… âne esbâblar ve aşkıyâ tarzı husrevânîler ve cübbe ve mağlûteler(?) ve kontuş-ı
serhaddî
esbâblar geyüp başlarında serbend ve semmûr kalpak ve gûnâ-gûn destâr-ı şedd ü …
Esnâf-ı meyhâneciyân-ı Yahûdân: -Dükkân 100, neferât-ı bî-dîn 600, pîrsizleri yine Cemşîd'dir. Ammâ bu mel‘ûnlar sâ’ir Urum meyhânecilerine rağmen cümlesi tebdîl-i câme edüp ne kadar Yahûdî-pîçe mahbûb cüvânlar ve ne kadar pençe-i mehpâre isrâ’îl-pîçe rakkâslar ve gayrı meşhûr dilberler var ise cümlesini zer-ender-zere müstağrak edüp Acemâne ve levendâne esbâblar ve aşkıyâ tarzı husrevânîler ve cübbe ve mağlûteler(?) ve kontuş-ı serhaddî esbâblar geyüp başlarında serbend ve semmûr kalpak ve gûnâ-gûn destâr-ı şedd ü şâşlar sarınup sâ’ir sakallı Yahûdîleri dahi cümle âriyetî zî-kıymet mücevher esbâblar ile başka başlarına altı yüz meyhâneci Yahûdî alay edüp ellerinde billûr ve necef, moran ve mücevher fağfûrî kadehler ile halka ellerinde olan destiler ile şarâb-ı nâb yerine şeker şerbeti bezl ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 215a ·
metinde göster ·
… n mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Ekseriyyâ halkı cümle çuka ferrâce ve kontuş ve
serhaddî
giyerler.
Evsâf-ı dekâkîn-ı sûk-ı sultânî: Cümle altı yüz dükkândır, lâkin kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur, ammâ cümle zî-kıymet eşyâ mevcûddur. Dokuz yerde üstâd-ı Kâşî çînî kârhâneleri vardır. Asr-ı Ahmed Hân'da üç yüz kârhâne imiş. Zulümden 6a vîrân olmuşdur. Bu şehr iklîm-i hâmisde olmağıla arz-ı beledî (---) ve tûl-ı nehârî (---) olmağıla âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Ekseriyyâ halkı cümle çuka ferrâce ve kontuş ve serhaddî giyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 5b–6a ·
metinde göster ·
… rnında burup bu serhadliye el kaldıranlardan bir kaçın dahi öldürüp dal satur-i
serhaddî
olup orta kapuda atına süvâr olup giderken akîbince dîvân askeri üşüp mecrûh Ko …
Ve sol kapu mezkûr dud ağacına nâzırdır ve câmi‘ içi gâyet nûr ender nûr kubbe-i pür-nûrdur. Bunda olan müşebbek tuç revzenler üzre sadefkârî kapaklar ve câmları billûr ve necef ve moran ve hurdekâr câmlardır kim şems-i münevverin şu‘lesi pertevi urdukça câmi‘ içi nûr-ı pür-nûr olur ve bunda olan kürsî ve mü’ezzin mahfili bir câmi‘de eyle musanna‘ kürsî yokdur ve bundan olan şem‘dân ve çerâğdân ve günâgûn maslûbât âvîzeler ve ibrişim münakkaş hâliçeler bir câmi‘de yokdur. Hulâsa-i kelâm câmi‘ ve hân ve imâret ve mescîd ve medrese ve çârsû-yı bâzâr ve hammâm-ı latîfi cümle kârgîr binâ-yı ra‘nâsı serâpâ nilgûn rasâsı hâs ile mestûr bir şehr-i ma‘mûrdur kim cümle bu hayrât [u] hasenât gâzî-i sa‘îd u şehîd Sokullu Mehemmed Paşa binâsı olup ol ganîmet-i asrda temel nâzırı Sinân Ağa ahâlî-i vilâyet arzıyla yedi bin kîse masrâf gösterirler. Aslâ deftere nazar etmeyüp ihrâk bi'n-nâr eder. Tâ bu mertebe Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî bir vezîr-i akl-ı Aristo idi. Âhir sene (---) târîhinde kubbe altında dîvân-ı pâdişâhî edâ ederken serhad gâzîlerinin biri bir mahlûl ze‘âmet getirdikde vezîr, "Verilmişdir!" der. Serhadli eydür "Sultânım, beş kerre böyle mahlûl getirdim. Bir dahi getir sana vereyim, buyurdunuz. İşte at çatladup bunu getirdim" der. Yine vezîr "Verilmişdir!" deyince serhadli dal kurtıla olup divân-ı pâdişâhîde kubbe altında yedi vezîr huzûrunda vezîria‘zamın girîbânına yapışup kurtıla ile bir kaç kerre memesi üzre kurtıla[y]ı kabzasına varınca zerk edüp bir kaç kerre dahi karnına vurup kurtılayı vezîrin karnında burup bu serhadliye el kaldıranlardan bir kaçın dahi öldürüp dal satur-i serhaddî olup orta kapuda atına süvâr olup giderken akîbince dîvân askeri üşüp mecrûh Koca Vezîr-i munsıf eydür, "İncitmen, ben bana etdim. Hak ol serhadlimindir. Beş kerre mahlûl getirdi, vermedim. Allah emâneti olsun, ol garîbi kendi haline koyun" deyü vasiyyet edüp ertesi gün rûh teslîm edüp Ebâ Eyyûb-ı Ensârî cenbinde Yogurdcular Bâzârı içinde başka bir kubbe-i azîm içre medfûndur. Süleymân ve Selîm ve Murâd Hân'a vezîria‘zam olup kırk sene sadrıa‘zam olup niçe kerre ma‘zûl ve niçe kerre serdâr-ı mu‘azzam olup cemî‘i hayrât [u] hasenâtlarında üç yüz yigirmi hutbesi tilâvet olunup Rûmeli'nde Edirne râhında Burgaz kasabasındaki hayrât-ı azîmler dahi anın binâsıdır kim hâlâ cemî‘i evkâflarına neslinden İbrâhîm Hânzâdeler ol hayrât [u] hasenâtların ber-vech-i ocaklık mütevellîleridir, rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20a ·
metinde göster ·
… dedikde hazînedâr gelüp "Var Evliyâ Çelebi'ye üç yüz altun ve bir semmûr paçası
serhaddî
ve üç gulâmına üç kat esbâb kürkleriyle ve gulâmlarına ellişer gurûş [ver]" dey …
Hikmet-i Hüdâ, Şâm-ı cennet-meşâmda Murtezâ Paşa efendimizle şeb [u] rûz Hüseyin-i Baykara fasılları edüp sohbet-i hâs ederken Âsitâne-i Sa‘âdet tarafından paşanın ulağı gelüp Mevlevî vezîria‘zamı ma‘zûl edüp Malkara'ya nefy edüp Kara Murâd Paşa vezîria‘zam olduğu haberin getirince Paşa gâyet müte’ellim oldu. Zîrâ Koca Mevlevî Mehemmed Paşa çerâğı olup harem-i hâsdan doğru Koca Vezîr sarâyına çıkup anın müsâfiri ve nazar-kerdesi idi. Ol gice Paşa ile sohbet ederken Paşa efendimiz eydür "Bir hazînedârı çağırın" dedikde hazînedâr gelüp "Var Evliyâ Çelebi'ye üç yüz altun ve bir semmûr paçası serhaddî ve üç gulâmına üç kat esbâb kürkleriyle ve gulâmlarına ellişer gurûş [ver]" deyüp fi'l-hâl hazînedâr üç yüz altunu hakîre verüp paşa eydür: "Birâderim Evliyâ'm! Allah âsân getire. Der-i devlete yolcusun!" dedikde aklım başımdan gidüp ne çâre "el-Emrü emrüküm" deyüp ol gice Murtezâ Efendi cümle mektûbları yazup ale's-sabâh cümle yârânlar ile vedâlaşup üç gulâmımla,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 29b ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı kabâ-yı râcilân: Van kavminin ekseriyyâ giydikleri çuka
serhaddî
ve çekmândır. Semmûr kürklüsü azdır ve cümle Acem boğasısı giyerler ve kemerler …
Der-beyân-ı kabâ-yı râcilân: Van kavminin ekseriyyâ giydikleri çuka serhaddî ve çekmândır. Semmûr kürklüsü azdır ve cümle Acem boğasısı giyerler ve kemerlerinde alaca çarık harîr kuşak üzre birer hançer, elbette başlarında mukarrerdir ve başlarında katîfe kavukları gâyet büyükdür. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258a ·
metinde göster ·
… a dek iki yüz beş kise masrûf olunduğu ma‘lûmumdur ve sâ’ir kereke ve kontuş ve
serhaddî
ve çuka ve kumaş hisâbın Hudâ bilir.
Ve'l-hâsıl bu dîvân-ı âlîde cümle-i cümele iki yüz yetmiş tahlî‘ât-ı fâhire ve teşrîfât-ı vâfire oldu. Ve yedi aded semmûr ve dokuz aded vaşak ve yigirmi aded zincap kürk giydirildiği mazbûtdur. Ve bu âna dek iki yüz beş kise masrûf olunduğu ma‘lûmumdur ve sâ’ir kereke ve kontuş ve serhaddî ve çuka ve kumaş hisâbın Hudâ bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273b ·
metinde göster ·
… alın" dediğimde, ol sâ‘at kapudanın ardı sıra bir kanat çelenk ve bir semmûr-ı
serhaddî
gönderüp hakîre dahi bir semmûr-ı serhadli ve bir kat esvâb ve bir at verdi.
Hakîr eyitdim: "Banım, vallâhi kapudana bir şahin kanadı çelenk gönderin, hem nice giderler bir haber alın" dediğimde, ol sâ‘at kapudanın ardı sıra bir kanat çelenk ve bir semmûr-ı serhaddî gönderüp hakîre dahi bir semmûr-ı serhadli ve bir kat esvâb ve bir at verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162a ·
metinde göster ·
… lamaları gümüş düğmeli ve çakşırları yine gümüş kopçalı ve kubâdî ve pâbuçlu ve
serhaddî
kontoşlu dilberânları olur. A‘yân-ı eşrâf ihtiyârları yine gûnâ-gûn çuka ferrâc …
Der-sûret-i çîn meh-cebîn-i mahbûbe-i mahbûbân: Merd [ü] zenân-ı cüvânân-ı perî rûyları gâyet çokdur. Evvelâ cümle dilberânları gâyet garîb-dost olup semmûr Boşnak kalpağı geyüp Rûmeli gâzîleri gibi sıkma çuka dolamaları gümüş düğmeli ve çakşırları yine gümüş kopçalı ve kubâdî ve pâbuçlu ve serhaddî kontoşlu dilberânları olur. A‘yân-ı eşrâf ihtiyârları yine gûnâ-gûn çuka ferrâce ve semmûr kürk kontoşlar geyüp destâr-ı Muhammedî sararlar. Ba‘zı elfâzlarında "varmısık, gelmısık" deyü ziyâdece tekellüm ederler. {Ekseriyyâ re‘âyâları Rûm, Bulgar ve Çıtak ve Yörük kavmidir kim beyâz abâ ve kebeler geyerler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 220a ·
metinde göster ·
ve kontoş ve nâzik boğası elvân bez geyerler. Ve niçe bin fukarâları muhibb-i M …
Ve ekseriyyâ halkı çuka ferrâce ve serhaddî ve kontoş ve nâzik boğası elvân bez geyerler. Ve niçe bin fukarâları muhibb-i Mevlânâ olmak ile Mevlevî külâhı üzre destâr-ı Muhammedî sararlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y38b ·
metinde göster ·
… e me’zûn olup hakîre iki yüz bundukanî Venedik altunu ve yine bir semmûr paçası
serhaddî
yol kürkü ve bir kat esvâb ve yine bir Alman sâ‘ati ve bir Cezâyir kürdesi kılı …
Hamd-i Hudâ bu hakîr iki haftada bu cây-i müferrihde Dârâ-vâr dârât [u] azametle fakîrânece zevk [u] safâ edüp Hakk'ın ihsânına hamd [ü] senâ ederek ibâdet edüp pâdişâhâne safâlar etdim. Ba‘dehu Mühürdâr Paşa efendimizden âhirü'l-emr müfârakat mukarrer oldukda hüsn-i rızâları ile me’zûn olup hakîre iki yüz bundukanî Venedik altunu ve yine bir semmûr paçası serhaddî yol kürkü ve bir kat esvâb ve yine bir Alman sâ‘ati ve bir Cezâyir kürdesi kılıç ve bir Cezâ’ir tüfengi ve bir eğerli küheylân at ve huddâmlarıma serâpâ onar guruş ve birer saya çuka ve birer Sakız atlası ihsân edüp dest-i şerîfin bûs edüp feza‘ [u] çeza‘ ile birbirimiz ile vedâlaşup kethudâsıyla bizi aşağı Sakız şehrindeki sarây-ı azîmine gönderüp bâğ-ı İremli ve gül [ü] gülistân bostânlı âbâdân kurâlar ubûr ederek bir sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y55a ·
metinde göster ·
Ve cümle halkı çuka ferrâce ve serhaddî esbâb geyerler. Fukarâları pembe bezi haftân geyerler. Ve tâze cüvân yiğitleri serâpâ Cezâyirli esbâbı geyüp başlarında kırmızı fes ve bellerinde pala bıçak ve ellerinde balta nacaklı şehbâz yiğitleri vardır. Serâpâ boyanmış mâvî dimi dizlik geyerler. Ve boyacı çârsûsunda yetmiş aded boyahâne kârhânesi olmak ile Denizli şehrinden ve gayri yerlerden niçe bin yük bez getirüp gûnâ-gûn boya boyarlar. Ammâ isperek neftisi gâyet makbûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·