İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

serâv*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
56
isabet
42 cümle/beyitte
20,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
17
farklı biçim
31 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5622,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 56

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“serâv*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 46a … lîm Hân evkâfından ziyâde ehl-i Haremeyn'e niçe kerre yüz bin hırka ve cübbe ve serâvîl [ü] kamîs gider.
EÇS I 145a … eder bir âb-ı hoş-güvârdır kim cümle câme-şûyân anda varup destâr ve kamîs [ü] serâvîllerin gasl edüp aslâ sâbûn sürmezler. İki kerre gasl edüp beyâz gülberk-i ter-misâl o …
EÇS II 251b … ânib-i vakfdan rûz-merreteyn ta‘âmları ve îd-ı şerîfde libâsları ve arakıyye ve serâvîl kamîsları ve surre ve atıyyeleri dâ’imdir. Bu dârü't-ta‘lîmin itmâmına târîhdir …
EÇS II 298a … ze-i Ûcân ve Bâb-ı Ber-servân ve Derveze-i Serzûd ve Bâb-ı Şâm-ı Gazan ve Bâb-ı Serâv ve Bâb-ı Tebrîz. Bu mezkûr kapuların her birinde beşer yüz dîdebân keşik bekl[e …
EÇS II 301a Nâhiye-i sânî Serâvrud : Tebrîz'in cânib-i garbîsi tarafına meyilli Tebriz'in bâğlarına müşâdır. Ve cüm …
EÇS II 301a … aba-misâl câmi‘li ve hammâm [ve] mesâcidli kendlerdir. Zirâ‘at olıcak yeri âb-ı Serâverd üzre mahsûldâr zemîndir.
EÇS II 304b Serâvrûd : Nâhiye-i kübrâdır ve kend-i azîmdir. Tebrîz'in cânib-i garbıyla yıldız cânibin …
EÇS II 304b … e's-seher kalkup cânib-i şarka bâğlar içre sayd [u] şikârlar ederek nehr-i âb-ı Serâvrûd kenarında,
EÇS II 304b Kend-i Dûşt: Bunda çâşt ta‘âmı yiyüp sehl istirâhat etdik. Serâvrûd nâhiyesinde hammâmlı ve hân ve câmi‘li ma‘mûr kenddir. Andan 6 sâ‘at,
EÇS II 304b Kend-i Çulânduruk: Bu dahi Serâvrûd nâhiyesinde nehr-i Serâvrûd kenarında bin hâneli ve bâğ u bâğçeli ve câmi‘ ve h …
EÇS II 304b Kend-i Çulânduruk: Bu dahi Serâvrûd nâhiyesinde nehr-i Serâvrûd kenarında bin hâneli ve bâğ u bâğçeli ve câmi‘ ve hân ve hammâmlı mahbûbe Ermen …
EÇS II 304b Kend-i Lâkderuh: Şâh Safî hâtûnunun hâssıdır. Serâvrûd nâhiyesinde Serâvrûd kenarında bin hâneli müslim ve Ermenilerdir kim cümlesi cü …
EÇS II 304b Kend-i Lâkderuh: Şâh Safî hâtûnunun hâssıdır. Serâvrûd nâhiyesinde Serâvrûd kenarında bin hâneli müslim ve Ermenilerdir kim cümlesi cüllâhdır. Ve cümle iki …
EÇS II 304b … e cümle iki bin hânedir. Ve câmi‘ ve hân ve hammâmları ve üç aded deyrleri var. Serâvrûd kûhı üzre bir harâb kal‘ası vardır. Andan,
EÇS II 353b–355b … sîde altun pâre kerîmelerin ellerinde birer boğça ak kenarlı paşa gömlekleri ve serâvîl ve yağlıklar getirüp hakîr iki duhter-i pâkîze-ahterlerin başlarına birer şerbe …
EÇS II 367a … esbâb [u] eskâllerimi ve bâr-ı sakîllerimi bî-küsûr verüp bir boğça ak kenarlı serâvîl kamîs ve on top sûf ve bir kıt‘a Kitâb-ı Miftâh verdi kim hakîre gûyâ bir genc- …
EÇS III 94b … lkı cümle bu buhayre kenarında câmeşûyluk edüp aslâ sabun sürmeden üç kerre bir serâvil kamîs gasl olsa beyâz gül-i pembe-misâl olur.
EÇS III 140b … oldur kim hemân her hammâmdan, husûsen bu germâbdan çıkınca ale'l-fevr kamîs-i serâvil-i siyâbın giymek gerek ve's-selâm.
EÇS III 184b–185a … büryân ve giryân u nâlân havz içinde iki gün iki gice imiş aç u zâc bir kamîs u serâvile muhtâc olduklarından mâ‘ada her gice cellâdlardan biner tâziyâne kırbaç yiyüp n …
EÇS IV 188a 114. Kend-i Serâvrûd ve kend-i Dustî ve kend-i Çevlânduruk.
EÇS IV 236b … fâ‘-ı kadrimiz dutup hakîre evvelâ bir semmûr kafası yeşil çukaya kaplı kürk ve serâvîl kamîse varınca ser ü pâ bir kat libâs-ı fâhire ve bir kise guruş ve bir esb-i s …
EÇS IV 259a … da âsûde ve ziyâret-i gâzî {mîr-i mîrân-ı Ahmed Hân} sa‘îd-i şehîd Tekeli Paşa; Serâv sahrâsında ale'l-gafle Şâh İsmâ‘îl'i basmak sadedinde iken bir Yezîdî Kürd da‘v …
EÇS IV 260a … hi musâhib-i şehriyârî idim. Ba‘de feth-i Revân avdetde vilâyet-i Nahşevân'ı ve Serâv ve şehr-i Tebrîz'i ve niçe yüz aded İrân-zemîn diyârında kend ü büldânları harâ …
EÇS IV 277b Ve bir sandûka sırmalı ve ak kenarlı nisvâna müte‘allık kamîs ü serâvîller ve münakkaş makrameler ve çârşefler {çıkdı}.
EÇS IV 278a … iken hanım tarafından on bâğça-i gûnâ-gûn akmişe-i fâhireler ve ibrişim kenârlı serâvîl ü kamîsler ve üç kise bundukânî altun ve Kaya Sultân içün bir tâc-ı Keyânî ve b …
EÇS IV 288a … Paşa feth edüp dest-i Âl-i Osmân'da idi. Ba‘dehû sene 993 târîhinde Cığaloğlu, Serâv altında münhezim olup cümle cebehâne ve bârhâne ve sâ’ir kârhâneleri bırağup fi …
EÇS IV 289b … mâ zâlim derede sene 992 târîhinde Cığalazâde Sinân Paşa sû-i tedbîri sebebiyle Serâv cenginde münhezim oldukda firâr eden asker-i İslâm'ın ardın önün Acem ve Ekrâd …
EÇS IV 300b … kend-i Sirâv'dır. Acem ve Moğol kavmi buna Sarây dahi derler. Tebrîz bâğlarıyla Serâv bâğları müşâdır. Ammâ mâbeynleri üç konak yerdir ve bu nâhiye-i Sirâv kâmil sek …
EÇS IV 304a … ndinini sağ tarafı şimâlinde kal‘a-i Kumla hayli mesâfe-i ba‘îdede kalup kend-i Serâvrûd'u ubûr edüp ve kend-i Dost'u geçüp,
EÇS IV 305a Sitâyiş-i kasaba-i Tıram Halhâl: Serâv hükmünde bin hâneli bâğ u bâğçeli ve câmi‘ ve hân ve hammâmlı ve çârsûlu bir ra …
EÇS IV 305a Lisân-ı Moğolî'de "Serâf" derler. Lisân-ı Ekrâd'da " Serâv " derler, ya‘nî "Baş-su" derler, ammâ asıl lûgatı "Serâh"'dır. Cümle halkı "Yâ K …
EÇS IV 305a … lazâde Sinân Paşa serdâr-ı mu‘azzamlık ile Tebrîz deryâsı kenârıyla bu sahrâ-yı Serâv'da deryâ-misâl asker-i kerrâr ile meks eder. Arapça hadîsine i‘tibâr etmeyüp müş …
EÇS IV 305b Andan sonra Cânpoladzâdeler Haleb'de ısyân ederler. Hulâsa-i kelâm bu sahrâ-yı Serâv'da bir gûne inhizâm olmuşdur kim Devlet-i Âl-i Osmân olalı bir serdâda olmamışdır. …
EÇS IV 305b … ûne inhizâm olmuşdur kim Devlet-i Âl-i Osmân olalı bir serdâda olmamışdır. Hâlâ Serâv sahrâsında üstühân-ı Sünniyân püşte püşte râygândır.
EÇS IV 305b İnhizâm-ı sânî def‘a, be-sahrâ-yı Serâv : Bu ma‘lûmumuzdur kim sene 1027 târîhinde Sultân Osmân Hân asrında Vezîr Dilâve …
EÇS IV 305b … ebil'de Karçığa Hân haber alup seksen bin asker ile çıkup Kehrevân dağlarına ve Serâv yollarında kemîngâhlara askerin âmâde eder. Bunlar da Tatar-ı sabâ-reftâr asker …
EÇS IV 305b … askerin âmâde eder. Bunlar da Tatar-ı sabâ-reftâr askeriyle azm-i Erdebil deyüp Serâv sahrâsına ılgar ile gelüp meks etdiklerinde dörd günlük yolu bir günde almış at …
EÇS IV 305b … nlı Mustafâ Paşa bunlar ve niçe yüz ümerâlar esîr olup yigirmi altı bin âdem bu Serâv-ı menhûs sahrâsında şehîd oldular. Hâlâ üstühânları yığın yığın zâhir ü bâhirdir. …
EÇS IV 305b … n yığın zâhir ü bâhirdir. Bu dahi bir nuhûset-i ekber idi. Hattâ bizler {şimdi} Serâv şehri içre seyr ü temâşâ tarîkiyle kahvehâneler önünden güzer etdiğimizce bayât …
EÇS IV 305b Sitâyiş-i eşkâl-i Serâv : Hâk-i pâk-i Âzerbaycân-ı Ucân'da bilâd-ı Ermen'dendir. Şehri bir deşt-i hâmûnd …
EÇS IV 306a … yle seng-i mezârında târîhleriyle ma‘lûm merkad-i pür-envâr âşiyânlardır. Ve bu Serâv'dan şehr-i Erdebil cânib-i cenûba bir mesâfe-i dırâz ba‘îddir. Andan kıbleye iki me …
EÇS IV 306a … sohbetleri edüp bâğçe fasılları etdik. Ammâ sene (---) Sultân Osmân hilâfetinde Serâv sahrâsında Dilâver Paşa ve Halîl Paşa asker-i İslâm ile münhezim olup Tekyelü P …
EÇS IV 327a … zîmeleri nehb ü gâret etmeğe ahd-i amân etmişdi. Zîrâ zikri sebkat eden kal‘a-i Serâv altında Cığalazâde bir gûne münhezim olmuşdu kim devlet-i Âl-i Osmân'da eyle bi …
EÇS IV 327a–327b … zât-ı müslimîn ol kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular kim mukaddemâ sahrâ-yı Serâv'da münhezim olduklarının yüz kerre yüz bin kat ıvaz olunup Acem'den bir intikâm al …
EÇS VII 22b Biri sene 1012 târîhinde Tebrîz altına Acem ile Ciğaloğlu Serâv sahrâsında münhezim olduğu.
EÇS VII 24a … mızın cümle yorkan ve kebe ve lenselerin ve gayri bâr-ı sakîlleri ve cemedân ve serâvîl ve kamîsleri cümle ihrâk edüp ancak dervîşâne birer ihrâm alıkoyup sehel sebükb …
EÇS VII 168b Vilâyet-i Âzerbâycân'da şehr-i Sarây var. Kavm-i Acem ana Serâv derler kim Cığaloğlu vezîrin münhezim olduğu Serâv'dır. Moğol kavmi dahi bu Sar …
EÇS VII 168b … i Sarây var. Kavm-i Acem ana Serâv derler kim Cığaloğlu vezîrin münhezim olduğu Serâv'dır . Moğol kavmi dahi bu Sarây şehrine Serâv der, ammâ bu şehr-i Sarây'a Sarây-ı Ci …
EÇS VII 168b … Cığaloğlu vezîrin münhezim olduğu Serâv'dır. Moğol kavmi dahi bu Sarây şehrine Serâv der, ammâ bu şehr-i Sarây'a Sarây-ı Cingiz Hân derler. Niçe mülûkdan mülûka int …
EÇS VIII 355b … cik dondan ve gömlekden nümâyândır. Donları ise dizlerin ancak örter bol paçalı serâvîllerdir , don derler ammâ değildir, hemân bir beyâz çarşafı beline bağlamış, edebde teşe …