Paşa ta‘âmı bırağup "Bire at" deyüp bilâ-rikâb çakal ata süvâr olup ol ân yetmiş aded sekbân ve sarıca bayrakları ve muhâfazaya me’mûr olan Silisre ve Kırkkilise ve Nigebolı ve Çirmen ve Vidin [ve] Vize sancaklarının erbâb-ı zu‘amâsı ve erbâb-ı tîmârı ve paşanın yedi bin aded ağavâtları esb-i sabâ-sür‘atlerine süvâr olup fi'l-hâl Varna şehri ile Galata köyü arasına varup bâğlar içre cümle asker piyâde olup kemîngâhlarda âmâde olunca hemân küffâr-ı hâksâr Kazak-ı Ak bî-bâk u bî-pervâ yigirmi pâre şaykasıyla kenâra yanaşup altı pâre gemisi deryâya açıldı, ammâ yine kenârdan ayrılmazlardı. Beri tarafda Kazak-ı Ak-ı bed-ahlâk bî-havf [ü] haşyet şehri âlân u tâlân ve nehb ü gârete başlayup şehr-i Varna içre Rûm keferesinden gayrı bir cân kalmayup cümle dağlara zî-kıymet mâllarıyla firâr etmişlerdi, ammâ yine Varna Urûmları içre bir vâveylâ vü feza‘ ü çeza‘ kopdu kim istimâ‘ edenlerin ciğeri hûn-ı siyâh olur. Hemân paşa-yı müdebbir şehir içini yağma eden Kazaklara aslâ bakmayup hemân cümle asker ile ale'l-gafle bâğlar içinde leb-i deryâda olan Urus-ı menhûsun kayıkları üzre hücûm edüp kayıklara bir yaylım kurşum urunca şayka içre olan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr bu hâli görüp sademât-ı kurşuma tahammül edemeyüp salpa demir edüp 29b bi'z-zarûrî alarka olup şehri gârete çıkan cümle küffâr meydânda kalup cân başlarına düşüp aldıkları mâl-ı ganâ’imi bırağup serseri gezerken kal‘a-i Varna'dan ve limanda yatan şaykalardan Kazağa eyle toplar urup darebât-ı top-ı kûpdan niçesi helâk olmada ve niçesi dağlara kaçarken el vilâyet halkı erişüp taraf taraf hücûmlar eyleyüp bu kadar küffâr karârı firâra dönüp cân baş halâsıyçün leb-i deryâda olan şaykalarına gelüp gördüler kim deryâya alarka olmuşlar. Hemân cân başlarına sıçrayup kimi silâhın bırağup deryâya girüp yüzer. Kimi karaya cân atup cândan bezer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29a–29b ·
metinde göster ·
… ğa ve Çelebi Kethüdâ iğvâsıyla Kütâhiyye'den ma‘zûl eyleyüp hayli zamân Köprülü
serseri gezerdi
. Lütf eylen, dâ’imâ mektûb-ı dürer-bârlarınızda Köpürlü'ye iltiyâm ü temennâ ve …
Hakîr paşaya eyitdim: "Sultânım, meclis emânetdir. Allâhu a‘lem sultânım ile Köpürlü'nün mâbeynlerinde sehel bürûdet var, zîrâ zamân-ı sadâretinizde ana Anadolu eyâletin ihsân edüp on yedi günden Bektaş Ağa ve Çelebi Kethüdâ iğvâsıyla Kütâhiyye'den ma‘zûl eyleyüp hayli zamân Köprülü serseri gezerdi. Lütf eylen, dâ’imâ mektûb-ı dürer-bârlarınızda Köpürlü'ye iltiyâm ü temennâ ve ta‘zîm ve tekrîmlice mektûblar inşâ olunsun" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 31b ·
metinde göster ·
"Gâh Mar‘ayş ve gâh Adana ve gâh Kayseri'de Göksun yaylası" deyü
serseri gezerken
Âsitâne-i sa‘âdet tarafından mezâhib-i erba‘adan fetvâ-yı şerîfler ile evâmir-i …
"Gâh Mar‘ayş ve gâh Adana ve gâh Kayseri'de Göksun yaylası" deyü serseri gezerken Âsitâne-i sa‘âdet tarafından mezâhib-i erba‘adan fetvâ-yı şerîfler ile evâmir-i şerîfler ile cemî‘i eyâletlere ve sancaklara ve kazâlara Hasan Paşalı katliyçün nefîr-i âmlar gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 70b ·
metinde göster ·