… aynar gibi kaynayup ne‘ûzübillah âdemi pişirüp helâk eder. Ammâ bu germ-âblara,
serm-âblar
halt edüp i‘tidâl üzre olur. Ba‘dehû benî Âdem ne kadar gasl edüp nûş etse ol k …
Anadolu'da ılıca derler, Arabistân'da (---) derler, Acem'de germ-âb derler, Rûm'da kaynarca derler, Bursa'da kaplıca derler, Moğolî'de kerense derler, Rûmeli'nde bânâ derler. Nice diyârlarda vardır. Bi-emrillahi Te‘âlâ bir mâ-i zülâl kükürd ma‘denine uğrasa bi-kavli hukemâ ol su âteşde kaynar gibi kaynayup ne‘ûzübillah âdemi pişirüp helâk eder. Ammâ bu germ-âblara, serm-âblar halt edüp i‘tidâl üzre olur. Ba‘dehû benî Âdem ne kadar gasl edüp nûş etse ol kadar nâfi‘dir. Hukemâ-yı kudemâ yetmiş hâssasın yazmışlar. Ammâ çok nûş edenin dişlerin dökmüşler, demişler ve sahîh yazmışlar. Ekseriyyâ kükürdlü ve civalı hap isti‘mâl edenlerin dişleri dökülmüşdür. Ammâ bu Bursa'da niçe yüz ılıca kaynakları vardır, kefere zamânında küffâr bu germ-âbların hâssalarından gâfil olup üzerlerine bir âsâr binâ etmemişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 227a ·
metinde göster ·
… e birer âdem gark olur, ammâ gâyet nâfi‘dir. Âbı gâyet suhûniyyet üzredir. Ammâ
sermâb
halt edüp mu‘tedil olur. Cerebe gâyet nâfi‘dir. Selef pâdişâhlarından üzerine b …
Menzil-i karye-i Ilıca-i germâb-ı nâfi‘: Erzurûm kazâsının cânib-i garbîsi tarafında bir ılıca-i ibret-nümâdır. Lâkin her sene elbette birer âdem gark olur, ammâ gâyet nâfi‘dir. Âbı gâyet suhûniyyet üzredir. Ammâ sermâb halt edüp mu‘tedil olur. Cerebe gâyet nâfi‘dir. Selef pâdişâhlarından üzerine bir kubbe-i azîm ve câmekân ve bir havz-ı kebîr inşâ etmişler. Âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Bunda Müsellem Mustafâ Ağa, paşaya bir mücevher eğerli bir küheylân at ve bir semmûr kabaniçse ve bir cevâhir tîrkeş ve bir mücevher kılıç ve cevâhirli hançer ve mücevher ve murassa‘ kuşak ve on aded müsellah küheylan atlar üzre kâkülleri perîşân Gürcî mahbûbları ve elli aded kerûke (?) zireh ve kolçağ ve serpenâh getirüp paşaya hedâyâ verdi. Ve cümle üç yüz yetmiş aded gılmân-ı hassâlara birer kat sâye çuka ve akmişe-i fâhire yıllıklar getirüp cümle gulâmlar giyinüp ürdibehişt gılmânına döndüler. Hakîre dahi bir semmûr paçası kürk ile bir kat esbâb ve yüz guruş in‘âm etdi. Zîrâ niçe zamân mahdûm-ı mükerreminin hocası olmış idik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 285a ·
metinde göster ·
… nâmıyla ma‘rûf bir âb-ı hayât çâhı var kim gûyâ âb-ı kevserdir. Mâh-ı Temmûz'da
sermâb
olup eyyâm-ı şitâda germâb olmağile cemî‘i şehir halkı bundan nûş edüp def‘-i a …
Der-vasf-ı çâh-ı mâ-i hânedân: Cümle iki yüz aded bi’r-i hâne-i hoş-güvârları var, ammâ bâzâr meydânında ve Budin kapusundan taşra (---) Tekyesi kurbunda Kral Kuyusu nâmıyla ma‘rûf bir âb-ı hayât çâhı var kim gûyâ âb-ı kevserdir. Mâh-ı Temmûz'da sermâb olup eyyâm-ı şitâda germâb olmağile cemî‘i şehir halkı bundan nûş edüp def‘-i atşân ederler. 15b Hatta bu çâhın etrâfına Âl-i Osmân askeri gelüp meks edüp şeb [ü] rûz niçe kerre yüz bin asker bu kuyudan niçe kerre yüz bin kova su çeküp zerre kadar eksilmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15a–15b ·
metinde göster ·
… arda yaykananlar cümle bu kasr-ı halvetden görünür. Her lülelerinden germâbı ve
sermâbı
kurnalara selsebîl-âsâ cereyân etmede bir garîb temâşâgâh-ı halvet-i fevkânî-i …
Ve pâdişâhlar girüp gasl edecek bir kasr-ı âlîsi var. Sekiz ayak taş ner[dü]bân ile urûc olunur şâhnişîn-misâl bir fevkânî halvetdir, ammâ tahtânî kurnalarda yaykananlar cümle bu kasr-ı halvetden görünür. Her lülelerinden germâbı ve sermâbı kurnalara selsebîl-âsâ cereyân etmede bir garîb temâşâgâh-ı halvet-i fevkânî-i pâdişâhîdir. Ba‘zı ayân-ı kibârân da yaykanırlar ve beğ halveti dahi vâcibü's-seyrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 227a ·
metinde göster ·
… arı ve bir mescidi vardır. Ve bâbının sağ cânibinde bir birke-i azîmi var. Eyle
sermâb
zülâl idi kim Hudâ hakkı gûyâ Arapça idi.
Ve kapusu şimâle nâzır bir demir kapudur. Ve içinde kırk elli bekâr Arab hücreleri ve cebecisi ve topçusu ve on iki kıt‘a şâhî topları ve bir mescidi vardır. Ve bâbının sağ cânibinde bir birke-i azîmi var. Eyle sermâb zülâl idi kim Hudâ hakkı gûyâ Arapça idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y268a ·
metinde göster ·