘îfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b ·
metinde göster ·
… Ve dahi andan tâ Vardar kal‘ası köşesine varınca baş aşağı cânib-i garba nâzır
semtler
olup bu taraf dahi berr semtidir.
Andan iskele kapusundan taşra çıkup tâ Vardar kullesine varınca cânib-i garba meyyâl gidüp kâmil bin adımdır. Bu mahalde kal‘a-i Selânik'in üç köşesinin adımlaması tamâm olup bu Vardar kal‘ası garba nâzır köşededir, ammâ bu köşeden tâ Kelemerye kal‘ası köşesi burnu cânib-i kıbleye nâzırdır. Ve bu iki köşe arası leb-i deryâda liman tarafıdır. Ve dahi Kelemerye kal‘asından yokuş yukaru cânib-i şimâle Yedikulle'dir ve kara tarafıdır. Ve dahi andan tâ Vardar kal‘ası köşesine varınca baş aşağı cânib-i garba nâzır semtler olup bu taraf dahi berr semtidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224a ·
metinde göster ·
… artık cezîre-i Girid'in cenûb tarafında Arabistân'ın Hilâl vilâyetlerine nâzır
semtleridir
kim mâbeyne-hümâları iki yüz kırk mîldir.
Kapudanından hedâyâsın alup kayık ile yine cezîre-i Girid'e geçüp atlarımıza süvâr olup Girid'in bu tarafları cânib-i garba nâzır Çuka adaları nümâyândır. Cezîre-i Girid'in garb cânibindeki bir ucu bu mahaldir kim şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olmuş bir cezîredir. Ve bu köşesinden artık cezîre-i Girid'in cenûb tarafında Arabistân'ın Hilâl vilâyetlerine nâzır semtleridir kim mâbeyne-hümâları iki yüz kırk mîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… mle bayırlardır, ammâ göl tarafı ki kal‘anın kıble ve cenûb taraflarıdır kim ol
semtler
yalçın kanare serâmed kayalar olmağile mahûf ve muhâtara uçurum bî-amân çâh-ı e …
Ve bu taşra kal‘anın maşrıkdan şimâle ve yıldız cânibinde ve garbında sa‘b ve metîn kal‘a dîvârları vardır. Ve ol taraflar cümle bayırlardır, ammâ göl tarafı ki kal‘anın kıble ve cenûb taraflarıdır kim ol semtler yalçın kanare serâmed kayalar olmağile mahûf ve muhâtara uçurum bî-amân çâh-ı esfelli yerler olup bu taraflarda aslâ kal‘a dîvârları yokdur ve lâzım da değildir. Lâkin kâhîce hayvânlar düşüp pâre pâre olurlar, tâ bu mertebe evce ser çekmiş kayalardır. Zamân-ı evâ’ilde bu uçurum taraflarına korkuluk şekilli dîvârlar binâ eylemişler, ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369b ·
metinde göster ·
Hazret-i Risâlet-penâh'ın bir mektûb-ı nutk-ı dürerbârların kavm-i Etrâk ve kav …
Anıniçün bu Usturumça kal‘ası kapusu üzre İskender-i Yûnân zamânı Türkçe hatlar kazılmışdır. Hakîkatü'l-hâl lisân-ı Türkî lehce-i kadîmd[ir]. Hattâ Türk-i Türkân semtleri Hazret-i Risâlet-penâh'ın bir mektûb-ı nutk-ı dürerbârların kavm-i Etrâk ve kavm-i Dağıstân ve kavm-i Lezgi ve bâlâda tahrîr olunan kavimler cümle Hazret'in mektûbuyla İslâmı kabûl etdiler kim niçe yüz yıl evvel Türkçe kelimât ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 374a ·
metinde göster ·
… ‘anın şarkı ve şimâli ve yıldız rûzgârları tarafında vâki‘ olmuşdur. Sultânbâğı
semtleri
dere içine ve Yeni mahalle kal‘anın garb cânibi altına ve Zereğen mahallesi düz …
Ve bu kal‘a evlerinin yüzleri cümle şimâl cânibinde Küti sahrâsına nâzır hevâdar ve cihân-nümâ beyt-i ra‘nâlardır. Ve aşağı şehr-i kebîr bu kal‘anın şarkı ve şimâli ve yıldız rûzgârları tarafında vâki‘ olmuşdur. Sultânbâğı semtleri dere içine ve Yeni mahalle kal‘anın garb cânibi altına ve Zereğen mahallesi düz sahrâya vâki‘ olmuş bu gûne mahalle-i âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9b ·
metinde göster ·
… zemîne vâki‘ olmağile her cânibi taş döşeli kaldırım değildir, illâ bezzâzistân
semtleri
ve Sarrâchâne ve Kavvâfhâne esvâkları ve Tahtalkal‘a ve Çâşnigîrbaşı câmi‘ câni …
Ve bu şehir bir kumsal zemîne vâki‘ olmağile her cânibi taş döşeli kaldırım değildir, illâ bezzâzistân semtleri ve Sarrâchâne ve Kavvâfhâne esvâkları ve Tahtalkal‘a ve Çâşnigîrbaşı câmi‘ cânibleri ve gayri sûk-ı sultânîler serâpâ musanna‘, mefrûş seng-i beyâz ile ârâste pâk kaldırımlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y38a ·
metinde göster ·
Ve bu şehirde iki gün meks edüp zevk u safâlar etdik. Ba‘dehu Kâfiryat'dan Seydîşehri ve Beğşehri sancakları on birer sâ‘at ba‘îd olup bin elli sekiz târîhinde ol semtlerin seyâhati bâlâda tahrîr olunup varması elzem ü levâzımından olmayup Kâfiryat'dan yine rucû‘ edüp kıbleye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144b ·
metinde göster ·