… 'a bir merhale karîb Menkûb kal‘ası derler ebr-i nîlgûna ser çekmiş bir kal‘a-i
ser-bülenddir
, anda dahi keştîler yatacak limanlar ve kayalar üzre keştî bağlamak içün amûd-ı …
Ol asırda Macaristân'da Salanta sahrâları ve Dobraçin ve Keçkemet ve Gingöş ve Peşte sahrâları ve Sirem ve Semendire vâdîleri serâpâ Karadeniz olup Venedik körfezi sâhilinde Dodoşka vilâyetinde mezkûr Karadeniz Venedik körfezine munsab olduğu yerler hâlâ nümâyândır. Hattâ Silisre eyâletinde Pravadi kal‘ası evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i bâlâdır, ol asırda bu kal‘a leb-i deryâda imiş. Hâlâ keştîler bağlamak içün demir halkalar vardır, durur ve zamân-ı kadîmde gemi küpeşteleri ve bodostomaları kayalara dokunmakdan rahnedâr etdükleri yerler ayân u beyândır. Ve Karadeniz'in bir alâmeti dahi cezîre-i Kırım içre Bâğçesarây'a bir merhale karîb Menkûb kal‘ası derler ebr-i nîlgûna ser çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir, anda dahi keştîler yatacak limanlar ve kayalar üzre keştî bağlamak içün amûd-ı müntehâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
… şgrad cisri ve Mosdar cisri gibi cisrlere mânend ibret-nümâ-yı bî-mânend cisr-i
serbülenddir
. Bu dahi Rûmeli'ne gelüp gidenlerin memerri ibret-nümâ bir cisr-i azîmdir. Ve g …
Bu buhayre üzre ibtidâ bânîsi Süleymân Hân'dır. İtmâmı müyesser olmayup Selîm Hân-ı Sânî itmâm etmişdir. Bedest-i Koca Mi‘mâr Sinân. Cümle yigirmi altı göz kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş her kantara aynı kavs-ı kuzahdan nişân verir. 105b Şimâlden cenûba tûlu kâmil bir mildir. Cümle tîşe-i Ferhâd-ı kûhken destinde tıraş olmuş musaykal ve mücellâ taş ile mebnî bir cisr-i kavîdir kim memâlik-i Âl-i Osmân'da Geyve cisri ve Osmâncık kantarası ve Amasiyye pülü ve Batman cisri ve Çoban köprüsü ve Altun Halkalı köprü ve Rûmeli'nde Vişgrad cisri ve Mosdar cisri gibi cisrlere mânend ibret-nümâ-yı bî-mânend cisr-i serbülenddir. Bu dahi Rûmeli'ne gelüp gidenlerin memerri ibret-nümâ bir cisr-i azîmdir. Ve gâyet vâsi‘dir kim cemî‘i seyyâhân-ı berr [u] bihâr mâbeyninde meşhûr-ı âfâk kantara-i tâk-i revâkdır. Cisrin ortasında bir beyaz mermer-i ham üzre Karahisârî Hasan Çelebisi hattıyla Âl-i Osmân'ın ecdâdları esmâsıyla "Sultânu'l-memâlik ve'l-Arab ve'l-Acem es-sultân ibnü's-sultân es-Sultân Selîm Hân ibn Sultân Süleymân Hân ibn fülân fülân, tâ tâ, ilâ nihâyeti Âl-i Osmân" deyü eyle tahrîr etmiş kim hakkâ ki üstâd-ı mermer-bür mermer üzre yazmış ammâ sikke-i mermerde kazmış hâlâ zamânemiz üstâdları ana bir tîşe ve direfş urmağa kâdir değillerdir. Bu hatt-ı sihr-âsârların tahtında tahrîr olunan cisr târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105a–105b ·
metinde göster ·
… ebnî bir kal‘a-i kavîdir kim bu gerdiş-i devâyir-ı kecrev-i felekde bir kal‘a-i
ser-bülenddir
. Gerçi yalçın kaya üzredir, ammâ ol kûh-i azîmün zirve-i a‘lâsı vâsi‘ sahrâ-yı …
Evvelâ kal‘a-i Kara Âmid: Eyle meşhûr-ı âfâk kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn olan sûr-ı üstüvâr Şattu'l-Arab kenârında evc-i semâya ser çekmiş Fızkayası bu rûy-ı arzda meşhûr-ı âfâk olan püşte-i bülend üzre siyâh seng-i hârâ ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim bu gerdiş-i devâyir-ı kecrev-i felekde bir kal‘a-i ser-bülenddir. Gerçi yalçın kaya üzredir, ammâ ol kûh-i azîmün zirve-i a‘lâsı vâsi‘ sahrâ-yı çemenzâr-ı lâle-izârdır. Kal‘anın cânib-i şarkîsi ve şimâlî tarafına meyyal semti evc-i âsumâna kad çekmiş kayalar üzredir kim Fız mağâraları bu kal‘a-i bâlânun altındadır. Ve makâm-ı Hazret-i Yûnus aleyhisselâm andadır. Andan aşağı âdem nazar etmeğe cür’et idemez. Gûyâ bir derk-i esfeldir. Nehr-i azîm cereyân edüp tarafeyni gül-i gülistân u bâğ u müşebbek bostân ve reyhânistândır kim her sene beş altı ay ahâlî-i Diyârbekr'ün Şattu'l-Arab faslı idecek teferrücgâhlarıdır kim rûy-ı arzda mesîregâhlar içre bu dahi meşhûr-ı âfâk bir seyrângâh-ı işretgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200a ·
metinde göster ·
… anlardan kalmaz. Evc-i âsumâne ser çekmiş bir kûh-ı bî-mânend üzre bir hisâr-ı
ser-bülenddir
, ammâ küçükdür. Cânib-i erba‘ası çâh-ı sakar olduğundan ne kadar adımdır, bilme …
Kavm-i Ekrâd bu kal‘aya Karaca kal‘a derler. Zîrâ ekseriyyâ seng-i siyâh ile Âl-i Abbâsiyân'dan Gıyâseddîn ibn el-Muktedir Billah binâ etmiş kal‘a-i köhne-âbâddır. Devlet-i Âl-i Osmân'da altıncı Karahisâr-ı Ekrâd budur. İbtidâ Afyonkarahisâr ve Şebin Karahisâr ve Develi Karahisâr ve Antalya Karahisâr (---)(---)(---)(---)(---)(---) altıncı bu Ekrâd Karahisârı'dır. Ammâ bu dahi anlardan kalmaz. Evc-i âsumâne ser çekmiş bir kûh-ı bî-mânend üzre bir hisâr-ı ser-bülenddir, ammâ küçükdür. Cânib-i erba‘ası çâh-ı sakar olduğundan ne kadar adımdır, bilmem, ammâ şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâkı‘ olmuşdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---). 287a Hâlâ Mahmûdî beğlerinden Evliyâ Beğ adaşımız hükmünde yurdluk ve ocaklık olmak üzre tabl [u] alem sâhibi bir mankâle mîr-i muhteremdir kim cemî‘i Kürdistân ümerâların ihsânıyla bend etmişdir. Dörd bin aded güzîde pâk müsellah asker-i Ekrâda mâlikdir. Cemî‘i Mahmûdî beğlerinin âb-ı rûyıdır. Gerçi bir lahm u şahm sâhibi görinür ammâ gâyet çâpük ü zinde ve server-i hünerverlik üzerinde mevcûd bir mîr-i Mahmûdî'dir. Bitlîs hânıyla bu Evliyâ Beğ diyâr-ı Kürdistân'ı Hâtem-i Taylık'da aralamışlardır kim ni‘metleri mebzûldür. Hattâ cümle refîklerimizle aşağı hıyâbânında bir ziyâfet-i azîm etmişdir kim cümle ni‘met-i nefîselerinin sükkeri Şâm'ın nebât-ı Hamevîsinden idi. Ba‘de't-ta‘âm parmağındaki Ferîd hattıyla damlalı zümürrüd üzre yazılmış bir hâtem idi kim Hâtem-i Tay bile eyle bir hâteme mâlik olmamış idi. "Evliyâm görem gözüm mührünü" dedi. "Görün hânım" deyü eline {mührümü} verdikde kırâat etdi Sec‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286b–287a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı yaylağ-ı kûh-ı Demâvend: Bir cebel-i kûh-ı
serbülenddir
kim zamân-ı kadîmde yedi aded sûr-ı metîneler ile âbâdân hâlâ biri ma‘mûrdur ki …
Evsâf-ı yaylağ-ı kûh-ı Demâvend: Bir cebel-i kûh-ı serbülenddir kim zamân-ı kadîmde yedi aded sûr-ı metîneler ile âbâdân hâlâ biri ma‘mûrdur kim kal‘a-i Demâvend nâmıyla meşhûr-ı âfâk olup sene 995 târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Cığalzâde Sinân Paşa kal‘a-i Demâvend'i yedi günde feth edüp hâk ile yeksân etmişdi. Ve kûh-ı Demâvend'den beş kerre yüz bin koyun sürmüşdü. Hâlâ yine bu yaylada on kerre yüz bin devâbât makûlesi vardır. Bu yaylanın şark cânibinde yaylayan Avşarî ve Kehrânî ve Dümbülî ve Dümdümî Türkmanânı yayla hakların Acem Şâhı tarafından Rey şehri hânı alur. Ammâ yine bu kûh-ı Demâvend'in cânib-i kıblesinde ve taraf-ı garbîsinde yaylayan Urbân u Türkman u Ekrâd-ı Zıbarı'nın {yaylamakların} İmâdiyye hâkimi ve Akra beği alırlar. Tâ bu mertebe böyle bir kûh-ı azîm-i mahsûldârdır ve ma‘âdin-i hadîd gâyet çokdur. Ol ecilden sularının nef‘i yokdur. Bu kûh-ı Demâvend'in şimâlinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326b ·
metinde göster ·
… e Acem müşâsında bir kûh-ı bâlâdır kim kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş bir kûh-ı
serbülenddir
. Nebâtât [u] giyâhâtı firâvân ve uyûn-ı câ’iyeleri âb-ı hayât-ı revândır. Sene …
Evsâf-ı kûh-ı Akra: Lakab-ı sahîhi kûh-ı Akra‘dır. Bu dahi şehr-i Rey'ün cânib-i garbîsi ve şimâlîsine meyyâl nümâyândır, ammâ üç merhale ba‘îd bir uryân u bî-dıraht u bî-semer bir cebel-i Akra‘dır kim Kürdistân Akra beğiyle Acem müşâsında bir kûh-ı bâlâdır kim kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş bir kûh-ı serbülenddir. Nebâtât [u] giyâhâtı firâvân ve uyûn-ı câ’iyeleri âb-ı hayât-ı revândır. Sene (---) târîhinde İmâdiyye'ye giderken bu kûh-ı Akra‘da meks edüp Monlâ Karnî nakli üzre bu kûh-ı Akra‘da altun ma‘deni vardır ammâ Ekrâd diyârında olmağile zer-i hâlisin husûle getiremeyüp harcı hâsılıyla berâber gelmez demiş idi. Meğer lağv imiş. Bu hakîr şehr-i Rey temâşâsında iken Akra kûhundan yedi katar-ı katır yükü tibr altun Rey hânına gelüp tîz-âb ile suya çeküp ba‘dehû âteş-i germâ-germde kâl edüp bir nerm zer-i hâlis hâsıl oldu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 326b ·
metinde göster ·
Kûh-ı Demâvend dâmeninde bir püşte-i âlî üzre bir kal‘a-i
serbülenddir
. Ammâ bu dahi hâk-i çim ile rıhtım olmuş bir sûr-ı azîmdir. Lâkin etrâfında han …
Kûh-ı Demâvend dâmeninde bir püşte-i âlî üzre bir kal‘a-i serbülenddir. Ammâ bu dahi hâk-i çim ile rıhtım olmuş bir sûr-ı azîmdir. Lâkin etrâfında handakı yokdur. Ve iki kapusu vardır. Biri Rey kapusu ve biri Bağdâd dervezesi vardır. Ve kal‘a içre hâlâ üç yüz hâne ve Câmi‘-i Murâd Hân-ı Sâlis ve hân ve hammâm ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Ve dâ’iren-mâdâr ecrâm-ı kal‘a iki bin adımdır. Ve hâlâ dest-i Acem'de Rey şehri hükmünde sultânlıkdır kim bin aded güzîde nökere mâlik kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327b ·
metinde göster ·
… u dahi bir kûh-ı Bî-sütûn'a ve kûh-ı Akra'ya ve kûh-ı Elvend'e mânend bir kûh-ı
serbülenddir
kim üzerinde niçe kerre yüz bin hayvânât çerâgâhlarında tenâvül-i giyâhât edüp …
Sitâyiş-i kûh-ı Demâvend: Bu dahi bir kûh-ı Bî-sütûn'a ve kûh-ı Akra'ya ve kûh-ı Elvend'e mânend bir kûh-ı serbülenddir kim üzerinde niçe kerre yüz bin hayvânât çerâgâhlarında tenâvül-i giyâhât edüp semîn olurlar. Bu kûh üzre Arab u Acem ve Türkman ü Terekemân-ı yamân yayla faslın edüp Rey hânına ve Bağdâd vâlîsine yayla hakkı verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327b ·
metinde göster ·
… gûyâ tâk-ı Havernak'dır. Hâlâ Kehkeşân-âsâ semâya kemend atmış-misâl bir kûh-ı
serbülenddir
kim iki günlük yoldan nümâyândır.
İbret-nümâ-yı Tâk-i Kisrâ: Nuşirevân-ı âdilin yayla sarâyı imiş. Hazret dünyâya geldikde münhedim olduğu bâlâda merkûmdur. Ba‘dehû Hazret'in ağzı yârıyla imâr olan tâk-i binâ hâlâ zâhirdir kim zemînden kaddi eflâke ser çekdiği kâmil yüz yigirmi arş-ı âlîdir. Hâlâ her sene birer tulası kaddi zemîne gark olarak bu kadde kaldı deyü nakl ederler. Zamân-ı evvelde dahi âlî imiş. Ammâ cümle eser-i binâsı serâpâ tuladır. Ammâ eyle bir tâk-ı tumturâkdır kim gûyâ tâk-ı Havernak'dır. Hâlâ Kehkeşân-âsâ semâya kemend atmış-misâl bir kûh-ı serbülenddir kim iki günlük yoldan nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 342b ·
metinde göster ·
… yı Kûfe'de ve şehr-i İmâm Alî içre evc-i âsumâna kubbesi ser çekmiş bir kubbe-i
ser-bülenddir
kim ayyûka kad keşândır kim gûyâ kubbe-i Kâşân'dır. Deryâ-yı Necef-i eşrâfdan ü …
Evvelâ hâk-i Necef'de ve sahrâ-yı Kûfe'de ve şehr-i İmâm Alî içre evc-i âsumâna kubbesi ser çekmiş bir kubbe-i ser-bülenddir kim ayyûka kad keşândır kim gûyâ kubbe-i Kâşân'dır. Deryâ-yı Necef-i eşrâfdan üç menzil yakındır. Çölistândan nümâyân bir kubbe-i imâmdır. Ve kubbenin tâk-ı revâkına im‘ân-ı nazar ile nigerân edenin dîdeleri pür-nûr olur. Ammâ bu kubbe-i âlî sâ’ir bir diyârın kıbâbları gibi rasâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr değildir. Serâpâ yah ve cıbıs ve kireç ve (---) ile mestûr bir kubbe-i ma‘mûredir. Bu hakîr diyâr-ı Bağdâd u Basra ve Lahsa [vü]356a Ummân ve Yemen ü Aden ve Mekke vü Medîne'de bu kadar seyâhat etdim, asla kurşum örtülü imâret görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 355b–356a ·
metinde göster ·
Kıratova ile Eğridere mâbeyninde evce peyveste olmuş bir kûh-ı
ser-bülenddir
kim evc-i âsumâna kad çekmiş dıraht-ı müntehâlar var kim misli meğer Ravna ve Ç …
Kıratova ile Eğridere mâbeyninde evce peyveste olmuş bir kûh-ı ser-bülenddir kim evc-i âsumâna kad çekmiş dıraht-ı müntehâlar var kim misli meğer Ravna ve Çernik dağlarında ola. Ve bu cebel-i bâlâda me‘âdin-i hadîd lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâdır. Ve bu kûh-ı bülendin tâ zirve-i a‘lâsında kefere zu‘munca Hazret-i İsâ havâriyyûnlarından şem‘ûn-ı Safâ makâmı ola bir deyr-i azîm vardır kim bir kâr-ı kadîm ve bir deyr-i adîm olduğuna âsâr-ı binâsı şâhiddir. Anda olan ruhbânların pençe-i âfitâb muğpîçeleri âyende vü revendelerin önüne durup hidmet ederler, ammâ bize hidmet etmediler. Ve niçe yüz hânelerinde müsâfirîn içün dîbâ ve şîb ve zerbâf döşek ve yorkanları akmişe-i fâhiredendir. Her şeb yüz iki yüz âdem piyâde ve esb-süvârlar gelüp ayş u işretler edüp her birine gûnâ-gûn i‘zâz ü ikrâmlar ile tîb ü [tatyîb-i] hâtır ederler bir acâ’ib manastır-ı kıssîsân-ı millet-i Mesîhiyyedir kim elbette her müsâfirînin haddine göre bir hedâyâ vermeleri mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173b ·
metinde göster ·
… tâyiş-i cebel-i âlî Rila: şehr-i Dobniçse ile Samakov dağı mâbeyninde bir kûh-ı
ser-bülenddir
kim bir ucu Samakov dağları ve bir tarafı Destpot Kral yaylağına müntehî tûfân- …
Sitâyiş-i cebel-i âlî Rila: şehr-i Dobniçse ile Samakov dağı mâbeyninde bir kûh-ı ser-bülenddir kim bir ucu Samakov dağları ve bir tarafı Destpot Kral yaylağına müntehî tûfân-ı Nûh'dan beri selc [ü] yah pâresi eksik değildir. Binden mütecâviz âb-ı hayâtları var. Sünbül ü reyhân ve misk-i Rûmî ve zerrîn-i gûnâ-gûnların râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur. Hattâ on bin egrek koyun yaylanır yaylağ-ı azîmdir kim Gekbiziyye'de Koca Mustafâ Paşa evkâfı Rila yaylasıdır. Kırk elli yerde âhen ma‘denleri vardır ve kûh-ı yaylağ-ı Destpot bu Rila'nın cânib-i şarkîsinde ol dahi bir yaylağ-ı ibret-nümâdır. İnşâ’allâh anı da mahalliyle yâd edevüz. Ba‘dehû bu Rila yaylağı dâmeninden aşup bir merhalede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 175a ·
metinde göster ·
… aylağ-ı Şıpka'nın tâ zirve-i a‘lâsına iki sâ‘atde gücile çıkdık, zîrâ bir kûh-ı
ser-bülenddir
kim nihâyetine çıkan gûyâ Mesîh-vâr evc-i semâya urûc edüp kerrûbiyân sadâların …
Yaylağ-ı Şıpka'nın tâ zirve-i a‘lâsına iki sâ‘atde gücile çıkdık, zîrâ bir kûh-ı ser-bülenddir kim nihâyetine çıkan gûyâ Mesîh-vâr evc-i semâya urûc edüp kerrûbiyân sadâların i[şi]düp aşağıda cümle Kızanlık sahrâsında zeyn olan kurâ vü kasabât ve mezâri‘ât ve bâğ u bâğçe ve çayır ve çemeni serâpâ rûy-ı arzda ebrî kâğız gibi nakş-ı bûkalemûn gibi görünür. Tâ bu mertebe âlî Şıpka dağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
… Üstürgon'da meks edüp hâlâ serâperde-i Süleymânî yeri bir till-i bâlâ-yı kûh-ı
ser-bülenddir
kim Üstürgon'un topu gülleleri bu mahalle ermez, anda vaz‘-ı hıyâm edüp sahrâ-y …
Ba‘dehu sene 948 târîhinde Süleymân Hân kal‘a-i Budun'u feth edüp bu kal‘a-i Üstürgon'un feth [ü] teshîrinin tama‘ına düşüp {âhirü'l-emr bizzât Süleymân Hân sene 950 Muharrem'inin 18 gününde} deryâ-misâl askâkir-i İslâm ile sahrâ-yı Üstürgon'da meks edüp hâlâ serâperde-i Süleymânî yeri bir till-i bâlâ-yı kûh-ı ser-bülenddir kim Üstürgon'un topu gülleleri bu mahalle ermez, anda vaz‘-ı hıyâm edüp sahrâ-yı Üstürgon hayemât-ı sipâhân ile doldu ve cemî‘i cünûd-ı müslimîn cenge âmâde oldu. Ve ol gece tâ sabâha dak leşker-i İslâ[m] meterislere doldular ve ale's-seher gülbâng-ı Muhammedî çekilüp kal‘ayı döğmeye başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
… kı‘ olup her tarafda beşer konak yerden nümâyân bir kûh-ı Semengân-misâl tell-i
ser-bülenddir
. Meğer hikmet-i Hudâ bu mahalde germâ-germ bâzârı mahalli olup ecnâs-ı mahlûkât …
Bu diyârda yılda bir kerre niçe yüz bin âdem cem‘ olup bâzâr-ı azîm olan yere panayur derler. Ve bu Çemerne yaylası Hersek sancağının tâ orta göbeğinde vâkı‘ olup her tarafda beşer konak yerden nümâyân bir kûh-ı Semengân-misâl tell-i ser-bülenddir. Meğer hikmet-i Hudâ bu mahalde germâ-germ bâzârı mahalli olup ecnâs-ı mahlûkâtın bir cem‘iyyet-i kübrâsı mahalli idi kim inşâallâh hilâf değildir, beş kerre yüz bin benî Âdem'in Nasârâ ve Uskoku ve Sırf u Bulgarı ve Hırvadı ve Boşnak'ı ve Hırtman'ı ve Lasman'ı ve Latin'i ve Efrenci ve Rûm ve Yahûdî ve Ermeni ve'l-hâsıl cemî‘i millet-i Mesîhiyye ve niçe bin ümmet-i Muhammed cem‘ olup ve Pıraçalı Mustafâ Paşa'yı dahi bu cem‘iyyet-i kübrâda muhâfazacı bulup yigirmi gün gece germâ-germ hengâme-i bâzâr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160a ·
metinde göster ·
… binâ etmişdir. Evc-i semâya kehkeşân-âsâ zirve-i eflâke ser çekmiş bir kulle-i
ser-bülenddir
kim gûyâ Akkirmân kullesi ve İslâmbol'da Galata kullesi gibi yedi kat Şeddâdî b …
Bu kulle olduğu yere Nerîmân boğazından galat Norîman'dan Norin Kullesi derler. Bunu dahi Üsküplü Koca Mustafâ Paşa sene (---) târîhinde asr-ı Mehemmed Hân-ı Sânî'de binâ etmişdir. Evc-i semâya kehkeşân-âsâ zirve-i eflâke ser çekmiş bir kulle-i ser-bülenddir kim gûyâ Akkirmân kullesi ve İslâmbol'da Galata kullesi gibi yedi kat Şeddâdî binâ bir kulle-i müntehâdır kim kal‘a dahi denilse sezâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
… l-i murabba‘ bir Şeddâdî sedd-i İskender-misâl seng-i hârâdan mebnî bir kal‘a-i
ser-bülenddir
kim cemî‘i kemân-keşânlar bu kal‘a-i bâlânın zirve-i a‘lâsına şast ber-kabza ok …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Nehr-i Drin kenârında evc-i semâya ser çekmiş bir mermerli yalçın kızıl kanara kaya üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî sedd-i İskender-misâl seng-i hârâdan mebnî bir kal‘a-i ser-bülenddir kim cemî‘i kemân-keşânlar bu kal‘a-i bâlânın zirve-i a‘lâsına şast ber-kabza ok yetişdirememişlerdir. Tâ bu mertebe âlî-kad bir tell-i refî‘ üzre kirman-ı cây-ı amândır. Ve cânib [ü] etrâfında aslâ ve kat‘â handakı olmayup her cânibi gayyâ deresi gibi uçurum dereler olup bir tarafında havâlesi olmadığından bir yerden bu kal‘aya zafer mümkün değildir. Kayalarında şâhin ve zağanos ve akbaba kuşları vatan edinmiş sarp kayalardır. Cânib-i garbîsi bir hayli mesâfe-i ba‘îde dağlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
… Bir sahrâ-yı hâmûnun tâ vasatında bî-hâ’il evc-i âsumâna kad çekmiş bir kal‘a-i
ser-bülenddir
kim tâ iç kal‘asının zirve-i a‘lâsına varınca üç kat Şeddâdî metîn ve seng-tırâ …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Şikloş: Bir sahrâ-yı hâmûnun tâ vasatında bî-hâ’il evc-i âsumâna kad çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir kim tâ iç kal‘asının zirve-i a‘lâsına varınca üç kat Şeddâdî metîn ve seng-tırâş bir kal‘a-i hâzır-bâşdır. Ve iç kal‘ası olan püşte-i âlî bir sivri taşdır. Mâ-takaddem bu nârîn kal‘a krallara mahsûs sarây-ı nâ-tırâşdır. Bu iç kal‘a içinde müte‘addid kâ‘alar ve dîvânhâneler ve gûnâ-gûn nüzhet-âbâd maksûreler ile ârâste ve cihân-nümâ kâh-ı Havarnaklar ve şâhnişînler ile pîrâste bir sarây-ı vâcibü's-seyr iç kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171b ·
metinde göster ·
… üp hâlâ leşleri bir kûh-ı bâlâ gibi yığup üzre toprak örterler, henüz bir kûh-ı
ser-bülenddir
. Bu püşte zeylinde bir maksûre çit içinde başka bir emîn oturup cümle ol köy re …
Bizler dahi gelüp meks etdikde bârân-ı rahmet dinüp bir küşâde hevâ olup etrâf-ı eknâfdan teferrüc etdik. Mâ-tekaddem bu sahrâ-yı bî-pâyânda Eflak ve Boğdan kralları kırk gün kırk gece ceng-i azîm edüp cümlesi birbirlerin dendân-ı tîğdan geçirüp hâlâ leşleri bir kûh-ı bâlâ gibi yığup üzre toprak örterler, henüz bir kûh-ı ser-bülenddir. Bu püşte zeylinde bir maksûre çit içinde başka bir emîn oturup cümle ol köy re‘âyâları tekâlîf-i şâkkadan mu‘âf olup ol dağdan 104a re‘âyâ güherçile çıkarup bârûd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103b–104a ·
metinde göster ·
… kim cezîre-i Kırım'ın göbeğidir. Her tarafda beş konak yerden nümâyân bir kûh-ı
ser-bülenddir
kim Tûfân-ı Nûh'dan berü üzerinde karı ve selc-i rahmet içre âb-ı zülâl ta‘bîr …
Eşkâl-i şehrin beyân eder: Bu şehr-i müzeyyen bir çemenzâr 133a vâsi‘ ova kenârında kıble tarafı üç sâ‘at ba‘îd evc-i âsumâna ser çekmiş Çadır dağıdır kim cezîre-i Kırım'ın göbeğidir. Her tarafda beş konak yerden nümâyân bir kûh-ı ser-bülenddir kim Tûfân-ı Nûh'dan berü üzerinde karı ve selc-i rahmet içre âb-ı zülâl ta‘bîr etdikleri cânlı kar kurdu vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 132b–133a ·
metinde göster ·
… mle bu âsitâneden nümâyândır, tâ bu mertebe eflâke ser çekmiş serâmed bir kûh-ı
serbülenddir
. Bu tekyenin yaz meydânı ve kış meydânı ve cümle müsâfirhâneleri ve matbah-ı Ke …
Evc-i âsımâne berâber bir kûh-ı bâlâ üzre bir azîm âsitâne-i Bektaşiyân'dır. Akdeniz içinde cezîre-i İmroz ve cezîre-i (---) ve kal‘a-i Enez ve kal‘a-i İpsala sahrâları cümle bu âsitâneden nümâyândır, tâ bu mertebe eflâke ser çekmiş serâmed bir kûh-ı serbülenddir. Bu tekyenin yaz meydânı ve kış meydânı ve cümle müsâfirhâneleri ve matbah-ı Keykâvusî'si ve ıstabl-ı anterîsi ve kilârı ve mescidi ve türbe-i 207a pür-envârın kubbesi ve'l-hâsıl cümle imâretleri serâpâ nîlgûn kurşum örtülü âsâr-ı azîmlerin sâhibü'l-hayrâtı Etmekçioğlu Ahmed Paşa imâretidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206b–207a ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i yaylağ-ı Avusdos: Bu şehrin garbî ve cenûbîsi tarafında bir kûh-ı
serbülenddir
kim niçe bin âdemler devâbbâtlarıyla bu yaylağa çıkup altı ay safâ ederler. Şeh …
Sitâyiş-i yaylağ-ı Avusdos: Bu şehrin garbî ve cenûbîsi tarafında bir kûh-ı serbülenddir kim niçe bin âdemler devâbbâtlarıyla bu yaylağa çıkup altı ay safâ ederler. Şehirden kâmil üç sâ‘atde urûc olunur bir kûh-ı serâmed giyâhât-ı beyâbânlı ve niçe bin âb-ı hayâtlı yayladır. Hattâ şehrin cümle suları bu yaylada Peşker köyü nâm bir köyde bir kayadan çıkar bir azîm mesîregâh teferrücgâh yerdir. Andan enüp şehrin cümle imâretlerine suyu tevzî‘ [ü] taksîm olur. Hattâ ibret-nümâ-yı cisr-i Sinân Beğ altından geçer âb-ı hayât sulardır. Bu cisr-i ibret-eser-i memerr-i nâsın târîhi budur kim mısrâ‘-ı âhiridir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·
… b Rûm ve Arab [u] Acem'de Deli dağ nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir kûh-ı bâlâ-yı
ser-bülenddir
kim Ağrıboz körfezi ve Mora cezîresi körfezi ve İnebahtı körfezi deryâları cüml …
Atina şehrine iki sâ‘at karîb Rûm ve Arab [u] Acem'de Deli dağ nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir kûh-ı bâlâ-yı ser-bülenddir kim Ağrıboz körfezi ve Mora cezîresi körfezi ve İnebahtı körfezi deryâları cümle halîc gibi nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254b ·
metinde göster ·
… ullesi bu iç hisâr içinde bir iç hisâr gibi vâki‘ olup bir azîm serâmed kulle-i
serbülenddir
.
Ve Bâyezîd-i Velî câmi‘i önünde semt-i şarka nâzır bir demir kapusu var. Cebehâne kullesi bu iç hisâr içinde bir iç hisâr gibi vâki‘ olup bir azîm serâmed kulle-i serbülenddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 271a ·
metinde göster ·
… e-i Girid'in ortasına vâki‘ olup kûh-ı Elburz'dan nişân verir bir kûh-ı bâlâ-yı
ser-bülenddir
kim yaz u kış karı ve âb-ı zülâli eksik değildir. Kestânesi ve kızılcığı ve yay …
Gerçi sevâhil vilâyetdir ammâ isfakiye dağıyla tâ cezîre-i Girid'in ortasına vâki‘ olup kûh-ı Elburz'dan nişân verir bir kûh-ı bâlâ-yı ser-bülenddir kim yaz u kış karı ve âb-ı zülâli eksik değildir. Kestânesi ve kızılcığı ve yayla kirazı ve ahlat emrûdu ve muşmula ve üvezi ve yedi veren üzümü 325a yaz u kış eksik değildir. Ve nârı ve zeytûnu ve çimşiri ve kızılcığı ve servi dırahtları cihânı dutup bu vilâyetin cemî‘i kerasteleri cümle servi ağaçlarındandır. Gayri iklîmde olmayan nebâtâtların envâ‘-ı şükûfeleri bunda mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324b–325a ·
metinde göster ·
… iklerinde bu kasaba anın ismiyle müsemmâ olup Koru varoş derler. Bir azîm kûh-ı
serbülenddir
kim dıraht-ı müntehâ-yı azîmler ile müzeyyen olup nehr-i Osum üzre olan cisrin …
Der-vasf-ı imâret-i Koru varoş: Bu Belgrad şehrinin bu Osum nehri karşusunda cenûb tarafında su aşırı bir varoş-ı müzeyyen vardır. İsmine Koru varoş derler. Cümle iki yüz aded evli bâğ u bâğçeli ve cümle kiremitli vâsi‘ evlerdir. Ekseriyyâ Rûmlar ve Arnavud kefereleri sâkinlerdir. Bu varoşun ensesindeki dağa Koru dağ dediklerinde bu kasaba anın ismiyle müsemmâ olup Koru varoş derler. Bir azîm kûh-ı serbülenddir kim dıraht-ı müntehâ-yı azîmler ile müzeyyen olup nehr-i Osum üzre olan cisrin ta‘mîr [ü] termîmine dırahtlarının kerastelerin sarf ederler. Her kim bu dağdan bir çubuk kesse hâkim tecrîm edüp hakkından gelirler. Ve şehirde bir âdem kan edüp bu Koru dağa firâr edüp dahl düşse hâkim elinden halâs olup artık hâkim ana vaz‘-ı yed edemez, ammâ ol kâtil şehre dahi gelemez. Gelse ol ân katl ederler. El-hâsıl halâs olursa celâ-yı vatan eyler. (---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359b ·
metinde göster ·