… sarsılır. Bu gâzî, âlem-i hayretde kalup şaşar. Görse kim derenin için Kaydefâ
sikkesiyle
mümessek altunlar yığılup derhâl Orhân Hân'a gelüp ser-güzeşt-i kenzi bir bir t …
Sebeb-i binâ-yı Cisr-i Irğandı: Lisân-ı Türkî'de ırğandı, ırğalandı, salındı ma‘nâsınadır. Sene 722 târîhinde Orhân Gâzî Bursa'yı feth edüp bir mücâhid-i fî-sebîlillah, âşık-ı cân vakt-i Şâfi‘î'de hammâma giderken bu cisr mahallinde bir sadâ zâhir olup "Çıkayım mı, varayım mı" deyü feryâd eder. Ol gâzî dahi dal kılıç olup "Çık hey anasını fülân etdiğim" deyüp sadâ gelen mahalle bir satur urunca hemândem ol mahalden güldürredek kenz-i azîm cereyân edüp zemîn ırğalanup sarsılır. Bu gâzî, âlem-i hayretde kalup şaşar. Görse kim derenin için Kaydefâ sikkesiyle mümessek altunlar yığılup derhâl Orhân Hân'a gelüp ser-güzeşt-i kenzi bir bir takrîr eder. Orhân Gâzî eydür "Yâ ne haber etdin. Allah sana müyesser etmiş. Var Bursa içre hayrât [u] hasenâtlar eyle" deyü destûr-ı şâhî ile gelüp cümle mâlı hânesine taşıyup öşrün beytü'l-mâl-ı müslimîne verüp bu cisr-i azîmi binâ edüp anın çün Irğandı Cisri derler, ibret-nümâ cisrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 229a ·
metinde göster ·
… ] Kara Âmid" deyü. Hâlâ ol akçayı zemîne defn eden zemînî-mezheblerde Kara Âmid
sikkesiyle
meskûk sîm-i hâlis akça çokdur. Ba‘dehû bu vilâyet-i Diyârbekr'i Süleymân Hân t …
Ba‘dehû Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân Bağdâd-ı behişt-âbâd fethine giderken bu Diyârbekr'ün âb [u] havâsından hazz edüp "Amâr ola benim Kara Âmid'im" deyü anda meştâ verüp üç ayda on bin kîse akça kesdirüp sikkesinde "Sultân Süleymân b. Selîm Hân azze nasruhû, duribe [fî] Kara Âmid" deyü. Hâlâ ol akçayı zemîne defn eden zemînî-mezheblerde Kara Âmid sikkesiyle meskûk sîm-i hâlis akça çokdur. Ba‘dehû bu vilâyet-i Diyârbekr'i Süleymân Hân tahrîr edüp vezâret ile eyâlet etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 199a ·
metinde göster ·
… Alî sana kurbân olsun. Meded menim dâdıma imdâd et galan." deyüp koynundan şâh
sikkesiyle
beş yüz mümessek kızıl altun verüp ve beş şemmâme amber ve on aded nâfe-i müşk- …
"Genc Alî sana kurbân olsun. Meded menim dâdıma imdâd et galan." deyüp koynundan şâh sikkesiyle beş yüz mümessek kızıl altun verüp ve beş şemmâme amber ve on aded nâfe-i müşk-i Hoten ve üç aded kuntus burnu verüp eydür:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 292b ·
metinde göster ·
memsûkleri verdiler. Sırma gümüşünden çubuk çekilmiş teldir. İki başı bir yerde …
Ve bu şehirde deve ve hecîn ve siyâh köle ve kızdan kâmil bin guruşluk bâr-ı sakîller bey‘ etdik. Zîrâ bu Habeş karasından Mısır selâmetine çıkmak yiğitrek(?) pehlivânlıkdır. Ve iki yüz guruşluk kakule-i kebîr fürûht eyledik. Ammâ guruş yerine Hindistân pâdişâhının sikkesiyle memsûkleri verdiler. Sırma gümüşünden çubuk çekilmiş teldir. İki başı bir yerde üzerine sikke urulmuşdur. Gâyet latîf nerm hâlis nazîf sîmi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·