… slâm'a vâsıl olup esîrleri ve mâl-ı ganâ’imlerimiz fürûht ederken hikmet-i Hudâ
Serasker Ali
Paşa bu ganîmet ile geldiğimizi istimâ‘ edüp herkes çeteye gidüp 3a ordu-yı İ …
Evvelâ bu sahrâ-yı Haçek'den Budin gâzîleriyle cânib-i garba dağlar içre girüp Desne dereleri içre ve Desne dağları üzre bir gün bir gece seğirdüp dere ve depe ve dağ u rağ u bâğ ve yakın u ırağ gezerek Desne dağları bir becene-i azîme, ya‘nî bir sarp kırıntılık içinde cem‘ olmuş kâfirlere râst gelüp üç yerden üç bin yiğit ile "Allâh!" deyüp koyulduk, ammâ yüz bin renc [ü] anâ ile hamd-i Hudâ beceneyi feth edüp yüz yigirmi bir esîr ve bu kadar kelle ve bu kadar mâl-ı ganâ’im kelepürler alup sâlimîn ü gânimîn bir gün bir gecede Desne derelerin ubûr edüp sahrâlara çıkup dördüncü gün Hasek sahrâsında ordu-yı İslâm'a vâsıl olup esîrleri ve mâl-ı ganâ’imlerimiz fürûht ederken hikmet-i Hudâ Serasker Ali Paşa bu ganîmet ile geldiğimizi istimâ‘ edüp herkes çeteye gidüp 3a ordu-yı İslâm boş kalır mülâhazasıyla "Çete memnû‘dur!" deyü dellâllar nidâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b–3a ·
metinde göster ·
… edersiz ve bu eyâlet-i Varat'ı ne deyü ıhrâk edersiz? Sizi padişâha telhîs edüp
Serasker Ali
Paşa'ya 12a sizi arz ederim ve aldığınız esîrleri varan kethudâma teslîm eyle …
"Bu Varat re‘âyâların ne esîr edersiz ve bu eyâlet-i Varat'ı ne deyü ıhrâk edersiz? Sizi padişâha telhîs edüp Serasker Ali Paşa'ya 12a sizi arz ederim ve aldığınız esîrleri varan kethudâma teslîm eyle. Yohsa sen bilirsin" deyü Sinân Paşa mektûbları kırâ’at olunduğunda, yalı ağamız eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11b–12a ·
metinde göster ·
… in yazmış. Kemen Yanoş bu kendi katli tasvîrin görüp bozmuş ve bu mahalde bizim
Serasker Ali
Paşa'yı kır at üzre Mısır sarığı ile kahverengi kürkü ve köse sakalıyla bu vilâ …
Ve Mehemmed Paşa nâmında bir bodur kara vezîr Kemen Yanoş kralı katl edeceğin yazmış. Kemen Yanoş bu kendi katli tasvîrin görüp bozmuş ve bu mahalde bizim Serasker Ali Paşa'yı kır at üzre Mısır sarığı ile kahverengi kürkü ve köse sakalıyla bu vilâyete gelüp harâb edeceğin ve Apopi Mihal otuz yıl kral olacağın şekl-i murdâriyle karşu karşuya Ali Paşa ile tasvîr eylemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18a ·
metinde göster ·
Paşa'ya Bosna askeriyle râst geldik ve Kaplan Paşa ve Yûsuf Paşa ve Çavuşzâde M …
Ammâ atlar aç ve bizler aç. Hele bir orman içine girüp cümle atları çayıra salup etrâfımıza karavullar koyup sehelce istirâhat etdikde Hudâ mu‘în ü zahîri ola, Şâmîzâde Re’îs Efendi'den on dâne muharrâ pişmiş beslenmiş koyunlar ve beş bin ekmek ve bin aded at yemi gelüp cümle ni‘metullâhı mahlûkullâhlara bezl edüp cümle guzâtın cânları yerine gelüp kâmil bir sâ‘at bu mahalde ârâm edüp andan yine esb-i sabâ-peymâlarımıza "Niyyetü'l-gazâ" deyü süvâr olup "Azm-i râh-ı cânib-i küffâr" deyü giderken ibtidâ Serasker Ali Paşa'ya Bosna askeriyle râst geldik ve Kaplan Paşa ve Yûsuf Paşa ve Çavuşzâde Mehemmed Paşa ve Budin vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Hüseyin Paşa ve Sührâb Mehemmed Paşa ve Kanbur Mustafâ Paşa ve Defterdâr Hüseyin Paşa ve Sıska Ken‘ân Paşa ve Hısım Mehemmed Paşa ve Gürcî Koca Mehemmed Kethudâ Paşa ve Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Cân Arslan Paşa ve Çatrapatra Ali Paşa ve Konakçı Kara Ali Paşa ve Kıbleli Paşa ve Kaplan Paşa ve Kurd Paşa ve niçe bunun emsâlleri vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve niçe yüz ümerâlar cümle asâkir-i İslâmlarıyla kuşluk vaktinden tâ Uyvar'a varınca dağlara ve taşlara ve bâğlara ve ormanistân u çengelistân mahûf yollara ve bellere girüp tâ vakt-i asra dek gezüp elli altmış bin asâkir-i İslâm dağlarda taşlarda av arar gibi arayup tâ vakt-i asra dak sâlimîn ü gânimîn her cânibe at saldılar, ammâ kızıl kan içinde kaldılar ve bin yedi yüz aded kelle dahi aldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106a ·
metinde göster ·
… eki Ağa'nın bir âdemîsinin kellesin top güllesi götürdüp hemân Sadrıa‘zam bu ân
Serasker Ali
Paşa ve Beğko Paşa ve sağkol ve solkol beğleri ve sâ’ir iş görmüş iş erleri ile …
Bu mahalde kal‘a altına birez asâkir-i İslâm'dan nâmdâr yiğitler varup kal‘a varoşuna şergil olduklarında kal‘adan toksan iki pâre balyemez toplar atıldı. Hattâ henüz hatt-ı şerîf ile gelen Haseki Ağa'nın bir âdemîsinin kellesin top güllesi götürdüp hemân Sadrıa‘zam bu ân Serasker Ali Paşa ve Beğko Paşa ve sağkol ve solkol beğleri ve sâ’ir iş görmüş iş erleri ile kal‘anın cânib-i erba‘asında gezüp meterise girecek yerleri tecessüs edüp mâh-ı mezbûrda cümle yeniçeri ve topçu ve cebeci ocakları kol kol meterise girilmek fermân olundu, ammâ ne çâre gündüz meterise girmek olmaz. Geceler ise mâh-ı Muharrem'in mehtâbı mahal "Âyâ ne çâre eylesek?" deyü erbâb-ı meteris birer gûne re’y-i tedârikde iken vakt-i gurûbda ki olup kamer mâh-tâb-ı bedr-i münîr burc-ı ufukdan pertâb edüp nümâyân oldu. Ve cümle erbâb-ı meteris ka‘r-ı zemîne girmeğe âmâde oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109b ·
metinde göster ·
Paşa cümle Bosna eyâleti askeriyle ve iki bin aded piyâde sekbânlarıyla alâ mel …
Ve mâh-ı Muharrem'in on sekizinci günü Serasker Ali Paşa cümle Bosna eyâleti askeriyle ve iki bin aded piyâde sekbânlarıyla alâ melei'n-nâs Zağarcıbaşı İbrâhîm Ağa kolu ardında meterise girdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110a ·
metinde göster ·
… olup hemân bu menzilden nefîr-i rıhletler ve kös-i hareketlere turralar urulup
Serasker Ali
Paşa ile Tatar askerine fermânlar gidüp,
Bu kal‘a kurbunda Serdâr Ali Paşa'dan haber geldi kim küffâr "Leve kal‘asın vermem, ırzım vardır ve iki el bir baş içündür ve cebehânemiz ve asker zahîremiz çokdur. Cümlemiz kral uğuruna 133a kırılırız" dediler, deyü haber geldikde hemân Vezîr-i dilîr Fâzıl Ahmed Paşa gazab-âlûd olup hemân bu menzilden nefîr-i rıhletler ve kös-i hareketlere turralar urulup Serasker Ali Paşa ile Tatar askerine fermânlar gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132b–133a ·
metinde göster ·
… -ı dûzah-karâr kal‘adan bu asker-i deryâ-misâli görüp karârı kalmayup gördü kim
Serasker Ali
Paşa tarafına gürûh gürûh asker gelüp azharun mine'ş-şems balyemez toplar dahi …
Hemân küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr kal‘adan bu asker-i deryâ-misâli görüp karârı kalmayup gördü kim Serasker Ali Paşa tarafına gürûh gürûh asker gelüp azharun mine'ş-şems balyemez toplar dahi gelüp ve bî-bâk ü bî-pervâ yeniçeriler alâ melei'n-nâs kat-ender-kat meterislere girüp evvel gelen askerin meterise girenleri cümle gerüde kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133a ·
metinde göster ·