… rnu deryâsına bin adım ba‘îd bir püşte-i âlî üzre eflâke ser çekmiş bir kubbe-i
serâmeddir
kim bu günde eyle bir kubbe-i azîm binâ olunmamışdır.
Evvelâ câmi‘-i Ayasofya, İslâmbol kal‘asının cânib-i şarkîsi nihâyetinde Âhûrkapu tarafı deryâsına bin adım ve şimâlî tarafına Sarâyburnu deryâsına bin adım ba‘îd bir püşte-i âlî üzre eflâke ser çekmiş bir kubbe-i serâmeddir kim bu günde eyle bir kubbe-i azîm binâ olunmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
… a şeşhâne minâre-i mevzûn inşâ etdirmişdir kim hâlâ kaddi (---) kademe minâre-i
serâmeddir
. Ba‘dehu sene 981 târîhinde Bâb-ı hümâyûn köşesinde Sultân Selîm-i Sânî bir kad …
Üç yıldan bi-emrillâh fethi müyesser olup ol mezkûr minâre pâyesi üzre Ebü'l-feth eflâke ser çekmiş bir şerîfeli tarz-ı kadîm bir tula şeşhâne minâre-i mevzûn inşâ etdirmişdir kim hâlâ kaddi (---) kademe minâre-i serâmeddir. Ba‘dehu sene 981 târîhinde Bâb-ı hümâyûn köşesinde Sultân Selîm-i Sânî bir kadehli bir beyâz seng-i sengîn ile zıh zıh bir minâre-i mevzûn etmişdir {kim} ibret-nümâdır. Bunda olan mukarnez ve medîne ve zıhlar bir minârede yokdur. Ammâ Ebü'l-feth minâresinden alçakdır. Cümle (---) kademedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
Ve bu haremin tâ vasatında bir âbdesthâne havzı vardır. Cânib-i erba‘asında sekiz amûd üzre bir mevzûn levhalı kurşum ile mestûr bir kubbe-i serâmeddir. Bu havzın cânib-i erba‘asında evc-i semâya ser-çeküp minârelere hemtâ serâmed sebiz-gûn servler var kim gûyâ her biri yeşil melekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·
… n âbdest alınmaz, zîrâ cânib-i erba‘ası (---) şebeke kafasdır. Üstü bir kubbe-i
serâmeddir
.
Ve bu haremin tâ vasatında bir kasr-ı âlî-misâl bir havz-ı şâzrevânı var. Fevvârelerinden ayn-ı zülâlleri pertâb edüp cemâ‘at nûş edüp def‘-i harâret ederler. Ammâ bu havzdan âbdest alınmaz, zîrâ cânib-i erba‘ası (---) şebeke kafasdır. Üstü bir kubbe-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
… r. Ve minâre-i nahîfe mâlikdir, hâlâ şehr-i İslâmbol'da nazîri yok bir minâre-i
serâmeddir
.
Kara Çelebizâde'nin Unkapanı câmi‘i: Mukeddemâ Sultân Süleymân Hân asrında Süleymân Subaşı binâsıdır. Unkapanı'nın taşrasında leb-i deryâda olmağile {Mi‘mâr Sinân binâsı idi. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâmla} câmi‘i ve minâresi münhedim olup Kara Çelebizâde müceddeden bir kubbe-i âlîli ve altı dekâkîn ü mahâzinli bir câmi‘-i fevkânîdir. Ve minâre-i nahîfe mâlikdir, hâlâ şehr-i İslâmbol'da nazîri yok bir minâre-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 89b ·
metinde göster ·
. Kaddi yüz zirâ’dır, derler. Bu iç kal‘a dîvârının kaddi altmış zirâ‘ âlîdir. G …
Der-beyân-ı eşkâl [u] ecrâm-ı kal‘a-i Erzurûm: Mezkûr bayır üzre şekl-i murabba‘ küfegi taşlı dâiren-mâdâr iki kat hisâr-ı üstüvârdır kim iki haytın mâbeyni yetmiş adımdır. Hisârîçe derler ve dâiren-mâdâr handakı vardır. Seksen adım enli ve yigirmi zirâ‘ umkı vardır, ammâ Gürcî kapusu ve Azerbaycân kapusu tarafı handakları derin değildir ve cirmi dâiren-mâdâr kâmil sekiz bin adımdır. Ve üç kapusu vardır. Cânib-i garba Azerbaycân kapusu, handak üzre cisrden ubûr olunur, iki kat demir kapudur. Biri dahi cânib-i şarka yine handak üzre cisrile geçilir iki kat demir kapudur. Bu iki kapu arasında Revân'ı feth eden on pâre balyemezler var. Bir kapu dahi cânib-i şimâle nâzır yine handakdan cisr ile güzer olunur Gürcî kapusu dahi iki katdır. Lâkin Tebriz kapusu tarafında evce ser çekmiş iç kal‘aya muttasıl olmağıla {iç} kal‘a dîvârı bir katdır, ammâ gâyet metîn u müstahkemdir. Ve kirpi-misâl topları çokdur. Cümlesi Darağacı mahallesine ve Gümüşlükünbet tarafına nâzır toplardır. Gâyet havâlesiz iç kal‘adır. Taşra kal‘aya havâle, eflâke ser çekmiş bir tula minâre gibi kulle-i âlîsi var. Kesik kulle nâmıyla şöhre-i şehr olmuş, üstü bir tahta örtülü kasr-ı âlîdir. On aded surâhî ve ser-âmed topları var kim kal‘anın cânib-i erba‘asındaki sahrâlarda kuş uçurmaz, âdemi hod ola, bi't-tarîk gezdirmez. Zîrâ gâyet bâlâ kulle-i ser-âmeddir. Kaddi yüz zirâ’dır, derler. Bu iç kal‘a dîvârının kaddi altmış zirâ‘ âlîdir. Gayrı dîvârları kırkar ellişer zirâ‘ bâlâdır ve dâiren-mâdâr kal‘anın iki katına iki yüz on kulle-i metîn ve iki bin seksen bedendir. Ve cümle kurşum mazgallı beden-i dendânlardır. Ve bu kal‘ada cümle bin yedi yüz hânedir. Cümle toprak örtülü tarz-ı kadîm evler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286b ·
metinde göster ·
… n Hân'a itâ‘at etmişlerdir. (---) hâkinde bir yalçın kaya üzre çâr-kûşe kal‘a-i
serâmeddir
.
Evsâf-ı kal‘a-i Avnik: Bu dahi Âzerbaycân hâkinde Ziyaeddîn Şâh binâsıdır. Ba‘dehû Süleymân Hân'a itâ‘at etmişlerdir. (---) hâkinde bir yalçın kaya üzre çâr-kûşe kal‘a-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 291b ·
metinde göster ·
… ıdır. Hakkâ ki Süleymân Nebî Dîvrîğ'i haps etdüğü kadar vardı. Eyle bir kal‘a-i
serâmeddir
kim muhâsara ile emân deyüp feth ola yohsa bir vecih ile bir tarafdan lağım ve …
Eşkâl-i kal‘a-i Divriği: Nehr-i azîm mâ’-i Furât kenarında evc-i âsumâne ser çekmiş yalçın kan[t]ara kaya üzre kâr-ı kadîm bir kal‘ası ve Mardin kal‘ası ve Mardin kal‘asından sonra bu Divriği kal‘asıdır. Hakkâ ki Süleymân Nebî Dîvrîğ'i haps etdüğü kadar vardı. Eyle bir kal‘a-i serâmeddir kim muhâsara ile emân deyüp feth ola yohsa bir vecih ile bir tarafdan lağım ve sibe ve meterîs etmek mümkün değildir. Meğer derûn-ı kal‘ada kaht [u] galâ ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 80a ·
metinde göster ·
… gîr kubbe değildir. 123b Hikmet-i mühendisân-ı kâr-ı mi‘mârân ile bir kubbe-i
ser-âmeddir
kim kubbe-i sernigûnun içi münakkaş levha tavandır. Garâbet andadır kim eyle ku …
Der-sitâyiş-i tekye-i Akyazılı Sultân : Leb-i deryâda Varna şehri ve Balçık iskelesi mâbeyninde bir vâsi‘ öz içre bir hıyâbân koru kenarında evc-i âsumâna ser çekmiş şekl-i müsebba‘ bir kârgîr kulle-i âlîdir kim gûyâ İslâmbol'da Galata Kullesi'dir. Ammâ kurşum örtülü sivri külâhı eflâke ser çeküp zirve-i a‘lâsındaki alemi ebr-i kebûd içre şâ‘şâ‘a urur. Ammâ kubbe sivri külâhı cümle ahşâbâtdandır. Aslâ kârgîr kubbe değildir. 123b Hikmet-i mühendisân-ı kâr-ı mi‘mârân ile bir kubbe-i ser-âmeddir kim kubbe-i sernigûnun içi münakkaş levha tavandır. Garâbet andadır kim eyle kubbe-i azîmin içinde aslâ sütûn yokdur. Hemân bir vâsi‘ fezâ üzre bir nakş-ı bukalemun tavandır. Tâ vasatında üç yüz kandilli bir çerâğdân-ı sakîl maslûbdur. Ol dahi bir bâr-ı âhendir. Her şeb ol kanâdilleri dervîşân çerâğân edüp kubbe nûr iken nûrun alâ nûr olup her âşıkân-ı sâdıkân işgâl-ı ma‘rifete meşgûl olup cân sohbeti ederler. Cümle seyyâhân-ı berr ü bihâr bu âsitânenin sütûnsuz sâbite olduğuna engüşt-ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân olurlar. Tâ bu mertebe vâsi‘ meydân üzre mestûr kubbedir kim kapudan ocağa varınca meydân-ı fukarâ yüz ayakdır. Serâpâ beyâz mermer-i hâm ile mefrûş bir meydândır. Ortada bir şâzirvân-ı revân olmadadır. Cümle uşşâkân andan def‘-i atşân ederler. Ve bu âsitâne ortasında niçe yüz aded âdem kaddi sarı pirinçden her bir pâdişâhın birer yâdigâr çerâğdânları vardır. Her şeb çerâğları gelen kurbânların yağından yakup şeb-i muzlimleri leyle-i isrâ olup gûyâ rûz-ı rûşen olur. Hakîr bu kubbe tavanının ber-karâr olmasına hayrân kalup âhir tekyenişîn Arslan Dede izniyle kubbenin tavanı üstüne çıkup temâşâ etdim. El-azametullah üstâd-ı neccârân bu kubbe içre tâ alemden rûy-ı tavana gelince bir amûd-ı haşeb-i dırâz vaz‘ edüp niçe yüz bin haşebleri ana kadamış kim gûyâ bir ağaç ormanı olmuş. Âdemin aklı ihâta etmeyüp dîde pür-nem hîrelendiği san‘at-ı hezâr-ahsendir kim "Şenîden ki bûd mânend dîde" makûlesidir. Ve bu meydânın cânib-i erba‘ası demir pencerelerdir kim etrâfında olan bâğçe-i gülistâna nâzırdır. Ve her revzenlerin mâbeyninde kat-ender-kat dervîşân dollâbları vardır. Ve bu meydânın dâ’iren-mâdâr etrâfında nezerâtdan gelen kurbân postları döşelidir. Her bir postda birer sâhib-nazar ârif-i billah âşık-ı şey'illah ilm [ü] amele ve her biri birer kâra meşgûllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 123a–123b ·
metinde göster ·
… ân ve kal‘a-i Yenisala bir yalçın kaya üzre evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i
serâmeddir
. Ammâ içinde koyun çobanları sâkin olur. Bâyezîd Hân-ı Velî fethidir. Karaharma …
Ammâ kal‘asın harâb etmişdir kim küffâr-ı dûzah-karâr Saltık Sultân'a kesret-i muhabbetleri olduğundan yine küffâr istîlâ etmesin içün sûrunu münhedim etmişdir. Ammâ niçe kerre yine Kazak, Yenisalâ nâm mahalden nehr-i Tuna kayıklarıyla gelüp bu Babadağı şehrin basup âsitâne-i Saltık Sultân'dan cümle sahûn u tancereleri ve haliçe ü kilimlerin alup giderken bir gün bir gice serserî gezüp şaykalarına vâsıl olamayup cümle bakır avânîleri yine tekyeye getirüp avdetde cümle küffâr il-vilâyet halkı destine girüp esîr-i bend-i hicrân olup bir cân-ı Kazak rehâ bulmayup deryâda gemileri dahi temevvüc-i yemmden kenar-ı deryâya düşüp pâre pâre olup ahâlî-i vilâyet mâl-ı ganâ’imle mu‘tenim oldular. Ol zamândan berü küffar Babadağı'na çıkmak ihtimâli yokdur. Ba‘dehû bu ahvâl-i pür-melâl Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in mesmû‘-ı şerîfleri olup der-ân eyâlet-i Özi muhâfazasına me’mûr Sultân Ahmed Hân dâmâdı Âtike Sultân kocası Koca Ken‘ân Paşa'ya bir kıt‘a hatt-ı şerîf gidüp "Elbette başın sana gerek ise Babadağı şehri içinde cây-ı emân olmağiçün mahalle münâsib bir mürtefi‘ zemînde bir kal‘a-i metîn bünyâd edüp der-i devletime miftâhların îsâl edesin!" deyü yarlığ-ı belîğ-i şâhî dergâh-ı âlî kapucubaşı yediyle vâsıl oldukda Ken‘ân Paşa "sem‘an ve tâ‘aten" deyüp şehr-i Babadağı'nın cânib-i şarkîsinde bâğlar ucunda bir mürtefî‘ püşte-i âlî üzre bir kal‘a-i zîbâya esâs bırağup bu kulle-i azîm itmâm bulduğu mahalde Ken‘ân Paşa ma‘zûl olup hâlâ esâs-ı kal‘a ve kulle dizdâr ve neferâtsız hâlî ve mu‘attal kaldı. Ammâ kal‘a itmâm bulsa Babadağı şehri cây-ı emân olurdu. Ammâ efendimiz Melek Ahmed Paşa kal‘ayı itmâm etmeğe murâd edinüp rikâb-ı hümâyûna arz etdikde paşa dahi ma‘zûl olup eyâlet-i Özi'yi Vezîr Siyâvuş Paşa'ya ihsan edüp Melek Ahmed Paşa'ya Rûmeli eyâleti in‘âm olundu. Hâlâ Babadağı kal‘aya muhtâcdır. Zîrâ bender-i şehr-i mu‘ammerdir kim imâret kal‘a lâzımdır. Bu şehir Özi eyâletinde Paşa hâssı voyvodalığıdır. Yüz aded tevâbi‘iyle hükm-i hükûmât edüp paşaya beş kîse, hâkime dörd kîse ve zahîre bahâsı ağasına ve paşaya dörder kîse hâsıl olur, a‘lâ hükûmetdir. Ve hâkim-i şer‘-i Resûl-i mübîni üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Ammâ niçe kerre beş yüz akçe mollalara sadaka olunmuşdur. Cümle yedi aded nevâhî nâ’ibleri vardır ve cümle yüz aded nâhiye kurâlardır kim zahîre-bahâ tahsîline gidüp geşt ü güzâr etdiğimiz kurâlardır kim tahrîr olunur. Evvelâ karye-i Hergeleci ve karye-i Sebil-i İlyâs ve karye-i Küçük Sarı ve Düğlek ve Sabança ve Acıgöl ve Sarı Nasûh ve Kara Hâbil ve Ahmed Fakı ve Tatar Çamurlusu ve Sarıgöl ve Konkaz ve Hacılar ve Teretsinlik ve Na‘lband ve Kızılhisâr ve Kamber ve Armudlu ve Karka ve Başköy ve Bahşâyiş ve Çineli ve Atmaca ve Çukurova ve Kayalıdere ve Eskibaba ve Çağatay-ı zîr ve Çağatay-ı bâlâ ve Kargalığ-ı zîr ve Kargalığ-ı bâlâ ve Demlik-i zîr ve Demlik-i bâlâ ve Deliâlî ve Seleli ve Lütfîbeğ ve Türk Çamurlusu ve Ayaklıbeğ ve Arnavudlu ve Hacı İvaz ve Sarıgöl ve Kızılca Velî ve Kâsımça ve Kaçamak ve Karye-i Eski ve Koçubeğ 127a ve Uzun İnehân ve Toksofu ve Kulalı ve Gevherli ve karye-i Yeni ve Kireçlik ve Çonkar ve Kavacıkköy ve kasaba-i Ester-i azîm ve Bâzârlı ve Gerencik ve Bilâl Kışlası ve Dânehacı ve kasaba-i Karamurâdlı ve Köstelli ve Karatay ve Durhanlar ve Mamay ve Hoca Alî ve Karakoyunlu ve Çıkrıkçı ve Şeyh Emân ve Taşağılı-i zîr ve Taşağılı-i bâlâ ve Arnavutlu ve Müstahfızân ve kal‘a-i Karaharman ve Sultânkara ve Pelidli ve Yuvacı ve Abdülbârî ve Tanrıverdi ve Kocalak ve Aydın ve karye-i Sarı ve Kara Nasûh ve Kasaplı ve Düğüncü ve Sofular ve Ganîbucak ve Karamân ve kal‘a-i Yenisala bir yalçın kaya üzre evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i serâmeddir. Ammâ içinde koyun çobanları sâkin olur. Bâyezîd Hân-ı Velî fethidir. Karaharman'a cereyân eden Tuna tur‘ası nümâyândır, ammâ etrâfında kurâları gâyet ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 126b–127a ·
metinde göster ·
… içinde kiremit ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûru vardır ve minâresi kârgîr binâ-yı
serâmeddir
. Bundan mâ‘adâ mahalle mesâcidleri vardır. Andan,
Ve cümle tokuz mihrâbdır. Cümle çârsû içinde kiremit ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûru vardır ve minâresi kârgîr binâ-yı serâmeddir. Bundan mâ‘adâ mahalle mesâcidleri vardır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 146b ·
metinde göster ·
… urbunda Ekmekçiler köşesinde Makedone kullesi, bu cümleden kebîr ü kavî kulle-i
serâmeddir
. Bu çâr-kûşede olan kulle-i azîmlerden mâ‘adâ sağîr ü kebîr çâr-kûşe binâ kulle …
Dördüncü rüknünde cânib-i şarka nâzır Üçşerîfeli kurbunda Ekmekçiler köşesinde Makedone kullesi, bu cümleden kebîr ü kavî kulle-i serâmeddir. Bu çâr-kûşede olan kulle-i azîmlerden mâ‘adâ sağîr ü kebîr çâr-kûşe binâ kulle-i ra‘nâberdir. Ve cümle etrâfı on iki bin aded dendân-ı bedendir. Ve her bedende birer mazgal deliği mukarrerdir. Ve zamân-ı kadîmde dâ’iren-mâdâr handakı varmış. Hâlâ eser-i binâları zâhir ü bâhirdir. Hattâ Manyas kullesinden tâ Zindân kullesine varınca Tabahâne câniblerinde handak içinden Arda ve Tunca ve Meriç nehirleri handak içre cereyân edermiş. Ammâ hâlâ dest-ı Âl-i Osmân'da iç il olmağıla havf [u] haşyetden berî olup ığmâz-ı ayn ede ede handak-i amîklerine mezbele ve rimâl ve türâb doldurarak handakı nâ-ma‘lûm olup üzerine dekâkinler ve hân ve imâretler ihdâs edüp kal‘anın iki tarafı imâristândan görünmez olup illâ Zindân kapusu tarafı ve Ağaçbâzârı semtinde iki taraf kal‘a dîvârları nümâyândır. Ammâ sehel meremmât ister bir kal‘a-i köhne-âbâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 149b ·
metinde göster ·
… nna‘ u müferrih ü dilküşâ ma‘bedgâh-ı ra‘nâdır. Minâre-i bâlâsı gûyâ bir serv-i
serâmeddir
.
Şeref Hân câmi‘i: Çevgân meydânında nev-binâ bir câmi‘-i zîbâdır kim eğer ta‘bîr ve tavsîf etsek bir kerrâs-ı mecmu‘a-i mesâcid olur. Gâyet musanna‘ u müferrih ü dilküşâ ma‘bedgâh-ı ra‘nâdır. Minâre-i bâlâsı gûyâ bir serv-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224a ·
metinde göster ·
… imâretler ebr-i kebûtlar içre görünmez. Ta bu mertebe eflâke kad çekmiş kal‘a-i
serâmeddir
. Niçe bin kemândâr pehlivânlar aşağıdan ok atup kal‘a aşıramamışlardır. Ammâ Su …
Ve bu İçkal‘ada ancak bir Sultân Süleymân câmi‘i var kim Hazret-i Dâvûd asrında Melik Câlût'un binâ etdüği yerdir kim her divelde ma‘bedhâneden gayrı şey olmayup deyr iken ana Ermenîler Vang derlerdi. Hâlâ ol deyrin ismiyle müsemmâ olup Vang'dan galat Van derler. Hâlâ Süleymân Hân Câmi‘idir kim minâresi {zelzeleden münhedim olup Yeniçeri Ağası Ömer Ağa nâm ağa minâre-i Muhammedî binâ etdi} ve kubbesi ve sâ’ir sarâyların dam u bâmları ta vakt-i zuhr olmayınca bu imâretler ebr-i kebûtlar içre görünmez. Ta bu mertebe eflâke kad çekmiş kal‘a-i serâmeddir. Niçe bin kemândâr pehlivânlar aşağıdan ok atup kal‘a aşıramamışlardır. Ammâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ kal‘a-i Revân'ı feth edüp bu Van'a geldikde Pehlivân Sarı Solak'a ve Koca Hacı Süleymân'a ok atdırup kal‘a-i Van'ı aşırmışlardır. Hakkâ ki ebr-i kebûdlar içre görünmez bir kal‘a-i âlem-ârâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252a ·
metinde göster ·
… cümle dâm u bâmları kec ü kagîrdir. Cümle hânedânlarının dûdkeşleri serv-misâl
serâmeddir
. Ve Hillegân kavli üzre iklîm-i örfiyyenin on sekizincisinde bulunmuşdur. Ve câ …
Kûh-ı Ardalân dâmenlerine karîb yüzü cânib-i şarka nâzır Irâk-ı Dâdyân-misâl bir şehr-i mu‘azzam imiş. Hâlâ eser-i binâları râygândır. Sene (---) târîhinde Hulâgû Hân ve sene 793 târîhinde Timur Hân ve sene 941 târîhinde Süleymân Hân Bağdâd'a giderken ve sene 1040 târîhinde {mâh-ı saferin 27 gün} Murâd Hân-ı Râbi‘ vezîri Hüsrev-i şîr, vezîr-i dilîri harâb etmişdir. Hâlâ yine imâr olmadadır. Erdebil hâkinde daroğalıkdır. Âzerbaycân-ı Ermenîyye şehirlerindendir. Hâlâ yine yetmiş seksen bin kadar ankâ Ermenîleri vardır. Ekseriyyâ ebniyye-i âlîleri deyr-i ibret-nümâ olduğundan ve keferesi ankâ olduğundan her mülûk gâret idegelmişlerdir. Ammâ ibtidâ bânîsi Menûçehr'dir ve Enûşirvân-ı âdil dahi ziyâde imâr etmişdir. Hatta bunda bir deyr-i kebîri var kim gûyâ Kudüs-i şerîfde deyr-i Kamâme'dir. Derûn-ı kenîsede beş yüzden mütecâviz ruhbânları var. Ammâ bu şehr içre Müslümânız diyen bî-dîn Kızılbaşları vardır. Câmi‘leri ve hân u hammâm ve bâzâr-ı şâhîsi vardır. Ammâ kenîseleri hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûndur. Bu şehirden beher sâl şâha elli bin altun harâc-ı hemyân gider. Bâğ u bâğçesinin hisâbı lâ-yu‘addir. Maralî vü gazâlî nergis gözlü muğ-peçe Yarmenî mahbûb u mahbûbe-i mehpâre cüvânları olur. Bir şehir gibidir, lâkin kefereleri kesîrdir. Hâlâ yedi bin aded bâğlı u bâğçeli hânelerdir. Cümle kârgîr binâ-yı cîrdir. Ammâ cümle dâm u bâmları kec ü kagîrdir. Cümle hânedânlarının dûdkeşleri serv-misâl serâmeddir. Ve Hillegân kavli üzre iklîm-i örfiyyenin on sekizincisinde bulunmuşdur. Ve cânib-i kıbleye üç menzilde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 305a ·
metinde göster ·
… Medâyin'de ve Ummân'da hurma ormanı cihânı zeyn etmişdir. Kaddi benî Âdem gibi
serâmeddir
ve başı vardır, bergleri târumâr olmuş kâkülleridir. Haşeblerin kat‘ etsen asla …
Netîce-i hilkat-i nahl-i hurma: Çünki Cenâb-ı İzzet benî Âdeme hayât verüp civârına da‘vet etdikde tîn-i Âdem'den hâk-i amber-pâk-i zemîn-i Kûfe'de kalup emr-i Hak ile ibtidâ nahl-i hurma hâk-i Kûfe'de Tennûr suyu kenârında halk olunmuşdur. Anınçün hâk-i Kûfe ve Irâk'da ve Medâyin'de ve Ummân'da hurma ormanı cihânı zeyn etmişdir. Kaddi benî Âdem gibi serâmeddir ve başı vardır, bergleri târumâr olmuş kâkülleridir. Haşeblerin kat‘ etsen asla zarar etmez dahi ziyâde biter. Meselâ benî Âdem'in lıhye ve kâküllerin kat‘ etsen dahi dırâz olur. Ammâ hurmanın başın kat‘ etsen yahûd başında beynîsi var, anı kat‘ etsen âdem başı kat‘ etmiş gibi kanlı suyu akup ol nahl kurur. Ve bi-emri Hudâ hurma erkek ve dişidir. Erkek hurma aslâ meyve vermez ve erkek hurmadan bir haşebi dişi hurmanın kalıba sokulsa cimâ‘ etmiş kadar dişi hurma hazz edüp yigirmi ve otuz salkım hurma verir ve her hoşe salkımı kırkar ve ellişer batman gelir. Ve dişi hurma gûyâ nisâ gibi hayz görür. Ve üç bin sene hurma mu‘ammer olur, derler ve şecere-i zeytûn dahi eyle mu‘ammer olur. Ve hurma ağacının üç yüz aded menfa‘ati ve üç yüz hâssası vardır. Dıraht-ı hurmanın bir şey’i hebâya gitmez, niçe yüz elvân haşeb olup hâneler içün levha ve amûd ve giranlar olur. Diyâr-ı Mısır'da haşeblerinin kabuğun soyup niçe yüz gûne habl-i kavîler ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 346a ·
metinde göster ·
… e mehterhâne kullesi var. Her gece nöbet çalınup bâng-ı Muhammedî çekilir gâyet
serâmeddir
.
Sene 1043 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ vüzerâlarından Bayrâm Paşa müceddeden binâ etmişdir. Bir mahûf u muhâtara eğri büğrü ve kemîngâhlı dere olmağile haydûd kâfirinden aslâ geçilmeyüp dağlarında demir ma‘denleri mu‘attal kalup merhûm Bayrâm Paşa bu kal‘ayı bir dere içre nehr-i (---) kenârında çâr-kûşe seng-i hârâ kal‘a-i ra‘nâ edüp cirmi kâmil sekiz yüz adım ihâta eder. Cânib-i kıbleye bir kapulu ve cebehâne ve gılâl anbârlı ve on aded şâhî toplu ve iki yüz neferâtlı ve dizdârlı bir küçük kal‘adır, ammâ der [ü] dîvârları gâyet âlîdir ve kesme kaya handakı var ve derûn-ı hisârda elli hânesi ve bir câmi‘i ve mehterhâne kullesi var. Her gece nöbet çalınup bâng-ı Muhammedî çekilir gâyet serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173b ·
metinde göster ·
… i ahcârları Ferhâd-vâr tîşe-i üstâd mi‘mârdan çıkup mücellâ ve musaykal dîvâr-ı
serâmeddir
. Hakkâ ki Âl-i Osmân elinde eyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı kadîm …
Nehr-i Tuna sâhilinde Belgrad tarafında çâr-kûşe bir seng-i tırâş kal‘a-i savaşdır kim cemî‘i ahcârları Ferhâd-vâr tîşe-i üstâd mi‘mârdan çıkup mücellâ ve musaykal dîvâr-ı serâmeddir. Hakkâ ki Âl-i Osmân elinde eyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı kadîm ve sûr-ı azîm yokdur ve eyle bir rabât-ı müzeyyen ve şehr-i medyendir kim binâsı bir refî‘ü'l-bünyân ve halkı halîm ü selîm ve sâhibü'ş-şân âdemlerdir. Üstâd-ı selef-i mühendisîn var makdûrun sarf edüp alâ mehil bir kal‘a inşâ etmişdir kim hâlâ seyyâhân-ı berr [ü] bihâr içre memdûh olup hasretü'l-mülûk bir kal‘a-i mahbûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182b ·
metinde göster ·
… ver kubbe-i âlîsi var kim gûyâ dest-i harrâtîn çarhından çıkmış kubbe-i mînâ-yı
serâmeddir
kim misli meğer İslâmbol'da Sultân Selîm câmi‘i kubbesi ola, tâ o mertebe kubbe …
Câmi‘-i Gâzî Kâsım Paşa: Gâyet müferrih ve dil-küşâ ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik ma‘bedgâh-ı kadîm, kubâbları tâs-ı nîlgûndur kim tûlen ve arzen yüzer ayakdır. Bir gûne musanna‘ minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinân mahfili ve bir murassa‘-misâl kürsîsi var kim diller ile ta‘rîf ü tavsîf olunmaz. Ve bir müdevver kubbe-i âlîsi var kim gûyâ dest-i harrâtîn çarhından çıkmış kubbe-i mînâ-yı serâmeddir kim misli meğer İslâmbol'da Sultân Selîm câmi‘i kubbesi ola, tâ o mertebe kubbe-i azîmdir ve anın gibi çâr-kûşe dîvâr üzre mebnî bir kubbe-i kavîdir. Ve kıble kapusunın yemîn ü yesârında yan soffaları üzre altı aded amûd-ı müntehâlarda yedi aded münakkaş kubâb-ı ser-nigûnlardır. Ve minâresi gâyet serâmed mühendisâne tarh olmuş bir kadehli minâre-i Bilâlîdir. Andan Seğitvar kapusundan sehel taşra
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67a ·
metinde göster ·
… lgûn-ı âlîsi 144a var kim gûyâ çarh-ı harrâtînden çıkmış bir müdevver kubbe-i
serâmeddir
. Ve bu kubbenin etrâfında altı aded nîm kubbeler dahi var, ammâ büyük kubbeden …
Ve cümle on aded mihrâbdır. Evvelâ cümleden mükellef ü müzeyyen Bulehnikli Hasan Paşa câmi‘i, gûyâ bir câmi‘-i selâtîndir. Hattâ bu şehirde ne kadar kurşum örtülü hân ve câmi‘ ve imâret ve medrese var ise cümle bu Hasan Paşa hayrâtıdır. Ve bu câmi‘in bir serâmed ve musanna‘ minâre-i zîbâsı var kim misli meğer şehr-i Üsküp'de Koca Yahyâ Paşa câmi‘inin minâresi ola. Ve bir kubbe-i kâse-i nîlgûn-ı âlîsi 144a var kim gûyâ çarh-ı harrâtînden çıkmış bir müdevver kubbe-i serâmeddir. Ve bu kubbenin etrâfında altı aded nîm kubbeler dahi var, ammâ büyük kubbeden alçaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143b–144a ·
metinde göster ·
… eknâfdan gelen düşmanları gözedirler bir mecma‘u'l-irfân cihân-nümâ bir tabya-i
serâmeddir
.
Ve bu Çengîzâde tabyasının tâ zirve-i a‘lâsında cihân-nümâ bir kasr-ı âlîsi var, şehir a‘yânları ve cemî‘i erbâb-ı ma‘ârif yârânları anda cem‘iyyet edüp şeb [ü] rûz bu tabya üzre kal‘a neferâtları bunda nevbet ile bekleyüp etrâf [u] eknâfdan gelen düşmanları gözedirler bir mecma‘u'l-irfân cihân-nümâ bir tabya-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176b ·
metinde göster ·
… egan {kal‘ası} tarafı sivri ve bâğlar tarafı kabağın karnı şeklinde bir kal‘a-i
serâmeddir
. Bu minâreden Belgrad sahrâsının zemîninde olan mezâri‘ât ve çayır ve çemenzâr …
Hemân bir surâhî su kabağı gibi boğazı ince ve Began {kal‘ası} tarafı sivri ve bâğlar tarafı kabağın karnı şeklinde bir kal‘a-i serâmeddir. Bu minâreden Belgrad sahrâsının zemîninde olan mezâri‘ât ve çayır ve çemenzâr ve lâle‘ızâr bâğları ve müşebbek bostânları ebrî kâğız gibi nakş-ı bûkalemûn nümâyândır ve Polata ve Çavka ve Val ve Cân Beğ nâmân kal‘alar cümle dağları ve ormanları ile nümâyândır ve aslâ bu kal‘aya hâ’il yokdur, hemân bir sahrâ-yı sebzezâr u buhayre içre vâki‘ olmuş bir acîb ü garîb kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14b ·
metinde göster ·
… ükkânları var ve handakı hâricinde dâ’iren-mâdâr şarampav kazıklı metîn kal‘a-i
serâmeddir
ve cemî‘i kulleleri ve cümle dendân-ı bedenleri ma‘mûr ve müzeyyendir. Ammâ bu …
İç kal‘a kayasının cânib-i kıblesinde kayaların dâmeninde bir düz vâsi‘ fezâda cümle yedi yüz aded kat-ender-kat kârgîr binâ serâpâ tahta örtülü evlerdir. Nısfına asâkir-i İslâm girüp nısfına Hatvan kal‘amızın martolosân kefereleri girüp zabt edüp kal‘a neferâtları oldular. Bu varoş dahi cümle kârgîr Şeddâdî binâ şekl-i muhammes derin handaklı ve yigirmi tahta örtülü kulleli ve üç aded kapulu ve on aded mu‘azzam binâlı kiliseleri ve üç yüz kadar boş dükkânları var ve handakı hâricinde dâ’iren-mâdâr şarampav kazıklı metîn kal‘a-i serâmeddir ve cemî‘i kulleleri ve cümle dendân-ı bedenleri ma‘mûr ve müzeyyendir. Ammâ bu aşağı varoşun bâğlar tarafında sehel havâlesi var, ammâ yukaru kal‘ada eyi serâmed toplar olsa ol havâlede kuş kondurmaz. Ve bu kal‘a Orta Macar elinde iken bunun katana küffârları etrâf serhadlerimizi kurutmuş idi. Hamd-i Hudâ diyâr-ı İslâma zamîme olup yine ma‘bedgâh-ı ümmet-i Muhammed oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
… tûn-misâl Tuna nehri içine çıkmış bir yüksek burun üzre vâki‘ olmuş bir kal‘a-i
serâmeddir
. İç kal‘ada yedi ev ve bir gılâl anbârı ve kullelerinde cebehâne-i gûnâ-gûn ve …
Ammâ kal‘ası nehr-i Tuna sâhilinde evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın kaya üzre şekl-i müseddes Şeddâdî kârgîr seng-i tırâş, ya‘nî dâr-ı savaş gâyet metîn yedi kulleli kal‘a-i ibret-nümâdır. Beş kullesi yalçın püşte kaya üzre ve iki aded kullesi nehr-i Tuna döğer sa‘b kulle-i serâmedlerdir. Bu kal‘anın cânib-i erba‘ası yalçın kaya üzre olmak ile aslâ bir tarafdan bu hisâr-ı üstüvâra lağım ve siba ve meteris ile zafer mümkin değildir. Ve gûyâ kûh-ı Bî-sütûn-misâl Tuna nehri içine çıkmış bir yüksek burun üzre vâki‘ olmuş bir kal‘a-i serâmeddir. İç kal‘ada yedi ev ve bir gılâl anbârı ve kullelerinde cebehâne-i gûnâ-gûn ve zahîre içün kırmızı darı durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 94a ·
metinde göster ·
… Balıklava’nın iç kal‘ası tâ ol serâmed kayaların zirve-i a‘lâsında bir kal‘a-i
serâmeddir
.
Eşkâl-i kal‘ası: Bir liman içinde limanın cânib-i şarkîsinde evc-i âsumâna kat-ender-kat ser çekmiş yalçın kırmızı reng kayalar üzre şekl-i müselles eğri büğrü ve eniş yokuş Şeddâdî taş binâ bin hısn-ı hasîn bir kal‘a-i bâlâdır. Maşrık tarafı yalçın kırmızı kayaları eyle bâlâdır kim leb-i deryâdan tâ zirve-i a‘lâsına varınca bu kayaların kaddi beş yüz mi‘mâr arşını âlîdir kim Anapa dağlarıdır. Bu kûh-ı bâlâlar tâ Anatolu tarafında Sinop, ya‘nî Sınap dağlarından ve Rûmeli’nde Belgrad kayaları dağlarından üç yüz mîl ba‘îd yerlerden bu Balıklava dağları nümâyândır kim bu Balıklava’nın iç kal‘ası tâ ol serâmed kayaların zirve-i a‘lâsında bir kal‘a-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121a ·
metinde göster ·
… ır. Hemân İslâmbol'da Avretbâzârı'nda kâ’im olan musavver dikilitaş gibi amûd-ı
serâmeddir
.
Ez-în-cânib Ferîdûn Hân sâhib-kırân-ı zamân olup Hûd Nebî binâ etdiği şehr-i mağrûkun hâricinde Ferîdûn-i sâhib-kırân alâmeti olması içün bir amûd-ı müntehâ dikmişdir, hâlâ yol üzre durur. Murâd eden hüccâclar varır görür. Kûfî hatta müşâbih bir gûne hatlar kazılmış ve niçe yüz gûne sûret-i timsâller yazılmışdır kim ehl-i hikmet ve erbâb-ı ma‘ârif bu sûretler rümûz u künûzdur kim devr-i kıyâmete dek gelecek pâdişâhların ve gelecek kavmin ve cemî‘i gelecek mahlûk-ı Hudâ ile tasvîrleri amûd üzre yazılmış ve kazılmış durur, ibret-nümâ-yı azîm amûd-ı bâlâdır. Hemân İslâmbol'da Avretbâzârı'nda kâ’im olan musavver dikilitaş gibi amûd-ı serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172b ·
metinde göster ·
… olmuş bir tûlânîce Şeddâdî iki kat taş binâ kal‘a-i ra‘nâ beş bölük bir kal‘a-i
serâmeddir
. Cirmi dâ’iren mâdâr iki bin beş yüz adımdır. Ve püşte-i âlîsinin enderûn [u] b …
Ve kal‘ası evc-i semâya berâber bir kırmızı yalçın kaya üzre maşrıkdan cânib-i garba şekl-i bâdemî vâki‘ olmuş bir tûlânîce Şeddâdî iki kat taş binâ kal‘a-i ra‘nâ beş bölük bir kal‘a-i serâmeddir. Cirmi dâ’iren mâdâr iki bin beş yüz adımdır. Ve püşte-i âlîsinin enderûn [u] bîrûnunda sâfî mağârâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a ·
metinde göster ·
… ğı kapusundan nazar etsen yukaru şerîfe kapusu görünür, içi bomboş bir minâre-i
serâmeddir
. Üstâd-ı bennâ-yı kudemâ bu minâre-i serâmede var kuvvet-i bâzû-yı ma‘rifetin s …
Der-vasf-ı minâre-i ibret-nümâ: Bu Ömer Beğ câmi‘inin bir vâcibü's-seyr mîl minâresi var kim cemî‘i İslâm diyârında eyle hendese üzre bir bânghâne görülmemişdir. Ve bir üstâd-ı selef dahi eyle bir kârgerlik etmemişdir. Bu minâre-i zîbâ-yı musanna‘ın içinde aslâ misli yokdur kim garîb temâşâdır. Aşağı kapusundan nazar etsen yukaru şerîfe kapusu görünür, içi bomboş bir minâre-i serâmeddir. Üstâd-ı bennâ-yı kudemâ bu minâre-i serâmede var kuvvet-i bâzû-yı ma‘rifetin sarf edüp minârenin iç yüzünde dîvârı etrâflarına bir gûne hendese ile taş kademeler edüp minârenin tâ zirve-i a‘lâsına urûc olunup ortası boş münkesir bir minâre-i refî‘u'l-bünyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236a ·
metinde göster ·
… akkâ ki ayyûka kad keşân olmuş bir sahra-i âlî üzre bir dürr-i beyz-âsâ kal‘a-i
serâmeddir
kim burc-ı bârû-yı üstüvârlarından âdem aşağı dereler ve kayalara bakmağa cür’e …
Bu kal‘adan yukaru iç kal‘a bir küçük bölme hisârdır. İçinde aslâ bir hâne yokdur, ancak bir tophâne ve bir su sarnıcı ve birkaç şâhî topları var. Ve bu orta hisârdan yukaruda bir bölme hisâr dahi var, asıl iç kal‘a odur. Bunda kral sarâyından gayri eser-i binâdan bir âsâr yokdur. Cümle zemînin dizdâr bâğçe etmişdir, zîrâ evler olsa her bâr âdem çıkup enmeğe âciz-mânde olurlar. Ammâ hakkâ ki ayyûka kad keşân olmuş bir sahra-i âlî üzre bir dürr-i beyz-âsâ kal‘a-i serâmeddir kim burc-ı bârû-yı üstüvârlarından âdem aşağı dereler ve kayalara bakmağa cür’et edemez. Ve bundan cümle zemîn nümâyân olduğundan mâ‘adâ Bahr-i Ebyaz bir buhayrecik gibi görünür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 246a ·
metinde göster ·
… anın zirve-i a‘lâsına kâmil yüz kademe taş nerdübân ile urûc olunur bir kulle-i
serâmeddir
.
Ve maşrık tarafında iki kapu dahi limana nâzır küçük kapulardır, ammâ biri ba‘zı zamân işler, ba‘zı mahal mesdûd durur, ammâ biri dâ’imâ meftûhdur. Ve bu kapular önünde leb-i deryâda kızak kundaklar üzre limanı muhâfaza eder mefret azîm toplar var kim her birine âdem sığar. Ve bir kapusu dahi burc-ı mendirek kullesi kapusudur kim cânib-i lodos rûzgârına nâzır bâb-ı sağîrdir. Lâkin bu kapu dahi dö[r]d kat kavî ve sa‘b u metîn bâb-ı hadîdlerdir. Bu kapu üzre bir kulle-i bâlâsı var. Zemînden yukaru bu kal‘anın zirve-i a‘lâsına kâmil yüz kademe taş nerdübân ile urûc olunur bir kulle-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269a ·
metinde göster ·
… i pâsbânlar kaldırup bu iç kulle gûyâ bir cezîre olur. Sekiz tabaka bir kulle-i
serâmeddir
. Cümle zahâ’ir ve cebehâne ve mühimmâtlar bundadır. Ve içinde yüz âdeme bir yıl …
Bu kastelde olan topların her biri boğaz ağzına ve etrâf-ı limana nâzır serâmed balyemez ağreb ü garâ’ibden toplar var kim bu liman etrâfında kuş kondurmaz. Ve bu kastel içinde evce ser çekmiş bir iç kal‘a-misâl kulle-i serâmed var. Taşra mendirek kapusundan girildikde bu kulle kapusuna haşeb cisr ile geçilir, kesme kaya handakdır. Her gece haşeb cisri pâsbânlar kaldırup bu iç kulle gûyâ bir cezîre olur. Sekiz tabaka bir kulle-i serâmeddir. Cümle zahâ’ir ve cebehâne ve mühimmâtlar bundadır. Ve içinde yüz âdeme bir yıl kifâyet eder âb-ı hayât su sarnıcı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281a ·
metinde göster ·
… ntehâ olduğundan mâ‘adâ aslında Yüksek tabya dahi eflâke ser çekmiş bir binâ-yı
serâmeddir
.
Sadrıa‘zam geldikde niçe bin gâziyân-ı mücâhidânlar dalyan serâmed dirhemli tüfengler ile bu direk başında olan karavulhâne içre olan küffârlara ol kadar kurşum atdılar kim aslâ yetişmedi, zîrâ âsımâna ser çekmiş amûd-ı müntehâ olduğundan mâ‘adâ aslında Yüksek tabya dahi eflâke ser çekmiş bir binâ-yı serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311a ·
metinde göster ·
… şâzrevân musluklarına nâzırdır. Ve bir musanna‘ kurşum örtülü şâzrevân kubbe-i
serâmeddir
kim üstâd-ı mi‘mâr mühendisîn henüz nev-binâ bir kubbe-i zîbâ îcâd etmişdir kim …
Ve sol tarafındaki bir kapu sol tarafdaki haremde havz u şâzrevân musluklarına nâzırdır. Ve bir musanna‘ kurşum örtülü şâzrevân kubbe-i serâmeddir kim üstâd-ı mi‘mâr mühendisîn henüz nev-binâ bir kubbe-i zîbâ îcâd etmişdir kim altı aded rakîk mermer sütûnlar üzre vaz‘-ı binâ olunmuşdur. Ve câmi‘in solunda olan cemâ‘at dehlîzi soffası amelî direkler üzre kirişlerin münakkaş tavanları üzre serâpâ kurşum örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
… up bir yere yapışmamış hemân meydânda câmi‘in sağ tarafında bir kürsî-i vâlâ-yı
serâmeddir
kim gûyâ câmi‘in rûhudur. Ve bir münakkaş şebekeli mermerden mü’ezzinân mahfili …
Mihrâbı sünnet üzre sâde güzelidir, ammâ bir beyâz mermer-i hâmdan şebeke-i Fahrî oyması gibi bir mukarnaslı minbere mâlikdir kim cihânın İslâm diyârlarında nazîri olmayup bir yere yapışmamış hemân meydânda câmi‘in sağ tarafında bir kürsî-i vâlâ-yı serâmeddir kim gûyâ câmi‘in rûhudur. Ve bir münakkaş şebekeli mermerden mü’ezzinân mahfili var kim bu dahi lâ-nazîre leh kabîlinden olup bir vecih ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314a ·
metinde göster ·
… i cenûbunda Yanya kal‘ası üç minâre kaddi yalçın kaya üzre şâhin yuvalı kal‘a-i
serâmeddir
. Bu kal‘a-i bâlânın şimâl cânibinde göl içinde karşu küffâra bir taş menzili ka …
Der-manzara-i buhayre-i azîm Yanya: Yanya sahrâsının yıldız tarafındaki ucunda dâ’iren-mâdâr otuz altı mîl ihâta eder bir âb-ı hayât göldür kim cânib-i cenûbunda Yanya kal‘ası üç minâre kaddi yalçın kaya üzre şâhin yuvalı kal‘a-i serâmeddir. Bu kal‘a-i bâlânın şimâl cânibinde göl içinde karşu küffâra bir taş menzili karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349b ·
metinde göster ·
Der-girdâ-gird-i kılâ‘ât: Cümle iki bin altı yüz germe adım ihâta eder kal‘a-i
serâmeddir
. Ve cümle dörd aded metîn ve kavî dervezeleri var. Evvelâ yıldız tarafına çârsû …
Der-girdâ-gird-i kılâ‘ât: Cümle iki bin altı yüz germe adım ihâta eder kal‘a-i serâmeddir. Ve cümle dörd aded metîn ve kavî dervezeleri var. Evvelâ yıldız tarafına çârsûya enecek büyük kapudan çârsû yokuş aşağı kâmil bin adımdır ve bu kapu üç katdır. Her katı mâbeyni yüzer adım birbirlerinden ba‘îd bâb-ı azîmlerdir. Bu kapuların iki aded kapusu yıldız tarafına nâzırdır. Bir katı içeri kapudur kim şark tarafına mekşûfdur. Ve bu kapunun iki tarafında temel taşları fîl gevdesi kadar seng-i hârâlardır. Meğer bu gûne taşların emsâli Kuds-i Şerîf kurbunda Halîlü'r-Rahmân'da yâhûd nehr-i Turla kenârında Bender kal‘asında ola. Ve bir kapusu dahi eski manastır dibinde cânib-i garba nâzır kapudur kim aşağı Hüseyin Paşa'nın yeni binâ etdüği Murâd Çelipa mahallesindeki câmi‘ önüne ener kapu yoludur. Ve bir kapu dahi mahalleler arasında şarka nâzır bir küçük uğrın kapudur ammâ ol kadar şâhrâh değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
Bu kal‘a-i Kanye evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i
serâmeddir
kim bir topraklı ve küfeke taşlı bir kûh-ı bî-hemtâ üstünde şekl-i müselles Şed …
Bu kal‘a-i Kanye evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i serâmeddir kim bir topraklı ve küfeke taşlı bir kûh-ı bî-hemtâ üstünde şekl-i müselles Şeddâdî binâ bir kal‘a-i bâlâdır. Cirmi kâmil üç bin aded adımdır. Ve aslâ bir tarafında bir hatve kadar bir handakı yokdur, zîrâ etrâfı sengistân uçurum kayalardır. İçinde cümle üç yüz kiremitli hâne-i kârgîr binâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b ·
metinde göster ·
… mişdir. Ve dâ’iren-mâdâr yedi (yedi) aded köşe kalın ve metîn ve kârgîr binâ-yı
serâmeddir
kim bir sivri külâh-misâl tahta kubbe üzre kurşum örtülü ve iki âdem kaddi âlî …
Bu dahi anın gibi İslâmbol'da Galata kullesi gibi evc-i âsımâna ser çekmişdir. Ve dâ’iren-mâdâr yedi (yedi) aded köşe kalın ve metîn ve kârgîr binâ-yı serâmeddir kim bir sivri külâh-misâl tahta kubbe üzre kurşum örtülü ve iki âdem kaddi âlî altun yaldızlı alemli kubbe-i serâmedli meydân-ı bahârdır, ammâ ol kadar vâsi‘dir kim vakt-i seherde bir tarafda olan cânlar öte tarafda olan insânları gücile fark eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378b ·
metinde göster ·
… bunda ve bir mürtefi‘ yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ bir yed-i kudret kal‘a-i
serâmeddir
. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır. Ve ancak cânib-i şarka nâzır bir demir …
Ve kal‘ası Davaz sahrâsının cenûbunda ve bir mürtefi‘ yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ bir yed-i kudret kal‘a-i serâmeddir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır. Ve ancak cânib-i şarka nâzır bir demir kapusu vardır. Bu kapu önüne çâh-ı gayyâdan nişân bir handakı var. Celâlî tahassun etmesin içün kazmışlar, mürûr-ı eyyâm ile rimâl türâb ile pür olmuş. Eğer tathîr olunsa bu kal‘a sedd-i Ye’cûc-misâl olurdu, zîrâ bu kal‘a kayasının cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâ ve derk-i esfelden nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y96b ·
metinde göster ·
Ve Değirmenler burnunda liman ağzında Galata kullesi-misâl bir kulle-i
serâmeddir
. Her gece birer ağa nevbet bekleyüp Arab kullesine dek zencîr çeküp sed ederler …
Ve Değirmenler burnunda liman ağzında Galata kullesi-misâl bir kulle-i serâmeddir. Her gece birer ağa nevbet bekleyüp Arab kullesine dek zencîr çeküp sed ederler. Ve her değirmen dahi birer kulle-i metîndir, her gece onar müsellah neferât anda pâsbânlık eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y116a ·
metinde göster ·
… cümle ressâm ve ehl-i ma‘ârif temâşâsına hayrân olur. Sihr-i i‘câz bir minber-i
serâmeddir
. Ve bu minberin kapusu üzre Kûfî Hafza hattiyle halkârî Arapça âyeti tahrîr o …
Ve mihrâbında olan sadefkârî san‘atı bir diyârda yokdur, temâşâ edenin çeşm-i ibreti hîrelenüp âdem engüşt ber-dehen eder. Ve minberi sindiyân ve santa ve ceviz ve servi levhalarındandır, âdemin dimağı mu‘attar olur. Ve üstâd ressâm bu minbere ol kadar himmet sarf edüp gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıllar Y 322b içre pîç-ender-pîç kirişmeli rûmîler ve islimîler ve sadberk güller ve elvân elvân dalkırma şükûfeler oyup arz-ı ma‘rifet etmişdir kim cümle ressâm ve ehl-i ma‘ârif temâşâsına hayrân olur. Sihr-i i‘câz bir minber-i serâmeddir. Ve bu minberin kapusu üzre Kûfî Hafza hattiyle halkârî Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y322a–Y322b ·
metinde göster ·
… ebdir, ammâ gâyet musanna‘ Hind püsûskârîsi gibi hurde doğramacı kârlı minber-i
serâmeddir
. Gûyâ Fahrî oymasıdır kim vâcibü's-seyr mihrâb u minber-i dilberdir. Ve yine çâ …
Bu câmi‘in haremi cümle acîb ü garîb musanna‘ ruhâm döşelidir. Ve kıble dîvârı tarafı dahi serâpâ ruhâm sun‘-ı Hudâ musaykal u mücellâ gûnâ-gûn mevcli mermerler ve sommâkî ve balgamî ve yeşim ve yerekânî kebûtî ve ebrî hacer-i zî-kıymetler kaplıdır. Ve minberi levha ve haşebdir, ammâ gâyet musanna‘ Hind püsûskârîsi gibi hurde doğramacı kârlı minber-i serâmeddir. Gûyâ Fahrî oymasıdır kim vâcibü's-seyr mihrâb u minber-i dilberdir. Ve yine çârsû içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y375b ·
metinde göster ·