ile birer âdeme münhasır bir kâr-ı ibret-nümâdır. Aslâ bir kimseye göstermezler …
Bu bâlâda tahrîr olunan Osmâncık'dan berü altı aded pâdişâhlar, cümle evlâd [u] ensâblarıyla Bursa'da medfûnlardır kim taht-ı evveldir ve bu altı aded pâdişâhların başlarında birer gûne destârları vardır kim asla diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Görmeğe muhtâc zîh zîh ve yiv yiv [ve] burma burma bir gûne destâr-ı diyâr-ı Mâhân'dır kim görmeğe muhtâcdır. 237b Bu destârları sarmağa niçe kimesneler ta‘lîm edüp etmeğe kâdir olamayup destârî vasîfesine mutasarrıf olamadılar. Tâ Âl-i Selçukiyyan'dan berü silsile ile birer âdeme münhasır bir kâr-ı ibret-nümâdır. Aslâ bir kimseye göstermezler, biri fevt oldukda oğlu destârî olur, du‘âya mazhar olmuş kimesnelerdir. Bu destâr Ebü'l-feth pederinde kalup Ebü'l-feth örf-i izâfet sarardı. Tâ fâtîh-i {Mısır} Selîm'e gelince, Fâtih Selîm, Mısır'ı feth etdiği gibi Selîmî destâr sardı. Hâlâ tâc-ı Âl-i Osmân, Selîmî destâr-ı Muhammedî'dir. [Ta] Inkırâzu'd-devrân, mü’ebbed olup bozulmaya. Hakkâ ki latîf devlet-i Osmâniyân destârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 237a–237b ·
metinde göster ·
… r‘a-i (---)(---) cereyân eder iki kal‘adır. Bu nehir üzre zamân-ı kadîmde âhen
silsile
çeküp bir gemi geçmek mümkin değil imiş. Hâlâ zencîr çekilen mahaller râygândır …
Evsâf-ı kal‘a-i Fethiyye-i Kebîr: Bu dahi sene (---) târîhinde el-Melikü'l-Mansûr (---)(---)(---) binâsıdır. Nehr-i (---) sâhilinde çim ve top binâ bir kal‘a-i ra‘nâ. Bu iki kal‘a-i Fethiyyeler birbirine mukâbil binâ olunup mâbeyne-hümâdan tur‘a-i (---)(---) cereyân eder iki kal‘adır. Bu nehir üzre zamân-ı kadîmde âhen silsile çeküp bir gemi geçmek mümkin değil imiş. Hâlâ zencîr çekilen mahaller râygândır. Bu kal‘anın dahi dizdârı ve neferâtları ve müstevfâ cebehânesi ve şâhî topları ve hâkimi ve nâ’ibi vardır. Ve cümle müfîd ü muhtasar bin aded beytü'l-hazenleri vardır. Ve câmi‘i ve birkaç dükkânları var ammâ hammâmı ve hânları ve medrese vü gayrı imâretleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 359a ·
metinde göster ·
… akov kralının oğlu veled-i pelîdi olan Holandiye nâm la‘în dahi kayd [u] bend-i
silsile
olup cümlesi arabalar üzre tahmîl olunup üç yüz altmış aded gûnâ-gûn haçlı bayr …
"Kâşki biz de böyle olup esîr olmaya idik. Dahi başımıza ne hâller gelir" deyü feryâd ederlerdi. Ve feth olunan yüz yetmiş pâre şayka ve çırnıklar içinden ve meterislerde alınan ve sahrâlarda bulunup ceng ile alınan cümle mâl-ı ganâ’imleri ve sâ’ir mühimmât âvânîler ki mîrîye â’id olmuşdu, anları cümle bin iki yüz aded at arabalarına mâl-â-mâl edüp sâ’ir guzât-ı müslimînin aldığı kanı bahâsı altı bin dokuz yüz aded Kazaklardan mâ‘adâ mîrîye â’id olan on bir bin altmış aded esîr küffârın elleri bâğlı ve ciğerleri dâğlı cebe ve cevşenleri ve yetmiş nefer hatmanları ve serdâr-ı murdârları olan Krakov kralının oğlu veled-i pelîdi olan Holandiye nâm la‘în dahi kayd [u] bend-i silsile olup cümlesi arabalar üzre tahmîl olunup üç yüz altmış aded gûnâ-gûn haçlı bayrakları ve tabıl ve dankiyo ve nâkûsları ve erganon ve düdükleri ve surka tulum nâm bir mizmerdir cümle bayrakların ser-nigûn ve mün‘akis edüp sâ’ir tecemmülât-ı mehmelâtları dahi menkûp olunup her kâfir zincirleri ile boğazlarından bâğlı ve cümlenin elleri dahi beşer beşer birer araba angışlarına bâğlı âmâde oldular ve ba‘zı guzât-ı müslimîn kendü hüsn-i rızâsıyla kanı ve cânı bahâsı esîrlerin pâdişâh içün iki yüz elli aded kâfirleri ellişer guruşa satup akçesin alup anları dahi pây-beste ve dil-haste zincire urup arabalara yükletdiler. Ve cümle arabalar üzre altı bin altmış aded kelle-i bî-devletleri arabalar üzre sırıklar ile zeyn edüp âmâde oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 62a ·
metinde göster ·
olup der-i devletde Yedikulle nâm kal‘a-i bî-amânda Marko Ravil ve Pirinc-pirim …
Bu sene-i mübârekeye gelince niçe sipehsâlâr-ı mu‘azzamlar asker-i bî-şümâr sipâh-ı silihdâr-ı encüm-şümâr ile bu kal‘a-i felek-girdârın feth [u] teshîri sevdâsına düşüp şerbet-i şehâdet ile niçe kerre yüz bin gâziyân-ı mücâhidân müşerref olup aslâ bir yıla(?) müzâyaka olmadı ve bir kerre elleri dîvârına ermedi. Âhır tîğ [u] sinân-ı gevher-bâr ile hâstâr olup akd-i akîdelerine ale'l-ittifâk rağbet gösterilüp devlet-i Âl-i Osmân da yedi yüz pâre keştî inşâ olunup rûy-ı deryâ[yı] bâdbân-ı beyâz ile ve keştîbân-ı serbâzânlar ve asâkir-i bî-şümârlar ile cümle zevrakları pür eyleyüp bir donanma-i hümâyûn olup rûy-ı deryâya çıkdı kim Âl-i Osmân devletinde meğer eyle donanma sene 1060 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz sadrıa‘zam iken çıkmış. Bu kadar asâkir-i İslâma Deli Hüseyin Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam eyleyüp sâlimîn ü gânimîn Hanya kal‘ası limanına vâsıl olup Kandiye kal‘ası ve Retime kal‘ası câniblerine ordu-yı İslâm ile serdâr-ı mûmâ-ileyh çıkup Suda limanı kurbunda meks olunup beri tarafda küffâr-ı hâksâr dahi yetmiş altı bin cünûd-ı cünübiyle Hüseyin Paşa Taburları nâm mahalde asâkir-i İslâmı küffâr istikbâl edüp yedi sâ‘at germâ-germ ceng-i azîm olup sekizinci sâ‘atde lillâhi'l-hamd küffâr-ı dûzah-karâr münhezim olup cümle yigirmi üç bin aded küffâr dendân-ı tîğdan geçüp bakıyyetü'-süyûfları pây-beste ve deste-beste ve dil-haste esîr-i bend-i zencîr olup bi'z-zât serdâr-ı dâlleri olan Pirinc-pirimoğlu nâm velîd-i pelîd-i anîdi esîr-i bend-i silsile olup der-i devletde Yedikulle nâm kal‘a-i bî-amânda Marko Ravil ve Pirinc-pirimoğlu ile yetmiş aded kapudanları haps-i ebed oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308a ·
metinde göster ·
… lullâh'a müntehîdir. Künyeleri Ebû Ömer'dir. Ve bir kavlde Ebû Abdullâh'dır. Ol
silsile
ecdâd-ı Resûl'dendir. Vilâdetleri Mekke'de vefâtları Medîne'de vâkı‘a-ı azîme o …
Neseb-i şerîfleri bunlardır ki zikr olunur: Hazret-i Osmân ibn Affân ibn Ebü'l-Âs bin Ümeyye bin Abdi şems bin Abdi Menâf bin Kusay bin Kilâb bin Murre bin Ka‘b'dır. Tâ cedd-i Resûlullâh'a müntehîdir. Künyeleri Ebû Ömer'dir. Ve bir kavlde Ebû Abdullâh'dır. Ol silsile ecdâd-ı Resûl'dendir. Vilâdetleri Mekke'de vefâtları Medîne'de vâkı‘a-ı azîme olmuşdur. Bunlara Hazret-i Peygamber iki duhter-i pâkîze-ahterlerin menkûhalığa vermek ile Zi'n-nûreyn derler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y295b ·
metinde göster ·
… rmiş, hâlâ yerleri ve çerh dollâbları râyegândır, anıniçün bu kal‘alara kal‘a-i
Silsile
derler. Bundan yukarusuna Şellâlât boğazı ve Şellâl vilâyeti derler, yedi boğaz …
Ve bu mahalde kayalar dâmeninde bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a vardır. Ve Nîl'in mukâbelesinde yalçın kaya üzre bir kal‘a dahi vardır, kal‘a-i Etfu derler. Mâbeyne-hümâları gâyet teng yer olmağile Nîl-i mübârek eyle cereyân eder kim gûyâ berg-i hatîfdir. Ve Nîl'in feryâdından gûş-ı hûşlar bî-hûş olur. Zamân-ı kadîmde bu iki kal‘adan birbirlerine Nîl üzre zencîr çekerlermiş, hâlâ yerleri ve çerh dollâbları râyegândır, anıniçün bu kal‘alara kal‘a-i Silsile derler. Bundan yukarusuna Şellâlât boğazı ve Şellâl vilâyeti derler, yedi boğazdır. Bu Silsile boğazı teng mahal olmağile yukaruda Nîl cezîre cezîre olup her cezîrede âbâdân kurâlar ve ucûbe-i dehrden garâyibâtlar vardır. Ammâ mezkûr Silsile kal‘aları içinde dizdâr u serdâr u teberdâr deyyâr neferât yokdur, ancak kabâ’il-i Ca‘ferî'den bir alay kavm sâkinlerdir. Bu kal‘anın mukâbelesindeki cezîre içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y384a ·
metinde göster ·
… Bundan yukarusuna Şellâlât boğazı ve Şellâl vilâyeti derler, yedi boğazdır. Bu
Silsile
boğazı teng mahal olmağile yukaruda Nîl cezîre cezîre olup her cezîrede âbâdân …
Ve bu mahalde kayalar dâmeninde bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a vardır. Ve Nîl'in mukâbelesinde yalçın kaya üzre bir kal‘a dahi vardır, kal‘a-i Etfu derler. Mâbeyne-hümâları gâyet teng yer olmağile Nîl-i mübârek eyle cereyân eder kim gûyâ berg-i hatîfdir. Ve Nîl'in feryâdından gûş-ı hûşlar bî-hûş olur. Zamân-ı kadîmde bu iki kal‘adan birbirlerine Nîl üzre zencîr çekerlermiş, hâlâ yerleri ve çerh dollâbları râyegândır, anıniçün bu kal‘alara kal‘a-i Silsile derler. Bundan yukarusuna Şellâlât boğazı ve Şellâl vilâyeti derler, yedi boğazdır. Bu Silsile boğazı teng mahal olmağile yukaruda Nîl cezîre cezîre olup her cezîrede âbâdân kurâlar ve ucûbe-i dehrden garâyibâtlar vardır. Ammâ mezkûr Silsile kal‘aları içinde dizdâr u serdâr u teberdâr deyyâr neferât yokdur, ancak kabâ’il-i Ca‘ferî'den bir alay kavm sâkinlerdir. Bu kal‘anın mukâbelesindeki cezîre içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y384a ·
metinde göster ·
… her cezîrede âbâdân kurâlar ve ucûbe-i dehrden garâyibâtlar vardır. Ammâ mezkûr
Silsile
kal‘aları içinde dizdâr u serdâr u teberdâr deyyâr neferât yokdur, ancak kabâ’i …
Ve bu mahalde kayalar dâmeninde bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a vardır. Ve Nîl'in mukâbelesinde yalçın kaya üzre bir kal‘a dahi vardır, kal‘a-i Etfu derler. Mâbeyne-hümâları gâyet teng yer olmağile Nîl-i mübârek eyle cereyân eder kim gûyâ berg-i hatîfdir. Ve Nîl'in feryâdından gûş-ı hûşlar bî-hûş olur. Zamân-ı kadîmde bu iki kal‘adan birbirlerine Nîl üzre zencîr çekerlermiş, hâlâ yerleri ve çerh dollâbları râyegândır, anıniçün bu kal‘alara kal‘a-i Silsile derler. Bundan yukarusuna Şellâlât boğazı ve Şellâl vilâyeti derler, yedi boğazdır. Bu Silsile boğazı teng mahal olmağile yukaruda Nîl cezîre cezîre olup her cezîrede âbâdân kurâlar ve ucûbe-i dehrden garâyibâtlar vardır. Ammâ mezkûr Silsile kal‘aları içinde dizdâr u serdâr u teberdâr deyyâr neferât yokdur, ancak kabâ’il-i Ca‘ferî'den bir alay kavm sâkinlerdir. Bu kal‘anın mukâbelesindeki cezîre içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y384a ·
metinde göster ·
kayd edecek yerleri nümâyândır. Bu Ebvâb kal‘asın dahi geçüp Nîl kenârınca cenû …
Zülyezen binâsıdır. Nîl'in cânib-i şarkında İsvân tarafında boğaz ağzında şekl-i müdevver bir rabât-ı kavîdir. İçinde kabâ’il-i Karh Urbânı sâkindir. Cirmi ma‘lûmum değildir. Ancak cânib-i şarka tahta kapusu nâzırdır. İçinde beş yüz mikdârı bûriyâ ve bî-riyâlı hasırdan ve kamışdan evleri ve bir köhne câmi‘i var. Dizdârı ve neferâtı ve gayrı imârâtı yokdur. Zamân-ı kadîmde bu kal‘adan karşu tarafdaki kayalarda olan gâr-ı yetîmânlara zencîr bağlayup âyende vü revende keştîlerden bâc alırmış. Hâlâ silsile kayd edecek yerleri nümâyândır. Bu Ebvâb kal‘asın dahi geçüp Nîl kenârınca cenûba taşlı ve çakıllı yerlerde altı sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389a ·
metinde göster ·