İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

serserî

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
78
isabet
78 cümle/beyitte
28,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
19 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7831,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 78

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“serserî” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 6b … 'nin Ravza-i Mutahharası'na yüz sürmek müyesser ola mı?" deyü zâr [ü] giryân ve serserî ve nâlân olurdum.
EÇS I 114a … "Vardı Murâd yetmiş guruşa aldı, Murâd yetmiş guruşa {verdi}" deyü feryâd edüp serserî gezmede idi. Kuddise sırrahu.
EÇS I 130a deyüp serserî yatır. Bu gûne mest [ü] harâb eder bâde-i nâbları var. Hudâ âlimü's-sırr ve'l-h …
EÇS I 150b … Hazret-i Âdem idi kim efendisi Cenâb-ı izzetden ayrılup feza‘ [u] çezâ‘ ederek serserî seyâhat edüp ma‘şûka ve enîs [ü] mûnis [u] gam-güsârı olan Hazret-i Havvâ'yı ar …
EÇS II 220b–221a … bin kırk senesinin mâh-ı Muharrem'inin gurresinde piyâdece şehr-i İslâmbol içre serserî gezüp bâlâda cild-i evvelimizde İslâmbol evsâfın tahrîr etdiğimiz üzre şehr-i b …
EÇS II 241a mazmûnunca rûy-ı deryâda serserî gezdik. Âhir eyyâm-ı nâ-muvâfık ile orsa orsa kullanarak vakt-i asrda İslâmbol …
EÇS II 244a–244b … ol kızı İslâmbol'dan bu dağlara bırağırlar. Ol kız dahi bu kûh-i bülendler içre serserî gezerken bu ılıca suyuna râst gelüp andan nûş eder. Bir kaç günde cerebleri kar …
EÇS II 244b … alardır. Bu hakîr dahi bu yedi aded cezîrelerin mâbeynlerinde yedi gün eyyâmsız serserî gezüp temâşâ ederdik. Âhir Cenâb-ı İzzet tokuzuncu gün bir eyyâm-ı muvâfık verü …
EÇS II 264b … deryâda doğar ve deryâda batar. Bu gûne bir girdâb-ı gamda talattum-ı deryâ ile serserî gezerken hikmet-i Hudâ gün doğusu rûzgârı tarafında evc-i semâda kara bulutlar …
EÇS II 352b … oyalı: Kankırı hâkinde Kal‘acik kazâsıdır. Bu mahallerde kâh şarka ve kâh garba serserî gezüp lokmacılık ederdik. Andan yine şimâle (---) sâ‘atde; ,
EÇS II 353a–353b … lalaları ve huddâmları ve hocasıyla gâ’ib etdiler ve hazîne katârıyla dağlarda serserî gezüp gitdiler. Bu hakîr bir kemîngâh dere içre sehl ârâm edüp savruntu, boran …
EÇS II 361b … Kars'a göndermek isterler. Emirlerine ığmâz edüp hâlâ Murtatova nâm sahrâlarda serserî olup cenâb-ı şerîfinize intizâr çeküp gezeriz. Böyle olmadan ise ölmek nûrun al …
EÇS II 364a–365a … efendimizin hâl [ü] hâtırın su’âl etdi. "Kankırı semtinde hâlâ on bin asker ile serserî gezer" dedim. {Köprülü Mehemmed Paşa eydür:} "Başına bu kadar haşerâtı cem‘ edü …
EÇS II 372a–372b … bu kadar sekbân ve sarıca haşerâtlarıyla ibâdullah üzre konup göçüp hâne berdûş serserî zulm edüp gezerim" dedikde hemân Vezîr "Bre çık" deyince Defterdârzâde "İlâhî y …
EÇS III 42a–42b … tdi. Hemân yine "Gel âdem, benim ma‘rifetime mâni‘ olma!" deyü meydânda dal tîğ serserî gezerdi. "Bu kerre bu ma‘rifetimi de temâşâ edin ümmet-i Muhammed" deyüp ipin y …
EÇS III 91b … elli yedi târîhinde Erzurûm seyâhatı avdetinde Defterdârzâde Mehemmed Paşa ile serserî gezerken bu Çorum ahvâli mufassal tahrîr olunmuşdur. Fihrise nazar oluna. Andan …
EÇS III 103a–104a … ahi Te‘âlâ hayât bulup ayak üzre kalkup yine yıkıldı ve yine kalkup serâsime ve serserî düşe kalkarken hemândem 104a Abdurrahmân nâm bir Hızır-misâl gulâm yetişüp ef …
EÇS III 126b–127a … cümle sahûn u tancereleri ve haliçe ü kilimlerin alup giderken bir gün bir gice serserî gezüp şaykalarına vâsıl olamayup cümle bakır avânîleri yine tekyeye getirüp avd …
EÇS III 144a–144b … e yatamayup beş demiri kırılıp demirler deryâda kalup sizin gemi iki demir üzre serserî talattum-ı deryâda deverân ederken sehel kaldı kim gemi gark olacak mahalde gem …
EÇS III 153b–154a … nden nazar-ı şerîfleri ta‘alluk edüp her biri eflâke kad çekmiş müşk-bû serâmed serserî servler, garâbet bu kim birbirinden kadd u kâmetde ve kıyâfetde ve letâfetde as …
EÇS III 183b … , dedüğü Allahu a‘lem hâlâ Sultân doğurmayup helâk mertebesindedir," deyüp paşa serserî olup paşa yine hareme gitdi.
EÇS IV 216b–217a … e güzer ederse eyle geçermiş ve niçe bin mecrûh atlar bu cesed-i benî Âdem içre serserî gezmede ve niçe bini bî-sâhib sahrâ-yı hâmûnda licâmın sürüdüp gezmede ve bu me …
EÇS IV 222a … ızır Nebî İskender'in askerî tâ’ifesinden bir recül-i sâlih imiş, halkdan ba‘îd serserî gitmek mu‘tâdı imiş. Bir mahalde kendüye harâret-i bedeniyye ârîz olup bir âb-ı …
EÇS IV 233a … !" deyüp kendüyi atup derhâl eyninden semmûr kürkün çıkarup meydân-ı muhabbetde serserî "Yâ Hayy!, yâ Kayyûm" {deyü} gezüp eydür: "Ol pehlivân dîvârlara mismârlarla çı …
EÇS IV 303a … çaşıtlarım bir haber alabilmediler. Ben güzelce şâhıma ne cevâb vereyim?" deyü serserî gezerken,
EÇS IV 309a … up şâhrâh üzre kabri zâhirdir. Bu kal‘adan kalkup münâsib refîklerimiz olmağile serserî kâh şimâle ve cenûba ve kıbleye ve şarka ve garba gezüp Cenâb-ı Bârî'nin niçe k …
EÇS IV 318a … bende bir katar bâr-ı şütüre mâlik olup "Ayâ, ben bu kadar mâlı neylesem?" deyü serserî gezermiş.
EÇS IV 335b … 1034 de makhûr olup yine kal‘a-i Erzurûm'a firâr etdi}. Ve üç sene {Murâd Hân} serserî olup kâh Edirne ve kâh Bursa ziyâretleri ederek cümle zorba ve eşkıyâları katl …
EÇS IV 395a–395b … hased edüp Âdem'i ta‘kîb ederdi. Rûy-ı arzda ana dahi Allah şehveti havâle edüp serserî vü sergerdân ve zâr u giryân gezerdi ve dâ’imâ cânından bezerdi. Âhir sihr-i ef …
EÇS IV 396a … çine girince hemân cümle koyunlar târımâr olup ormanlar içinde otlamağı bırağup serserî gezüp seğirde seğirde temâm olup ben de koyunların ardına düşdüm. Anı gördüm ki …
EÇS VI 3a … etdik aslâ mâl-ı ganâ’im demedi. Biz dahi kellesin kesüp yine ol gün tehî-dest serserî gezüp ordu-yı İslâm'a dâhil olduk.
EÇS VI 3b–4a … sığırları dahi çözüp {ve esîrleri alup} 4a hamd-i ilâh esîrlikden halâs olup serserî giderken on iki aded esîr Macarlarımız eydir:
EÇS VI 7b … kûlesi kelepür eşyâları bırağırlardı. Hattâ bazı avret ve oğlan yurd yerlerinde serserî gezerlerdi. Ve bu mahallere Bihâr nâhiyesi derler, gayet mahsûllü yerlerdir. An …
EÇS VI 10a … üp Kemen Yanoş la‘înin Orta Macar diyârında elli bin asker ile cânib-i erba‘ada serserî gezdiği istimâ‘ olunıcak Tımışvar paşası Siyâvuş Paşa karındaşı Sarı Hüseyin Pa …
EÇS VI 22b "Vallâhi ma‘kûl" deyüp sehel sahrâ-yı Seykel'de serserî gezdik.
EÇS VI 25a … olup yine anlar çârsâr ricâsıyla beni kral ederler’ ümniyyesinde olup hâmûş-bâş serserî gezerdi. Şimdi kral nasb etdiğiniz işidüp kudurup ale'l-gafle elbette bir şeb-h …
EÇS VI 34a–34b … ağaç peftere gibi uçduğu sene bu cezîrecikler kırk elli gün bu Boyana gölü üzre serserî gezüp şinâverlik edüp gâh şimâle ve gâh cenûba ve gâh şarka ve garba gezerlerdi …
EÇS VI 43b … n] kerre sûre-i elhâkümü't-tekâsür'ü tilâvet edüp ol makâm-ı gül‘ızârdan kalkup serserî Dershâne bâğında gezerken ol nergis gazâlî gözlerinden seyl-i Ceyhûn-vâr çekîde …
EÇS VI 53b–54a … ğru gelüp ve niçesi dağlarda birbirleriyle anlar da çekişerek boğuşup döğüşerek serserî gezerlerken niçe gâzîlerimiz varup atların dutup getirdiler. Bu kerre küffâr cü …
EÇS VI 104a … atır ve develer bu kadar bin sârbân ve harbendeleriyle çemenzâr [u] lâle-izârda serserî otlayup gezerken hemân küffâr yıldırım gibi seğirdüp top ve tüfengler atup geli …
EÇS VI 125a … taleb edüp bu gûne derûnî teveccühler edüp bir çemenzâr-ı hâmûn-ı ibret-nümûnda serserî gezüp cân-ı cinden nâm u nişân yok, ammâ yine karşu ma‘reke meydânında câ-be-câ …
EÇS VI 125a … erime işledi ve bu hâl ile hakîrin ciğeri dâğnâk ve inkisâr-ı hâtır ile ber-hâk serserî giderken mısra‘:
EÇS VI 133a … ânlıda dahi lev lafzı isti‘mâl olunur kim bir âdem batıyyü'l-hareke olup ortada serserî gezse "Şu âdem lev lev ayı gibi gezer" derler.
EÇS VI 138a … eçmediğinden cümle halk âlem-i hayretde kalup niçe bin atlar sahrâdaki kar üzre serserî gezerler idi.
EÇS VI 138b … ları ve katırları birbirlerine katup bu vâdî-i hâmûnda her dâbbeler karlar üzre serserî gezerler ve her hüddâmânlar cânlarından bezerler.
EÇS VI 152a … r hoş vâkıf-ı esrâr olmayup bir hayli zamân bu üslûb üzre feryâd u fiğân ederek serserî gezerlerdi. "Âyâ, bu ne garîb temâşâdır" derken bir zamândan sonra cümle küffâr …
EÇS VII 7b … eçilmez idi. Hatta bir katâr deve ve niçe katâr katırlar ve atlar ormanlar içre serserî gezerlerdi. Ve dermândan kesilmiş küheylân atlar bî-kıyâs ormanlarda eğerleriyl …
EÇS VII 21b Sadrıa‘zam otak içre serserî levin levin gezüp,
EÇS VII 48b … nden küffârları atlar yere urup atlar sahrâda ve sâhibleri piyâde kal‘a altında serserî piyâde gezerler.
EÇS VII 70a … p yâ başından yâ yine mahall-i mahmasadan kirleyüp cimâ‘ edemeyüp dilin çıkarup serserî gezdikde âdem gülmeden dembeste olur.