… nı yokdur, ammâ cümle iki yüz aded çârsû-yı bâzâr dekâkînleri olup cümle Hind ü
Sind ü
Acem tefârûk-ı Mısr-ı Fârûk'ları bulunur. Ve iklîm-i hâmisin vasatında olmağıla …
Bu şehirde darü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-it‘âm yokdur. Ammâ her hânedânda ni‘metleri âyende vü revende ve garîb ve gurebâya mebzûldur. Zîrâ gâyet mahsûldâr bir dâr-ı diyârdır. Ve kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur, ammâ cümle iki yüz aded çârsû-yı bâzâr dekâkînleri olup cümle Hind ü Sind ü Acem tefârûk-ı Mısr-ı Fârûk'ları bulunur. Ve iklîm-i hâmisin vasatında olmağıla şiddet-i şitâsı kesretinden bâğ u bâğçesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 324b ·
metinde göster ·
Manzara-i evvel oldur kim müverrihân-ı Arab u Acem ve Hind ü
Sind ü
Rûm ve nükte-pezîrân-ı zevi'l-mefhûm kavilleri üzre ba‘de't-Tûfân Ays evlâdları …
Manzara-i evvel oldur kim müverrihân-ı Arab u Acem ve Hind ü Sind ü Rûm ve nükte-pezîrân-ı zevi'l-mefhûm kavilleri üzre ba‘de't-Tûfân Ays evlâdlarından Heremdâd nâm bir melik bir kal‘a-i azîm ü hısn-ı hasîn ü sedd-i metîn binâ edüp anın ismiyle müsemmâ Heremdâd nâm bir sûr-ı âbâddandır. Hâlâ bu imâr olan Bağdâd'dan aşağı Eski Bağdâd dedikleri şehr-i Heremdâd idi kim hâlâ eser-i binâları Şattu'l-Arab kenârından cânib-i şarkda tâk-i Kisrâ'ya varup tâ nehr-i Diyâle'ye varınca iki günlük yollarda âsâr-ı imâretleri zâhir ü bâhirdir. Harâbâbâdı içre âdem girse gâ’ib olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 332a ·
metinde göster ·
… şehr-i Hille'ye hicret edüp anda sâkin olup Irâk-ı Arab şâhı idi. Cemî‘i Hind ü
Sind ü
Acem ve Horasân u Belh [u] Buhârâ {kavimleri} kendüye fermân-ber idiler. Mu‘âvi …
Âhir-ı kâr sene 36 Hicret-i Nebevî'de Alî hilâfetinde Hazret-i Mu‘âviye Şâm vâlîsi bulunup hilâfet iddi‘âsında olup mâbeynde hayli güft [ü] gûy-ı nifâk bulunup Hazret-i Alî ile Hazret-i Mu‘âviye nehr-i Furât sâhilinde Ca‘ber kal‘ası nâm hisâr-ı üstüvârın fezâsında bin ceng-i azîm olup tarafeynden niçe bin Sahâbe-i kirâm ve tebe-i tâbi‘in evlâd-ı zevi'l-ihtirâm şehîd olup bu ceng-i perhâşa Sıffîn cengi dediler. Âhirü'l-emr Mu‘âviye gâlib ve Hazret-i Alî tarafı bi-emrillah mağlûb olup Hazret-i Resûl'ün dâmâdı Hazret-i Alîyy-i Velî dâğ-ı derûnundan cümle ehl [ü] ıyâliyle Mekke'ye ve Medîne'ye uğramayup diyâr-ı Kûfe'de şehr-i Hille'ye hicret edüp anda sâkin olup Irâk-ı Arab şâhı idi. Cemî‘i Hind ü Sind ü Acem ve Horasân u Belh [u] Buhârâ {kavimleri} kendüye fermân-ber idiler. Mu‘âviye ancak Şâm u Haleb ve Kuds ü Mısır'a mâlik idi. Ammâ yine Hazret-i Alî ile hüsn-i zindegânesi yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354b ·
metinde göster ·
… }. Ve bu şehr-i Ummân Basra'dan aşağı yine Basra ve Ummân bahri üzredir. Hind ü
Sind ü
Sîn gemileri limanında yatır kim a‘lâ lenger bırağacak yerdir. 364a
Hakîkatü'l-hâl gâyet zinde kavmi vardır ve gâyet ganîmet şehirdir kim hurması cihânı {dutmuşdur ve şehr-i Merre bu şehr-i Ummân'a karîbdir ammâ ol kadar imâr değildir. Bunda buğday olmaz. Me’kûlât u ekmekleri ve meşrûbât [u] bozaları cümle pirinçdir ve mâlları cümle devedir ve gâvları çokdur ve lisânları müsta‘cemdir kim gayrı lehceleri vardır kim tercümân ile lisânları fehm olunur}. Ve bu şehr-i Ummân Basra'dan aşağı yine Basra ve Ummân bahri üzredir. Hind ü Sind ü Sîn gemileri limanında yatır kim a‘lâ lenger bırağacak yerdir. 364a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363b–364a ·
metinde göster ·
Cümleten iki yüz aded dükkân-ı kapan-ı bezzâzistândır, ammâ kârgîr binâlı dekâkînler değildir, lâkin cemî‘i bilâd-ı Sind [ü] Hind'in ve Arab [u] Acem'in metâ‘ları mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63a ·
metinde göster ·
Kaçan kim kiraz mevsimi ola yâhûd güz eyyâmı ola Rûm ve Arab ve Acem ve Hind ü
Sind ü
Semerkand ve Belh u Buhârâ ve Laristân ve Moltan ve Maskov ve Leh ve Çeh ve İsf …
Kaçan kim kiraz mevsimi ola yâhûd güz eyyâmı ola Rûm ve Arab ve Acem ve Hind ü Sind ü Semerkand ve Belh u Buhârâ ve Laristân ve Moltan ve Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Filimenk [ve] Nemse ve Macar ve Dip Firengistân'dan ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘adan yüz binden mütecâviz ecnâs-ı milel tüccârlarından ankâ bâzergânlar gelüp bu kal‘ada meks [edüp] her bir tüccâr metâ‘ına göre bir iki dükkâna girüp arz-ı kâlâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63b ·
metinde göster ·
… ‘âm ve elli dirhem şarâb yeyüp içerler. Ta‘âm devlet-i Âli- Osmân'dadır. Hind ü
Sind ü
Acem'de dahi ta‘âm yokdur, hemân bir pilavları meşhûr.
Ammâ cemî‘i kâfiristânın ta‘âmı meşhûr değildir. Cümle kefere perhîz ile çatal demir ucuyla elli dirhem ta‘âm ve elli dirhem şarâb yeyüp içerler. Ta‘âm devlet-i Âli- Osmân'dadır. Hind ü Sind ü Acem'de dahi ta‘âm yokdur, hemân bir pilavları meşhûr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63b ·
metinde göster ·
… hirde yılda bir kerre azîm panayur, ya‘nî bâzâr durup kırk gün kırk gece Hind u
Sind ü
Arab u Acem ve Rûm'un bâzergânları gûnâ-gûn metâ‘lar getirüp fürûht edüp metâ‘ …
Boyarına seksen kîse iltizâm olmak ile boyarı altı yüz âdem ile hükûmet edüp etrâf-ı vilâyetin her bâr devr eder. Ammâ kasabası bir düz vâsi‘ çemenzâr yerde bin hâneli ve yedi manastırlı ve bir çanlı ve üç yüz dükkânlı kasabadır. Bu şehirde yılda bir kerre azîm panayur, ya‘nî bâzâr durup kırk gün kırk gece Hind u Sind ü Arab u Acem ve Rûm'un bâzergânları gûnâ-gûn metâ‘lar getirüp fürûht edüp metâ‘ alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99b ·
metinde göster ·
… itâne etrâfındaki sahrâda olan sun‘-ı Hudâ dıraht-ı azîmlerin sâyelerine Hind ü
Sind ü
Belh u Buhârâ ve Hıtâ vü Hoten ve Çîn [ü] Mâçîn ve Maskov ve İsfaç ve Bulgar ve …
Bu cây-ı ferah-fezâ-yı dilküşâda mâh-ı Temmûz olıcak yılda bir kerre bu âsitâne etrâfındaki sahrâda olan sun‘-ı Hudâ dıraht-ı azîmlerin sâyelerine Hind ü Sind ü Belh u Buhârâ ve Hıtâ vü Hoten ve Çîn [ü] Mâçîn ve Maskov ve İsfaç ve Bulgar ve Terekeme ve Kazak ve (Kazak) Çeh ve Leh ve Nemse ve İngiltere ve Filimenk ve Daniska ve Danimarka'dan ve'l-hâsıl Arab u Acem'den bu âsitâne etrâfına niçe kerre yüz bin aded mahlûk-ı Hudâ tüccâr ü züvvârları cem‘ olup çadırlar ve obalar ve hayme vü hargâhları 156b ve alacıkların kurup bu sahrâ-yı lâlezâr âdem deryâsı olup kırk gün kırk gece Penç Hasan bâzârı durup eyle cemî‘i metâ‘ların meydân-ı mahabbete çıkarup bey‘ [u] şirâ olur. Aslâ bir kimse bir kimsenin metâ‘ına kec nazar edüp uğurlamak ihtimâlleri yokdur, ammâ gayri zamân Çerkes tâ’ifesi sürmeyi gözden çalar. Ol zamân bu âsitâne-i Penç Hasan'ın Dağıstân'dan dervîşânları gelirler. Bir garîb temâşâgâh cem‘-i vefîr, ammâ bu bâzâr mahallinde Kabarti beğleri ve Tavustân beğleri askerleriyle pür-silâh bulunup ba‘de'l-bâzâr yine Kabarti şehrine gelirler. Ülke-i azîmdir ve lisân-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 156a–156b ·
metinde göster ·
… ci uluca oğludur. Cihân-ârâ bir pâdişâh-ı Cem-cenâb olup Îrân-zemîn'i ve Hind ü
Sind ü
Laristân ve Moltân ve Çîn ü Mâçîn ve Hıtâ vü Hoten'e varınca kabza-i teshîrinde …
Niçe müverrihler Hulâgû Hân küfr-i dalâletde mürd oldu, ammâ Abakay Hân İslâm ile müşerref olup merhûm olduğu müsbetdir. Ammâ Hulâgû Hân'ın on dörd oğlu var idi. En ulusu Abakay Hân'dır kim on beşinci uluca oğludur. Cihân-ârâ bir pâdişâh-ı Cem-cenâb olup Îrân-zemîn'i ve Hind ü Sind ü Laristân ve Moltân ve Çîn ü Mâçîn ve Hıtâ vü Hoten'e varınca kabza-i teshîrinde idi. Ammâ on dörd aded Hulâgû Hân oğulların kimi pâdişâh oldu ve kimi olmayup cümle on beş karındaşlar bu Irâk-ı Dâdyân'da Abakay Hân ile Hürmüz-i Tâcdâr ibn Enûşirvân'ın yanında bir ardıç-ı azîm ağacının zıll-ı himâyesinde başları ve ayakları uçlarındaki seng-i mezârlarının târîhleri ve esmâlarıyla on beş aded Hulâgû Hân oğulları ardıç ağacı altında ale't-tertîb medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161a ·
metinde göster ·
Der-sitâyiş-i panayur-ı Alasonya: Bu diyârlarda panayur yılda bir kerre olan bâzâr cem‘iyyetine derler. Bunda dahi eyyâm-ı Temmûz'da her ni‘met firâvân iken iki üç kerre yüz bin âdem Rûm ve Arab u Acem ve Sind ü Laristân [u] Moltan'dan ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘anın ankâ tüccârları cemî‘i diyârlardan metâ‘-ı zî-kıymetlerin getirüp kâmil bir hafta germâ-germi olup bir hafta dahi mukaddem çârsû-yı bâzâr dekâkîn kurulup kâmil on beş gün bu şehr-i Alasonya âdem deryâsı olup gûyâ meydân-ı Arasât gibi izdihâm-ı azîm olup ol kadar bey‘ [u] şirâ niçe Mısır hazînesi cem‘ olup niçe kerre yüz bin yük çözülüp bozulup fürûht olunup yine metâ‘-ı gûnâ-gûnlar alınup niçe yüz bin yük bağlanır. Ammâ bu mahalde Selânik yeniçeri ağası ve Tırhala paşası askerleriyle gelüp cemî‘i tüccârları ve şehri muhâfaza ve bâzâr yerin muhâsara ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235a ·
metinde göster ·