… n şâh ile Şehzâde Bâyezîd'in hüsn-i ülfet ittihâdın istimâ‘ edüp serbevvâbândan
Sinân Beğ
nâm bir vecih-i Ebü'l-Me’âlî-misâl hoş-gûy-ı nüktedân [ü] nükte-şinâsı nâme ile …
Şehzâde Bâyezîd'i taleb içün der-i devletden elçiler gitdiğidir: Ezîn-cânib Âsitâne-i sa‘âdet'de Süleymân Hân'ın şâh ile Şehzâde Bâyezîd'in hüsn-i ülfet ittihâdın istimâ‘ edüp serbevvâbândan Sinân Beğ nâm bir vecih-i Ebü'l-Me’âlî-misâl hoş-gûy-ı nüktedân [ü] nükte-şinâsı nâme ile şâha gönderüp Bâyezîd'i taleb etdiler. Konya'da Şehzâde Selîm dahi "Elbette benim adüvv-i cânım olan karındaşım Bâyezîd'i gönder, yohsa İrân-zemîn'de ve diyâr-ı Âzerbâycân-ı Ucân'da taşı taş üzre komam" deyü nâmesiyle mîrâhûru Turak Ağa'yı gönderdi. Şâh Tahmâs'a elçiler varup nâmeler kırâ’at olundukça mazmûnu ma‘lûmları olup bir nâme ile Tabut nâm bir ağayı Süleymân Hân'a gönderüp Bâyezîd Hân'ı ricâ eyledi. Ve Şehzâde Selîm'e Seyfeddîn Ağa'sın gönderüp afv olunmasın ricâ eyledi. İki tarafda dahi şâhın ricâsı hayyiz-i kabûlde olmayup tekrâr birer elçi-yi mübrem Sofi Alî Paşa'yı ve kapucubaşı Hasan Ağa'yı şâha gönderdiler ve yine Şehzâde Selîm tarafından Kara Mahmûd Ağa elçi gidüp bî-kıyâs tuhaf hedâyâ ile şâha 78a üç aded elçi kazâ-yı âsumânî gibi varınca şâh-ı gümrâh bildi kim fakîr Bâyezîd'in halâsı mümkin değildir, ammâ câ’iz ki Bâyezîd askeri cânı acımış kavimdir mebâdâ bir el kaldıralar ve İrân-zemînde bir bed-nâmlık edeler deyü Bâyezîd Hân'a sûret-i hakkdan görünüp sizin Rûm bahâdurlarınızdan üç bin yiğit bizim sipah-sâlârımızla Asterâbâd ülkesin urmağa gidüp mâl-i ganâ’imiyle bay olsunlar deyü ricâ etdükde sâde-dil Bâyezîd hiyel ü şeytanatdan ba‘îd cân baş üstine deyüp üç bin nâmdâr yigitleri İsterâbâd urgunculuğuna gönderüp Bâyezîd yedi yüz kadar askerle kaldı ve bir gün Bâyezîd'in nedîmlerinden Kara Mehemmed nâm bir bî-dîn şâhı tenhâ bulup eydür: "Şâhım! Sakın bu Bâyezîd bir hod-bîn ve hûn-hâr sefîhdir. Babasına ve birâder-i mihterine âsî oldu. İrân-zemîne mâlik olmağıçün birkaç nökerine mâl verüp sizi zahmdâr edüp İrân tahtına iclâs etse gerek" deyince şâhın aklı başından gidüp gayri tedârike şurû‘ etdi ve şehzâde Arab Mehemmed'in şâha gamz etdüğüne vâkıf-ı esrâr olup aslâ söyletmeden boynun urdı. Hemân Aksak Seyfeddîn-i bî-dîn ve mîr-i alay-ı Amasiyye dedikleri mestâne-i divâne şehzâdenin Kara Mehemmed'i katl etdüğün görüp bî-huzûr ve kendülere şehzâde rencûr idiklerine vâkıf-ı esrâr olup üç münâfık-ı huddâm doğru şâha varup Bâyezîd'i murâd [u] merâmları üzre geçdiler. Şâh dibelik âteşpâre olup şehzâde-i âzâdeyi alâ tarîki'z-ziyâfe sarâyına da‘vet edüp bir muzlim küncde Şehzâde Bâyezîd'i ve elli aded bahâdır-ı kafâdârlarına cellâd-ı bî-amânlar üşüp şehzâdeyi kayd-bend edüp cümle tevâbi‘ [u] levâhıkın katl ederler ve şehr-i Kazvîn'de binden mütecâviz Bâyezîdîleri şehid ederler. Kuduz Ferhâd nâm bu şecî‘ ve dilîr yetmiş aded kızılbaşa hançer ve kılıç yetiştirdiği müsbitdir. Niçe tevârîhde "Şehzâde Bâyezîd'i şâh huzûrunda sakalın tırâş edüp eynine bir kirli esvâb giydirüp işkence ve îzâ ederek katl etdiler" deyü yazmışlar, ammâ galat tahrîr etmişler. Bu Bâyezîd mâddesiçün âsitâneden altı kerre şâh-ı Acem'e elçiler gidüp cümle elçiler anda mevcûd iken kayd-bend ile Şehzâde Bâyezîd'i ve dörd nefer evlâdlarıyla cümle elçilere teslîm etdiklerin ol asırda Acem diyârında bulunan Vefâlı İsâ Ağa ve Sultân Süleymân rikâbdârı Koz Alî Ağa ve emmimiz Kara Mustafâ alaybeği Elkâs Mirzâ mâddesiyçün Tahmâs Şâh'a gidüp Bâyezîd Hân şehzâde menâkıbın anlardan istimâ‘ etdiğimiz kimesnelerden tahrîr eylemişizdir. Anların nakli üzre Şehzâde Bâyezîd evlâdlarıyla der-i devlete gelirken Şehzâde Selîm ve Rüstem Paşa "İhtimâldir Bâyezîd der-i devlete gelüp cürmü afv olunup Süleymân Hân'ın âhir ömrüdür belki Bâyezîd tâc u taht sâhibi olup bizim hakkımızdan gele" deyü Süleymân Hân'a ibrâm [u] ilhâh edüp ale'l-acele bir elçi dahi gidüp Bâyezîd'e nerede râst gelirsen anda katl eyleyüp kabrini ma‘lûm eyle deyü hatt-ı şerîfler verüp elçi ılgar ile gidüp şehr-i Sivas'da râst gelüp Sivas Paşası Temerrüd Alî Paşa huzûrunda Şehzâde Bâyezîd'i ve büyük oğlu Şehzâde Orhân ile üç oğlun ma‘nûken şehîd edüp bu şehr-i Sivas'ın Paşa kal‘ası şimâlî kapusu önünde defn etdiklerini bilir müsinn âdemler ile kelimât edüp bu hakîr şehzâdeleri dahi ziyâret edüp anınçün şehr-i Sivas ziyâretgâhında tahrîr olunup bir müfîd ü muhtasır kubbesi vardır. Şâhrâh üzre olmağ-ile ziyâretgâh-ı hâs [u] âmmdır. Her sabâh üzerlerinde eczâ-yı şerîfe tilâvet olunur. Ezîn-cânib yine sadede rücû‘ edelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 77b–78a ·
metinde göster ·
… Bektaş Ağa ve Hasin Ağa ve Halim Bay Ağa ve Kutlu Ağa ve Atâ Beğ ve Rızâ Beğ ve
Sinân Beğ
ve Şâdî Beğ. Ulemâları yâ-yı nisbî ile ma‘lûmlardır. Meselâ Monlâ Birdinicî ve …
Der-beyân-ı esmâ-i râcilân: Bektaş Ağa ve Hasin Ağa ve Halim Bay Ağa ve Kutlu Ağa ve Atâ Beğ ve Rızâ Beğ ve Sinân Beğ ve Şâdî Beğ. Ulemâları yâ-yı nisbî ile ma‘lûmlardır. Meselâ Monlâ Birdinicî ve Monlâ Harbiridî ve Monlâ Şikâkî ve Monlâ Sûrânî ve Monlâ Halîlî ve Monlâ Habîbî derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 195a ·
metinde göster ·
… hallesi ve Tabahâne mahallesi ve Sovukbınar mahallesi ve Başmeydân mahallesi ve
Sinân Beğ
mahallesi ve Eski Tabahâne mahallesi ve Çalık İslâm mahallesi Alî Paşa câmi‘i a …
şehr içinde olan mahallâtların esmâların beyân eder: Evvelâ Meydân mahallesi. Kân-ı vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân u kibâr-ı kümmelîndir. Ve şeftalü sokağı mahallesi ve Müftî mahallesi ve Tabahâne mahallesi ve Sovukbınar mahallesi ve Başmeydân mahallesi ve Sinân Beğ mahallesi ve Eski Tabahâne mahallesi ve Çalık İslâm mahallesi Alî Paşa câmi‘i ardındadır ve Fitozoğlu mahallesi ve Emîr Kadı mahallesi Mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn sarâyı bu mahallede hâne-i meşrûtadır ve Sultân mahallesi ve Beğ mahallesi ve Semerkandî mahallesi ve Semerciler mahallesi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 22a ·
metinde göster ·
câmi‘i kiremitli ve bir minâreli tarz-ı kadîm câmi‘-i atîkdir ve mesâcidleri ve …
Ve cümle (---) aded mihrâbdır, ammâ cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik çârsû içre Rakkâs Sinân Beğ câmi‘i kiremitli ve bir minâreli tarz-ı kadîm câmi‘-i atîkdir ve mesâcidleri ve tekyeleri ve mekteb-i sıbyânları ve müte‘addid hânları var. Hattâ bir müferrih hammâmı dahi Rakkâs Sinân Beğ'in hayrâtıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 100b ·
metinde göster ·
… rmi dörd mahalle-i müslimîndir. Evvelâ Karakadı mahallesi ve Cum‘a mahallesi ve
Sinân Beğ
mahallesi {ve Oluklu mahallesi}.
Der-fasl-ı esmâ-i aded-i mahallât-ı âbâdân: Cümle yigirmi dörd mahalle-i müslimîndir. Evvelâ Karakadı mahallesi ve Cum‘a mahallesi ve Sinân Beğ mahallesi {ve Oluklu mahallesi}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
… mescidi ve Hâniçi mescidi ve Ortamescid ve Sücâh mescidi ve Karakadı mescidi ve
Sinân Beğ
mescidi.
Der-beyân-ı mesâcid-i muvahhidân: Cümle yigirmi dörd aded mihrâb mesâcid-i mü’minândır. Cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik çârsû içinde Arasta mescidi ve Tabahâne mescidi ve Hâniçi mescidi ve Ortamescid ve Sücâh mescidi ve Karakadı mescidi ve Sinân Beğ mescidi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
… püserânları var. Karakadı mektebi ve Cum‘a mahallesi mektebi Hammâm mektebi ve
Sinân Beğ
mektebi.
Der-ilm-i mekteb-i tıflân-ı ebcedhân: Cümle on bir aded dârü't-ta‘lîm-i püserânları var. Karakadı mektebi ve Cum‘a mahallesi mektebi Hammâm mektebi ve Sinân Beğ mektebi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
… lerdir. Ve Müftî câmi‘i ve Mahmûd Efendi câmi‘i ve Emîr Çelebi câmi‘i ve Çelebi
Sinân Beğ
câmi‘inin kapusu üzre târîhi budur:
Ve cümle 16 aded mihrâb câmi‘-i selâtîn-i selefdir. Cümleden çârsû içinde Murâd Hân Gâzî-i Evvel câmi‘i ve câmi‘-i Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Hân ma‘bedgâhı ve Kazancı câmi‘i. Bunlar kenîselerden amâr olmuş cevâmi‘lerdir. Ve Müftî câmi‘i ve Mahmûd Efendi câmi‘i ve Emîr Çelebi câmi‘i ve Çelebi Sinân Beğ câmi‘inin kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·
vakfı altı kubbeli ve demir kapulu bir bezzâzistânı var, içinde hammâm silecekl …
Ve cümle 600 aded dükkânı vardır. Ve Çelebi Sinân Beğ vakfı altı kubbeli ve demir kapulu bir bezzâzistânı var, içinde hammâm silecekleri fürûht olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i yaylağ-ı Avusdos: Bu şehrin garbî ve cenûbîsi tarafında bir kûh-ı serbülenddir kim niçe bin âdemler devâbbâtlarıyla bu yaylağa çıkup altı ay safâ ederler. Şehirden kâmil üç sâ‘atde urûc olunur bir kûh-ı serâmed giyâhât-ı beyâbânlı ve niçe bin âb-ı hayâtlı yayladır. Hattâ şehrin cümle suları bu yaylada Peşker köyü nâm bir köyde bir kayadan çıkar bir azîm mesîregâh teferrücgâh yerdir. Andan enüp şehrin cümle imâretlerine suyu tevzî‘ [ü] taksîm olur. Hattâ ibret-nümâ-yı cisr-i Sinân Beğ altından geçer âb-ı hayât sulardır. Bu cisr-i ibret-eser-i memerr-i nâsın târîhi budur kim mısrâ‘-ı âhiridir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·