Hikmet-i Hudâ bir gün bu Yanko ibn Mâdyân ayş [u] nûş edüp mest [u] medhûş câme-i hâb-ı nâzda hâb-âlûd 9a olup yatırken ale's-sabâh serîri ile kendüyi Sarâyburnu nâm mahalde bulup niçe eyyâm anda sâkin olup cemî‘i vüzerâ ve vükelâları ve cümle ser-i kârda olan huddâmları başına cem‘ olup İslâmbol'un Sarâyburnu nâm mahallin âb [u] hevâsından hazz edüp bir kal‘a bünyâd etmeğe ihtimâm etdi. Zîrâ bu Yanko ibn Mâdyân, cihângîr-i kübrâ azîmü'ş-şân bir pâdişâh idi. Cümle Yûnâniyân buna Süleymân-ı Sânî derler. Bunun zamân-ı hilâfetinde Kürdistân'dan Buhtunnasr dîn-i Yahyâ üzre sâhib-hurûc olup hûn-ı Yahyâ Nebî'yi taleb içün Arz-ı Mukaddes'i ve Haleb [ve] Şâm'ı ve Taberistân ve arz-ı Filistîn ve arz-ı Askalân'ı ve arz-ı Hâsân'ı ve bilâd-ı Mısr'da yetmiş pâre şehir harâb [u] yebâb edüp yedi kerre yüz bin Benî İsrâ’îl'i katl edüp Hazret-i Ermiyâ'yı ve Hazret-i Dânyâl'ı Sıfet şehrinde esîr edüp bilâ-hisâb mâl-ı hazâyin cem‘ edüp Yanko ibn Mâdyân'a isyân etmek kasdında olduğun Yanko istimâ‘ edüp karındaşı Yanıvan'ı Buhtunnasr üzre deryâ-misâl asker ile gönderüp kendünün baş vezîri olan Kanator vezîri iki kerre yüz bin asker ile talî‘a-i cüyûş edüp azm-i Buhtunnasr deyüp Karaman sahrâsında iki asker-i bî-pâyân birbirleriyle dokuşup hikmet-i İlâh Buhtunnasr bî-nasr olup bedbaht-ı bî-nusret münhedim olup bu kadar mâl [u] menâl-i firâvânı Yanko'ya gelüp ol mâl-ı ganâyim ile Yanko ibn Mâdyân, Hazret-i Süleymân'ın binâsı ve makâmıdır deyü İslâmbol'un sûruna mübâşeret edüp karındaşı Yanıvan Tuna nehrin İslâmbol içinden cereyân etmeğe ta‘ahhüd edüp Yanko vezîri Kanator'a Yedikulle'yi binâ etmeğe mübâşeret etdi. Silivrice Vezîri Silivri kal‘asın, Burgazice Vezîr Burgaz kal‘asın, Bugados Vezîr Bugados kal‘asın, Ereğliye Vezîr Ereğli kal‘asın, iki karındaş iki vezîr idi, Çekmece kal‘aların ve Terkoziçe Vezîr Karadeniz Boğazı kurbünde Terkoz kal‘asın ve Karadeniz nihâyet bulduğu mahalde Yoroz nâm bıtrîk-ı kıssîs Yoroz kal‘ası ki hâlâ Kavak nâm kasabanın ensesinde Yoroz nâmıyla meşhûr kal‘a-i ma‘mûredir, anı binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b–9a ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ bir gün bu Yanko ibn Mâdyân ayş [u] nûş edüp mest [u] medhûş câme-i hâb-ı nâzda hâb-âlûd 9a olup yatırken ale's-sabâh serîri ile kendüyi Sarâyburnu nâm mahalde bulup niçe eyyâm anda sâkin olup cemî‘i vüzerâ ve vükelâları ve cümle ser-i kârda olan huddâmları başına cem‘ olup İslâmbol'un Sarâyburnu nâm mahallin âb [u] hevâsından hazz edüp bir kal‘a bünyâd etmeğe ihtimâm etdi. Zîrâ bu Yanko ibn Mâdyân, cihângîr-i kübrâ azîmü'ş-şân bir pâdişâh idi. Cümle Yûnâniyân buna Süleymân-ı Sânî derler. Bunun zamân-ı hilâfetinde Kürdistân'dan Buhtunnasr dîn-i Yahyâ üzre sâhib-hurûc olup hûn-ı Yahyâ Nebî'yi taleb içün Arz-ı Mukaddes'i ve Haleb [ve] Şâm'ı ve Taberistân ve arz-ı Filistîn ve arz-ı Askalân'ı ve arz-ı Hâsân'ı ve bilâd-ı Mısr'da yetmiş pâre şehir harâb [u] yebâb edüp yedi kerre yüz bin Benî İsrâ’îl'i katl edüp Hazret-i Ermiyâ'yı ve Hazret-i Dânyâl'ı Sıfet şehrinde esîr edüp bilâ-hisâb mâl-ı hazâyin cem‘ edüp Yanko ibn Mâdyân'a isyân etmek kasdında olduğun Yanko istimâ‘ edüp karındaşı Yanıvan'ı Buhtunnasr üzre deryâ-misâl asker ile gönderüp kendünün baş vezîri olan Kanator vezîri iki kerre yüz bin asker ile talî‘a-i cüyûş edüp azm-i Buhtunnasr deyüp Karaman sahrâsında iki asker-i bî-pâyân birbirleriyle dokuşup hikmet-i İlâh Buhtunnasr bî-nasr olup bedbaht-ı bî-nusret münhedim olup bu kadar mâl [u] menâl-i firâvânı Yanko'ya gelüp ol mâl-ı ganâyim ile Yanko ibn Mâdyân, Hazret-i Süleymân'ın binâsı ve makâmıdır deyü İslâmbol'un sûruna mübâşeret edüp karındaşı Yanıvan Tuna nehrin İslâmbol içinden cereyân etmeğe ta‘ahhüd edüp Yanko vezîri Kanator'a Yedikulle'yi binâ etmeğe mübâşeret etdi. Silivrice Vezîri Silivri kal‘asın, Burgazice Vezîr Burgaz kal‘asın, Bugados Vezîr Bugados kal‘asın, Ereğliye Vezîr Ereğli kal‘asın, iki karındaş iki vezîr idi, Çekmece kal‘aların ve Terkoziçe Vezîr Karadeniz Boğazı kurbünde Terkoz kal‘asın ve Karadeniz nihâyet bulduğu mahalde Yoroz nâm bıtrîk-ı kıssîs Yoroz kal‘ası ki hâlâ Kavak nâm kasabanın ensesinde Yoroz nâmıyla meşhûr kal‘a-i ma‘mûredir, anı binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b–9a ·
metinde göster ·
… â-gûn san‘atlar ile inşâ etdiler. Kal‘a-i İslâmbol ol asırda Sarâyburnu'ndan tâ
Silivri
kal‘asına, Silivri'den cânib-i şimâle Karadeniz sâhilinden Terkoz kal‘asına var …
Ve cemî‘i taht-ı hükûmetinde olan pâdişâhlar deryâ-misâl askerleri ve ırgat bennâları ile gelüp binâya imdâd etdiler. Ve her pâdişâha biner zirâ‘ yeri amâr etmeğe me’mûr eyleyüp her pâdişâh hissesine düşen yeri gûnâ-gûn san‘atlar ile inşâ etdiler. Kal‘a-i İslâmbol ol asırda Sarâyburnu'ndan tâ Silivri kal‘asına, Silivri'den cânib-i şimâle Karadeniz sâhilinden Terkoz kal‘asına varınca tokuz sâ‘at yerdir. Mâbeynehümâda yedi kat germe kal‘a dîvârı binâ etdiler. Her dîvâr mâbeyninde yüzer zirâ‘ arîz handak-ı amîkler inşâ etdiler. Hâlâ Silivri'den Terkoz'a varınca kal‘a dîvârlarının burc [u] bârûları ve hafr [u] handakları zâhir ü bâhirdir. Ol tarafda olan kurâlar kim hâlâ amârdır, meselâ Feteköy ve Sazlıköy ve Arnavudköy ve karye-i Kovukdere ve karye-i izzeddînli ve karye-i Kiteli ve karye-i Baklalı ve karye-i Türk-eşeli nâm kurâların cümle hân ve câmi‘ ve mesâcid ve imâretleri mezkûr kal‘a dîvârlarının seng-i hârâları ile inşâ olunup câ-be-câ kulleleri ve yedi kat handakları kalmışdır kim Akdeniz'den Karadeniz'de nihâyet bulmuş bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir kal‘a-i üstüvâr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10b ·
metinde göster ·
Ve cemî‘i taht-ı hükûmetinde olan pâdişâhlar deryâ-misâl askerleri ve ırgat bennâları ile gelüp binâya imdâd etdiler. Ve her pâdişâha biner zirâ‘ yeri amâr etmeğe me’mûr eyleyüp her pâdişâh hissesine düşen yeri gûnâ-gûn san‘atlar ile inşâ etdiler. Kal‘a-i İslâmbol ol asırda Sarâyburnu'ndan tâ Silivri kal‘asına, Silivri'den cânib-i şimâle Karadeniz sâhilinden Terkoz kal‘asına varınca tokuz sâ‘at yerdir. Mâbeynehümâda yedi kat germe kal‘a dîvârı binâ etdiler. Her dîvâr mâbeyninde yüzer zirâ‘ arîz handak-ı amîkler inşâ etdiler. Hâlâ Silivri'den Terkoz'a varınca kal‘a dîvârlarının burc [u] bârûları ve hafr [u] handakları zâhir ü bâhirdir. Ol tarafda olan kurâlar kim hâlâ amârdır, meselâ Feteköy ve Sazlıköy ve Arnavudköy ve karye-i Kovukdere ve karye-i izzeddînli ve karye-i Kiteli ve karye-i Baklalı ve karye-i Türk-eşeli nâm kurâların cümle hân ve câmi‘ ve mesâcid ve imâretleri mezkûr kal‘a dîvârlarının seng-i hârâları ile inşâ olunup câ-be-câ kulleleri ve yedi kat handakları kalmışdır kim Akdeniz'den Karadeniz'de nihâyet bulmuş bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir kal‘a-i üstüvâr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10b ·
metinde göster ·
Ve cemî‘i taht-ı hükûmetinde olan pâdişâhlar deryâ-misâl askerleri ve ırgat bennâları ile gelüp binâya imdâd etdiler. Ve her pâdişâha biner zirâ‘ yeri amâr etmeğe me’mûr eyleyüp her pâdişâh hissesine düşen yeri gûnâ-gûn san‘atlar ile inşâ etdiler. Kal‘a-i İslâmbol ol asırda Sarâyburnu'ndan tâ Silivri kal‘asına, Silivri'den cânib-i şimâle Karadeniz sâhilinden Terkoz kal‘asına varınca tokuz sâ‘at yerdir. Mâbeynehümâda yedi kat germe kal‘a dîvârı binâ etdiler. Her dîvâr mâbeyninde yüzer zirâ‘ arîz handak-ı amîkler inşâ etdiler. Hâlâ Silivri'den Terkoz'a varınca kal‘a dîvârlarının burc [u] bârûları ve hafr [u] handakları zâhir ü bâhirdir. Ol tarafda olan kurâlar kim hâlâ amârdır, meselâ Feteköy ve Sazlıköy ve Arnavudköy ve karye-i Kovukdere ve karye-i izzeddînli ve karye-i Kiteli ve karye-i Baklalı ve karye-i Türk-eşeli nâm kurâların cümle hân ve câmi‘ ve mesâcid ve imâretleri mezkûr kal‘a dîvârlarının seng-i hârâları ile inşâ olunup câ-be-câ kulleleri ve yedi kat handakları kalmışdır kim Akdeniz'den Karadeniz'de nihâyet bulmuş bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir kal‘a-i üstüvâr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10b ·
metinde göster ·
… ahren deryâ-misâl asker ile dârü'l-mülk olan Makdonya'ya gelüp Kostantîn karada
Silivri
cânibinden muhâsara etdi. Deryâdan bin pâre keştî ile Ciniviz kıral-ı dâlli i‘â …
Ba‘dehu târîh-i mezbûrda diyâr-ı İşpanya'da Rim Papa nâmıyla iştihâr bulan memleketin kıral-ı dâll-i bed-fi‘âli hâkim-i Freng-i bed-rengdir. Ve imâret-i vüs‘atda nümûdâr-ı hisâr-ı heft evrengdir. Dâr [u] diyârlarına Merene-i kübrâ derler. Ol diyâr-ı müşrikînden Kostantîn nâm bed-kâm bir pâdişâh hurûc edüp memâlik-i şarkı ve garbı ve şimâli ve cenûbu ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘a şehinşâhların kabza-i teshîre alup şehr-i Makdon kaldı deyü hasretü'l-mülûk olan İslâmbol'u feth [u] teshîr dâ‘iyesiyle ol sûr-ı azîm üzre diyâr-ı Efârîkadan ve bilâd-ı Makdonya'dan on kerre yüz bin cüyûş-ı kefere ve fecere cem‘ edüp berren ve bahren deryâ-misâl asker ile dârü'l-mülk olan Makdonya'ya gelüp Kostantîn karada Silivri cânibinden muhâsara etdi. Deryâdan bin pâre keştî ile Ciniviz kıral-ı dâlli i‘ânetiyle {cânib-i} bahrden muhâsara etdiler. Yedi ayda İslâmbol'u cebren ve kahren alup Silivri'den Terkoz kal‘asına varınca yedi kat germe kal‘a dîvârların ve burc [u] bârûları ve handakların harâb [ü] yebâb edüp hâlâ iç kal‘a olan İslâmbol'a istîlâ edüp tahtgâh edindi. Ve Ciniviz kıralı dahi Galata câniblerinden tâ Karadeniz Boğazı'na varınca sâhil-i bahrde olan kılâ‘ları harâb [ü] yebâb edüp cümle Freng-i bed-reng Galata'yı tahtgâh edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
… {cânib-i} bahrden muhâsara etdiler. Yedi ayda İslâmbol'u cebren ve kahren alup
Silivri'den
Terkoz kal‘asına varınca yedi kat germe kal‘a dîvârların ve burc [u] bârûları v …
Ba‘dehu târîh-i mezbûrda diyâr-ı İşpanya'da Rim Papa nâmıyla iştihâr bulan memleketin kıral-ı dâll-i bed-fi‘âli hâkim-i Freng-i bed-rengdir. Ve imâret-i vüs‘atda nümûdâr-ı hisâr-ı heft evrengdir. Dâr [u] diyârlarına Merene-i kübrâ derler. Ol diyâr-ı müşrikînden Kostantîn nâm bed-kâm bir pâdişâh hurûc edüp memâlik-i şarkı ve garbı ve şimâli ve cenûbu ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘a şehinşâhların kabza-i teshîre alup şehr-i Makdon kaldı deyü hasretü'l-mülûk olan İslâmbol'u feth [u] teshîr dâ‘iyesiyle ol sûr-ı azîm üzre diyâr-ı Efârîkadan ve bilâd-ı Makdonya'dan on kerre yüz bin cüyûş-ı kefere ve fecere cem‘ edüp berren ve bahren deryâ-misâl asker ile dârü'l-mülk olan Makdonya'ya gelüp Kostantîn karada Silivri cânibinden muhâsara etdi. Deryâdan bin pâre keştî ile Ciniviz kıral-ı dâlli i‘ânetiyle {cânib-i} bahrden muhâsara etdiler. Yedi ayda İslâmbol'u cebren ve kahren alup Silivri'den Terkoz kal‘asına varınca yedi kat germe kal‘a dîvârların ve burc [u] bârûları ve handakların harâb [ü] yebâb edüp hâlâ iç kal‘a olan İslâmbol'a istîlâ edüp tahtgâh edindi. Ve Ciniviz kıralı dahi Galata câniblerinden tâ Karadeniz Boğazı'na varınca sâhil-i bahrde olan kılâ‘ları harâb [ü] yebâb edüp cümle Freng-i bed-reng Galata'yı tahtgâh edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
… c-i amîk handak-ı garîkın arzı yüz zirâ‘dır. Ve bu handak içre Yedikulle'den tâ
Silivri
Bâbı'na gelince deryâ girirdi. Ve Eyyû[b] Ensârî Kapusu'ndan tâ Eğrikapu'ya gel …
Ve bu dîvârların önündeki bir kat fecc-i amîk handak-ı garîkın arzı yüz zirâ‘dır. Ve bu handak içre Yedikulle'den tâ Silivri Bâbı'na gelince deryâ girirdi. Ve Eyyû[b] Ensârî Kapusu'ndan tâ Eğrikapu'ya gelince yine deryâ girüp kal‘a-i İslâmbol cezîre-misâl olmağa sehel kalmışdı. Hâlâ kara cânibi bu mertebe üç kat metânet üzre mebnî olup üç katda bin iki yüz yigirmi beş burc-ı azîm kulleler vardır. Ve her kulle üzre onar ruhbân dîdebân ta‘yîn edüp şeb [u] rûz nigehbânlık ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14a ·
metinde göster ·
… e ol asırda kal‘a-i İslâmbol ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân imiş kim kal‘adan taşra
Silivri'ye
ve Karadeniz sâhilinde 15b Terkoz kal‘asına varınca bin iki yüz pâre bâğ [u] …
Ve ol asırda kal‘a-i İslâmbol ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân imiş kim kal‘adan taşra Silivri'ye ve Karadeniz sâhilinde 15b Terkoz kal‘asına varınca bin iki yüz pâre bâğ [u] besâtînli ve gül [ü] gülistânlı kurâ ve kasabâtlar birbirlerine muttasıl olmuşdu. Bin hâkim yoroz şehir hâricinde hükm ederdi. Ve bin hâkim kal‘a içre hükm [ü] hükûmât edüp rûz-merre kâr-ı hükûmâtların Kostantîn'e arz ederlerdi. Ve kırk vezîri ve kırk bıtrîkı ve kırk kalayorozu ve kırk pusteniki ve kırk vamoşu ve kırk loğofeti ve kırk bistiyar ihtiyârı ve kırk kuparı var idi kim cümlesi hükûmât sâhibleri olup ellerinde altun ve gümüş mücevherli asâlar ile Atmeydânı'ndaki dîvânhânede Kostantîn huzûrunda el bağlayup dîvân sürüp hidmet ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a–15b ·
metinde göster ·
ve kal‘a-i Florunya ve kal‘a-i Kumburgos'ı ve niçe kurâ ve kasabâtları nehb ü g …
Andan cümle guzât-ı müslimîn bî-feth mâl-ı hazâyin ile Yedikulle'den keştîlere süvâr olup muvâfık eyyâm ile Kızıl Adalar'a lenger-endâz olup ol şeb asâkir-i İslâm hâb-ı râhatda yatırken İslâmbol tekrurunun bir oğlu iki yüz pâre gemi ile vakt-i seherde ale'l-gafle şebhûn edüp ceng-i azîm içinde bi-emr-i Hayy-ı Kadîr cümle küffâr-ı hîlekâr münhedim olup yetmiş pâre gemileri ile on bin küffârları giriftâr-ı bend-i hicrân olup bizzât serdâr olan kıral-ı dâllin veled-i pelîd-i nâ-pâki esîr olup sekiz bin küffâr dahi cânın dâr-ı cahîme salup cümle guzât mansûr [u] muzaffer ve şâd [u] handân azm-i Arabistân deyüp bâdbânların küşâde edüp giderken İslâmbol Silivrisin ve kal‘a-i Florunya ve kal‘a-i Kumburgos'ı ve niçe kurâ ve kasabâtları nehb ü gâret ederek Şâm Tarabulusu'na, andan Şâm'a dâhil oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b ·
metinde göster ·
kal‘asına varınca mezkûr kırk kişi şebhûnlar edüp bu kadar mâl-ı ganâyim [ve] ü …
Andan ılgar ile Tekirdağı ve İslâmbol kurbünde tâ Silivri kal‘asına varınca mezkûr kırk kişi şebhûnlar edüp bu kadar mâl-ı ganâyim [ve] üsârâlar alup ve niçe yolların ahvâline vâkıf olup mansûr [u] muzaffer yedi günden yine kelekler ile karşu Kapudağı nâm mahalle ubûr edüp bu kadar mâl-ı ganâyim ile şehr-i Bursa'ya dâhil olup cümle asker-i İslâmın demâğına lezzet hâsıl olup niçe kerre gemilerle Rûm tarafına geçüp niçe yüz kurâ ve kasabât ve kılâ‘lar feth [u] fütûh edüp her bâr İslâmbol'un cânib-i erba‘asın gâret ü alan tâlân kâfirlerin nâlân [u] giryân ve esîr-i bend-i hicrân edüp anlara mukâbil bir düşman gelmek ihtimâlleri yok idi. Ve şikâr etdükleri dûşîze ve bâkire duhterleri akd-i nikâh ile merbût edüp tenâsül buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23b ·
metinde göster ·
… llesine, Akılbend'den gelen uluç âdemlerin Akılbend mahallesine, Ârnâbûd kavmin
Silivrikapusuna
, Sıfet Yahûdîlerin Hâsköy'e, Anatolu Etrâkların Üsküdar'a, Tokat ve Sivas Ermen …
Evvelâ Rûmeli'nden Üsküb halkın Üsküblü mahallesine, Yenişehir halkın Yeni Mahalle'ye, Sofya halkın Ayasofya'ya, Mora Urumların Fenerkapusuna ve Selânik Yahûdîlerinin elli cemâ‘atin Tekur Sarâyı'na ve Şuhûdkapusu cânibine kodular. Anıniçün Çufudkapusu derler. Anatolu cânibinden Aksarâylıyı Aksarây mahallesine, Akka ve Gazze ve Remle'den gelen Arabistân kavmin Tahta'l-kal‘a'ya, Acem'den geleni Mahmûdpaşa kurbünde Hoca Hânı'na, Balat şehrinden gelen Çingâneleri Balat mahallesine, Akılbend'den gelen uluç âdemlerin Akılbend mahallesine, Ârnâbûd kavmin Silivrikapusuna, Sıfet Yahûdîlerin Hâsköy'e, Anatolu Etrâkların Üsküdar'a, Tokat ve Sivas Ermenîlerin Sulu Manastır'a, Ma‘nisalıyı Ma‘cûncu mahallesine, Eğirdir ve iğdirlileri Eğrikapu'ya, Bursalıları Eyyûb Sultân'a, Karamanlıları Büyük Karaman'a, Konyalıları Küçük Karaman'a, Tirelileri Vefâ'ya, Çehârşembe ovası halkı Çârşanbabâzârı'na, Kastamonu kavmin Kazancılar mahallesine, Tarabefsûnlu Lazları Bâyezîd Hân câmi‘i yerine, Gelibolu kavmin Tershâne'ye ve İzmir kavmin Büyük Galata'ya ve Freng kavmin Küçük Galata'ya ve Sinop ve Samsun kavmin Tophâne'ye, ve'l-hâsıl ol asırda dest-i Âl-i Osmân'da ne kadar şehr-i azîmler var ise cümlesinden ümmet-i Muhammed'i ehl [ü] iyâlleri ile İslâmbol'a getirüp i‘zâz [u] ikrâm edüp ma‘mûr [u] âbâdan etdiler. Anıniçün İslâmı bol ismiyle müsemmâ olup ile'l-ân gulgule-i Rûm, velvele-i Rûm, tantana-i Rûm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31b ·
metinde göster ·
… İbrâhîm Paşa: Hayâ ve âdâbı gâlib sâhib-i vakâr bir ihtiyâr vezîr-i dilîr idi.
Silivrikapusu'nun
iç yüzündeki câmi‘-i rûşen-binâ anın hayrâtındandır. Andan yine
Vezîr Hâdım İbrâhîm Paşa: Hayâ ve âdâbı gâlib sâhib-i vakâr bir ihtiyâr vezîr-i dilîr idi. Silivrikapusu'nun iç yüzündeki câmi‘-i rûşen-binâ anın hayrâtındandır. Andan yine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47b ·
metinde göster ·
… ha buluşup kubbe-nişîn olduğu gün Haydar Ağazâde'nin hakkına hatt-ı şerîf çıkup
Silivri
kal‘asında Silisre'ye gitmek 81b sadedinde iken katl olunup Melek Ahmed Paşa' …
Ve Melek Ahmed Paşa İslâmbol'a geldükde sa‘âdetlü pâdişâha buluşup kubbe-nişîn olduğu gün Haydar Ağazâde'nin hakkına hatt-ı şerîf çıkup Silivri kal‘asında Silisre'ye gitmek 81b sadedinde iken katl olunup Melek Ahmed Paşa'ya ol sâ‘at Özi eyâletin Boynueğri, müft [ü] meccânen ihsân edüp Hacıoğlu bâzârına vardığımızda Boynueğri'ye tama‘kârlık isnâd edüp (---) sadâretinden sonra sene 1067 târîhinde Köpürlü Mehemmed Paşa müstakil sadrıa‘zam oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81a–81b ·
metinde göster ·
Hâdım İbrâhîm Paşa câmi‘i: Süleymân Hân'ın vezîr-i a‘zamı idi. Mütekâ‘id olup
Silivrikapusu'nun
iç yüzünde tahtânî bir câmi‘-i rûhânî etmişdir kim gûyâ bir kasr-ı huld-i berîn …
Hâdım İbrâhîm Paşa câmi‘i: Süleymân Hân'ın vezîr-i a‘zamı idi. Mütekâ‘id olup Silivrikapusu'nun iç yüzünde tahtânî bir câmi‘-i rûhânî etmişdir kim gûyâ bir kasr-ı huld-i berîndir. Haremi içre dıraht-ı müntehâlar ile zeyn olup koyah [u] hıyâbâ[n] bir harem-i mecma‘ü'l-irfândır ve gâyet musanna‘ u müzeyyen câmi‘-i dil-küşâdır. Kubbe kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---), Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 89a ·
metinde göster ·
… hâsara kılup âhir bilâ-feth avdet etmek nâmûsdur deyü bir sığır derisi cirminde
Silivrikapusunun
iç yüzünde Koca Mustafâ Paşa câmi‘i yerinde bir kal‘a ve bir mahalle-i müslimîn …
Evvelâ sebeb-i binâ-yı şehr-i Üsküdar oldur kim şehr-i İslâmbol'u, Âl-i Emeviyyûn'dan ve gayrı pâdişâhlardan berren ve bahren yedi def‘a muhâsara edüp ba‘zı mahalde İslâmbol'un nısfın ve Galata'yı tamâmen feth edüp ve ba‘zı zamân harâca kesüp bu minvâl üzre bî-feth sulh [u] salâh ile avdet ederlerdi. Ammâ hicret-i nebeviyye'nin iki yüz kırk beş senesinde Hırkîl Kıral Kostantıniyye'de mürd olup oğlu Alina, kıral-ı dâll iken ol sene Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd yüz elli bin asker ile Üsküdar'dan geçüp İslâmbol'u muhâsara kılup âhir bilâ-feth avdet etmek nâmûsdur deyü bir sığır derisi cirminde Silivrikapusunun iç yüzünde Koca Mustafâ Paşa câmi‘i yerinde bir kal‘a ve bir mahalle-i müslimîn içre bin âdem muhâfazacı koyup beher sene küffârdan ellişer bin altun harâc almak üzre üç yıllık harâcı pîşin alup Bağdâd'a vardıklarında Alina Kıral isyân edüp İslâmbol içre olan ümmet-i Muhammedi katl-i âm ederken bi-emrillâh ol cengde Alina Kıral'ı ümmet-i Muhammed katl edüp niçe bin küffârı dahi katl edüp anlar dahi cümle şehîd olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 141a ·
metinde göster ·
… usu'nun iç yüzünde yedi kârhâne südcü odalarındaki yoğurdlar dahi meşhûrdur. Ve
Silivrikapusu'nun
iç yüzünde ve Yaylacık mahallesinde ve Ma‘cûncu mahallesinde ve Lanka mahallesi …
Ve İslâmbol içre Zeyrekbaşı câmi‘i kurbünde Hacı Hasan yoğurdu, acâyibdir, sâhib-i vefkdir derler. Ve Cübbealîkapusu'nun iç yüzünde yedi kârhâne südcü odalarındaki yoğurdlar dahi meşhûrdur. Ve Silivrikapusu'nun iç yüzünde ve Yaylacık mahallesinde ve Ma‘cûncu mahallesinde ve Lanka mahallesi ve Karaman mahallesinde hâsıl olan yoğurdlar dahi şöhret bulmuşdur. Ammâ Südlüce ve Kâsımpaşa ve Ortaköy'de imâm yoğurdu ve Kanlıca yoğurdu ve Üsküdar kaymağı ve yoğurdu meşhûr-ı âfâklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
… ır'da hâsıl olan bârûd-ı siyâhlar, Mısır'dan hazîne olup Der-i devlete geldikde
Silivrikapusu'ndan
Yenikapu'ya varınca kal‘a dîvârında ne kadar üstü örtülü çâr-kûşe kubbe-i azîml …
Ve bu beş kârhânede hâsıl olan bârûd-ı siyâhlardan mâ‘adâ Tophâne'de ve Selânik ve Belgrad ve Mısır'da hâsıl olan bârûd-ı siyâhlar, Mısır'dan hazîne olup Der-i devlete geldikde Silivrikapusu'ndan Yenikapu'ya varınca kal‘a dîvârında ne kadar üstü örtülü çâr-kûşe kubbe-i azîmler var ise anlara der-mahzen edüp leb-ber-leb niçe kerre yüz bin şedde bârûd-ı siyâhlar ile memlûdur. Her birinde beşer onar müstahfızân-ı cebeciyân vardır. Ne kâdirler kim ol mahalle karîb bir kimesne duhân içe. Zîrâ ol tarafların şâhrâhları bile cümle bârûd döğülmüşdür. Kaçan Selânik ve Mısır'dan bârûdları der-mahzen etdiklerinden sonra tarîk-ı âm üzre niçe bin at yükü ve arabalar ile deryâ kenârından kum getirüp yola dökerler. Tâ bu mertebe ihtirâz ederler. Zîrâ Mustafâ Hân cülûsunda bir kulleye ra‘d isâbet edüp kullenin der [ü] dîvârların evc-i âsumânâ perrân edüp ba‘zı pâreleri dörd sâ‘at yerde Çekmecelere düşdü. 176b Ve bir vaslası Üsküdar'a düşdüğü müsbetdir kim karîbü'l-ahd vâkı‘ olmuşdur. Anıniçün âteşden ihtirâz edüp cümle bârûdu bir yere komayup kulle kulle korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a–176b ·
metinde göster ·
kurbunda Kızlar Manastırı ta‘bir etdükleri mahal kim hâlâ ana Koca Mustafâ Paşa …
Evsâf-ı kasaba-i Gekbiziyye: 276b Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Sene 233 târîhinde Bağdâd'dan Hârûnu'r-Reşîd, Ca‘fer Seyyid Battâl Gâzî ile İslâmbol'u muhâsara edüp bâ-sulh İslâmbol içre Silivrikapu kurbunda Kızlar Manastırı ta‘bir etdükleri mahal kim hâlâ ana Koca Mustafâ Paşa Câmi‘i derler, ma‘bed-i kadîmdir, anda Hârûnu'r-Reşîd bir kal‘a binâ edüp içine üç bin kul koyup her sene küffârdan birer Mısır hazînesi altun almak şartıyla akd-i sulh edüp yine Hârûn Bağdâd'a müteveccih olup Seyyid Battâl Gâzî Üsküdar'da muhâfazacı kalduğu sene bu Gekbiziyye küffârları asker-i Battal Gâzî'den birkaç âdemleri şehîd etdikleriçün Ca‘fer Battâl bu Gekbiziyye'yi nehb ü gâret edüp hânelerin harâb, küffârların esîr-i kebâb edüp dârü'l-mülkü olan Malatıyye şehrine revâne olur. Hâlâ ol harâbelerden bu Gekbizî'de niçe bin âsâr-ı binâlar zâhir ü bâhirdir. Ba‘dehû mürûr-ı eyyâm ile yine Kostantin kral bir kal‘a-i azîm binâ edüp şehri imâr eder. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Çelebi Sultân Mehemmed feth edüp küffâr dârü'l-karâr etmesin deyü kal‘asın harâb eder. Anın dahi âsâr-ı binâları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276a–276b ·
metinde göster ·
… cümle kırsa gerekdir" deyü haber vardıkda üç bin yiğit bu haberi istimâ‘ edince
Silivri'den
gemilerle ve atlar ile İslâmbol'a gelüp sepişdiler ve Atmeydânı'nda Şâdırvân ah …
{Tetimme-i vekâyi‘ât-ı Atmeydânı: Çün sene 1058 mâh-ı Şevvâl'inin 15 yevmü'l-hamîs oldu. Paşa sarâylı ve Galatasarâyı'nın zorba iç ağaları ve gayrı (---) sarâyı ocakları helvacı ve aşcı ve ekmekcileri cumhûr ile zorba zorba sarâylarından çıkup İslâmbol'da Elçi Hânı'nda zorba Bıyıklı Mahmûd Ağa'nın yanına cem‘ oldular. Ve şâdırvân ahûrlu ve teberdârân-ı hâssalı dahi geldiler. Mâh-ı mezbûrun altıncı günü yevmü'l-cum‘a idi. Pâdişâh tarafından Silâhdâr Ağa Atmeydânı'na varup cümle içağalarına "Oğullar bir çıkma dahi olacakdır, kapu ağası çıkacakdır ve kânûn üzre el urulacakdır, ısyân etmen. Harem-i Hâssa gelin" deyü Galatalıyı ve Paşa sarâylıyı içeri götürüp Kapu ağası pâdişâha i‘lâm edüp çıkmabaşı doğancıbaşı (---) Ağa olup Silistre eyâleti ihsân olundu ve Hâsodada Cündîbaşı Mustafâ Ağa ve yine Hâne-i hâssadan altı kişi dahi çerâğ olup cümle bin yedi yüz gulâm sipâhîlik ile Zadra seferine me’mûr oldular. Mukaddema Zadra ve Girid seferine gidenlere bu yeni çıkan sipâhîler haber gönderdiler kim "Sizlerin esâmelerin tashîh edüp nişânlı olmuşsuzdur. Sizleri cümle kırsa gerekdir" deyü haber vardıkda üç bin yiğit bu haberi istimâ‘ edince Silivri'den gemilerle ve atlar ile İslâmbol'a gelüp sepişdiler ve Atmeydânı'nda Şâdırvân ahûru eşkıyâları ile cem‘iyyet-i kübrâ etdiler}. Âhir bir dahi Koca Ken‘an Paşa'yı sulha gönderdiklerinde 371b başın bir kaç yerden yarup katl edecekleri mahalde Ken‘an Paşa ol pîr-i fânî ve bir vezîr-i Âl-i Osmânî'yi mecrûh etdiler. Andan niçe meşâyih-i izâmları gönderdiler. Anlara şütûm-ı galîzalar edüp bir kânûn üzre veledeşlerimiz ve gulâmiyyelerimiz ve cülûs-bahâ tîrkeş akçelerimiz isteriz ve üç yıldan sonra sefere gideriz" deyü niçe nâ-hemvâr tekâlîf-i hâmlar edüp bu meşâyih-i ızâmları dahi "Vur a gidileri!" deyüp anlar dahi cân [u] başların kurtarup cem‘iyyet-i kübrâ olan Sultân Bâyezîd-i Velî Câmi‘ine gelüp cemî‘î ulemâ ve sulehâya ve Şeyhülislâm Abdürrahîm Efendi'ye ahvâl-i pür-melâli takrîr edüp Şeyhülislâm ol ân cümlesinin hakkına Besmeleyle fetvâ-yı şerîf verüp fetvâsı mûcebince sa‘âdetlü pâdişâhdan ibtidâ cülûsu günü bu kadar ibâdullahın katline hatt-ı şerîf verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 371a–371b ·
metinde göster ·
… i Abbâsiyân'dan Bağdâd Hâlifesi Hârûnu'r-Reşîd ile İslâmbol'un nısfın feth edüp
Silivrikapusu
iç yüzünde hâlâ Mustafâ Paşa âsitânesi yerinde Kızlar Manastırı nâm bir deyr-i …
Maskat-ı re’sleri nehr-i Murâd kenarına karîb şehr-i Malâtiyye'dendir. Sene 233 târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Bağdâd Hâlifesi Hârûnu'r-Reşîd ile İslâmbol'un nısfın feth edüp Silivrikapusu iç yüzünde hâlâ Mustafâ Paşa âsitânesi yerinde Kızlar Manastırı nâm bir deyr-i azîmin yerinde Hârûnu'r-Reşîd bir sığır derisi dilimi cirminde bir kal‘a-i kavî binâ inşâ edüp içinde ve etrâfında on bin askeri muhâfazacı koyup beher sene ellişer bin altun verüp bu muhâfazacı askerlere zehâyirin vermek üzre küffârı harâca kesüp Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a müteveccih olduklarında Üsküdar'da Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî'[yi] on iki bin asker ile alıkoyup hâlâ Üsküdar'da Hünkâr Bâğçesi olan yerde üç sene Üsküdar'da bâğlar yetişdirüp anda sâkin olur. Hârûnu'r-Reşîd Bâğdad'da merhûm olup oğlu Me’mûn Halîfe oldukda küffâr İslâmbol'da isyân edüp derûn-ı kal‘ada olan Hârûn Halîfe'nin askerin cümle şehîd edüp Koca Mustafâ Paşa câmi‘i etrâfında defn etdiğiçün hâlâ sahâbe-i kirâmdan ol âsitânede niçe yüz erbâb-ı soffa ve Muhâcirîn [u] Ensâr ve ashâb-ı güzîn medfûn olduğundan Koca Mustafâ Paşa câmi‘i ziyaretgâh-ı hâs [u] âm ve erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 7a ·
metinde göster ·
… seyâhat etdiğimiz yerlerde dört Ereğli vardır. Bir Rûmeli'nde İslâmbol kurbunda
Silivri
ile Tekirdağı mâbeyninde Tekirdağı Ereğlisi, bir liman-ı azîmli kal‘a-i köhne-â …
Devlet-i Âl-i Osmân'da seyâhat etdiğimiz yerlerde dört Ereğli vardır. Bir Rûmeli'nde İslâmbol kurbunda Silivri ile Tekirdağı mâbeyninde Tekirdağı Ereğlisi, bir liman-ı azîmli kal‘a-i köhne-âbâddır. Biri dahi Kastamonu hâkinde Karadeniz sâhilinde Akçaşâr ile şehr-i Bartın mâbeyninde Bartın Ereğlisi derler ve Sarıhan Ereğlisi, harâbe olmadadır, amma bu Karamân Ereğlisi Hazret-i Resûl-i Kibriyâ'nın Hazret-i Ömer'e verdiği ağzı yârı mu‘cizesiyle ve Hazret-i Sultânu'l-ulemâ ve Celâleddîn-i Rûmî Mevlânâ'nın nazargâhı olması sebebiyle günden güne terakkîde olup ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. İbtidâ bânîsi be-kavl-i Tevârîh-i Yanvan Hazret-i Sâm b. Nuh aleyhi's-selâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 16a ·
metinde göster ·
… ir ve bu hâna karîb bir câmi‘-i musanna‘-i acîb var kim misli meğer İslâmbol'da
Silivrikapusu
dâhilinde İbrâhîm Paşa 20a câmi‘i ola. Mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘dır. …
Eşkâl-i kal‘a-i Payas: Leb-i deryâda şekl-i murabba‘ seng bînâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cümle sekiz aded topları vardır ammâ bir burc-ı azîminde balyemez topları ile limanı korudur. Zîrâ Hâleb iskelesi olmağıla gâyet serhaddir ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz germe hatve adımdır. Dâhil-i kal‘ada toprak ve kireç ile mestûr üç yüz aded hâne-i ma‘mûrları var ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr iki kat dîvârları burc [u] bârûsu gâyet metîn ü müstahkem binâ-yı kavîdir ve cânib-i şarka nâzır ikişer kat demir kanatlı kapuları ve handakı üzre ağaç cisri var ve iskele kullesi bir metîn ve müdevver kulledir. Şeb u rûz kal‘a neferâtları bu kulle üzre nigehbânlık ederler. Zirâ gümrük bu mahaldedir ve liman zamân-ı kadîmde gâyet latîf liman imiş. Mürûr-ı eyyâm ile hâlâ ol kadar me‘mûr değildir, bir âb-ı hayât göldür. Yine ba‘zı gemiler girer ammâ iri bârçe ve karavana ve burtun ve galyon gemiler girüp demir bırağıp yatmazlar. Cümle gemiler alarka lenger-endaht olup yatarlar. Sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı limandır ve kal‘a handakının sol tarafı kenarında bir müferrah mahkeme-i şer‘-i Resûl müntehâ dud ağacı vardır. Ve bu mahalde iki kanatlı demir kapulu kal‘a-misâl bir hân-ı azîmi var. Kapusu üzre târîhi sene 1007 târîhidir. Bu hân kapusu kal‘a kapusuna nâzırdır. Hânı gâyet mükellef ve müzeyyen ve ma‘mûr [u] âbâdân ve müte‘addid harem odaları ve ıstabl-ı anterli ve develikli ve imâret ve dârü'z-ziyâfeli ve bir harem-i vâsi‘li cemî‘i âyende vü revendegâna ârâmgâh hâne-i bî-minnetdir ve bu hâna karîb bir câmi‘-i musanna‘-i acîb var kim misli meğer İslâmbol'da Silivrikapusu dâhilinde İbrâhîm Paşa 20a câmi‘i ola. Mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘dır. Tûlen ve arzen seksen ayakdır ve gâyet şîrîn ü müzeyyen bir câmi‘-i mahbûbdur. Hemân haremi bâğ-ı cinândan nişân verir bir mesîregâh [u] teferrücgâh yerdir. Bu şehr içre böyle bir selâtîn-misâl câmi‘-i pür-envâr olduğundan cemâ‘at-i kesîreli ibâdetgâhdır. Evvelâ harem-i ferâh-fezâsının ortasında bir havz-ı müşebbeki var, dâ’iren-mâdâr etrâfında âbdest muslukları var kim selsebîl-âsâ şeb [u] rûz cereyân edüp tecdîd-i vudû‘ olunur ve bu havzın etrâfında gûnâ-gûn turunc dırahtlarıyla ârâste olmuşdur. Her birisinin sâye-i hoş-hevâsında limon ve turunc şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden cemâ‘at-i kesîrenin dimâğı mu‘attar olup hoş bû kesb etdikde ibâdet-i Yezdân ederler. Ve câmi‘in iki kapusu var, biri kıbleye mekşûfdur kim harem kapusudur. Üzerinde âhir mısra‘ı târîhi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19b–20a ·
metinde göster ·
{Ermenî târîhlerinde bu Sîv-asvâs Sivas'ı binâ edüp ana Geyümers Şâh derler. Bir kavllerinde Sivas'ı Dahhâk-ı mârî inşâ etdi derler, ammâ Geyümers Sivas'da medfûndur}. Bunun zamânında şehr-i Sivas eyle ma‘mûr idi kim sahrâ-yı Sivas'da aslâ zirâ‘at olunur arz-ı mezra‘a yok idi. Tâ nehr-i Kızılırmak kenarına dek ma‘mûr [u] âbâdân yerler idi. Hâlâ eser-i binâları zâhir ü bâhirdir. Niçe bin mülûk [u] salâtînden selef-i salâtînlere değüp âhir dest-i İslâm'a Âl-i Abbâsiyân'dan ba‘de hicreti'n-nebeviyye Bağdâd halîfesi emîrü'l-mü’minîn Hârûnu'r-Reşîd'in destine Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî i‘ânetiyle dest-i İslâm'a girüp dâr-ı İslâm oldu ve yine küffâr istîlâ edüp Seyyid Battâl şehr-i Malâtiyye'de mütevellid olup anda sâkin olmağıla her bâr bu Sivas üzre şebhûnlar edüp Me’mûn Halîfe ibn Hârûnu'r-reşîd asrında yine feth olup Seyyid Battâl İslâmbol fethinden sonra Üsküdar'da muhâfazada iken İslâmbol içre bâ sulh Silivrikapusu'nda {kalup dest-i küffârda cümle} şehîd olan guzât-ı müslimînin ahvâl-i pür-melâlin ve İslâmbol'a küffârın istîlâsın istimâ‘ edüp Kız kullesinden İslâmbol teküru kızın kapup hâlâ Seyyid Battâl kasabası olan mahalle Seyyid-i Battâl ma‘şûkası olan duhter-i nâ-şükûfte ile ol mahalle geldikde Seyyid Battâl hâb-âlûd iken akîbinden kovan şebhûncu küffârlar Seyyid Battâl üzre hücûm etdiklerinde Seyyid Battâl ma‘şûkası olan kral kızı Battâl Gâzî'nin üznüne isâbet edüp şehîd olduğun Sivas küffârları istimâ‘ edüp her tarafdan niçe yüz bin Ermenîler hurûc edüp yine şehr-i Sivas'a istîlâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 73b ·
metinde göster ·
:Yanko ibn Madyan'ın Silvir nâm bir oğlu binâ etmeğile lisân-ı Yunaniyân üzre y …
Der-zikr-i kal‘a-i Silivri :Yanko ibn Madyan'ın Silvir nâm bir oğlu binâ etmeğile lisân-ı Yunaniyân üzre yâd olunur bir kal‘a-i cihân-nümâdır kim leb-i deryâ tarafı eflâke ser çekmiş yalçın kayalar üzre (---) sene târîhinde Gâzî Hudâvendigâr ki Edirne Fâtihi Murâd Hân-ı Evvel'dir kim Edirne'den sonra şebhûn ile bu kal‘ayı feth etmişdir. Ba‘dehû Sultân Hudâvendigâr Kosova cenginde ba‘de'l-feth-i fütûh lâşe-i Nasârâları ibret içün seyr [u] temâşa ederken lâşe-i murdârlar içinden Miloş Koblaki kâfir-i bed-nâm leşler içinden kalkup {Murâd Hân'ı şehîd etdi}. Ba‘zılar elçilik ile gelüp Murâd Hân'ı tîğ-ı gamgamdan nişân verir sikkîn-i ser-tîz ile ura ura şehîd edüp Miloş mel‘ûnı dahi cemî‘i gılmân-ı hâssa pâre pâre etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
… kalmayup taraf taraf fürce bulup dest-i İslâm'da olan kılâ‘lara istîlâ edüp bu
Silivri
kal‘asın dahi muhâsara ile kabza-i tasarrufa aldılar. Ba‘dehû sene (---) târîhi …
Andan sonra küffâr-ı dûzeh-karârın karârları kalmayup taraf taraf fürce bulup dest-i İslâm'da olan kılâ‘lara istîlâ edüp bu Silivri kal‘asın dahi muhâsara ile kabza-i tasarrufa aldılar. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân İslâmbol'un nısfın sulh ile feth edüp Cübbe Alî kapusu ve Aya kapusu ve Petre kapusu'na dek dest-i İslâm'da olup Gül câmi‘i ma‘bedhânemiz, Sirkeci tekyesi mahkememiz olduğu sene bu Silivri kal’asın Yıldırım Bâyezîd Hân be-dest-i Alemşâh Şehzâde feth etmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
… lâm'da olup Gül câmi‘i ma‘bedhânemiz, Sirkeci tekyesi mahkememiz olduğu sene bu
Silivri
kal’asın Yıldırım Bâyezîd Hân be-dest-i Alemşâh Şehzâde feth etmişlerdi.
Andan sonra küffâr-ı dûzeh-karârın karârları kalmayup taraf taraf fürce bulup dest-i İslâm'da olan kılâ‘lara istîlâ edüp bu Silivri kal‘asın dahi muhâsara ile kabza-i tasarrufa aldılar. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân İslâmbol'un nısfın sulh ile feth edüp Cübbe Alî kapusu ve Aya kapusu ve Petre kapusu'na dek dest-i İslâm'da olup Gül câmi‘i ma‘bedhânemiz, Sirkeci tekyesi mahkememiz olduğu sene bu Silivri kal’asın Yıldırım Bâyezîd Hân be-dest-i Alemşâh Şehzâde feth etmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
… bol içinden cümle ümmet-i Muhammed'i Bursa'ya ve Edirne'ye nefy edüp bu kal‘a-i
Silivri'yi
ümmet-i Muhammed hâli üzre bırağup karşı Anadolu tarafına geçdiklerin {ol asırd …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Timur hâdisesinde Yıldırım Hân münhezimen kahrından merhûm olup İslâmbol tekürü İslâmbol içinden cümle ümmet-i Muhammed'i Bursa'ya ve Edirne'ye nefy edüp bu kal‘a-i Silivri'yi ümmet-i Muhammed hâli üzre bırağup karşı Anadolu tarafına geçdiklerin {ol asırda} Edirne'de İsâ Çelebi Rûmeli'ne pâdişâh olmuşdu. Derhâl Edirne'den ılgar ile Silivri kal‘asına gelüp ale'l-gafle kabza-i tasarrufa alup zabt etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
… da} Edirne'de İsâ Çelebi Rûmeli'ne pâdişâh olmuşdu. Derhâl Edirne'den ılgar ile
Silivri
kal‘asına gelüp ale'l-gafle kabza-i tasarrufa alup zabt etdi.
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Timur hâdisesinde Yıldırım Hân münhezimen kahrından merhûm olup İslâmbol tekürü İslâmbol içinden cümle ümmet-i Muhammed'i Bursa'ya ve Edirne'ye nefy edüp bu kal‘a-i Silivri'yi ümmet-i Muhammed hâli üzre bırağup karşı Anadolu tarafına geçdiklerin {ol asırda} Edirne'de İsâ Çelebi Rûmeli'ne pâdişâh olmuşdu. Derhâl Edirne'den ılgar ile Silivri kal‘asına gelüp ale'l-gafle kabza-i tasarrufa alup zabt etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
… emmed Hân Rûm'a ve Anadolu'ya müstakil pâdişâh oldu. Ammâ bu esnâda Rûm küffârı
Silivri
kal‘asına istîlâ edüp metânet üzre imâr etdi. Bu kal‘a evsâfın Rûm tevârîhlerin …
Ba‘dehû Yıldırım Hân oğullarından İsâ Çelebi ve Mûsâ Çelebi ve Süleymân Çelebi ve Çelebi Mehemmed Çelebi mâbeynlerine tefrîka düşüp Rûm'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Rûm'a bir kaç kerre dörd karındaş biri birleri üzre seferler edüp âhir-i kâr meydân-ı Muhammedî Çelebi Mehemmed'e kalup üç birâderlerin katl edüp ve birin re‘âyâ şehîd edüp Çelebi Mehemmed Hân Rûm'a ve Anadolu'ya müstakil pâdişâh oldu. Ammâ bu esnâda Rûm küffârı Silivri kal‘asına istîlâ edüp metânet üzre imâr etdi. Bu kal‘a evsâfın Rûm tevârîhlerinde muhâsaraların tafsîl üzre terkîm eylemişlerdir. Ba‘dehû sene (---) târîhinde bu Silivri kal‘asın Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân feth eylemişdir, be-dest-i Velî Mahmûd Paşa. Eyyûb kazâsı hâkinde yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi kurâdır. (---) hükmünde subaşısı, kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır. Müftî ve nakîbi yokdur. Ammâ a‘yân [u] eşrâfı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû Yıldırım Hân oğullarından İsâ Çelebi ve Mûsâ Çelebi ve Süleymân Çelebi ve Çelebi Mehemmed Çelebi mâbeynlerine tefrîka düşüp Rûm'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Rûm'a bir kaç kerre dörd karındaş biri birleri üzre seferler edüp âhir-i kâr meydân-ı Muhammedî Çelebi Mehemmed'e kalup üç birâderlerin katl edüp ve birin re‘âyâ şehîd edüp Çelebi Mehemmed Hân Rûm'a ve Anadolu'ya müstakil pâdişâh oldu. Ammâ bu esnâda Rûm küffârı Silivri kal‘asına istîlâ edüp metânet üzre imâr etdi. Bu kal‘a evsâfın Rûm tevârîhlerinde muhâsaraların tafsîl üzre terkîm eylemişlerdir. Ba‘dehû sene (---) târîhinde bu Silivri kal‘asın Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân feth eylemişdir, be-dest-i Velî Mahmûd Paşa. Eyyûb kazâsı hâkinde yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi kurâdır. (---) hükmünde subaşısı, kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır. Müftî ve nakîbi yokdur. Ammâ a‘yân [u] eşrâfı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
… kim İslâmbol'un bir mahallesidir. Hakîkatü'l-hâl Yanvan Tevârîhi kavli üzre bu
Silivri
İslâmbol kal‘asının bir köşesi olduğu muhakkakdır kim İslâmbol'dan bu mahalle g …
Leb-i deryâda on yedi mahalle ve cümle bin altı yüz ma‘mûr bâğlı ve bâğçeli âb-ı hayâtlı bir şehr-i ma‘mûrdur kim İslâmbol'un bir mahallesidir. Hakîkatü'l-hâl Yanvan Tevârîhi kavli üzre bu Silivri İslâmbol kal‘asının bir köşesi olduğu muhakkakdır kim İslâmbol'dan bu mahalle gelince kal‘a dîvârı âsârları âşikâredir. Bir köşesi dahi Karadeniz sâhilinde Terkoz kal‘asıdır kim Silivri'yle Terkoz mâbeyni on bir sâ‘at yerdir kim Karadeniz'den Akdeniz'de bu Silivri kal‘asına gelince yedi kat germe kal‘a dîvârı ve yedi kat handak hisârı hâlâ niçe bin yerlerde burc [u] bârûlarıyla zâhir ü bâhir olduğu ilâ hâze'l-ân müsbetdir. Bir köşesinde yine Karadeniz sâhilinde Karadeniz Boğazı'nda Yoroz kal‘aları imiş. Andan Tarabya ve Yeniköy ve Hisâr-ı Rûmeli ve Ortaköy ve Beşiktaş ve Tophâne'de Kurşumlu Mahzenburnu'na gelince kal‘a dîvârı imiş. Ammâ Meyyit İskelesi'nden Kâsımpaşa ve Hâsköy'e ve Südlüce ve Eyyûb'a varınca ol körfez içre kenarda kal‘a dîvârı yok imiş. Zirâ Sarâyburnu ve Kurşumlu Mahzenburnu ve Kızkullesi'nde azîm toplar olmağıla havf [u] haşyeti olmadığından Kâsımpaşa taraflarında kal‘a dîvârı yok imiş. Ve Yedikulleden yine leb-i deryâ ile tâ Silivri'ye gelince kal‘a dîvârı imiş. Ol hisâb üzre ol asırda şimdiki kal‘a-i İslâmbol taşra kal‘aya iç kal‘a imiş. Ba‘dehû Rûmeli'nden dest-bûs ile İşpaniye kralı oğlu (---) nâm la‘în yek-dil [ü] yek-cihet olup İslâmbol'u karadan muhâsara edüp Silivri'den Karadeniz kenarında Terkoz kal‘asına varınca mezkûr yedi kat germe kal‘ayı harâb edüp İslâmbol maldosuna istîlâ edenleri cild-i evvelimizde mufassal tahrîr olunmuşdur. Anınçün İslâmbol’un bir köşesinde bu Silivri kal‘ası İslâmbol'un bir mahallesi gibi ma‘mûr kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106a ·
metinde göster ·
… âsârları âşikâredir. Bir köşesi dahi Karadeniz sâhilinde Terkoz kal‘asıdır kim
Silivri'yle
Terkoz mâbeyni on bir sâ‘at yerdir kim Karadeniz'den Akdeniz'de bu Silivri kal‘ …
Leb-i deryâda on yedi mahalle ve cümle bin altı yüz ma‘mûr bâğlı ve bâğçeli âb-ı hayâtlı bir şehr-i ma‘mûrdur kim İslâmbol'un bir mahallesidir. Hakîkatü'l-hâl Yanvan Tevârîhi kavli üzre bu Silivri İslâmbol kal‘asının bir köşesi olduğu muhakkakdır kim İslâmbol'dan bu mahalle gelince kal‘a dîvârı âsârları âşikâredir. Bir köşesi dahi Karadeniz sâhilinde Terkoz kal‘asıdır kim Silivri'yle Terkoz mâbeyni on bir sâ‘at yerdir kim Karadeniz'den Akdeniz'de bu Silivri kal‘asına gelince yedi kat germe kal‘a dîvârı ve yedi kat handak hisârı hâlâ niçe bin yerlerde burc [u] bârûlarıyla zâhir ü bâhir olduğu ilâ hâze'l-ân müsbetdir. Bir köşesinde yine Karadeniz sâhilinde Karadeniz Boğazı'nda Yoroz kal‘aları imiş. Andan Tarabya ve Yeniköy ve Hisâr-ı Rûmeli ve Ortaköy ve Beşiktaş ve Tophâne'de Kurşumlu Mahzenburnu'na gelince kal‘a dîvârı imiş. Ammâ Meyyit İskelesi'nden Kâsımpaşa ve Hâsköy'e ve Südlüce ve Eyyûb'a varınca ol körfez içre kenarda kal‘a dîvârı yok imiş. Zirâ Sarâyburnu ve Kurşumlu Mahzenburnu ve Kızkullesi'nde azîm toplar olmağıla havf [u] haşyeti olmadığından Kâsımpaşa taraflarında kal‘a dîvârı yok imiş. Ve Yedikulleden yine leb-i deryâ ile tâ Silivri'ye gelince kal‘a dîvârı imiş. Ol hisâb üzre ol asırda şimdiki kal‘a-i İslâmbol taşra kal‘aya iç kal‘a imiş. Ba‘dehû Rûmeli'nden dest-bûs ile İşpaniye kralı oğlu (---) nâm la‘în yek-dil [ü] yek-cihet olup İslâmbol'u karadan muhâsara edüp Silivri'den Karadeniz kenarında Terkoz kal‘asına varınca mezkûr yedi kat germe kal‘ayı harâb edüp İslâmbol maldosuna istîlâ edenleri cild-i evvelimizde mufassal tahrîr olunmuşdur. Anınçün İslâmbol’un bir köşesinde bu Silivri kal‘ası İslâmbol'un bir mahallesi gibi ma‘mûr kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106a ·
metinde göster ·
… Silivri'yle Terkoz mâbeyni on bir sâ‘at yerdir kim Karadeniz'den Akdeniz'de bu
Silivri
kal‘asına gelince yedi kat germe kal‘a dîvârı ve yedi kat handak hisârı hâlâ ni …
Leb-i deryâda on yedi mahalle ve cümle bin altı yüz ma‘mûr bâğlı ve bâğçeli âb-ı hayâtlı bir şehr-i ma‘mûrdur kim İslâmbol'un bir mahallesidir. Hakîkatü'l-hâl Yanvan Tevârîhi kavli üzre bu Silivri İslâmbol kal‘asının bir köşesi olduğu muhakkakdır kim İslâmbol'dan bu mahalle gelince kal‘a dîvârı âsârları âşikâredir. Bir köşesi dahi Karadeniz sâhilinde Terkoz kal‘asıdır kim Silivri'yle Terkoz mâbeyni on bir sâ‘at yerdir kim Karadeniz'den Akdeniz'de bu Silivri kal‘asına gelince yedi kat germe kal‘a dîvârı ve yedi kat handak hisârı hâlâ niçe bin yerlerde burc [u] bârûlarıyla zâhir ü bâhir olduğu ilâ hâze'l-ân müsbetdir. Bir köşesinde yine Karadeniz sâhilinde Karadeniz Boğazı'nda Yoroz kal‘aları imiş. Andan Tarabya ve Yeniköy ve Hisâr-ı Rûmeli ve Ortaköy ve Beşiktaş ve Tophâne'de Kurşumlu Mahzenburnu'na gelince kal‘a dîvârı imiş. Ammâ Meyyit İskelesi'nden Kâsımpaşa ve Hâsköy'e ve Südlüce ve Eyyûb'a varınca ol körfez içre kenarda kal‘a dîvârı yok imiş. Zirâ Sarâyburnu ve Kurşumlu Mahzenburnu ve Kızkullesi'nde azîm toplar olmağıla havf [u] haşyeti olmadığından Kâsımpaşa taraflarında kal‘a dîvârı yok imiş. Ve Yedikulleden yine leb-i deryâ ile tâ Silivri'ye gelince kal‘a dîvârı imiş. Ol hisâb üzre ol asırda şimdiki kal‘a-i İslâmbol taşra kal‘aya iç kal‘a imiş. Ba‘dehû Rûmeli'nden dest-bûs ile İşpaniye kralı oğlu (---) nâm la‘în yek-dil [ü] yek-cihet olup İslâmbol'u karadan muhâsara edüp Silivri'den Karadeniz kenarında Terkoz kal‘asına varınca mezkûr yedi kat germe kal‘ayı harâb edüp İslâmbol maldosuna istîlâ edenleri cild-i evvelimizde mufassal tahrîr olunmuşdur. Anınçün İslâmbol’un bir köşesinde bu Silivri kal‘ası İslâmbol'un bir mahallesi gibi ma‘mûr kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106a ·
metinde göster ·
… aşa taraflarında kal‘a dîvârı yok imiş. Ve Yedikulleden yine leb-i deryâ ile tâ
Silivri'ye
gelince kal‘a dîvârı imiş. Ol hisâb üzre ol asırda şimdiki kal‘a-i İslâmbol taş …
Leb-i deryâda on yedi mahalle ve cümle bin altı yüz ma‘mûr bâğlı ve bâğçeli âb-ı hayâtlı bir şehr-i ma‘mûrdur kim İslâmbol'un bir mahallesidir. Hakîkatü'l-hâl Yanvan Tevârîhi kavli üzre bu Silivri İslâmbol kal‘asının bir köşesi olduğu muhakkakdır kim İslâmbol'dan bu mahalle gelince kal‘a dîvârı âsârları âşikâredir. Bir köşesi dahi Karadeniz sâhilinde Terkoz kal‘asıdır kim Silivri'yle Terkoz mâbeyni on bir sâ‘at yerdir kim Karadeniz'den Akdeniz'de bu Silivri kal‘asına gelince yedi kat germe kal‘a dîvârı ve yedi kat handak hisârı hâlâ niçe bin yerlerde burc [u] bârûlarıyla zâhir ü bâhir olduğu ilâ hâze'l-ân müsbetdir. Bir köşesinde yine Karadeniz sâhilinde Karadeniz Boğazı'nda Yoroz kal‘aları imiş. Andan Tarabya ve Yeniköy ve Hisâr-ı Rûmeli ve Ortaköy ve Beşiktaş ve Tophâne'de Kurşumlu Mahzenburnu'na gelince kal‘a dîvârı imiş. Ammâ Meyyit İskelesi'nden Kâsımpaşa ve Hâsköy'e ve Südlüce ve Eyyûb'a varınca ol körfez içre kenarda kal‘a dîvârı yok imiş. Zirâ Sarâyburnu ve Kurşumlu Mahzenburnu ve Kızkullesi'nde azîm toplar olmağıla havf [u] haşyeti olmadığından Kâsımpaşa taraflarında kal‘a dîvârı yok imiş. Ve Yedikulleden yine leb-i deryâ ile tâ Silivri'ye gelince kal‘a dîvârı imiş. Ol hisâb üzre ol asırda şimdiki kal‘a-i İslâmbol taşra kal‘aya iç kal‘a imiş. Ba‘dehû Rûmeli'nden dest-bûs ile İşpaniye kralı oğlu (---) nâm la‘în yek-dil [ü] yek-cihet olup İslâmbol'u karadan muhâsara edüp Silivri'den Karadeniz kenarında Terkoz kal‘asına varınca mezkûr yedi kat germe kal‘ayı harâb edüp İslâmbol maldosuna istîlâ edenleri cild-i evvelimizde mufassal tahrîr olunmuşdur. Anınçün İslâmbol’un bir köşesinde bu Silivri kal‘ası İslâmbol'un bir mahallesi gibi ma‘mûr kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106a ·
metinde göster ·