… k Kamin kal‘ası içine girüp ol dahi âteş-i sûzân ile ıhrâk olurken derhâl Bosna
serdengeçdileri
İsmâ‘îl alaybeği kolundan "Allâh Allâh" deyüp Büyük Kamin'e yürüyüş edüp ân-ı v …
Lisân-ı Latince kamin taşlık demekdir. (---) rinde Venedik kralları binâsıdır kim iki aded kal‘alar birbirine mukâbil seng binâ kal‘a-i ra‘nâcıklardır. Sene 961 Gâzî Malkoç Beğ Süleymân Hân asrında feth edüp ba‘dehû yine küffâr bu kal‘alara istîlâ etdi, ammâ şimdi bu sene (---) de Melek Ahmed Paşa deryâ-misâl asker ile bu kal‘a zeylinde meks etdikde, asker-i İslâma ihsânlar edüp derhâl Büyük Kamin kal‘asının varoş-ı müzeyyenin ıhrâk bi'n-nâr edüp kal‘a meydân-ı mahabbetde kaldı. Hikmet-i Bârî Cenâb-ı Kibriyâ yârî kılup bu varoşu(n) âteşin rûzgâr-ı zorkâr Küçük Kamin kal‘ası içine girüp ol dahi âteş-i sûzân ile ıhrâk olurken derhâl Bosna serdengeçdileri İsmâ‘îl alaybeği kolundan "Allâh Allâh" deyüp Büyük Kamin'e yürüyüş edüp ân-ı vâhidde hamd-i Hudâ feth edüp derûn-ı hisâra guzât-ı müslimîn duhûl edüp ezânlar okundu ve bî-hadd ü bî-kıyâs mâl-ı hazâ’inler alındı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138b ·
metinde göster ·
… şa tarafından her ne kadar hücûm mahcûm ile yürüyüşler olursa küffâr karşulayup
serdengeçdileri
dönderirdi.
Ammâ Tuna'nın karşu tarafında Ciğerdelen nâm kal‘a dibine yetmiş kat cünûd-ı cünüb küffâr-ı fecere gelüp yedi kat tabur-ı azîmler kazup dâ’imâ gemilerle tâzeden tâze dinç-â-dinç kâfirleri kal‘aya imdâd gönderüp şeb [ü] rûz cenge âheng edüp Mehemmed Paşa tarafından her ne kadar hücûm mahcûm ile yürüyüşler olursa küffâr karşulayup serdengeçdileri dönderirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92a ·
metinde göster ·
… ffâr niçe gûne hiyel ü şeytanatlar ile âteş-feşânlıklar edüp guzât-ı müslimînin
serdengeçdileri
serden geçdiler, ammâ kal‘aya duhûl edemeyüp iki binden ekser gâziyân ol mahald …
Ammâ kal‘aya urûc edecek yerlerde sa‘b ve paçarız ve lağımlar olmağile küffâr niçe gûne hiyel ü şeytanatlar ile âteş-feşânlıklar edüp guzât-ı müslimînin serdengeçdileri serden geçdiler, ammâ kal‘aya duhûl edemeyüp iki binden ekser gâziyân ol mahalde rütbe-i şehd-i şehâdet câmından nûş edüp serhoş olanları derhâl mest olmayan gâzîler şühedâların na‘şelerin cümle taşra çıkarup aslâ bu idbârdan askere bir fütûr gelmeyüp yine birbirlerin cenge tergîb ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92a ·
metinde göster ·
bu feth olunan Yassı Tabya'yı cây-ı penâh edinüp cümle balyemez mücellâ topları …
Andan cümle asâkir-i İslâm'ın serdengeçdileri bu feth olunan Yassı Tabya'yı cây-ı penâh edinüp cümle balyemez mücellâ topların ahz [u] kabz edüp kendi topların yine kendi kal‘alarına çevirüp kal‘aya ol kadar top urulmağa başlandı kim kal‘ada mahsûr olan keferelerin amânı kesildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111a ·
metinde göster ·
… da cebeciyân ve on oda topçuyân ve beş oda kumbaracıyân ve beş bin aded sipâhân
serdengeçdileri
ile cümle dörd yüz yetmiş koldan sıçan yolları içre meterisler içi gûyâ meydân- …
Der-asâkir-i Sadrıa‘zam kolu: Evvelâ Şâm kolu şimâlinde Vere tabyası, Atlı tabyası, Taşlı tabyası, Kızıl tabya, Hânlar tabyası önlerinde Sadrıa‘zam ve serdâr-ı mu‘azzam koludur kim hemân kendünün on bin aded ceng-âver ve dilâver ü server hünerver askeri vardır. Ve dahi Yeniçeri Ağası Arnavud İbrâhîm Paşa'nın üç bin aded kendü askeri ve Kulkethudâsı Abdî Ağa ve Zağarcıbaşı Burunsuz Ahmed Ağa ve Turnacıbaşı Haseki Ağa ve baş çavuş ve orta çavuş ve küçük çavuş ve Ocak imâmı Ömer Ağa ve Yüzbir Koca Mehemmed Ağa ve Ellitokuz Mehemmed Ağa ve on oda cebeciyân ve on oda topçuyân ve beş oda kumbaracıyân ve beş bin aded sipâhân serdengeçdileri ile cümle dörd yüz yetmiş koldan sıçan yolları içre meterisler içi gûyâ meydân-ı Arasât haşr [ü] neşr idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 290b ·
metinde göster ·
ve salıcıları ve varıcıları ve cümle tüfeng-endâzları leb-i deryâya koyup "Küff …
Ammâ yine deryâ tarafında cümle serdengeçdileri ve salıcıları ve varıcıları ve cümle tüfeng-endâzları leb-i deryâya koyup "Küffârın hîle ile deryâdan gelen âteşlerine mukayyed olun, gâfil mebâş" deyü tenbîh [ü] te’kîdler oldu. Ve niçe bin guzât leb-i deryâda âmâde durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292b ·
metinde göster ·
… ûnâ-gûn güft gûlar olmadan hâlî değil idi. Bir gün yine cümle üç bin aded sipâh
serdengeçdileri
gulû edüp,
"Hemân bu kal‘aya yürüyüş edelim. Emir Hudâ'nın, sere yazılan gelir. Üç yıl meterisde 301a durup bu kadar kerre yüz bin guzât-ı müslimîn kırıldığın kim görmüşdür. Hemân dal kılıç olup kal‘a içine girüp feth [ü] fütûh olup cümle ibâdullâh azâb-ı elîmden halâs olsunlar. Birkaç kerre yürüyüşler edüp kal‘a içine girüp bu kadar bin baş ve diller aldıkda ağalarımız ve çavuşlarımız ağızlarımızdan kılıç ile bizi urup yürüyüş etmeğe komayup cümle gâzîlerimiz gerüye dönderdiler" deyü böyle gûnâ-gûn güft gûlar olmadan hâlî değil idi. Bir gün yine cümle üç bin aded sipâh serdengeçdileri gulû edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300b–301a ·
metinde göster ·
… nde düşmen-i dînin müceddeden medd eyledüğü dîvâra mukârin olup yeniçerilerinin
serdengeçdileri
ve Rûmeli kolu askeri kal‘aya mülâsık olup Göllük tarafında olan meterislerde ü …
Eğer Göllük tarafında ve eğer deryâ tarafında geldikde böyle münhezim olduklarında meydân-ı kârzârın dilâverleri ve ma‘reke-i heyecânın şîr-i nerleri cümle Sadrıa‘zamdan hil‘at-i fâhireler ve gûnâ-gûn ihsân [u] in‘âmlar alup beyne'l-akrân irtifâ‘-ı kadr, bu def‘a içerde mahsûr olan ve bakıyyetü's-süyûf kalan a‘dâ-yı bed-fercâm zebûn ve bî-dermân ve niçe bini mecrûh-ı sergerdân olup asâkir-i İslâm-ı nusret-ihtitâm iki koldan ziyâde ihtimâm edüp Kızıl tabya cânibinden kal‘aya duhûl eden on beş kol meterislerden kal‘anın rub‘ hissesinde düşmen-i dînin müceddeden medd eyledüğü dîvâra mukârin olup yeniçerilerinin serdengeçdileri ve Rûmeli kolu askeri kal‘aya mülâsık olup Göllük tarafında olan meterislerde üç kol vech-i muharrer üzre tersâneye karîb varup önlerine müsâdif olan zîr-i hâkdeki tabyalar alınup ve kal‘anın dîvâr[ı] müceddeden birkaç def‘a atılup üç kol dahi Kumlu tabyaya doğru kal‘aya duhûl olmak üzre hedm olmuş dîvârlardan urûc olunup a‘dâ-yı dîn meterislere havâle eyledüğü Kumlu tabya kurbunda toplarına karîb varılmağile bir şeb-i târîkde guzât-ı zafer-şi‘âr cünûd-ı nusret-karîn toplara hücûm edüp önlerine düşmen-i dîn el kumbaraları ve âteş darblar atup askeri gerüye püskürüp on beş vukıyye dâne atar e[j]der-fem ve evren-dehen balyemez topun ân-ı vâhidde guzât-ı mücâhidîn cidd ü cehd ile küffârın kal‘ası üzre kurtarup bizim meterislerimize getirilüp kendü topların kal‘aları dîvârına havâle edüp kal‘ayı döğmeğe başladılar. Bu def‘a mel‘ûn küffâr-ı hâksâr Arapça nassı medlûlünce ziyâde havf [ü] haşyete düşüp asâkir-i İslâmdan heybet ve dehşet alup bu hâl üzre iki cânibden ziyâde ikdâm ve yürüyüşler (...) vech-i tâm ile zâhir ve nümâyân olup matla‘-ı Arapça328bArapça âyetinden âfitâb-ı Arapça nassı tulû‘ u sütû‘ ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 328a–328b ·
metinde göster ·