… âret etdirüp yakup yıkup hâke berâber etdi kim eser-i binâdan bir fül kadar bir
seng ve
hilâl kadar bir hıştî kalmadığı 250b bâlâda Erzurûm'dan sene 1057 târîhinde T …
Ammâ Süleymân Hân şehr-i Tebrîz-i dilâvîzi korudup nehb ü gâret etdirmedi ve bir re‘âyâ vü berâyâya ta‘addî olunmasına rızâ-yı hümâyûnları olmadı. Ancak Tebrîz içre şâhın sarâyları ve hıyâbân ve bâğ-ı İremleri alâ rağmi'l-a‘dâ gâret ü hasâret etdirüp yakup yıkup hâke berâber etdi kim eser-i binâdan bir fül kadar bir seng ve hilâl kadar bir hıştî kalmadığı 250b bâlâda Erzurûm'dan sene 1057 târîhinde Tebrîz-i dilâvîze vardığımızda imâret ve harâbî-i Tebrîz cümle tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250a–250b ·
metinde göster ·
… çkal‘a taşra sûr-ı kebîrin cânib-i şarkîsinde bir düz yerde şekl-i murabba‘ bir
seng ve
tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Etrâfında handakı (---) ve dâ’iren-mâdâr cirmi …
Evvelâ bu İçkal‘a taşra sûr-ı kebîrin cânib-i şarkîsinde bir düz yerde şekl-i murabba‘ bir seng ve tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Etrâfında handakı (---) ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Ve cânib-i kıbleye ve şehr içine mekşûf bir kapusu var ve bir uğrun kapusu var dâ’imâ mesdûd durur. {Sene (---) târîhinde Bekir Subaşı Celâlî olup Bağdâd'a kapanup Acem şâhına haber gönderdi kim "Şâhım, Bağdâd senin, sarâyına gelesin!" deyü haber gönderüp şâh geldikde Celâlî Bekir kal‘ayı şâha vermeyüp cenge âheng ederken Celâlî Bekir oğlu Dervîş Muhammed bu iç kal‘anın mezkûr handak kapusun açup şâh askerin Bağdâd'a koyup Acem istîlâ etdüği menhûs Uğrunkapusu'dur kim hâlâ mesdûddur}. Ammâ büyük kapusunun dâhilinde şeb [u] rûz cümle dîdebânlar pür-silâh âmâdedirler. Bilmedikleri âdemi kal‘aya komak ihtimâlleri yokdur. Zîrâ cümle cebehâne ve hazîne ve barûd-ı siyâh ve cümle erzâk-ı sipâh bu İçkal‘a'da mahfûzdur. Bu kal‘ada başka dizdâr ve cümle (---) aded neferât-ı kerrâr vardır. Ve derûn-ı hisârda cümle (---) hâk-i amber-pâk ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz hâne-i ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 341a ·
metinde göster ·
… r kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Ve yedi bin aded Fireng-i
Seng ve
Islovin üsârâlarının güzîdeleri dest-i İslâm'da giriftâr-ı bend-i belâ olup bu …
Andan kal‘a-i Moran'a aslâ nazar etmeyüp yakınında olan imâristânları ve bâğ [u] bostânları harâb [u] yebâb edüp bu kadar mâl-ı firâvân ve emti‘a-i nevâdir makûlesi bî-misâl tuhaf âvânîler ele girmişdir kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Ve yedi bin aded Fireng-i Seng ve Islovin üsârâlarının güzîdeleri dest-i İslâm'da giriftâr-ı bend-i belâ olup bu kavmeyn-i mezbûreyn devletlerine bir mertebe za‘af u şikest ü bâl târî oldu kim def‘-i adüvde adem-i kudretleri zâhir olmağile cümle guzât gürûh gürûh olup her tarafı Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr gibi urup kavm-i Islovin ve Fireng-i şekâvet-sencleri esîr ederlerdi. Ve yine ol gün serdârımız yanına elbette gelirlerdi, zîrâ bu zemînde olan dağların şark ve şimâl cânibi tarafları Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu (---)(---)(---)(---)(---) oğullar nâm keferelerin hâk-i nâ-pâk-i menhûs hâneleridir kim diyâr-ı Islovin nâmıyla müte‘ârif dâr-ı diyârların cümlesi Nemse çâsârına tâbi‘ olup ol kral-ı dâllin boybeğleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141b ·
metinde göster ·