… ânib-i erba‘asına İremezâtü'l-imâd misilli bir bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin
serv
[ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar ve sanavber ve şimşâd misilli nahl-i nevre …
Ve kilar-ı hâssa-i bîrûn ve kilar-ı hâssa-i enderûn ve kilar-ı terekeciyân-ı bîrûn bu tahrîr olunan âsâr-ı gûnâ-gûnun cânib-i erba‘asına İremezâtü'l-imâd misilli bir bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar ve sanavber ve şimşâd misilli nahl-i nevresleri tertîb üzre diküp mâbeynlerine niçe kerre yüz bin şecere-i müsmirâtın envâ‘ın diküp bir murgzâr-ı lâle ızâr cân fezâ bâğçe oldu kim ilâ hâze'l-ân ravza-i bâğ-ı cinândan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… vz u şâzrevânlar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp sadranc nakşı {dikilmiş} on iki bin
serv
dırahtı râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olup niçe bin eşcâr-ı gûnâ-gûn müsm …
Tershâne bâğçesi: Kadîm-i evvelde kefere asrında dahi kırallara mahsûs bâğ imiş. Ammâ ba‘de'l-feth, Ebü'l-feth ibtidâ bunda hayme-i Muhammedîsi ile meks edüp ve gazâ mâlın guzât-ı müslimîne bunda hisse edüp nazargâh-ı kadîmi olmak ile fermânıyla ma‘mûr edüp niçe kâ‘a ve hammâm ve kasr ve müte‘addid hücre ve soffalar ile aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp sadranc nakşı {dikilmiş} on iki bin serv dırahtı râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olup niçe bin eşcâr-ı gûnâ-gûn müsmirât ve gayrı çınâr ve bîd-i sernigûn ve çimşîr ve sanavber ile bu bâğı müzeyyen edüp gûyâ ravza-i Rıdvân olmuş bir iremezâtdır. Hudâ'ya ma‘lûm bu hıyâbânda serviler var kim evc-i âsumâna ser çekmiş niçe bin servdir âdem vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
… vi dikmişdir. Cümleden serâmed mevzûn u hemvâr sebiz-gûn serv(er)lerdir. Ve bir
serv
dahi {Akşemseddîn hazretleri} mübârek dest-i şerîfleri ile diküp hâsıl etmişdir …
Ve bunda hizmet eden bostâncılar cümle sâhib-i sülûk sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir ve elbette ber-hordâr olurlar. Zîrâ İslâmbol feth olunca Akşemseddîn hazretleri bu câ-yı dil-küşâda sâkin olup cümle merdân ve erba‘în çıkarırdı ve hidmet edenlere hayr du‘â ederdi. Anıniçün huddâmları ber-hordâr-ı ömr olurlar. Ve bizzât Ebü'l-feth mübârek dest-i şerîfleri ile yedi servi dikmişdir. Cümleden serâmed mevzûn u hemvâr sebiz-gûn serv(er)lerdir. Ve bir serv dahi {Akşemseddîn hazretleri} mübârek dest-i şerîfleri ile diküp hâsıl etmişdir. Bi-emrillâhi Ta‘âlâ âdetullâh bunun üzerine cârîdir kim serv dırahtı sebiz-gûn olur. Ammâ bu serviyi Akşemseddîn dikmek ile ak serv hâsıl olmuşdur. Hâlâ zamânımızda temâşâgâhdır kim Çimşîrlik havzının kurbünde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
… e diküp hâsıl etmişdir. Bi-emrillâhi Ta‘âlâ âdetullâh bunun üzerine cârîdir kim
serv
dırahtı sebiz-gûn olur. Ammâ bu serviyi Akşemseddîn dikmek ile ak serv hâsıl ol …
Ve bunda hizmet eden bostâncılar cümle sâhib-i sülûk sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir ve elbette ber-hordâr olurlar. Zîrâ İslâmbol feth olunca Akşemseddîn hazretleri bu câ-yı dil-küşâda sâkin olup cümle merdân ve erba‘în çıkarırdı ve hidmet edenlere hayr du‘â ederdi. Anıniçün huddâmları ber-hordâr-ı ömr olurlar. Ve bizzât Ebü'l-feth mübârek dest-i şerîfleri ile yedi servi dikmişdir. Cümleden serâmed mevzûn u hemvâr sebiz-gûn serv(er)lerdir. Ve bir serv dahi {Akşemseddîn hazretleri} mübârek dest-i şerîfleri ile diküp hâsıl etmişdir. Bi-emrillâhi Ta‘âlâ âdetullâh bunun üzerine cârîdir kim serv dırahtı sebiz-gûn olur. Ammâ bu serviyi Akşemseddîn dikmek ile ak serv hâsıl olmuşdur. Hâlâ zamânımızda temâşâgâhdır kim Çimşîrlik havzının kurbünde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
… îdir kim serv dırahtı sebiz-gûn olur. Ammâ bu serviyi Akşemseddîn dikmek ile ak
serv
hâsıl olmuşdur. Hâlâ zamânımızda temâşâgâhdır kim Çimşîrlik havzının kurbünde i …
Ve bunda hizmet eden bostâncılar cümle sâhib-i sülûk sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir ve elbette ber-hordâr olurlar. Zîrâ İslâmbol feth olunca Akşemseddîn hazretleri bu câ-yı dil-küşâda sâkin olup cümle merdân ve erba‘în çıkarırdı ve hidmet edenlere hayr du‘â ederdi. Anıniçün huddâmları ber-hordâr-ı ömr olurlar. Ve bizzât Ebü'l-feth mübârek dest-i şerîfleri ile yedi servi dikmişdir. Cümleden serâmed mevzûn u hemvâr sebiz-gûn serv(er)lerdir. Ve bir serv dahi {Akşemseddîn hazretleri} mübârek dest-i şerîfleri ile diküp hâsıl etmişdir. Bi-emrillâhi Ta‘âlâ âdetullâh bunun üzerine cârîdir kim serv dırahtı sebiz-gûn olur. Ammâ bu serviyi Akşemseddîn dikmek ile ak serv hâsıl olmuşdur. Hâlâ zamânımızda temâşâgâhdır kim Çimşîrlik havzının kurbünde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
… u sayyâd-ı mâhî mahalline uğrayup gûnâ-gûn mâhîler sayd etdirüp ol mahalde niçe
serv
dırahtları vardır, ol servlerin sâyesinde tâze şikâr olunmuş mâhîleri pişirdüp …
Mâ-tekaddem leb-i deryâda bir balık dalyanı var imiş. Andan gayrı âsâr-ı binâ yok imiş. Selîm Şâh-ı Sânî, leb-i deryâyı teferrüc ederken bu sayyâd-ı mâhî mahalline uğrayup gûnâ-gûn mâhîler sayd etdirüp ol mahalde niçe serv dırahtları vardır, ol servlerin sâyesinde tâze şikâr olunmuş mâhîleri pişirdüp ayş [u] tarab edüp zevk [u] safâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138a ·
metinde göster ·
… te’sîrinden hırâmânî hırâmânî hareket ederler. Hemân hurma ve hummeyz ve muz ve
serv
yokdur. Yohsa cemî‘i eşcârât-ı gûnâ-gûn mevcûddur. Hatta ba‘zı pûçe ve kûşelerd …
Hânın bu bâğ sarâyının haremi tarafında bir tirkeş oku menzili tûlen ve arzen bir hadîka-i Rıdvân var kim eğer deryâlar mürekkeb ve cemî‘i ağaçlar kalem ve cemî‘i hattâtlar cem‘ olup bu bâğın tavsîf [u] temdîhinde deryâda katre ve güneşde zerre kadar tahrîr edemeyeler. Ancak cemî‘i eşcâr-ı müsmirrâtları tertîb üzre dikilüp cümlesi meyân-beste dilber gibi bâd-ı sabâ te’sîrinden hırâmânî hırâmânî hareket ederler. Hemân hurma ve hummeyz ve muz ve serv yokdur. Yohsa cemî‘i eşcârât-ı gûnâ-gûn mevcûddur. Hatta ba‘zı pûçe ve kûşelerde limon ve turunc fidanları vardır. Vakt-i şitâda keçeler ile pinhân ederler. Ve bu hıyâbânda gûnâ-gûn ibret-nümâ vâcibü's-seyr kasr-ı âlîler var kim her biri birer hazîneye olmaz mülûkâne kasr-ı Havernaklar vardır. Hatta bir kasrın tarz-ı tavrı bir kasırda yokdur. Her biri birer diyârın üstâdları kârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229a ·
metinde göster ·
… ğ-ı İrem-misâl bir bâğçesi var ve anda iki aded sebz-gûn zümürrüd-misâl serâmed
serv
dırahtları var kim her gören "Sübhânu'l-Hallâk!" deyü engüşt ber-dehen edüp ta‘ …
Sitâyiş-i imâret-i kal‘a-i İmâdiyye: Şâhbender defteri üzre derûn-ı kal‘a-i İmâdiyye'de cümle (---) aded hânedân u sarây-ı âlîler u tahtânî vü fevkânî kârgîr binâ büyût-ı ra‘nâlardır. Ve cümle kireç ve cir u cıbıs ve hâk-i pâk ile mestûr külbe-i ahzân-ı ma‘mûrlardır. Cümleden Hân Sarâyı Muzurî kapusunun iç yüzünde bir köşeye vâki‘dir. Bu sarây-ı azîm gûyâ İmâdiyye kal‘asına iç kal‘a vâki‘ olmuşdur. Yüz elli aded hücre-i ma‘mûrlar ile ârâste ve dîvânhâne ve hammâm u kâ‘alar ile pîrâste olmuş sarây-ı azîmdir. Bin on seneden berü gelen hân-ı hânân mülûk-ı selâtîn-i Abbâsiyân'ın her biri birer âsâr-ı binâ zamîme ederek kasr-ı Havernak-misâl bir sarây-ı pür-kemâldir. Ve bu sarây içinde bir meydân-ı azîmin bir köşesinde bâğ-ı İrem-misâl bir bâğçesi var ve anda iki aded sebz-gûn zümürrüd-misâl serâmed serv dırahtları var kim her gören "Sübhânu'l-Hallâk!" deyü engüşt ber-dehen edüp ta‘accüb eder. Ve bu bâğçe kurbünde seng-i hârâdan Sultân Hüseyin İmâdiyye'de sikke ve hutbe sâhibi iken bir çâh-ı mâ kazdırmış, umku yetmiş zirâ‘-ı Mekkîdir ammâ âb-ı hayâtdan nişân verir. Cümle sarâyın enderûn [u] bîrûnunda hân ile sâkin olanlar bu bi’r-i zülâlden dollâblar ile su çeküp nûş ederler ve gayrı levâzımâtlarına mâ-i zülâlden isti‘mâl ederler. Ve bu sarây-ı azîmin cümle revzenleri cânib-i (---) küşâde olup cihân-nümâ maksûreler ile müzeyyen bir taht-gâh-ı Âl-i Abbâsiyân'dır. Ancak meydâna nâzır bir kapusu gûyâ kal‘a kapusudur. Ve bu Hân sarâyı kurbünde yine Muzurî kapusu iç yüzünde Zıbarı beği sarâyı dahi meşhûr ve ma‘mûr u müzeyyen sarâydır. Ve yine Hân sarâyı meydânına nâzır Muzurî kapusu kurbünde Muzurî beği sarâyı, bu dahi İmâdiyye ve Kürdistân'da meşhûr hânedândır. Ve Mezâristân meydânında Kadı efendi sarâyı mahkeme-i şer‘-i Resûl-i Mübîn'dir kim dîvânhâne ve hücreleri cümle kal‘a bedenleri üzre vâki‘ olup cihân-nümâ bir hevâdâr sarây-ı ra‘nâdır ve Şeyhülislâm Monlâ (---) Efendi sarâyı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 378a ·
metinde göster ·
… r beğ karılarının alaylarında niçe yüz binden mütecâviz hurde şem‘-i kâfûrîleri
serv
gibi gemi direklerine zeyn-i çerâğân edüp niçe yüz yerde böyle işâreleri yakup …
Bir zamândan sonra alay içinde on iki bin avretlerin murassa‘ taht-ı revânlar üzre oturdmuşlar ve her bir taht-ı revânları küffârlar götürdmüşler ve her bir beğ karılarının alaylarında niçe yüz binden mütecâviz hurde şem‘-i kâfûrîleri serv gibi gemi direklerine zeyn-i çerâğân edüp niçe yüz yerde böyle işâreleri yakup şehrin içi muzlim iken gûyâ rûz-ı rûşen olup ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152a ·
metinde göster ·
… âzük musanna‘ nev binâ bir minâre-i serâmed-i ra‘nâsı var kim gûyâ yek pâre bir
serv
nahl-i mevzûndur. Ve câmi‘ üzre bir gûne musanna‘ kırmızı kiremit örtülüdür kim …
Ve bu iç hisârın etrâfında aslâ handakı yokdur, zîrâ büyük kal‘a ortasında vâki‘ olmuşdur. Cümle dörd aded kapusu var, ammâ biri işler, üçü mesdûd durur ve meftûh olan kapu üzre Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ câmi‘i mukaddemâ bir kenîse imiş hâlâ nûr-ı münevver olup ma‘bedgâh-ı müslimîndir. Bu[nun] nâzük musanna‘ nev binâ bir minâre-i serâmed-i ra‘nâsı var kim gûyâ yek pâre bir serv nahl-i mevzûndur. Ve câmi‘ üzre bir gûne musanna‘ kırmızı kiremit örtülüdür kim gûyâ sihr-âsârdır. Mezkûr âsâr-ı binâlardan mâ‘adâ bu orta hisârda gayri imâret yokdur. Hemân iç kal‘a ortası bir meydândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
Cümle dörd bin beş yüz kiremitli ve taş dîvârlı ve
serv
gibi serâmed bacalı ve musanna‘ dervezeli sarây-ı azîmlerdir. Cümleden şehrin i …
Cümle dörd bin beş yüz kiremitli ve taş dîvârlı ve serv gibi serâmed bacalı ve musanna‘ dervezeli sarây-ı azîmlerdir. Cümleden şehrin içinden cereyân eden Çürüksu’yun cânib-i cenûbunda hân-ı âlîşânlar sarâyının görünüşü vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 124b ·
metinde göster ·
Der-memdûhât-ı sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i müsmirât: Bâğ u bâğçelerinde
serv
dırahtları ve limon ve turuncu ve zeytûnu ve rümmânı ve inciri bî-hisâbdır, amm …
Der-memdûhât-ı sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i müsmirât: Bâğ u bâğçelerinde serv dırahtları ve limon ve turuncu ve zeytûnu ve rümmânı ve inciri bî-hisâbdır, ammâ kübbâtı ve lezîz ve âbdâr nârenci meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258b ·
metinde göster ·
… r köhne delik vardır. Andan bal arıları âşiyân edinüp bal yaparlar. Her sene bu
serv
sâhibi bal mevsiminde bu dırahta çıkup yüz vukıyye bal çıkarup vilâyet vilâyet …
Büyük servi: Bu edîm-i arzın akâlîm-i seb‘asında ve rub‘-ı meskûnunda misli yokdur, zîrâ Cenâb-ı Hallâk-ı Sannâ‘-ı Lem-yezel bâğbân Rabbi'l-izzet'in nazarı ta‘alluk etmiş bir serv-i ahdar-gûn zümürrüd-vâr bir dıraht-ı azîmdir kim bu kevn-i atlâs-ı bûkalemûn-ı felekde nazîri yokdur. Lâkin gayri servler gibi serâmed değildir. Cümle dörd çataldır ve cümle üç yüz altmış aded şâhaları evc-i âsımâna ve yemîn ü yesâra nihâller salup zıll-ı himâyesinde kırk elli tavla at bağlayup kırk elli bin koyun sâyelenir. Ve her haşebesi kâmil ellişer ve altmışar karış ihâta eder. Ve aşağıda büyük vücûdun yedi nefer gulâmla gücile dirâğûş etdik. Bir âdem dahi başından destârın bozup bu serv-i serâmedi dülbendiyle ihâta etdi, bi't-temâm. Ammâ bu serv-i ibret-nümânın tâ zirve-i a‘lâsında bir köhne delik vardır. Andan bal arıları âşiyân edinüp bal yaparlar. Her sene bu serv sâhibi bal mevsiminde bu dırahta çıkup yüz vukıyye bal çıkarup vilâyet vilâyet a‘yân-ı kibârlara hedâyâ gönderir ammâ Hudâ âlimdir bu vech-i arzda eyle bir râyiha-i tayyibeli asel-i musaffâ sun‘-ı Hudâ halk olunmamışdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b ·
metinde göster ·
Ve Hazret-i İbrâhîm babası Âzeryû[n] asrında kavm-i kâfir hâşâ sümme hâşâ bu
ser[v]
ağacını ma‘bûd ittihâd edinüp perestiş ederlermiş. Hâlâ ilâ hâze'l-ân cemî‘i mi …
Ve Hazret-i İbrâhîm babası Âzeryû[n] asrında kavm-i kâfir hâşâ sümme hâşâ bu ser[v] ağacını ma‘bûd ittihâd edinüp perestiş ederlermiş. Hâlâ ilâ hâze'l-ân cemî‘i millet-i nasârâ-yı Mesîhiyye bu serv yanında geçdiklerince başlarından tartur-ı pur-puturların çıkarup başı kaba birkaç kerre tapınup geçdikleri hakîrin manzûru olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b ·
metinde göster ·
… perestiş ederlermiş. Hâlâ ilâ hâze'l-ân cemî‘i millet-i nasârâ-yı Mesîhiyye bu
serv
yanında geçdiklerince başlarından tartur-ı pur-puturların çıkarup başı kaba bir …
Ve Hazret-i İbrâhîm babası Âzeryû[n] asrında kavm-i kâfir hâşâ sümme hâşâ bu ser[v] ağacını ma‘bûd ittihâd edinüp perestiş ederlermiş. Hâlâ ilâ hâze'l-ân cemî‘i millet-i nasârâ-yı Mesîhiyye bu serv yanında geçdiklerince başlarından tartur-ı pur-puturların çıkarup başı kaba birkaç kerre tapınup geçdikleri hakîrin manzûru olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b ·
metinde göster ·
… -ı zî-şân ve cümle yigirmi aded dükkânlar arasında ve şehir bâğlarında câ-be-câ
serv
dırahtları var.
Cümle dörd aded mihrâbdır. İç kal‘ada Bâyezîd Hân mescidi, taşra kal‘ada Bâyezîd Hân câmi‘i, Havâle mahallesinde (---) mescidi, mahkeme kurbunda kârgîr minâreli ve serâpâ kiremit örtülü (---) câmi‘i var. Cümle bir medrese-i sûhtegân ve cümle bir aded mekteb-i sıbyân ve cümle bir aded tekye-i dervîşân-ı zî-şân ve cümle yigirmi aded dükkânlar arasında ve şehir bâğlarında câ-be-câ serv dırahtları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273b ·
metinde göster ·
Ammâ her bir dıraht-ı azîmlerin ve her bir serv şecerlerinin kalınlıkları ikişer üçer âdem kucaklar serv-i ahdar-gûnlardır, zîrâ bu servlerin cümlesi biner yıl mu‘ammer olmuş dıraht-ı serâmedlerdir kim aslâ birisinin haşebleri perîşân değildir. Hemân sebiz-gûn zümürrüd-vâr serâmed servlerdir. Cemî‘i ber-tertîb âdâb üzre huzûr-ı Hakk'a el kavşurup tâ‘at-i Hakk kulluğuna bel bağlayup dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324a ·
metinde göster ·
… misâl mesîregâh-ı tekye-i Bektaşiyân'dır kim hareminde ve etrâf bağında serâmed
serv
dırahtlarıyla müzeyyen olup âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür, ammâ hâlâ …
Tekye-i (---): Bir bâğ-ı İrem-misâl mesîregâh-ı tekye-i Bektaşiyân'dır kim hareminde ve etrâf bağında serâmed serv dırahtlarıyla müzeyyen olup âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür, ammâ hâlâ fermân-ı pâdişâhiyle bir şeyh-i Halvetî gelüp mutasarrıf olup sâkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 341a ·
metinde göster ·
… iyâh ahmergûn ve gayri gûnâ-gûn ahcâr-ı zî-kıymetler ile her yanı müzeyyen olup
serv
haşebi tavan kubbesi nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûndur kim kıl kalemin çekmede …
El-hâsıl bu kasr-ı zîbânın cânib-i etrâfında kırk aded kapuları var kim kırklara makâm olması nişânesidir. Ve bu kasrın içi sâfî yeşim harekânî ve mermer-i somâkî ve envâ‘-ı füsûs mukavvim mahkûk-ı gûnâ-gûn ruhâm-ı ibret-nümûnlar ile ma‘kûk ma‘kûd kılınmışdır kim gûyâ Hind sadefkârîsi gibi ferşi döşenmişdir. Ve kubbe-i serâmedinin etrâfında ola[n] tâk-ı revâk-ı tumturâklarında umk-ı mencûklar ve beyâz ve siyâh ahmergûn ve gayri gûnâ-gûn ahcâr-ı zî-kıymetler ile her yanı müzeyyen olup serv haşebi tavan kubbesi nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûndur kim kıl kalemin çekmede Freng Mani ve Acem Bihzâd ve Şâhkulı nâm nakkâş-ı benâmlar bir kıl kalem çekmede âcizlerdir. Ve gûnâ-gûn mermer ve somâkî üstüvâneler ile ârâste olmuş bir kâh-ı müzehheb musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378b ·
metinde göster ·
… e ma‘rûf mekik-misâl bir söbü ekmekdir. Misli meğer Şâm'da ola. Ve zerdâlûsü ve
serv
dırahtı ve zeytûnu ve incîri ve engûrü ve limon ve turuncu şehri tezyîn etmiş b …
Ve bu şehrin me’kûlât Y 31a[u] meşrûbât sanâyi‘âtının memdûhu: Evvelâ hâs ve beyâz mekik ekmeği demek ile ma‘rûf mekik-misâl bir söbü ekmekdir. Misli meğer Şâm'da ola. Ve zerdâlûsü ve serv dırahtı ve zeytûnu ve incîri ve engûrü ve limon ve turuncu şehri tezyîn etmiş bâğ-ı İrem-misâl bir sevâhil şehirdir. Bunda iki gün tekâ‘üd edüp Şevkî Çelebi ve Mahmûd Ağa ve Mırz Ağa ile vedâlaşup kıble cânibine düz sahrâlar içre niçe amâristân kurâlar ubûr ederek dördüncü sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30b–Y31a ·
metinde göster ·
… r. Ve her hânede bâğ u bâğçe ve havz u şâzrevân selsebîller revân olup gûnâ-gûn
serv
[u] çınâr ve bîd-i sernigûn ve kavak ve limon ve turunc ve sâ’ir eşcâr-ı müsmir …
Ve cümle yetmiş çeşmedir. Ve anlara dahi ihtiyâc yokdur. Zîrâ her hânedândan nehr-i ayn-ı hayât cereyân etmek mukarrerdir. Ve her hânede bâğ u bâğçe ve havz u şâzrevân selsebîller revân olup gûnâ-gûn serv [u] çınâr ve bîd-i sernigûn ve kavak ve limon ve turunc ve sâ’ir eşcâr-ı müsmirât ile müzeyyen olmuş İremezatü'l-imâd-misâl bâğ u bâğçeli ve müşebbek bostân u gülistânlı bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsâtü'l-eş‘âr bir şehr-i şîrîndir. Mâ-tekaddem bin elli sekiz senesinde gördüğümüzden yedi sekiz mahalle ve niçe hân ve câmi‘ ve dekâkîn ziyâde ma‘mûr olmuş ve hamd-i Hudâ dahi ma‘mûr olmadadır. Ammerekallâhu Ta‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y163b ·
metinde göster ·
… işer üçer bin kanâdîller eşâre îcâd edüp kanâdîlden şemse ve mühr-i Süleymân ve
serv
ve şâzrevân ve kasr ve şemse sûretleri edüp encüm-âsâ çerâğân olur. Ve paşanın …
Ve her şeb niçe bin çadırlardan niçe toplar ve tüfeng ü fişeng ve âteş-i pür-reng atılup zemîn [ü] âsumân dir dir ditrer. Ve her hayme ve otaklarda gemi direkleri üzre ikişer üçer bin kanâdîller eşâre îcâd edüp kanâdîlden şemse ve mühr-i Süleymân ve serv ve şâzrevân ve kasr ve şemse sûretleri edüp encüm-âsâ çerâğân olur. Ve paşanın otağı önünde ikişer gemi direkleri biri biri üzre bağlayup eflâke ser çekmiş, anın tâ zirve-i a‘lâsında gemi ipleri üzre kırk elli bin kanâdîller çerâğân ederler kim şeb-i zulmet rûz-ı rûşen olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y186a ·
metinde göster ·
… klık içinde zer-ender-zer murassa‘ât ile müzeyyen Ka‘be örtüsü ile mestûr olmuş
serv
levhası ile mebnî çâr-gûşe sandûka içinde âsûdedirler. Ve bu müzeyyen sandûkanı …
Ve bizzât sultân hazretleri ol mehbıt-ı münevverenin tâ vasatında servi ahşâbından parmaklık içinde zer-ender-zer murassa‘ât ile müzeyyen Ka‘be örtüsü ile mestûr olmuş serv levhası ile mebnî çâr-gûşe sandûka içinde âsûdedirler. Ve bu müzeyyen sandûkanın çâr-gûşesinde bir âdem kellesi kadar sîm-i hâlisden mücellâ toplar ile ârâstedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y285a ·
metinde göster ·
… var, minâresiyle berâberdir. Ammâ minâresi dahi gâyet musanna‘ üç tabaka beyâz
serv
gibi mevzûndur. Bu câmi‘ tahtânî ve dörd kapusu var, iki yan ve iki kıble kapud …
Câmi‘-i Bedriyye: (---) binâsıdır. Tûlen yüz elli adım, arzan elli beş adım. Cümle elli mermer sütûn-ı mevzûn üzre sâde levha tavandır. Haremi ortasında eflâke ser çekmiş bir hûrmâsı var, minâresiyle berâberdir. Ammâ minâresi dahi gâyet musanna‘ üç tabaka beyâz serv gibi mevzûndur. Bu câmi‘ tahtânî ve dörd kapusu var, iki yan ve iki kıble kapudur. Câmi‘in hâricinde bir Hanefî havuzu vardır, üstü levha kubbe ile mestûrdur, etrâfında muslukları vardır. Minberi kapusu üzre Arapça merkûmdur. Ve yine çârsû içinde Buğday bâzârına karîb Nîl kenârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y346a ·
metinde göster ·