Müverrihân-ı kudemâ olan Mıkdısî-i Yarmenî bu hâk-i Irâk tahrîrinde yed-i tûlâsın ayân u beyân edüp mezkûr Eski Bağdâd-ı Heremdâd hakkında eyle tahrîr ü tasdîr ü terkîm edüp eydür kim: "Hâk-i Irâk hudûdu tûlen Tikrit şehrinden tâ şehr-i Sadan'a varınca idi. Ve arzı şehr-i Kâdisiyye'den tâ şehr-i Hulvân'a varınca hudûd-ı İremleri varmış idi. Ve nefs-i şehr-i Heremdâd Şattu'l-Arab kenârından cânib-i şarka iki günlük yolda nehr-i Diyâle'ye varmış. Tûlen ve arzen bir sevâd-ı mu‘azzam idi. Ve vasat-ı şehir içre tâ nehr-i Diyâle'den üç aded tur‘a gelüp cereyân ederdi. Ve ol asırda cümle hâk-i Irâk'da nehr-i Şatt ve nehr-i Furât ve nehr-i Diyâle'den cümle yedi bin aded tur‘alar cereyân edüp arz-ı Irâk'ı saky edermiş. Ve bu Heremdâd'un vasatında deyr-i püt-gedesi var imiş kim cemî‘i kıbâbları üç bin amûd-ı müntehâ üzre mebnî üç bin altmış aded kıbâbları olup yedi bin aded huddâmları var imiş. Ve nehr-i Van 332b dahi Kürdistân kuhlarından gelüp nehr-i Dicle'ye bu Heremdâd altında mahlût olurmuş. Ve nehr-i İsâ içre ve nehr-i Serâb kenârınca niçe bin âsiyâb-ı dakîkler deverân edüp mezkûr nehreyn-i mübârekeynler üzre niçe bin keştîler şinâverlik edüp şehr-i Heremdâd'a tüccârân ile metâ‘ getirüp kâlâ vü vâlâ getirirlerdi. Ve ne mertebede sevâd-ı mu‘azzam idüğü andan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim bu şehr içre hammâm-ı hâs [u] âm ile hammâmât-ı mahsûs-ı benâm altmış bin hammâm idi" deyü tahrîr etmişler. Hattâ Cerîr-i Taberî dahi "Bu Eski Bağdâd-ı Heremdâd'ın her hammâmı içre beşer âdem olsa olmaz her hammâmda ellişer huddâm var idi", deyü bî-hisâb benî Âdem tahrîr etmiş "Ve cümle kırk bin sırmakeş ve altı bin zerkûb var idi. Gayri esvâk-ı bâzârı ve niçe kerre yüz dükkânçeleri ve niçe yüz bin aded âsâr-ı imârâtları ana göre kıyâs oluna." deyü tahrîr etmişler. Ammâ şimdiki hâlde kân-ı mâr-ı mûr [u] bûm-ı gurâb olup ancak âsâr-ı binâdan Tâk-i Kisrâ nâm bir binâ-yı benâm kalmışdır. İnşâallahu Ta‘âlâ mahalliyle ol dahi tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 332a–332b ·
metinde göster ·
… nân sebebiyle harâb u yebâb ve envâ‘-ı et‘ımelerin türâb ve esnâf-ı eşribelerin
serâb
etdiler. Ve ekseriyyâ ağniyâların emvâlini târâc ve evlâdlarını bir niçe gün ac …
Nâgâh bi-emr-i tedbîr-i kadir-tüvân ve hükm-i tebdîr-i kazâ-cereyân ta‘alluku birle bir berk-ı lâmi‘ ve hark-ı şâyi‘ ki berg-i hâtifden puyân ve bâd-ı harîfden şitâbân, fî-akalli'z-zamân ve edne'l-evân, şehr-i Sâlihiyye sâkinân-ı mel‘ûnân sebebiyle harâb u yebâb ve envâ‘-ı et‘ımelerin türâb ve esnâf-ı eşribelerin serâb etdiler. Ve ekseriyyâ ağniyâların emvâlini târâc ve evlâdlarını bir niçe gün ac ve kendülerin bir habbeye muhtâc edüp mihaddelerin hacer ve pisterlerin hâkister eyleyüp bu şehr içre ol ma‘rekede niçe yüz bâkirenin bekâreti izâle olunup niçe fi‘il-i şenî‘ler oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·