İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

sende*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
124
isabet
100 cümle/beyitte
46,0
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
12
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10844,1
Dede Korkut Kitabı14431,6
DLT’deki Türkçe parçalar2689,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 124

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“sende*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
DLT III, 367 Sende ḳopar çaḍanlar / Ḳuḍġu siŋek yılanlar / Dük miŋ ḳayu temenler / Ḳuḍruḳ tikip yü …
DLT I, 529; III, 178 Senden ḳaçar sundılaç / Mende tınar ḳarġılaç / Tatlıġ öter sanduwaç / Erkek tişi uçraş …
EÇS I 36a … i top [u] çevgân-misâl galtân olup fenâ bulmaya. Ta‘mîr etmek benden feth etmek senden ola. Ve sana bir minâre yeri inşâ edüp anda du‘â etdim. Hemân fethine bezl-i ih …
EÇS I 158b–159a … raga misilli âletler ile câmûsları saban sürer gibi sürüp "Ekmek benden bereket senden , ver Allâhım ver" deyü feryâd ederek boğazlarında tobra tobra atmaca ya‘nî tohu …
EÇS I 164a "Bereket senden yâ Mevlâ, ganîmet senden yâ Allâh" diyerek cümle piyâdeleri gâyet mülebbes pür- …
EÇS I 164a "Bereket senden yâ Mevlâ, ganîmet senden yâ Allâh" diyerek cümle piyâdeleri gâyet mülebbes pür-silâh olup ubûr ederler. …
EÇS I 178b " Sende kaçkın gümrük esbâbı vardır, yüküne şiş salalım" derler, fakîr gulâm,
EÇS I 214b … Evliyâ bunlardan el çek / Yeter etdin bulara karnın ölçek / Eğer keyfiyyet ise sende maksûd / Taleb-kâr ol bulasın aşk-ı ma‘bûd / Mükeyyef ol yiyüp esrâr-ı aşkı / G …
EÇS II 238a … ere'ye gelüp ceddi Hazret-i Resûl'ü ziyâret ederken Medîne şürefâları "Nedir bu sende sikke-i {Âl-i} Muhammedî" deyü ta‘n [u] taarruz edüp şürefâ surresin vermezler. …
EÇS II 241a–241b … sâvîden ârî ol. Halûk ol, herkesle hüsn-i ülfet edüp lecûc ve zebân-dırâz olma. Senden ulular önünde gitme, ihtiyârlara ri‘âyet et. Dâ’imâ tâhir olup her muharramât-ı …
EÇS II 241b … e a‘yân-ı kibârlara varup her bâr cihet-i dünyâ içün bir şey ricâsında olma kim senden nefret edüp istiskâl etmeyeler. Rızâ lokmasına kanâ‘at eyle, eline giren mâlı d …
EÇS II 266a–267a … Dobruca kralına buluşdukda kral-ı dâll-i bed-fi‘âl eydür: "Ey Sarı Saltık! Eğer sende kerâmet varsa benim diyârımda bir ejdehâ peydâ olup Karadeniz sâhilinde bir yal …
EÇS II 353b–355b … ğen Hüseyin eydür "Yiğit, bizimle bir kaç gün bunda otur. Kışın şiddeti geçsin. Senden hazz etdik. Bir musâhib yiğit imişsin" dedi. Hakîr eyitdim "Vallahi, biz paşalı …
EÇS II 353b–355b … içinde âteş başında dururken tâ’ifenile bassan biz de cân kurtaramazdık. Allah senden râzî ola. Sen bize, biz sana cân bağışladık. Paşa gelmesinden haber verdin. Şim …
EÇS II 353b–355b … ir güderi kemer çıkarup "Şu kemerde beş yüz altundur, al bunu kabûl eyle. Lâkin senden ricâm oldur kim bes belli merdsin ve yiğitsin ve tuz ekmek yedik, nân u nemek h …
EÇS II 353b–355b … mâz-ı ayn eyledim. Yine sâhib-i hâne tesellî-i hâtır bulmayup eydür: "Oğul! Hak senden râzî ola. Eğer evime geldiğin gibi atdan inmeyüp mudârâ etmesen, eyle basdığına …
EÇS II 353b–355b … lâm etdi. Ağanın hâtırı ne kadar mâl hedâyâ ile hoş olur, anı buyursunlar. Yine senden oğul cevâb isteriz ve sana da bir şey cabalarım, dedi. Ne buyurursunuz" deyü gu …
EÇS II 353b–355b … dir bunda yatup beni harâmîler yatağı etdiler. Söylemeğe dermânım yokdur. Allah senden râzî olsun, hele kâfirleri kaçırup beni halâs eyledin. Eğer bir kaçın kanadup c …
EÇS II 353b–355b … eversen anları bana bildir" dedim. Hacı eyitdi: "Oğul! Şimden gerü oldu olacak. Senden gizli kapaklı nemiz olacak. İşte ocak başında oturup 355a sana bir çakmaklı t …
EÇS II 353b–355b … âları alup "Bak a cânım hacı baba! Biz sana i‘timâd edüp seni sana koduk. Meğer sende insâf yok imiş. El-insâfu nısfu'd-dîn demişler. Bize bu kadarca verdiğin şeyi b …
EÇS II 357b … n sonra ol Züleyhâ-yı pür-fitne Hacı Bayrâm'ın yanına gelüp "Âh cânım! Nedir bu sende olan çâr-ebrû ve âh nedir bu sende olan zekan-ı müşekkel, nedir ol kirpik-i mûj …
EÇS II 357b … ı Bayrâm'ın yanına gelüp "Âh cânım! Nedir bu sende olan çâr-ebrû ve âh nedir bu sende olan zekan-ı müşekkel, nedir ol kirpik-i mûjgân-müjeler, nedir ol yed-i kudretl …
EÇS II 360a–360b … mektûb-ı dürerbâr gönderüp buyurmuş kim ‘benim efendim ve peder-i azîzim, Allah senden râzî ola. Ehlimi vermemişsin. Eğer verirsen dü cihânda iki elim yakandadır ve r …
EÇS II 365a–366a … abakdır, andan gaflet üzre olma, deyü mektûblar gönderirdi. Aslâ vücûd vermeyüp senden geçmezdim. Ben bana düşeni etdim. Adüvlerimden merd-i meydânlık ile intikâm ald …
EÇS II 373b–374b … isin Engürü vilâyeti yanında Balıkhisâr köyünde ol kış günü bizi basdığın zamân senden aceb cân kurtardık, aceb gâfil idik. Avretler gibi âteş başında otururduk. Ol z …
EÇS II 373b–374b … cân kurtardık, aceb gâfil idik. Avretler gibi âteş başında otururduk. Ol zamân senden cân kurtardık ammâ şimdi bu Hasan Ağa devletinde cân kuşu uça gibi Evliyâ Efend …
EÇS II 373b–374b … hasından yanına âdem varamaz. "Evliyâm! Bana yine tesellî-i hâtır verdin. Allah senden râzî ola" deyüp Hemân koynundan bir altun mînâ zarflı sâ‘at çıkarup "Şu kendü b …
EÇS III 17b … imden / Bana kılmak karâr-emken ola mı / Fezâlar bana hiç mesken ola mı / Benim senden murâdım budur ey Şâh / Mübârek yüzünü göstere Allah / Bile girem seninle cennet …
EÇS III 17b … ete ben / Şefâ‘at kıl ereyim rahmete ben / Ben oldum çünki mâ’-i mu‘cizâtı / Ki senden isterim hem iltifâtı
EÇS III 17b … bkem ol kendü halinde / Ko bu cûş [u] hurûşu dur yolunda / Ki sırr-ı aşkı sakla sende ki var / Müyesser ola tâ ki sana dîdâr / Ki haddinden tecâvüz etme aslâ / Ki se …
EÇS III 17b … de ki var / Müyesser ola tâ ki sana dîdâr / Ki haddinden tecâvüz etme aslâ / Ki senden hâsıl ola niçe ma‘nâ / Çü senden bula insan intifâ‘ı / Bulasın hak katında irti …
EÇS III 17b … na dîdâr / Ki haddinden tecâvüz etme aslâ / Ki senden hâsıl ola niçe ma‘nâ / Çü senden bula insan intifâ‘ı / Bulasın hak katında irtifâ‘ı / Ger ağlarsan dahi vaktiyle …
EÇS III 17b … tifâ‘ı / Ger ağlarsan dahi vaktiyle ağla / Zamaniyle çıkup bir hoşça çağla / Ki senden hâsıl ola bâğ u bustân / Yiyüp anda safâlar ide insân
EÇS III 17b Dahi bitsün kamu eşcâr [u] esmâr / Ki gûne gûne bite sende ezhâr / Ki feryâd eyleye mürğ-i hoş-elhân / Karârgâh edinüp envâ‘-ı mürgân / Eğ …
EÇS III 23b–24a … en nef‘ hâsıl edemezler" dedikde Hazret-i Alî: "Senin adın âsî olsun. Benî Âdem senden intifâ‘ görüp nûş eden hayât bulsun" deyüp Gülbin cebeli dibinde Hazret-i Alî n …
EÇS III 29b Allah senden râzı olsun
EÇS III 33b … dedim. Hemân nutka gelüp eydür: "Çünkü bana kardaş dedi. Kabûl etdik artık biz senden , sen benden emîn ol ve ta‘âmın dahi yedik. Ben İzolı Kürdü kabîlesindenim ve Gü …
EÇS III 43b … geldikde şehr-i Busrâ'da Buhîra nâm bir râhib var idi. Ol eydür: "Yâ Muhammed! Sende sihir alâmeti var. Durma, Akka'da Ni‘meteyn derler iki uyûn vardır, birine Hazr …
EÇS III 44a … iğimiz cümle ücret-i kademdir. Cümle mâl-ı pâdişâhî hâlâ bizim zimmetimizdedir. Senden gayri görelim ne şekil vezîr gelüp Nakura Boğazın aşabilür. Hâlâ cümle mâl bizd …
EÇS III 102a–102b … ırup anlar dahi dâd u feryâd ederek Melek Paşa huzûruna çıkup "Sa‘âdetlü vezîr, senden hoşnuduz ammâ Kudde Kethüdâ ve Emîr defterdârı istemeziz. Bize zulmleri hadden …
EÇS III 144b–145a … en su’âl edün, deyü bize tebşîr etdiklerinden bu gün bu vâkı‘anın vâkı‘-ı hâlin senden su’âl etdiğimin aslı ol idi. İmdi bu hakîr ilhâm-ı Rabbânî ile böyle ta‘bîr etd …
EÇS III 154a–154b … bîdâr olup "Tiz vezîri kığırın!" dedikde vezîr-i Âsaf-dilîr geldikde "Tiz Lala! Sende olan Kıbrıs ganâ’imi mâlından bana mâl verüp cânın halâs eyle!" deyince vezîr-i …
EÇS III 154a–154b … m, ahşâm Resûl-i Kibriyâ'yı vâkı‘amda gördüm. Yâ Mustafâ, Selîm'e tenbîh etdim. Sendeki mâl-ı ganâ’imi Selîm'e verip Edirne'ye bile gidüp bir câmi‘-i latîf ve bir ma‘b …
EÇS III 157a–157b Vakt-i Şâfi‘î oldukda yine dîvârdan ol pîr zâhir olup eydür "Ey oğul, Allah senden râzî olup sa‘âdet-i dâreyne nâ’il olasın. Ben ecinne meliklerinden Asfâ’il nâm …
EÇS III 159a–159b … ûr-ı Süleymân Hân'a ıhzâr ederken koynundan bu Mesnevî-i Şerîfi "Al yâ İbrâhîm, sende emânet olsun. Yine Süleymân Hân huzûrunda bana ver, deyü deryâya atıp bu mahald …
EÇS III 173a … rdiler. Âhir Melek Ahmed Paşa efendimiz bu hakîre hitâb edüp eyitdi "Ey Evliyâ! Sende olan azîmetlerden ve İsm-i a‘zamlardan ve Mu‘avvizeteyn ve ba‘zı ed‘iyelerden b …
EÇS III 175b Verdim beni benden sana, aldım seni senden bana
EÇS III 179a–179b … Celâlî ederlerdi. Hâşâ ben o fesâdı kabûl etmezdim, ammâ bed-nâm olurdum. Allah senden râzî ola. Senin bana va‘z u nasîhatinden ziyâde sa‘âdetlü pâdişâh bana ikrâm ed …
EÇS III 183b … düp eydür "Bak a Evliyâm! Siz benim oğlum ve akrabâmdansın, ammâ bu sırr-ı hafî sende kala. Üç gice mukaddem ben Sultân Murâd'ı vâkı‘amda görüp, ‘Al bu ekmeği ye Ahm …
EÇS IV 226a … ve nehr-i Karadere, sehel şorcadır ammâ gâyet nâfi‘dir ve Değirmân deresi ayn-ı Sendefe derler. Beyne'l-hukemâ bir nâfi‘ sudur ammâ halk İskender aynı deyü anı medh ed …