Ve bu haremin tâ vasatında bir âbdesthâne havzı vardır. Cânib-i erba‘asında sekiz amûd üzre bir mevzûn levhalı kurşum ile mestûr bir kubbe-i serâmeddir. Bu havzın cânib-i erba‘asında evc-i semâya ser-çeküp minârelere hemtâ serâmed sebiz-gûn servler var kim gûyâ her biri yeşil melekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·
… a gelince sekiz bin adımdır kim ol burun üzre Süleymân Hân'ın bir seddi vardır,
servler
ile müzeyyen bir çemenzâr-ı cihân-nümâ zemîndir. Andan cümle ehl-i teferrüc ceb …
Andan cânib-i cenûba leb-i deryâ ile Servi Burnu'na gelince sekiz bin adımdır kim ol burun üzre Süleymân Hân'ın bir seddi vardır, servler ile müzeyyen bir çemenzâr-ı cihân-nümâ zemîndir. Andan cümle ehl-i teferrüc cebel-i Yûşa‘'da ziyâret-i Yûşa‘ Nebî'ye urûc ederler kim iki sâ‘atde ancak çıkılır bir kûh-ı bülendin zirvesinde kabr-i Yûşa‘ Nebî ve tekye ve fukarâları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a ·
metinde göster ·
… kim şadırvânı havz kubbesine pertâb eder. Ve dört aded sebz-gûn zümürrüd-misâl
servler
var kim bizzât Bâyezîd-i Velî dest-i şerîfleriyle dikildiklerinden nazar-ı şerî …
Ammâ bu harem kıbâbları Üçşerîfeli kubbeleri gibi derûnu münakkaş değildir. Hemân cümlesi sâde güzeli kıbâb-ı ebyazlardır. Ammâ bu harem tûlen ve arzen ikişer yüz kademe vâsi‘ haremdir. Ve tâ ortasında bir âbdest havzı vardır kim şadırvânı havz kubbesine pertâb eder. Ve dört aded sebz-gûn zümürrüd-misâl servler var kim bizzât Bâyezîd-i Velî dest-i şerîfleriyle dikildiklerinden nazar-ı şerîfleri ta‘alluk edüp her biri eflâke kad çekmiş müşk-bû serâmed serserî servler, garâbet bu kim birbirinden kadd u kâmetde ve kıyâfetde ve letâfetde aslâ farkları yokdur. 154a Ve birinin bir nihâl-i nâ-resîdesi ve şu‘beleri bir ser-i mû ser-i pâya {varınca} hâric ü âric değildir. Tâ bu mertebe kibâr-ı kümmelîn Mansûrî-dıraht servlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153b–154a ·
metinde göster ·
… ar-ı şerîfleri ta‘alluk edüp her biri eflâke kad çekmiş müşk-bû serâmed serserî
servler
, garâbet bu kim birbirinden kadd u kâmetde ve kıyâfetde ve letâfetde aslâ farkl …
Ammâ bu harem kıbâbları Üçşerîfeli kubbeleri gibi derûnu münakkaş değildir. Hemân cümlesi sâde güzeli kıbâb-ı ebyazlardır. Ammâ bu harem tûlen ve arzen ikişer yüz kademe vâsi‘ haremdir. Ve tâ ortasında bir âbdest havzı vardır kim şadırvânı havz kubbesine pertâb eder. Ve dört aded sebz-gûn zümürrüd-misâl servler var kim bizzât Bâyezîd-i Velî dest-i şerîfleriyle dikildiklerinden nazar-ı şerîfleri ta‘alluk edüp her biri eflâke kad çekmiş müşk-bû serâmed serserî servler, garâbet bu kim birbirinden kadd u kâmetde ve kıyâfetde ve letâfetde aslâ farkları yokdur. 154a Ve birinin bir nihâl-i nâ-resîdesi ve şu‘beleri bir ser-i mû ser-i pâya {varınca} hâric ü âric değildir. Tâ bu mertebe kibâr-ı kümmelîn Mansûrî-dıraht servlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153b–154a ·
metinde göster ·
… ı ederiz!" dediler. Paşa hayretde kalup hakkâ çam ağacı direklerine kellelerden
servler
ve kulleler etmişler kim ve mine'l-acâ’ib idi.
Ale's-sabâh bu mahalle Van'ın cemî‘i a‘yân u eşrâfları istikbâle çıkup ale's-seher bir alây-ı azîm ile sene 1065 Şevvâl'inin dördüncü günü cemî‘i asâkir-i İslâm ile mansûr u muzaffer Van'a dâhil olurken kal‘a-i Van-ı kaviyyü'l-bünyân-ı celîlü'ş-şân top şâdumânîsinden murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içre kalup bir yaylım tüfeng-i pür-ceng atılup ale'l-akîb derûn-ı kal‘adan bir gülbâng-ı Muhammedî sadâsı istimâ‘ olup sadâ-yı Allah Allah evce peyveste olıcak Süleymân Hân'ın Kesik nâm topun bir kerre atup sahrâ-yı Van lerzân oldu. Van kal‘asına girerken kal‘a-i Van'ın dâ’iren-mâdâr burc u bârûları ve dendân-ı bedenleri niçe yüz bin sancağ u bayrağ ve tuğ u alem ve filandıra bayraklar ile zeyn olmuş ve beş bin aded kelleler nîze ve sekü ve cidâ ve hıştlar üzre ârâyiş-i nîze olup kelleler ile kal‘a ebdânların zeyn etmişler. Paşa "Bre bu kelleler nedir?" dedikde "Sultânım, hân cenginde kırdığımız kellelerdir kim kânûn-ı Van üzre getürüp böyle kelle nakılları ederiz!" dediler. Paşa hayretde kalup hakkâ çam ağacı direklerine kellelerden servler ve kulleler etmişler kim ve mine'l-acâ’ib idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 283a ·
metinde göster ·
ile müzeyyen olmuş bir haremdir kim her servin râyiha-i tayyibesinden âdemin de …
Bir duhâvî katîfe-misâl çemenzâr ve lâ[le]‘ızâr ve murğzâr bir harem-i sebzezârdır kim niçe yüz aded sun‘-ı Hudâ-ı azîm çınâr-ı müntehâlar ile ârâste ve niçe yüz aded bîd-i ser-nigûnlar ile pîrâste olmuş niçe bin gûne murğân-ı hümâ-pervâzlar her dırahtın sâyelerinde âşiyâne-i lâneler eyleyüp gûnâ-gûn hoş-elhân nağamâtlar ile âğâze edüp her dıraht-ı azîmin zıll-ı himâyesinde niçe bin cemâ‘at-i kesîreler oturup çemenzâr üzre mübâhase-i ilm-i şer‘iyye edüp kesb-i ulûm-ı şettâ ederler. Gûnâ-gûn serâmed mîl-i minâre-vâr sebiz-gûn sun‘-ı Hâlık-ı Bîçûn müntehâ servler ile müzeyyen olmuş bir haremdir kim her servin râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Bu serâmed ser[v-i] bâlâların misli bir diyârda yokdur, illâ İslâmbol'da Tershâne bâğçesinde ve Hâsbâğçe'de ve Kulle bâğçesinde ola. Hulâsa-i kelâm bir ibret-nümâ temâşâgâh mesîregâh haremdir kim Rûm ve Arab u Acem'de meşhûr-ı âfâk bir câmi‘-i nûr-ı pür-nûrdur kim Sultân (---)(---) hân vüzerâlarındandır. Kıble kapusu üzre celî hatt-ı müzehheb ile mermer üzre tahrîr olunan târîh budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 219b ·
metinde göster ·
… , bir kurşum kubâblı ve bir mevzûn minâreli ve hareminde niçe mevzûn ve serâmed
servler
içinde bir şîrîn câmi‘-i 235a pür-nûrdur.
Ve cümle yedi mahalde on aded mihrâbdır. Dördünde salât-ı Cum‘a edâ olunup mâ‘adâsı mahalle mesâcidleridir. Cümleden varoşda Muharrem Paşa câmi‘i, bir kurşum kubâblı ve bir mevzûn minâreli ve hareminde niçe mevzûn ve serâmed servler içinde bir şîrîn câmi‘-i 235a pür-nûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 234b–235a ·
metinde göster ·
… -ı azîmdir kim bu kevn-i atlâs-ı bûkalemûn-ı felekde nazîri yokdur. Lâkin gayri
servler
gibi serâmed değildir. Cümle dörd çataldır ve cümle üç yüz altmış aded şâhaları …
Büyük servi: Bu edîm-i arzın akâlîm-i seb‘asında ve rub‘-ı meskûnunda misli yokdur, zîrâ Cenâb-ı Hallâk-ı Sannâ‘-ı Lem-yezel bâğbân Rabbi'l-izzet'in nazarı ta‘alluk etmiş bir serv-i ahdar-gûn zümürrüd-vâr bir dıraht-ı azîmdir kim bu kevn-i atlâs-ı bûkalemûn-ı felekde nazîri yokdur. Lâkin gayri servler gibi serâmed değildir. Cümle dörd çataldır ve cümle üç yüz altmış aded şâhaları evc-i âsımâna ve yemîn ü yesâra nihâller salup zıll-ı himâyesinde kırk elli tavla at bağlayup kırk elli bin koyun sâyelenir. Ve her haşebesi kâmil ellişer ve altmışar karış ihâta eder. Ve aşağıda büyük vücûdun yedi nefer gulâmla gücile dirâğûş etdik. Bir âdem dahi başından destârın bozup bu serv-i serâmedi dülbendiyle ihâta etdi, bi't-temâm. Ammâ bu serv-i ibret-nümânın tâ zirve-i a‘lâsında bir köhne delik vardır. Andan bal arıları âşiyân edinüp bal yaparlar. Her sene bu serv sâhibi bal mevsiminde bu dırahta çıkup yüz vukıyye bal çıkarup vilâyet vilâyet a‘yân-ı kibârlara hedâyâ gönderir ammâ Hudâ âlimdir bu vech-i arzda eyle bir râyiha-i tayyibeli asel-i musaffâ sun‘-ı Hudâ halk olunmamışdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b ·
metinde göster ·
var kim râyiha-i müşkünden demâg mu‘attar olur. Ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik ma‘ …
Fî's-subhu ve'l-ems evkât-ı hamsede ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at anda cem‘ olup tâ‘at [u] ibâdât ederler. Zîrâ bu mahalle yine cümle erbâb-ı ma‘ârifân-ı Mevleviyândır. Bâ-husûs bu câmi‘in bir imâmı var kim gûyâ imâm Fahr-i Râzî'dir, sıgâr [u] kibâr du‘â-yı hayrın alırlar. Ve bu câmi‘in hareminde âbdest havuzunun cânib-i erba‘asında evc-i semâya ser çekmiş nahl-i nevres-i ahdar-gûn-ı ibret-nümûn serâmed servler var kim râyiha-i müşkünden demâg mu‘attar olur. Ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik ma‘bed-i kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y81a ·
metinde göster ·