… ûş etmesin" deyü bir gayrı kürk hakîre ihsân eyledi ve mübârek dest-i şerîfiyle
serime bir
semmûr kalpak geydirdiler. Niçe zamân Tatar-pîçe-misâl kalpak ile gezerdim. And …
"Bu kürk sana uzundur babana gönder, bizi hayır du‘âdan ferâmûş etmesin" deyü bir gayrı kürk hakîre ihsân eyledi ve mübârek dest-i şerîfiyle serime bir semmûr kalpak geydirdiler. Niçe zamân Tatar-pîçe-misâl kalpak ile gezerdim. Andan buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 70a ·
metinde göster ·
… erdârzâde Mehemmed Paşa'yı huzûruna da‘vet edüp bir hil‘at-i semmûr geydirüp ve
serine bir
mücevher otağa sokup du‘â ve senâ ile "Serdâr-ı ekremim ve çârhacı vezîr-i müke …
Ol gün sa‘âdetlü pâdişâh-ı âlem-penâh hazretleri, efendimiz Defterdârzâde Mehemmed Paşa'yı huzûruna da‘vet edüp bir hil‘at-i semmûr geydirüp ve serine bir mücevher otağa sokup du‘â ve senâ ile "Serdâr-ı ekremim ve çârhacı vezîr-i mükerremimsin. Yürü talî‘a-i asker-i İslâm'ım ol. Allah işin âsân getire!" deyü sa‘âdetlü pâdişâh, paşa efendimize niçe yüz va‘de-i kerîmeler etdi. Defterdârzâde efendimiz zemîn-bûs edüp başında sorguç-ı şâhî ile sadrıa‘zama gelüp on kîse altun ihsân olup otağına gelüp dîn-i mübîn gayretine gelüp çarhacılık hizmetinde mukayyed olup ibtidâ kendü askerinden dörd bin güzîde cirid atlı Abaza ve Çerkez ve Gürcî ve akrabâlarından Hersek serhaddi gâzîlerinden cümlesin gök demire müstağrak edüp cümlesinin atlarının gemleri soluklarına birer zirâ‘ yeşil dârâyî bağlayup ve cemî‘i esb-süvârların başlarında yine birer zirâ‘ yeşil dârâyî bağlayup iki bin aded piyâdesinin hem-çünân yeşil dârâyîler başlarına sarup cümle altı bin askerin başka libâs ile tarh-ı asker edüp âkılâne hareket etdi. Zîrâ Celâlî askeri dahi İslâm'dandır. Ceng mahallinde mahşerden bir nişân oldukda bu yeşil dârâyî çarhacı nişânı olsun deyü bu gûne re’y-i ahsen etdi ve bu kadar zamândan berü tâ Erzurûm vâlisi iken hizmetinde olan yigirmi yedi bayrak sekbân ve sarıcayı cümle piyâde döküp çatal fitil ve çatal kurguşum ve çatal çakmaklı bel tüfenkler ile cümle gâzîleri ayaklı cebehâneye döndüler. Cümle deli ve gönüllü ve tatar-ı sabâ-reftâr-ı adüv-şikârları çarha cengine ileri ve yüz elli kapucubaşıları pür-silâh tâ’ifeleriyle paşanın sağında ve üç yüz aded benâm şâhbâz iç ağaları âlât-ı silâha müstağrak olup paşanın ensesinde kat-ender-kat çıt-a-çıt kafadârlarıyla Bulgurlu nâm mahalde çarha yerinde karâr edüp her cânibe düşman geleceği taraflara ince karavullara ikişer at yemi ta‘yîn edüp haber getirmede idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31a ·
metinde göster ·
"Hân karındaşım, sana fermânım olmuşdur kim hemân bugün bu sahrâda konmayup Budin'den içeri Ungurus diyârların harâb u yebâb etmeğe gidesin" deyüp Hân'a bir semmûr lipâçe ve iki zerdûz girân-bahâ hil‘at-i şâhî ve serine bir otağa-i şehriyârî koyup Hân taşra çıkup ol ân nefîr-i Efrâsiyâbların çalup kâfiristâna çapula gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76a ·
metinde göster ·
… e bir zer-ender-zer bir hil‘at-i fâhire {geydirüp} ve yüz elli altun {verüp} ve
serime bir
çeleng {takup ve} kendi dest-i şerîflerin bûs edüp,
"Yâ bu {seferde} bile mi idi? Yâ bu Tatar olmuş, işte bu ümmü'l-ahbârdır. Hikmet Lokmân'dan su’âl edelim, çağırın şunu" deyüp hakîre bir zer-ender-zer bir hil‘at-i fâhire {geydirüp} ve yüz elli altun {verüp} ve serime bir çeleng {takup ve} kendi dest-i şerîflerin bûs edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130a ·
metinde göster ·
sâ‘at oturup Sadrıa‘zam ile Venedik küffârının ceng [ü] cidâllerinin tarafeynde …
Bu serbülend-i Tamas'ın serinde bir sâ‘at oturup Sadrıa‘zam ile Venedik küffârının ceng [ü] cidâllerinin tarafeynden top ve tüfeng sadâlarından zemîn ü âsımân dir dir titreyüp gûyâ haşr [u] neşr [ü] karârdan bir gün olup kal‘a-i Kandiye ve ordu-yı Âl-i Osmân murğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup bârûd-ı siyâhın dûd-ı kebûdu nîlgûn evc-i semâya münkalib olup evc-i felekde ra‘d u hark u berk zemîni lerzân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
… ihasından mu‘attar meşâm-ı dil [ü] cân olur. Ve vefret üzre tenâvül etsen gâyet
seri‘u'l-hazm bir
sun‘-ı Girdigâr'dır. Aslâ harâret [ü] yübûseti yokdur. Ve sâ’ir incîrler gibi ç …
Bu merkûm loplar birbirinden lezîz ve ter ü tâze loplardır. Ammâ aşk olsun lop lop tenâvül edene ve reşk olsun müşklü lopa. Gerçi bir küçük esmerü'l-levn bir tîndir, ammâ tenâvül edenin demâğı müşk ü anber-i hâm râyihasından mu‘attar meşâm-ı dil [ü] cân olur. Ve vefret üzre tenâvül etsen gâyet seri‘u'l-hazm bir sun‘-ı Girdigâr'dır. Aslâ harâret [ü] yübûseti yokdur. Ve sâ’ir incîrler gibi çok olmayup zamânı tîz mürûr eder. Ve sâ’ir enâcîrler gibi kuruyup vilâyet vilâyet gitmez, zîrâ gâyet letâfet [ü] nezâfetinden eriyüp mahv olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y92a ·
metinde göster ·