İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

seyrek

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
24
isabet
19 cümle/beyitte
8,9
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
1
farklı biçim
31 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi239,4
Dede Korkut Kitabı130,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–24 / 24

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“seyrek” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS III 100b–101a … olunca bizim asker şîrînleyüp üzerlerine hücûm-ı ziyâdece etdiklerinde cümlesi seyrek ağaçlı ormanlara "Ormanus keres", deyüp firâr edince Daşnık Mirza'nın kethüdâsı …
EÇS III 111b–112a … âğçeli ve âb-ı hayât sulu hânelerdir. Ekseriyyâ şındıra tahta ve kiremit örtülü seyrek seyrek hânelerdir. Ve cümle on yedi mihrâbdır. Cümleden, makbûl iken maktûl ola …
EÇS III 111b–112a … ve âb-ı hayât sulu hânelerdir. Ekseriyyâ şındıra tahta ve kiremit örtülü seyrek seyrek hânelerdir. Ve cümle on yedi mihrâbdır. Cümleden, makbûl iken maktûl olan İbrâh …
EÇS V 58b … n Özü tarafında küffâr kumsal yer olmağile meterise giremeyüp ol tarafda küffâr seyrek ve sermest evkâr yatırlarken bir gece hemân kal‘adan dörd nâmdâr fetâları ipler …
EÇS V 162b–163a … geldi" derken gerüden dağlar içre gere gere getirdikleri katrânlı Firengî ipden seyrek balık ağı gibi örülmüş ağlar gelüp gerildikde aslâ hayvânâtlar firâr edemeyüp b …
EÇS VII 4a … z dağlar içre iki bin aded şehbâz gâzîlerle koyup bu kal‘anın şimâl cânibindeki seyrek ağaçlı koru içinden ale'l-gafle şehir içine girüp tarfetü'l-ayn içre kal‘a kefe …
EÇS VII 6a Anı gördük, karşu tarafda bir seyrek ağaçlık beş yüz mikdârı küffâr hemân bizim üzerimize hücûm edüp bir kerre yine …
EÇS VII 8a Ammâ hamd-i Hudâ bizim asker ve anların leşkeri bir seyrek ağaçlık ve düzlük içindeyiz, "Atlarımız işler" deyü havf ü haşyet çekmedik, amm …
EÇS VII 48a … aded tahta şindire örtülü bâğçesiz menhûs hânelerdir, ammâ birbirlerinden ba‘îd seyrek evlerdir kim hîn-i muhâsarada top güllesi havfinden seyrek ve alçak evlerdir ki …
EÇS VII 48a … birbirlerinden ba‘îd seyrek evlerdir kim hîn-i muhâsarada top güllesi havfinden seyrek ve alçak evlerdir kim taşradan aslâ bir hâne görünmez. Ancak beş aded manastır …
EÇS VII 107b "Hâşâ Hazret-i Îsâ Tatar sıfatında değil idi. Hemân Hazret-i Yahyâ gibi seyrek sakallı ve mükehhal süğlün gözlü idi. Hattâ Hazret-i Yahyâ Hazret-i Îsâ'yı kuca …
EÇS VII 137b … ve fevkânî kârgîr binâ ve kiremit örtülü ma‘mûr evleri var, ammâ birbirlerinden seyrek hânedânlardır kim hemcivârları gidüp ba‘zı evler meydânda kalmışdır. Mâ‘adâ şeh …
EÇS VII 164b Mâ‘adâ ma‘mûr mesâcidlerdir. Ammâ evleri seyrek seyrek dağlar ve ormanlar içre beşer ve onar hâne bir yerde kıran kıran vâki‘ o …
EÇS VII 164b Mâ‘adâ ma‘mûr mesâcidlerdir. Ammâ evleri seyrek seyrek dağlar ve ormanlar içre beşer ve onar hâne bir yerde kıran kıran vâki‘ olmuşdur …
EÇS VIII 217a … erik ağası gelir. Bu kasaba halkı cümle bâğbânlardır. Ve evleri birbirlerinden seyrek olup bâğçeler içinde sâkin olurlar, ammâ ne kadar hâne olduğu ma‘lûmum değildir …
EÇS VIII 266a … ir firâr etdiler. Zîrâ bu şehrin hânedânlarının ikisi üçü bir yerde değillerdir seyrek seyrek binâ olunmuş kal‘a-misâl hânedânlardır, ammâ yine birbirini gözedirler. …
EÇS VIII 266a … r etdiler. Zîrâ bu şehrin hânedânlarının ikisi üçü bir yerde değillerdir seyrek seyrek binâ olunmuş kal‘a-misâl hânedânlardır, ammâ yine birbirini gözedirler. Cümlede …
EÇS VIII 279a Ve cümle yigirmi aded seyrek seyrek dükkândır kim tertîb üzre binâ olunmamışdır. Ve cümle beş yüz aded âb-ı …
EÇS VIII 279a Ve cümle yigirmi aded seyrek seyrek dükkândır kim tertîb üzre binâ olunmamışdır. Ve cümle beş yüz aded âb-ı hayât k …
EÇS IX Y65a … et latîfdir. Ve halkı dahi garîb-dostdur. Ve bu şehrin cümle evleri birbirinden seyrek bâğçeli hânelerdir. Ammâ çârsû-yı bâzârı azdır. Ancak yigirmi dükkândır. Ammâ h …
EÇS IX Y66a … ynuna düşüp hamd-i Hudâ dinç atlarımız ile seğirdüp Alman Boğazı'ndan taşra bir seyrek armudlu sahrâda bunlara çatdık. Meğer atları bî-mecâl kalmış. Hemân bizi görünc …
EÇS IX Y147b … nehri ubûr ederken seyishâne gücile güzer etdi. Şedîd nehirdir. Andan nîm sâ‘at seyrek ağaçlı ormanlar aşup,
EÇS X Y35a … di kral hisse alırlar. İslâmbol kadar Lonçat şehridir, ammâ tahtânî bâğları ile seyrek hânelerdir, anıniçün büyük şehir görünür, ne ân ki İslâmbol gibi kat-ender-kat …
DK IX 47 oġlan elindeki süŋüsi ṣınuḳ oġlan aġ tozlu yayı gide oġlan bilüginde ṭoḳsan oḳı seyrek oġlan yanındaġı yoldaşları çıplaḳ oġlan ḳaranguluça gözleri çönge oġlan şökli m …