İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

sere*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
267
isabet
249 cümle/beyitte
98,9
milyonda
tüm derleme göre
4
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi263107,4
Kutadgu Bilig227,2
Atebetü’l-Hakâyık1362,6
Dede Korkut Kitabı130,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 267

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“sere*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 807 ḳayu tüz emitse turumaz tüşer / ḳayu neŋ köni bolsa tüşmez serer
KB 6538 sere söktüm emdi neçe yalŋuḳuġ men / yazuḳsuzḳa yarlıġ elig til uzattım
AH 173–176 … p sır ayma saḳın neçe me ınançlıġ iş erse yaḳın serip sinde razıŋ siŋip turmasa serermü işiŋde munı keḍ saḳın
EÇS I 1a 24. Fransa Kıralı'nın Âl-i Osmân'a karâbeti ve Cem Şâh'ın menâkıb-ı serencâmı .
EÇS I 1b 59. Ve cemî‘i vüzerâlarının ahvâl-i serencâmları ve cemî‘i fütuhâtları.
EÇS I 3a 162. Esnâf-ı yelkenciyân ve ziftciyân ve katrâncıyân ve ehl-i hıref-i serenciyân ve tâ’ife-i tulumbacıyân.
EÇS I 10a–10b … i‘mâr ve ummâl ve bennâlarından on kerre yüz bin âdem cem‘ olup tâli‘-i imâreti seretân olsun deyü tenbîh edüp Edirnekapusu cânibinde bir rasad peydâ edüp bir mîl minâ …
EÇS I 14a … bir pâdişâh-ı mürselîn gelecekdir deyü havfından bu kal‘aya sa‘d sâ‘atdır deyü seretân burcunda imâretine şurû‘ edüp tâli‘-i imâreti seretân olduğıyçün İslâmbol içre …
EÇS I 14a … al‘aya sa‘d sâ‘atdır deyü seretân burcunda imâretine şurû‘ edüp tâli‘-i imâreti seretân olduğıyçün İslâmbol içre tâ’ife-i cüyûşun fitnesi eksik değildir.
EÇS I 28b … ’min ü muvahhid ü mu‘temed âdem idi. Mezkûr Fransa kıralı kızının sergüzeşt [ü] serencâmların anların nakl-i sahîhinden istimâ‘ edüp tahrîr etmişizdir.
EÇS I 29a {Der-beyân-ı menâkıb-ı serencâm-ı Cem Şâh ibn Ebü'l-feth Mehemmed Hân-ı Pâdişâh}
EÇS I 38b … eh Gülâbî Ağa'nın Ayasofya câmi‘i içinde Kırklar makâmı nâm yerde sergüzeşt [ü] serencâmın bizzât kendilerden istimâ‘ edüp münâsebetiyle bu mahalle kayd olundu. El-uhdetü …
EÇS I 48b … iz ile hem-sohbet idiler. Ayasofya câmi‘i evsâfında tahrîr olunan sergüzeşt [ü] serencâm bunlarındır. Evliyâullâh mertebesinde bir halûk ve hulvu'l-kelâm ihtiyâr-ı hümâ …
EÇS I 65b … im adım âsî olup iş başa düşüp günden güne hâlim müşted olup işte sergüzeşt [ü] serencâmım budur kim ne etdim ise bu Devlet-i aliyyenin hâyır-hâhı olduğum gayretiyle etdi …
EÇS I 66b … -hissesin hikâye etdikde aklımız perîşân olurdu. Ve niçe bin gûne sergüzeşt [ü] serencâmların nakl edüp cümle etdiği işleri isbâtile tahkîk ederdi.
EÇS I 68a–68b … di. Ve şâhrâhın iki tarafına cemî‘i ehl-i hıref atlas ü dîbâ ve şîb ü zerbâf ve sereng ve hârâ vü dârây ve cânfes ve kaneviz ve katîfe ve gayrı elvân akmişe-i fâhirel …
EÇS I 82b Dediler Evliyâ bu câya târîh / Zehî kasr-ı ser-efrâz-ı hümâyûn. / Sene 1083.
EÇS I 124a–124b … mezkûr ine Ayazma içre ol gece 124b pinhân olup bî-hûş olduğum sergüzeşt [u] serencâmım inşâ’allâh mahallinde tahrîr olunur kim bir ferd-i âferîdenin başına gelmemişdi …
EÇS I 127a … llerinde çatal pala bıçaklar ve ayaklarında tomaklar ve ba‘zılar baldırı çıplak serenbâz , cündebâz cünûd-ı gâzîyândır. Bu askerin cümlesi (---) güzîde askerdir. Kânûn-ı …
EÇS I 131a … üp alâ-mele’i'n-nâs tuç deryâsına "Bismillâh" ile atup ol ân uzun ince çam gemi serenlerin tuç deryâsına sokup kalay ve altun guruşları karışdırdıkça çam direkleri mahv o …
EÇS I 148a … vvâ'nın yanından tayerân edüp âlemi geşt [ü] güzâr ederek Hindistân'da cezîre-i Serendîl'de Hazret-i Âdem'i bulup Âdem'in sakalı telinden bir kaç kıl alup Cidde'de Havvâ'y …
EÇS I 148a … linden bir kaç kıl alup Cidde'de Havvâ'ya getirdi. Havva'nın geysûları telinden Serendîl'de Âdem'e götürüp Havvâ ve Âdem birbirleriyle buluşmağa kırlankıç vâsıta olup Havv …
EÇS I 150b âyeti fehvâsınca ibtidâ seyyâh-ı âlem rû-yı arzda diyâr-ı Hind-i Serendîl içre Hazret-i Âdem idi kim efendisi Cenâb-ı izzetden ayrılup feza‘ [u] çezâ‘ ed …
EÇS I 150b … 'dır kim cihân-bân olup cümle gazâları ve tüccâr olması ve cemî‘i sergüzeşt [ü] serencâmları cümle kütüb-i Siğerlerde mastûrdur kim bâlâda tahrîr olan cihâz-ı fakrlar ve ol …
EÇS I 154a … br-i Hâbil cebel-i Arafât'da Âdem Matbahı zemîninde medfûndur. Zîrâ ibtidâ Âdem Serendîl'e enüp andan cebel-i Arafât'da Havvâ ile buluşup Şîs ve Hâbil ve Kâbil ve Ram‘ân …
EÇS I 158b–159a … boynuzların altun varak ile mutallâ edüp her sevrin miyânında kemer kuşaklar ve sereng ve atlas çullar ve niçe bin kınalı sakar câmûslara boyunduruk geçirüp çifte çif …
EÇS I 162b–163a Esnâf-ı serenciyân : Dükkân 200, neferât 300, bunların dükkânları Kâsımpaşa ve Galata ve Tophâne'de …
EÇS I 162b–163a … 00, bunların dükkânları Kâsımpaşa ve Galata ve Tophâne'dedir. Gemiye müte‘allik seren ve direk ve kürek ve eğegî ve tahta ve bodostoma ve piraçolya ve kayın ve kovuş …
EÇS I 162b–163a … olup kızaklar üzre alat, direk, kürek çekerek bir hây-hû ile ubûr ederler ammâ serencibaşı at üzre kethudâsıyla muhteşemâne güzer ederler.
EÇS I 164a … erüp sarup sarmalayup ertesi gün Harkova'da Mustafâ Paşa'ya gelüp sergüzeşt [u] serencâmın , hakîr'e nakl etdüği gibi anlara nakl edince cümle halkı hayret alup Hacı Nâsır …
EÇS I 174b Karitya oldur kim bir gemi sereni yalı hânesinden taşra uzayup ucunda çâr-kûşe sırıklarda ağlar gerilüp deryâdan …
EÇS I 180a … giderken bu gemiler cümle meyve ile leb-ber-leb olup çarmıhları ve direkleri ve seren kürekleri ve kıçı ve başları cümle meyve-i dânedâr ile müzeyyen edüp her birini …
EÇS I 192a Bu yorkancılar dahi tahtırevânlar üzre dükkânların atlas ve dîbâ ve sereng ve hârâ yorkanlar ile zeyn edüp cümlesi müsellah ubûr ederler.
EÇS I 200b … -) (---). Bu hıref tahtırevânlar üzre dükkânların zer-ender-zer şîb ü zerbâf ve serengler ile zeyn edüp müsellah ubûr ederler.
EÇS I 200b Esnâf-ı yasdıkcıyan-ı sereng ve katîfe: Dükkân 100, neferât 400, pîrleri (---) (---) (---). Mardin kârı ve B …
EÇS I 200b … rât 400, pîrleri (---) (---) (---). Mardin kârı ve Bursa kârı sırmalı katîfe ve sereng yasdıklar ile dükkânlarında dokuyarak cümle müsellah geçerler.
EÇS I 202a … îrleri Şu‘ayb-ı Hindî'dir ve Selmân-ı Pâk belin bağladı, kabri Hind'de cezîre-i Serendîl'de . Bunlar dükkânların Hind püsüskârîsi pîş-tahta ve sandûkalar ile zeyn edüp ubûr …
EÇS I 217a … derisi takır takır ötmeğe başladı. Tamâm kırk gün olunca fakîr gulâm bu derd-i serencâmı çeküp kırkıncı günün gecesi oldu. Bi-emri Hudâ, ol ma‘sûmun tulum gibi derisi t …
EÇS I 217a Gerçi ol ma‘sûm, bu varta-i serencâm-ı düşvârdan halâs olup yevm-be-yevm tendürüst olup lahm u şahm sâhibisi oldu. Amm …
EÇS I 217b … ve kırmızı yüzlü ve burnunun orta direği olmayup bulûğiyyetden sonra işte böyle serencâma uğrayup bu çehreye mâlik oldu" deyü cevâb verüp Murâd Hân'a haber böyle vardıkt …
EÇS II 218a 25. Sene 1050 târîhinde Karadeniz ile Tarabefzûn'a gitdiğimiz ser-encâmları ve cümle kılâ‘ları beyân eder.
EÇS II 221a … "Hamd-i Hudâ eyyâm-ı muvâfıkdır" deyü cümle keştîbânlar bir yire cem‘ olup isa seren edüp salpa demir atdılar. Keşân-ber-keşân âhen-i keştî çeküp cümle levendât hâz …
EÇS II 231a … sohbet âdemlerdir. Ekseriyyâ kâr [u] kesbleri harîr peydâ etmekdir ve katîfe ve sereng ve Bursa çatma yasdıkları dokumakdır.
EÇS II 231b … -gûn katîfe-i la’l-gûn işlenir kim Frengistân'ın Ceneviz'inde işlenmez ve elvân sereng ve Bursa alacası ve neftî ve mâvî bezleri ve kırk kalem peştemâlları ve harîr-i …
EÇS II 233b–234a … Bektâş-ı Velî ol kerîmeden tevellüd etdi ve beyne's-sıbyân salâh [u] diyânetle ser-efrâz olup Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî'nin halîfelerinden Şeyh Lokmân ki Horâsâ …
EÇS II 242a–242b … ınca çıkınca şeyler çıkup kırkar ellişer boğum bağırsak-misâl çıkıları çalılara sererler , gelüp gidenler temâşâ ederler. Aceb hikmetdir kim 242b ba‘zı çıkıları yarup …
EÇS II 255b–256a … de. Hazret-i Âdem'i gendüm bahânesiyle yer yüzüne indirüp Hindistân'da cezîre-i Serendil'de niçe zaman mücerred sâkin olup ba‘dehû Mekke-i Mükerreme'de Cebel-i Arafat'da H …
EÇS II 264b Ser-güzeşt [ü] ser-encâm-ı Evliyâ-yı bî-riyâ
EÇS II 265b–266a … ları ve kayaları ve bâğları imiş kim evc-i âsumâna müntehî olmuş. Sergüzeşt [u] ser-encâmımızın ibtidâsından gemi gark olaldan üç gün üç gice 266a aç u zâc u muhtâc sandal i …
EÇS II 275a Bundan sonra âteşi la‘l-gûn se-renk hil‘at-i fâhireye müstağrak olmuş Şehzâde İbrâhîm gelüp dest-ber-zemîn edüp Sul …