İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

seren*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
201
isabet
187 cümle/beyitte
74,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
27 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi20182,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 201

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“seren*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 1a 24. Fransa Kıralı'nın Âl-i Osmân'a karâbeti ve Cem Şâh'ın menâkıb-ı serencâmı .
EÇS I 1b 59. Ve cemî‘i vüzerâlarının ahvâl-i serencâmları ve cemî‘i fütuhâtları.
EÇS I 3a 162. Esnâf-ı yelkenciyân ve ziftciyân ve katrâncıyân ve ehl-i hıref-i serenciyân ve tâ’ife-i tulumbacıyân.
EÇS I 28b … ’min ü muvahhid ü mu‘temed âdem idi. Mezkûr Fransa kıralı kızının sergüzeşt [ü] serencâmların anların nakl-i sahîhinden istimâ‘ edüp tahrîr etmişizdir.
EÇS I 29a {Der-beyân-ı menâkıb-ı serencâm-ı Cem Şâh ibn Ebü'l-feth Mehemmed Hân-ı Pâdişâh}
EÇS I 38b … eh Gülâbî Ağa'nın Ayasofya câmi‘i içinde Kırklar makâmı nâm yerde sergüzeşt [ü] serencâmın bizzât kendilerden istimâ‘ edüp münâsebetiyle bu mahalle kayd olundu. El-uhdetü …
EÇS I 48b … iz ile hem-sohbet idiler. Ayasofya câmi‘i evsâfında tahrîr olunan sergüzeşt [ü] serencâm bunlarındır. Evliyâullâh mertebesinde bir halûk ve hulvu'l-kelâm ihtiyâr-ı hümâ …
EÇS I 65b … im adım âsî olup iş başa düşüp günden güne hâlim müşted olup işte sergüzeşt [ü] serencâmım budur kim ne etdim ise bu Devlet-i aliyyenin hâyır-hâhı olduğum gayretiyle etdi …
EÇS I 66b … -hissesin hikâye etdikde aklımız perîşân olurdu. Ve niçe bin gûne sergüzeşt [ü] serencâmların nakl edüp cümle etdiği işleri isbâtile tahkîk ederdi.
EÇS I 68a–68b … di. Ve şâhrâhın iki tarafına cemî‘i ehl-i hıref atlas ü dîbâ ve şîb ü zerbâf ve sereng ve hârâ vü dârây ve cânfes ve kaneviz ve katîfe ve gayrı elvân akmişe-i fâhirel …
EÇS I 124a–124b … mezkûr ine Ayazma içre ol gece 124b pinhân olup bî-hûş olduğum sergüzeşt [u] serencâmım inşâ’allâh mahallinde tahrîr olunur kim bir ferd-i âferîdenin başına gelmemişdi …
EÇS I 127a … llerinde çatal pala bıçaklar ve ayaklarında tomaklar ve ba‘zılar baldırı çıplak serenbâz , cündebâz cünûd-ı gâzîyândır. Bu askerin cümlesi (---) güzîde askerdir. Kânûn-ı …
EÇS I 131a … üp alâ-mele’i'n-nâs tuç deryâsına "Bismillâh" ile atup ol ân uzun ince çam gemi serenlerin tuç deryâsına sokup kalay ve altun guruşları karışdırdıkça çam direkleri mahv o …
EÇS I 148a … vvâ'nın yanından tayerân edüp âlemi geşt [ü] güzâr ederek Hindistân'da cezîre-i Serendîl'de Hazret-i Âdem'i bulup Âdem'in sakalı telinden bir kaç kıl alup Cidde'de Havvâ'y …
EÇS I 148a … linden bir kaç kıl alup Cidde'de Havvâ'ya getirdi. Havva'nın geysûları telinden Serendîl'de Âdem'e götürüp Havvâ ve Âdem birbirleriyle buluşmağa kırlankıç vâsıta olup Havv …
EÇS I 150b âyeti fehvâsınca ibtidâ seyyâh-ı âlem rû-yı arzda diyâr-ı Hind-i Serendîl içre Hazret-i Âdem idi kim efendisi Cenâb-ı izzetden ayrılup feza‘ [u] çezâ‘ ed …
EÇS I 150b … 'dır kim cihân-bân olup cümle gazâları ve tüccâr olması ve cemî‘i sergüzeşt [ü] serencâmları cümle kütüb-i Siğerlerde mastûrdur kim bâlâda tahrîr olan cihâz-ı fakrlar ve ol …
EÇS I 154a … br-i Hâbil cebel-i Arafât'da Âdem Matbahı zemîninde medfûndur. Zîrâ ibtidâ Âdem Serendîl'e enüp andan cebel-i Arafât'da Havvâ ile buluşup Şîs ve Hâbil ve Kâbil ve Ram‘ân …
EÇS I 158b–159a … boynuzların altun varak ile mutallâ edüp her sevrin miyânında kemer kuşaklar ve sereng ve atlas çullar ve niçe bin kınalı sakar câmûslara boyunduruk geçirüp çifte çif …
EÇS I 162b–163a Esnâf-ı serenciyân : Dükkân 200, neferât 300, bunların dükkânları Kâsımpaşa ve Galata ve Tophâne'de …
EÇS I 162b–163a … 00, bunların dükkânları Kâsımpaşa ve Galata ve Tophâne'dedir. Gemiye müte‘allik seren ve direk ve kürek ve eğegî ve tahta ve bodostoma ve piraçolya ve kayın ve kovuş …
EÇS I 162b–163a … olup kızaklar üzre alat, direk, kürek çekerek bir hây-hû ile ubûr ederler ammâ serencibaşı at üzre kethudâsıyla muhteşemâne güzer ederler.
EÇS I 164a … erüp sarup sarmalayup ertesi gün Harkova'da Mustafâ Paşa'ya gelüp sergüzeşt [u] serencâmın , hakîr'e nakl etdüği gibi anlara nakl edince cümle halkı hayret alup Hacı Nâsır …
EÇS I 174b Karitya oldur kim bir gemi sereni yalı hânesinden taşra uzayup ucunda çâr-kûşe sırıklarda ağlar gerilüp deryâdan …
EÇS I 180a … giderken bu gemiler cümle meyve ile leb-ber-leb olup çarmıhları ve direkleri ve seren kürekleri ve kıçı ve başları cümle meyve-i dânedâr ile müzeyyen edüp her birini …
EÇS I 192a Bu yorkancılar dahi tahtırevânlar üzre dükkânların atlas ve dîbâ ve sereng ve hârâ yorkanlar ile zeyn edüp cümlesi müsellah ubûr ederler.
EÇS I 200b … -) (---). Bu hıref tahtırevânlar üzre dükkânların zer-ender-zer şîb ü zerbâf ve serengler ile zeyn edüp müsellah ubûr ederler.
EÇS I 200b Esnâf-ı yasdıkcıyan-ı sereng ve katîfe: Dükkân 100, neferât 400, pîrleri (---) (---) (---). Mardin kârı ve B …
EÇS I 200b … rât 400, pîrleri (---) (---) (---). Mardin kârı ve Bursa kârı sırmalı katîfe ve sereng yasdıklar ile dükkânlarında dokuyarak cümle müsellah geçerler.
EÇS I 202a … îrleri Şu‘ayb-ı Hindî'dir ve Selmân-ı Pâk belin bağladı, kabri Hind'de cezîre-i Serendîl'de . Bunlar dükkânların Hind püsüskârîsi pîş-tahta ve sandûkalar ile zeyn edüp ubûr …
EÇS I 217a … derisi takır takır ötmeğe başladı. Tamâm kırk gün olunca fakîr gulâm bu derd-i serencâmı çeküp kırkıncı günün gecesi oldu. Bi-emri Hudâ, ol ma‘sûmun tulum gibi derisi t …
EÇS I 217a Gerçi ol ma‘sûm, bu varta-i serencâm-ı düşvârdan halâs olup yevm-be-yevm tendürüst olup lahm u şahm sâhibisi oldu. Amm …
EÇS I 217b … ve kırmızı yüzlü ve burnunun orta direği olmayup bulûğiyyetden sonra işte böyle serencâma uğrayup bu çehreye mâlik oldu" deyü cevâb verüp Murâd Hân'a haber böyle vardıkt …
EÇS II 218a 25. Sene 1050 târîhinde Karadeniz ile Tarabefzûn'a gitdiğimiz ser-encâmları ve cümle kılâ‘ları beyân eder.
EÇS II 221a … "Hamd-i Hudâ eyyâm-ı muvâfıkdır" deyü cümle keştîbânlar bir yire cem‘ olup isa seren edüp salpa demir atdılar. Keşân-ber-keşân âhen-i keştî çeküp cümle levendât hâz …
EÇS II 231a … sohbet âdemlerdir. Ekseriyyâ kâr [u] kesbleri harîr peydâ etmekdir ve katîfe ve sereng ve Bursa çatma yasdıkları dokumakdır.
EÇS II 231b … -gûn katîfe-i la’l-gûn işlenir kim Frengistân'ın Ceneviz'inde işlenmez ve elvân sereng ve Bursa alacası ve neftî ve mâvî bezleri ve kırk kalem peştemâlları ve harîr-i …
EÇS II 255b–256a … de. Hazret-i Âdem'i gendüm bahânesiyle yer yüzüne indirüp Hindistân'da cezîre-i Serendil'de niçe zaman mücerred sâkin olup ba‘dehû Mekke-i Mükerreme'de Cebel-i Arafat'da H …
EÇS II 264b Ser-güzeşt [ü] ser-encâm-ı Evliyâ-yı bî-riyâ
EÇS II 265b–266a … ları ve kayaları ve bâğları imiş kim evc-i âsumâna müntehî olmuş. Sergüzeşt [u] ser-encâmımızın ibtidâsından gemi gark olaldan üç gün üç gice 266a aç u zâc u muhtâc sandal i …
EÇS II 275a Bundan sonra âteşi la‘l-gûn se-renk hil‘at-i fâhireye müstağrak olmuş Şehzâde İbrâhîm gelüp dest-ber-zemîn edüp Sul …
EÇS II 288a … ri yassı başlı ve beyâz ızâr çarşaf bürünürler, ammâ müselmân havâtînleri sivri se-renk ve dîbâ ve gümüş ve altun takye giyüp beyâz nâzük câr-ı ızar bürünüp ayaklarına …
EÇS II 343a … ında burc [u] bârûları ebr-i kebûd içre şekl-i müsebbâ‘ bir nazarda direksiz ve serensiz kalyon gemi gibi görünür, bir şekl-i keştî kal‘a-i üstüvârdır. Seyr [ü] temâşâ …
EÇS II 343b–344a … görüp nefsi nefsime geldiğinden gayrı bilmem ne hâl oldu", deyü ser-güzeşt [u] ser-encâmı ve ehlinin gül-fâmından geçeni bu ta‘bîr ile takrîr etdi. Hakîr eyitdim: "Ey im …
EÇS II 360a–360b … r ve rûz-ı mahşerde mes’ûl olursun ve eğer bu husûs içün pâdişâh tarafından bir ser-encâm çekersin. Her ne gûne maksûd [u] merâmına göre yoluna bin cân ile yüz bin baş v …
EÇS II 363b–364a … Safâ geldin. Ammâ ne çok eğlendin" dedikde ahvâl-i pür-melâl [ü] ser-güzeşt [ü] ser-encâmı bir bir takrîr edüp paşa âlem-i hayretde kalup tebessüm edüp, yakında görürsün, …
EÇS III 1b 30. Der-beyân-ı âkıbet-i Gürcî Nebî ve serencâm-ı âkıbet-i Katırcıoğlu.
EÇS III 3a 143. Sergüzeşt-i ihvân-ı bâ-safâ ve serencâm-ı hakîr-i pür cefâ.
EÇS III 30a–30b … uğyân cânibine meyl etdirüp nân u nemek-i Âl-i Osmân'ı ferâmûş eyleyüp âkibet-i serencâmı neye müncer olacağın fikr etmeyüp Devlet-i Aliyye'den rû-gerdân olup bir alay i …
EÇS III 33a Der-beyân-ı serencâm-ı Katırcıoğlu